ログインJudy’in ruh eşi, Likan Başkanı Gavin’in kızıyla evlenmek için onu reddetti. Bu da yetmezmiş gibi ailesini yerle bir etti ve onu gizli metresi yapmaya çalıştı! Judy’in cevabı mı? “Seninle olmaktansa kayınpederinle yatmayı tercih ederim!” Gavin; gücü, serveti ve hiçbir kadınla asla iki kere birlikte olmamasıyla tanınır. Ancak Judy, onun tüm kurallarını altüst etmek üzere… Hem de tekrar ve tekrar.
もっと見るJudy’nin Bakış Açısı“İçimden bir ses, acısını benden başka bir şekilde çıkaracağını söylüyor,” diye mırıldandım.“Konu okul birinciliğinden açılmışken, yarınki dereceye giren öğrenciler için düzenlenecek ödül törenine gidecek misin? Kazanan, önümüzdeki yıl için tam burs alacak.”O töreni tamamen unutmuştum. Haftalar önce bir davetiye gönderilmişti ama başıma gelen bunca şeyden sonra kafamdan tamamen uçup gitmişti.“Evet, sanırım gitmek zorundayım. O bursa kesinlikle ihtiyacım var,” diyerek karşı duvardaki saate göz attım ve iç çektim. “İkinci derse yetişmem lazım. Sonra görüşürüz, Nan.”“Görüşürüz!”Dersim bittikten sonra dışarıda, otoparkta duruyordum ve beni eve götürmesi için bir taksi çağırmak üzereydim. Özel dersim için Gavin’in evine gitmeden önce üzerimi değiştirmek istiyordum fakat daha taksi bile çağıramadan önümde lüks bir araba durdu. Bu ani hareket karşısında nefesim kesildi ve ardından cam aşağı indi.Leroy’u hemen tanıdım.“Tünaydın, Bayan Montague. Sizi işe götürmem içi
Judy’nin Bakış AçısıSabahki dersimin ardından öğrenci salonuna geçtim. Az önce bir sınavdan çıkmıştım ve kelimenin tam anlamıyla pestilim çıkmıştı. Nan’ı pencere kenarındaki masalardan birinde, bir yandan abur cubur atıştırıp bir yandan da ders çalışırken görmek içimi rahatlattı. Ona doğru yaklaştığımda kafasını kitabından kaldırıp gülümsedi.“Selam,” diyerek masanın üzerinden bana doğru buzlu bir kahve itti. “Sana biraz kafein aldım.”“Hayatımı kurtardın,” diyerek kahveyi kaptım ve tam karşısındaki sandalyeye oturdum. Kahveden koca bir yudum alıp huzurla iç çektim.“Dün gece sana ne oldu? Beni arayacağını sanıyordum?” diye sordu önündeki kitabı kapatarak.Kahvemden bir yudum daha alırken sızlandım.“Kusura bakma, dün gece işlerim biraz uzadı. Eve döndüğümde hemen sızıp kalmışım,” dedim.Kaşlarını kaldırdı.“Seni o kadar yoracak ne yaptın?”Nan’a ne söyleyeceğim konusunda dikkatli olmam gerektiğinin farkındaydım. Gavin’in bana imzalattığı sözleşmede ne onun adından ne de kime özel der
Judy’nin Bakış AçısıGavin başıyla onayladı.“Şoförüm Leroy kapıda bekliyor. Seni eve o bıraksın,” diyerek teklifte bulundu.Başımı iki yana salladım.“Gerek yok. Bir taksi çağırırım,” dedim çantamdan telefonumu çıkarırken.Gavin elini telefonumun ekranının üzerine koyarak kullanmama engel oldu.“Ben sana ücretsiz bir seçenek sunuyorken boş yere paranı harcama,” dedi sakince. “Leroy dünden adresini hatırlıyor zaten. Bırak seni o eve götürsün.”Boğazıma oturan yumruyu yutkundum ve ardından düşünceli bir şekilde başımı salladım.“Tamam, teşekkür ederim,” diye cevap verdim.Gözlerini kocaman açmış bir bana bir babasına bakıp duran Matt’a döndüm. O küçücük zihninden neler geçtiğini merak ettim ancak ona baktığımı fark edince aniden bu düşünceli halinden sıyrıldı.“Ben şimdi çıkıyorum,” dedim ona. “Ama yarın yine aynı saatlerde burada olacağım. Sabah benim derslerim var, senin de öğleden sonraya kadar okulun var.”Başını salladı. Dudaklarını büküşünden gitmemi hiç istemediğini anlayabiliyor
Judy’nin Bakış Açısı“Size söylemiştim,” dedi Adam, kollarını göğsünde kavuşturarak. “Sadece çocuğa okul ödevlerini yaptırma görevinde başarısız olmakla kalmadı, aynı zamanda onun aklını çelen şeyleri de bizzat teşvik etti. Derhal işine son verilmeli. Ben de kurt adam iş panosuna ilanı yeniden verebilirim.”Adam’ın bu sözleri karşısında şok olmuştum. Onunla ilk karşılaştığımda nazik biri olduğunu ve burada çalışmamı gerçekten istediğini sanmıştım. Ama şimdi açıkça beni kovdurmaya çalışıyordu. Ona, bu muameleyi hak edecek ne yaptığım hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Ancak içten içe kırılmadığımı söylesem yalan olurdu.“Bu doğru mu?” diye sordu Gavin, gözlerini benimkilere dikerek.Dudaklarımı ince bir hat halini alacak kadar sıkıca birbirine bastırarak kafamı kaldırıp ona baktım. Yanaklarıma vuran sıcaklıktan ötürü muhtemelen kıpkırmızı kesildiğimi biliyordum. Ancak bunu tamamen görmezden gelip Matt’ın okul ödevlerini bıraktığımız masaya döndüm.“Buyurun, kendiniz bakın,” dedim kağıtl