Elif, kocası Demir Soykan’ın kendisini aldattığını fark etti. Hem de gencecik bir üniversite öğrencisiyle.Bugün Demir’in doğum günüydü. Elif, sabahtan beri uğraşıp donattığı sofranın başında onu beklerken, Demir’in evde unuttuğu telefonuna keskin bir bildirim sesi düştü. Ekrandaki mesaj, o üniversiteli kızdandı:"Pastayı alırken bir yere çarptım, canım çok yanıyor, ühühü..." Mesajın altında bir fotoğraf vardı. Kız yüzünü gizlemiş, sadece bacaklarını çekmişti. Fotoğraftaki kız, yukarı çekilmiş beyaz çoraplar ve siyah, yuvarlak burunlu ayakkabılar giyiyordu; üniforma eteği yukarı sıyrılmış, estetik bacaklarını cömertçe sergiliyordu. Bembeyaz dizleri gerçekten de kızarmıştı. Genç bir kadının taze teniyle birleşen bu nazlı kelimeler, yasak bir cazibe fışkırtıyordu. Derler ki; Gümüşşehir’in dev şirketlerini yöneten patronlar, sevgili seçerken en çok bu tipe ilgi duyarlarmış.Elif, telefonu parmak uçları beyazlayana kadar sıktı. O sırada bir mesaj daha geldi: "Demir Bey, Liman Grand Otel'd
Read More