Ertesi gün, yeni nakil formunu onaylatmak için okul idaresinin yolunu tuttum. Ayrılışımı resmileştiren o kıpkırmızı resmi mühür kâğıdın üzerine büyük bir ağırlıkla inerken, içimde bir yerlerin aniden bomboş kaldığını hissettim.Bir anlığına o mühre bakakaldım. Tam arkamı dönüp gidecekken, biri aniden önüme geçerek yolumu kesti.Mert, hafifçe kaşlarını çatmış, hesap sorar gibi bakıyordu:"Hazal, evin kapı şifresini mi değiştirdin? Dün İpek'i eve bıraktıktan hemen sonra yanına gelecektim ama kapıyı bir türlü açamadım…"Sözünü hiç uzatmadan, buz gibi bir tonla kestim:"Evet, değiştirdim."Bu cevaptan hoşlanmadığı yüzünden okunuyordu. Yine de hiçbir şey olmamış gibi, o eski tanıdık samimiyetiyle sordu:"Yeni şifre ne? Bir ihtiyacın olur falan, uğrayıp sana göz kulak olurum."Sakinliğimi koruyarak cevap verdim:"Gerek yok. Nakil işlemlerim tamamlandıktan sonra zaten burada yaşamayacağım."Mert'in gözü, elimde katlanmış duran nakil formuna kaydı. Sanki bu meseleyi daha yeni hatırlıyormuş gibi,
Baca selengkapnya