Share

Bölüm 5

Author: İpek
Adamın tehlikeli eril nefesi olağanüstü ağırdı: "Beni tehdit mi ediyorsun?"

Damla, adamın ezici baskısı altında boğulacak gibiydi, huzursuzlukla cevap verdi: "Ne olur, beni zorlamayın."

Alp'in soğuk gözleri hafifçe daraldı. Yıldızlı bir gökyüzü misali parıldayan derin ve güzel siyah gözleri, Damla'nın yüzüne sessizce bakıyordu.

Teni kaymak gibiydi, dokunsan kırılacak kadar narindi. Yüz hatları zarif ve kusursuzdu. Hafif tombul, yuvarlak hatlı yüzü, ona çocuksu bir sevimlilik katıyordu.

Kadının yüzü gerçekten çok güzel bir tipti, aynı zamanda İlay'ın çocukluk haline benziyordu.

Alp dalgın dalgın bakakaldı, yavaş yavaş dudaklarında anlaşılmaz bir gülümseme belirdi, kaşları hafifçe çatıldı: "İnkâr edemem, büyük emek verip yüzünü onun küçüklüğüne benzetmişsin. Babaannemin seni bunca sevmesine şaşmamalı."

Onun küçüklüğü mü?

Alp'in sözünü ettiği "o" kimdi?

Tam Damla şaşkınlık içindeyken, Alp soğukkanlılıkla cevap verdi: "Pekâlâ, kabul ediyorum."

Bu sözü bırakıp, Alp yaveriyle birlikte odadan çıktı.

O an Damla olduğu yerde çakılıp kaldı.

Neyi kabul etmişti?

Boşanmayı mı, yoksa karı koca gibi yaşamayı mı?

***

Akşam çöktü, serin bir rüzgâr esiyordu.

Koray akşam yemeğini odaya getirdi. Damla yemeğini yedikten sonra odada savaş stratejisi üzerine bir kitap buldu, büyük bir keyifle gecenin geç saatlerine kadar okudu.

Yorgunluk hissedince yıkanmaya gitti.

Banyoda yarım saat kaldı. Yedek kıyafeti olmadığı için üzerindeki kirli giysileri yıkadı, banyonun penceresinin dışına serdi ve kendisine bir havlu sarıp odaya çıktı.

Birden, karşısındaki manzarayla Damla nutku tutulmuş gibi oldu. Yüzü bir anda alev alev yandı, olduğu yerde kalakaldı.

Alp az önce üstünü çıkarmıştı. Heykel gibi bedeni son derece göz alıcıydı, öylece üstü çıplak bir şekilde odadaydı.

Sağlıklı bir ten rengi vardı, kasları sert ve sıkıydı. Vücut hatları kusursuz bir uyum içindeydi, tek gram fazlalık yoktu. Eski yara izleri adamın erkekliğini daha da vurguluyor, çelik gibi sert bir mizaca bürüyordu.

Alp'in onun odasına gelmesi, üstüne bir de soyunmuş olması öyle çarpıcı bir manzaraydı ki Damla şaşkınlıktan bir türlü kendine gelemedi.

Alp kaşlarını çatarak ona baktı.

Kadının yüzü gözle görülür biçimde kıpkırmızıydı, gözlerindeki o duru masumiyet rol yapıyor gibi değildi.

Alp'in bakışları Damla'nın pembe çıplak omuzlarına, oradan da biçimli bembeyaz bacaklarına kaydı.

Onlarca kez estetik ameliyat geçirdiği halde bedeni ve yüzü böylesine doğal ve büyüleyici güzelliğini koruyabiliyorsa, bu doktor gerçekten eli mucizeli biriydi, böylesine nefis bir güzellik yaratmıştı.

Bakışlarını geri çekti, boğazı gayriihtiyari kasıldı. Dolaptan yazlık rahat bir takım çıkardı, umursamaz adımlarla banyoya yöneldi.

Damla'nın yanından geçerken, eşofman takımını kucağına sıkıştırdı.

Damla korkuyla irkildi, adamın verdiği kıyafetleri sımsıkı kavradı.

Zihni bomboştu, ne olup bittiğini anlayamıyordu. Bu adamın derdi neydi?

Alp keskin bir sesle emretti: "Giyin."

Damla hızla arkasını döndü, banyoya yürüyen Alp'in sırtına baktı: "Alp Bey, siz benim odamda ne arıyorsunuz?"

Alp sırtı dönük, sitem dolu bir sesle karşılık verdi: "Kim istedi karı koca hayatı yaşamayı?"

Evet, bunu söyleyen oydu.

Ama asıl hedefi boşanmaktı; içinde başka bir kadının olduğu, sevgisiz, zorlama, sapkın bir evliliği acı içinde sürdürmek değil.

Alp banyoya girip kapıyı kapatınca Damla nihayet boğazında düğümlenen o derin nefesi bırakabildi.

Çılgınca çarpan kalbini, ardından da ateş gibi yanan yüzüne dokundu.

Bir an ne yapacağını bilemedi.

On beş dakika sonra.

Alp sade, rahat bir pijamayla, tertemiz banyodan çıktı.

Damla gergin bir şekilde ayağa kalktı: "Alp Bey, konuşalım."

Bu adamı üç yıldır gizliden sevse de mantığı, bu evliliği zorla sürdürmenin sonunda acı çeken ve incinen tarafın kendisi olacağını söylüyordu.

Alp dolabın önüne gitti, içinden başka bir yorgan çıkardı, Damla'nın karşısındaki yatağın kıyısına yürüdü: "Çok geç oldu, bir şey diyeceksen yarın söyle."

Damla'nın aklı karmakarışıktı. Parmakları istemsizce tişörtünün ucunu kıvırıyor, dolu dolu gözlerle adama bakıp alçak, yumuşak bir sesle sordu: "Boşanmıyor muyuz?"

Alp yorganı serdi, yatağın bir yanına uzandı, gözlerini kapattı: "Şimdilik hayır."

Damla gergin ama alçak bir sesle şartını söyledi: "O zaman kocalık vazifelerine sadık kalmalısın."

"Peki," dedi Alp hiç düşünmeden.

Damla bu kadar çabuk ve net cevap vereceğini gerçekten beklemiyordu.

Adamın yatakta uykuya dalışını izlerken bir türlü sakinleşemedi.

Kendi yorganını ve yastığını usulca alıp yere sermeye koyuldu.

Alp'in gönlünde başka bir kadın vardı, onunla aynı yatağı paylaşmak istemeyeceğini düşündü.

Damla için yerde yatmaktan başka çare kalmamıştı.

Yatağını serdi, ışığı kapattı. Pencereden süzülen ay ışığının aydınlığında yerdeki yatağına gidip uzandı.

Birkaç saniye sonra ışık birden yandı.

Damla gözlerini açtı.

Gözlerine çarpan, başucunda dikilmiş, yukarıdan bakan Alp'in soğuk ve asık yüzü oldu.

Alp'in tok ve boğuk sesi hoşnutsuzlukla yükseldi: "Ne yapıyorsun?"

Damla şaşkına dönmüştü: "Uyumaya hazırlanıyorum!"

Sözü biter bitmez Alp tek diziyle çömeldi, yorganı kavradı ve Damla'yı yorganıyla beraber kucaklayıp kaldırdı.

Omuzları geniş, kollarının gücü olağanüstüydü.

"Ah!" Damla bir anda boşlukta kaldı. Daha ne olduğunu anlayamadan Alp onu hoyratça yatağın üstüne fırlattı.

Damla yatakta yaylanıp sarsıldı, başı döndü, yaralı bedeni hafif hafif sızladı.

Adam üzerine doğru eğildi.

Damla panikle korktu, içgüdüsel olarak ellerini adamın göğsüne doğru itti: "Siz..."

Alp iki eliyle yatağa dayanmış, üzerine eğilerek onu yatağa hapsetmişti.

Damla'nın elleri adamın sert göğsüne değdiği an utançla geri çekti, ellerini kendi göğsünde kavuşturdu. Gerginlik ve endişeyle, adamın derin ve karanlık siyah gözlerine baktı.

Kalbi gitgide hızlanıyor, nefesi düzensizleşiyordu. Alp'in bu kadar yaklaşmasından hem korkuyor hem de bir yandan bekliyordu. Gerginlikten bütün bedeni kasılmıştı.

Ne yapacaktı? Yoksa onunla yatmak mı istiyordu?

Continue to read this book for free
Scan code to download App

Latest chapter

  • Günahkâr Eş: General Alp'in Teslim Oluşu   Bölüm 100

    Villaya girdiklerinde hizmetli çay ve atıştırmalıklar getirdi.Alp oturup Filiz'le bir süre sohbet etti ama aklı başka yerdeydi; gözleri sürekli dış kapıya gidiyordu.Filiz onun dalgınlığını fark edip sürekli kapıya baktığını görünce sordu. "Alp, ne oldu? Dışarıda bekleyen adamların mı var?""Yok, onlar dinlenmeye gitti." Alp kendine gelip çayından bir yudum aldı.Burnuna hoş bir koku doldu.Bir yudum daha alıp bir an duraksadı.Filiz gülümseyerek konuştu. "Güzel, değil mi? Bu çayı Damla seçti. Doğu Cumhuriyeti'nden gelen nadide bir çay, çok lezzetli. Üstelik demlemenin de bir püf noktası var. Damla suyun çok sıcak olmaması gerektiğini, seksen beş derecenin ideal olduğunu söyledi. Çok sıcak olursa acılaşıyormuş."Sadece Damla'nın adını duymak içini dalgalandırıyordu; fincanı yavaşça bırakıp boğazını temizledi. "Anlaşılan iyi anlaşıyorsunuz."Filiz iç geçirdi. "Aslında bu kız çok saf biri, hiç kötü niyeti yok, yumuşak başlı. Ne yapsa elinden iyi geliyor. Bazen ben de şaşırıyorum; bu kad

  • Günahkâr Eş: General Alp'in Teslim Oluşu   Bölüm 99

    "Evet, çok zor biri." Filiz çaresizce başını salladı.Damla huzursuzca donup kaldı.Filiz, Damla'nın bu saf hâlini görünce dayanamayıp yine uyardı. "Alp bile onu görünce kaçacak delik arıyor. Bu sefer dönünce yine evi ayağa kaldıracak."Damla hem merak ediyor hem de endişeleniyordu.Filiz de çaresiz görünüyor, huzursuzluğu giderek artıyordu.Bir süre öylece oturdular, konuşacak pek bir şeyleri yoktu.Damla hemen konu açtı. "Anne, demin kış bahçesiyle ilgilendiğinizi gördüm. Yardım edebileceğim bir şey var mı?"Filiz o zaman hatırladı. "Ha, evet. Kış bahçemdeki çiçekler açmış. Müsait olursan bir kısmını kesip vazolara koy, sonra villaya getirip yerleştir."Damla gülümseyerek başını salladı. "Müsaitim. Kaç vazo hazırlayayım?""Vazoları kış bahçesine bıraktım. Gel, göstereyim."Bunu söylerken farkında olmadan Damla'nın bileğinden tutup kaldırdı.Damla'nın içi sevinçle doldu.Alp'le artık mümkün olmadığını biliyordu.İster boşansınlar ister sonu Alp'in elinde olsun, er ya da geç olacaktı.

  • Günahkâr Eş: General Alp'in Teslim Oluşu   Bölüm 98

    Koray hâlâ bitkindi, gözleri kapalı konuştu. "Evet, farklı. Bugün öğle yemeğinde Komutanım tabağındaki tavuk buduna uzun uzun baktı, sonra tek lokma yemedi."Can şaşırdı. "Komutanım yemek israf edecek biri değildir."Koray başını salladı. "Aynen öyle, sonra hepsini bana yedirdi." Bunu hatırlayınca tokmuş gibi geğirdi.Can, Koray'a doğru eğilip sesini iyice alçalttı. "Gümüşkent'e gidip Damla Hanım'ı getireyim mi?""Boş ver. Hangi yeni evli çift on gün ayrı kalır da bir telefon etmez? Aralarında pek bir şey yok herhâlde."Can gerginlikle kapıya bakıp kimse olmadığından emin olduktan sonra fısıldadı. "Koray, sana bir şey söyleyeceğim."Koray da onun gerginliğinden etkilenip gözlerini açıp eğildi. "Ne?""Damla Hanım'ın Komutanım'a bıraktığı not o gün buruşturulup çöpe atılmıştı.""Normal değil mi?""Dün o notu Komutanımın çekmecesinde gördüm."Koray şoke oldu, gözleri kocaman açıldı.Can gözlerini kısıp başını salladı.Bakışlarıyla anlaştılar: Bu normal değildi.Koray'ın aklına bir şey gel

  • Günahkâr Eş: General Alp'in Teslim Oluşu   Bölüm 97

    Yardımcı ekip komutanı soğuk bir gülümsemeyle konuştu. "Evet. Örgüt hiçbir haini affetmez. Geçen sefer şans eseri kurtuldun ama bu kez o kadar şanslı değilsin."Damla'nın beti benzi attı; başı dönüyor, bedeni güçsüzleşiyordu. Sendeleyip bir adım geriledi, zihni bomboştu.Yardımcı ekip komutanı silahını çıkarıp ona doğrulttu.Damla ruhu çekilmiş gibi olduğu yerde kaldı; bunun gerçek olduğuna inanamıyordu.Hafızasını kaybetmeden önce gerçekten ajan mıydı?Gölge örgütü tarafından Alp'in yanına sırları çalmak için mi gönderilmişti?Yardımcı ekip komutanı silahla yavaşça yaklaşıp sakin bir sesle konuştu. "Alp benim izimi sürmeye başladı bile. Yakında seni geçen sefer öldürmeye çalışanın ben olduğumu anlayacak.""Kimliğim açığa çıktı ama yakında senin kimliğin de çıkacak.""Er ya da geç öleceksin; ya örgütün elinde ya Alp'in elinde."Damla o an kendinden hiç olmadığı kadar nefret etti.Eskiden kötü bir kadın olduğunu kabul edebilirdi; ne kadar düşkün, ne kadar kirli, ne kadar rezil olursa ol

  • Günahkâr Eş: General Alp'in Teslim Oluşu   Bölüm 96

    Damla, "Ona ne oldu?"Can da aynı şaşkınlıkla cevap verdi. "Bilmiyorum, yoğundur herhâlde."Damla teşekkür edip kapıyı kapattı.Akşam yemeğini Koray getirdi.Gece yarısı da sütü Can getirdi."Damla Hanım, Komutanım bu gece çok yoğunmuş, lojmana dönmeyecekmiş. Erken dinlenmenizi söyledi."Damla sessiz kaldı.Ertesi gün öğle vakti.Damla lojmandaki bütün kitapları bitirmişti; canı sıkılıyor, Alp'i görmek istiyor ama işini bölmeye çekiniyordu. Bir yandan da 5 Nolu Araştırma Binası'na gidip profesörlerle sohbet etmeyi düşünüyordu.Tam odada kararsızken kapı çalındı.Yine Alp'in yaveri gelmiştir diye düşünüp kapıyı açtı.Kapıda tanımadığı bir adam vardı; üzerinde Kuzey Ordusu koruma ekibinin üniforması vardı."İyi günler, Damla Hanım." Adam kibarca selam verdi.Lojman binasına rahatça girebilen biri mutlaka Kuzey Ordusu'ndandı."Merhaba." Damla kibarca başını eğdi.Adam saygıyla konuştu. "Komutanım beni sizi 6 Nolu Binaya götürmem için gönderdi. Sizinle görüşecekmiş.""6 Nolu Bina neyin yer

  • Günahkâr Eş: General Alp'in Teslim Oluşu   Bölüm 95

    Alp, Damla'nın kıyafetini çözüşünü izlerken içindeki canavar uyandı.Sonraki manzara ise daha önce hiç yaşamadığı kadar çarpıcıydı.Pijama Damla'nın omuzlarından kayıp ince belinde kaldı.Gür saçları omuzlarına dökülüyordu; pürüzsüz, yumuşak sırtı belli belirsiz seçiliyordu. Zarif hatlı, beyazdan pembeye çalan bir teni vardı.Sadece çıplak bir sırt bile ölümcül bir çekiciliğe sahipti.Alp için bu hem eziyet hem zevkti.Damla elini arkaya atıp saçlarını öne topladı; o an bütün sırtı Alp'in gözleri önüne serildi.Gözleri ateş gibiydi, boğazı kuruyordu.Yarasına bakmayı neden kabul etmişti? Aklını mı kaçırmıştı?Damla yavaş hareketlerle elini arkasına götürdü, parmak ucuyla sütyen kopçasını çözdü.Alp'in kalbi yıldırım çarpmış gibi çarptı; kanı tersine aktı, karnının altından bedenine yayılan bir ateş hissetti.Nefesi düzensizleşip hızlandı; göğsü inip kalkıyordu.Kadının her hareketi insanı günaha davet ediyordu.Damla, arkasındaki adamın ne kadar zorlandığını, ne büyük işkence çektiğini

More Chapters
Explore and read good novels for free
Free access to a vast number of good novels on GoodNovel app. Download the books you like and read anywhere & anytime.
Read books for free on the app
SCAN CODE TO READ ON APP
DMCA.com Protection Status