LOGINÜçüncü evlilik yıl dönümlerinde Clark Summer, karısına 'NylAşk' adını verdiği bir elmas kolye hediye etmiş, tüm dünyanın önünde ona olan bağlılığını ilan etmişti. Herkes bu büyük aşk gösterisine hayran kalırken Nyla, bomboş evlerinde tek başına oturmuş, bir yabancının gönderdiği fotoğrafa bakıyordu: Clark'ın sekreteri Jordyn, aynı kolyeyi boynuna takmış, kocasının kollarına sokulmuştu. Nyla üç yıl boyunca kusursuz, itaatkâr bir eş olmuştu. Karşılığında ise ihanetten, kayınvalidesinin aşağılamalarından ve Clark'ın mide bulandırıcı bahanesinden başka bir şey görmemişti: Clark'a göre bu ilişki yalnızca "fiziksel bir ihtiyaçtı"; ve hâlâ onu seviyordu. Clark, Nyla'nın kendisine mahkûm olduğunu sanıyordu. Babasının akılalmaz tedavi masrafları yüzünden ondan kopamayacağını, bütün hakaretleri sineye çekeceğini, hatta metresinin çocuğunu bile kabulleneceğini düşünüyordu. Ama yanılıyordu. Nyla, Clark'ın ona hediye ettiği evi sattı, kanıtları topladı ve Clark'ın ihanetini inkâr edilemez belgelerle ortaya koydu. Sonra da arkasını dönüp gitti. Artık mutfak önlüğü değil, beyaz laboratuvar önlüğü giyiyordu. Bir zamanlar vazgeçtiği kariyerine geri dönmüş, kısa sürede tüm sektörü şaşkına çeviren üst düzey bir ilaç araştırmacısına dönüşmüştü. Clark, çok geç gelen pişmanlığıyla, yorgun gözleri ve onu geri döndürmek için ettiği yalvarışlarla karşısına çıktığında, buz gibi eski eşinin amcası Damon tarafından nazikçe kucaklandığını gördü. Karşısındaki o mesafeli adam, yeğenine soğuk bir bakış attı. Sesi alçak ama tehditkârdı: "Sen kime 'karım' diyorsun? Ona 'yenge' diyeceksin."

