공유

3. Bölüm

작가: Şanslı Yeşim
Melis beklediğimden çok daha hızlı davranmıştı.

Kısa bir süre sonra deponun kapısı dışarıdan sertçe açıldı.

Melis, yanında iki korumayla birlikte içeri daldı.

Dudağımın kenarındaki kanı, paramparça olmuş kıyafetlerimi ve yerde iki büklüm halde yattığımı görünce yüzü dehşetle gerildi.

"Aylin!"

Hemen yanıma koşup beni yerden kaldırmaya çalıştı.

Başımı hafifçe sallayarak konuşmamasını işaret ettim. Ardından Melis'in elindeki, şifresi üzerine yazılı olan banka kartını aldım ve Zeynep'in önüne fırlattım.

Zeynep kartı havada yakaladı.

Kartı eline geçirdiği anda daha fazla uzatmadı. Küçümseyici bir tavırla elini salladı.

"Bu kart sahte çıkarsa seni nerede bulacağımı biliyorum."

Dudaklarını alayla kıvırdı.

"Şimdi defol."

Vücudumun her yanına yayılan, kemiklerimi paramparça eden acıya rağmen dişlerimi sıktım.

Melis'in desteğiyle ayağa kalktım ve o iğrenç yerden topallayarak çıktım.

Kapıya ulaştığımızda ona döndüm.

"Teşekkür ederim, Melis. Bu işi halleder halletmez borcumu ödeyeceğim."

Melis endişeyle yüzüme baktı.

"O paranın lafı bile olmaz. Sen asıl bana ne olduğunu söyle. Seni bu hale kim getirdi?"

Dudaklarımda soğuk bir gülümseme belirdi.

"Kardeşim kendine gerçekten harika bir kız arkadaş bulmuş."

Gözlerimdeki soğukluk giderek derinleşti.

"Artık onunla hesaplaşma zamanı geldi."

Telefonumu çıkarıp restoranın genel müdür yardımcısının numarasını buldum.

Restoranın bütün işleyişinden fiilen o sorumluydu. Yıllar önce onu bizzat ben işe almıştım ve bana olan sadakatinden hiçbir zaman şüphe duymamıştım.

Telefon açılır açılmaz söze girdim.

Sesimde en ufak bir duygu yoktu.

"Sana on dakika veriyorum."

"Zeynep adındaki müdürün işine hemen son ver."

Kısa bir an durdum.

"Aksi halde ailemin bu restorandaki bütün yatırımlarını geri çekerim. Burada tek kuruşumuz bile kalmaz."

Hattın diğer ucundaki adam sesimi duyar duymaz paniğe kapıldı.

Muhtemelen sesimdeki güçsüzlüğü ve alışılmadık soğukluğu fark etmişti.

"Anlaşıldı, Aylin Hanım. Hemen hallediyorum."

Nedenini sormaya bile cesaret edemedi.

Telefonu kapattıktan sonra hiç vakit kaybetmeden bir taksiye binip karakola gittim.

Beni karşılayan polis memuruna yaşanan her şeyi başından sonuna kadar olabildiğince açık ve soğukkanlı bir şekilde anlattım.

Ayrıntılı ifademi verdikten sonra doğruca hastaneye gittim ve darp raporu aldım.

Elimdeki birkaç sayfalık rapora bakarken içimdeki ihanet duygusu ve öfke, üzerine benzin dökülmüş bir ateş gibi daha da büyüyordu.

Bir açıklamaya ihtiyacım vardı.

Kerem'in karşıma geçip bütün bunları kendi ağzıyla açıklamasını istiyordum.

Asistanım kısa süre sonra Kerem'in kendi villasında olduğunu öğrendi.

Bu sırada şoförümle korumalarım da gelmişti.

Hiç oyalanmadan Kerem'in villasına doğru yola çıktık.

O villayı da ona ben hediye etmiştim.

Ancak oraya vardığımızda bizi kulakları sağır eden bir heavy metal müziği karşıladı.

Kapı ve pencerelerden dışarı taşan kahkahalar da cabasıydı.

“Demek parti veriyormuş,” diye düşündüm. “Az önce telefonumu neden açmadığı da belli oldu.”

Villanın ana kapısı aralıktı. Tam kapıyı itip içeri girecekken içimdeki bir ses beni durdurdu.

Beklemeye karar verdim.

Çok geçmeden içeriden ağlamaklı, tanıdık bir kadın sesi yükseldi.

Zeynep’ti.

Bütün davetlilerin ortasında ağlayarak derdini anlatıyor, kendisini küstah bir metres tarafından zorbalığa uğramış, hiçbir suçu yokken haksız yere suçlanmış zavallı bir kurban gibi gösteriyordu.

“...Ben sadece hesabı ödemesini istedim. Ama o, on milyon lirayı yüzüme fırlatıp beni kovdurdu!”

“Kerem, bu kadarı da fazla artık! O kadın seni zerre kadar umursamıyor!”

“Tek amacı beni aşağılamak! Bizi ayırmak için elinden geleni yapıyor!”

Kerem’in serseri arkadaşları, tek bir ağızdan Zeynep’in tarafını tutmaya başladı.

Hepsi öfkeyle bağırıyor, sanki karşılarında gerçeği bilen insanlar değil de Zeynep’in masalına körü körüne inanan bir grup dalkavuk vardı.

Kerem ise Zeynep’i kollarının arasında tutmuş, onu yüksek sesle teselli ediyordu. Sesindeki acıma ve şefkat o kadar belirgindi ki, neredeyse gerçek bir sevgiliyi teselli ettiğini sanırdı.

“Zeynep, sakin ol. Sana böyle bir haksızlık yapılmasına asla izin vermeyeceğim!”

Ardından, kararlılığını herkese kanıtlamak istercesine yeminler etmeye başladı:

“O kadını bulduğumda, seni herkesin önünde küçük düşürdüğü için onu diz çöktürüp özür dileteceğim!”

İçerideki züppe sürüsü de bu sözlerle iyice gaza geldi. Bana nasıl bedel ödeteceklerini bağırıp çağırıyor, intikam planları kuruyorlardı.

“Kerem, sen tek kelime et yeter! Arkadaşların olarak gidip o kadını saçından sürükleyerek buraya getiririz!”

“Evet! Buranın asıl sahibinin kim olduğunu ona gösterelim!”

Daha fazla dinlemeye tahammülüm kalmamıştı.

Elimi kaldırdım.

Yanımdaki koruma bir adım öne çıktı ve villanın kapısını tekmeyle sonuna kadar açtı.

Bir anda çılgın müzik sustu.

Az önce ortalığı çınlatan kahkahalar kesildi. Odaya ağır bir sessizlik çöktü.

Onlarca şaşkın göz aynı anda kapıya çevrildi.

Ben ise kapının eşiğinde durup içerideki kalabalığa soğuk bir bakış attım.

“Beni saçımdan sürükleyerek getirmenize gerek yok.”

Dudaklarımda alaycı bir gülümseme belirdi.

“İşte, kendi ayaklarımla geldim. Bana haddimi bildirmek isteyen varsa, buyursun. Öne çıksın.”

이 작품을 무료로 읽으실 수 있습니다
QR 코드를 스캔하여 앱을 다운로드하세요

최신 챕터

  • Kardeşimden 5 Milyon Kazık! Çıldırdım   9. Bölüm

    O üç Michelin Yıldızı restoranındaki tüm yatırımlarımı geri çektim, genel müdür yardımcısı çekirdek ekiple birlikte topluca istifa edip benimle sıfırdan yeni bir iş kurmak için peşimden geldi.Altı aydan kısa bir süre içinde, yeni restoranım daha kaliteli hizmeti ve yemekleriyle sektörde hızla yerini sağlamlaştırdı ve yeni bir mihenk taşı haline geldi.Kerem'in o dükkanı ise, çekirdek ekibini ve finansal desteğini kaybettiği için, üstüne bir de Zeynep olayının olumsuz etkisi eklenince çok geçmeden kötü yönetilip iflas etti.Duyduğuma göre, Kerem ona verdiğim o 2 milyon lirayı alıp küçük bir iş kurmaya çalışmış ama hepsini kuruşu kuruşuna kaybetmiş.Para harcamaya su gibi alışmış biri olarak, nasıl tutumlu ve hesaplı yaşayacağını hiç bilmiyordu.Çok geçmeden, hazıra dağ dayanmadı ve ev kirasını bile ödeyemez hale geldi.Daha sonra, Melis'ten onun haberini aldım.Geçimini sağlamak için bir kafede garsonluk yapıyor, her gün yüzüne sahte bir gülücük yerleştirip bir zamanlar küçümsediği ins

  • Kardeşimden 5 Milyon Kazık! Çıldırdım   8. Bölüm

    Sonraki süreç düşündüğümden çok daha pürüzsüz ilerledi.Zeynep'in davasında kanıtlar eziciydi.Restoran güvenlik kamerası görüntüleri, üzerimdeki darp raporu, 10 milyon liralık banka transfer kaydı ve o iki güvenlik görevlisinin tanıklığı. İnkâr edecek tek bir delik bile bırakmamıştı.Üç yıl hapis cezasına çarptırıldı.Duyduğuma göre mahkemede hâlâ gözyaşları içinde Kerem'in adını haykırıyor, onu oradan çıkaracağını söylüyormuş.Ne çare ki o sırada Kerem kendi canını kurtarmakla meşguldü.Villadan kovulduktan sonra beş kuruşsuz kalmıştı.Bir zamanlar etrafında dönen o sözde arkadaş takımı, günü gelince teker teker buharlaşıp gitmişti.Babama koşmuştu ama babam zaten ona soğuktu; üstüne bir de benim sert tutumumu bildiği için kapıda geri çevirmişti.Şirkete dönmeye kalkmıştı ama güvenlik görevlileri onu lobide durdurmuş, sahipsiz biri gibi ortada bırakmıştı.Sonunda bulutların üzerinden çamura düşmenin ne demek olduğunu bizzat tatmıştı.Bir süre sonra Melis'in numarasını bir yerden bulm

  • Kardeşimden 5 Milyon Kazık! Çıldırdım   7. Bölüm

    Telefonumu çıkarıp asistanımı aradım. Aramayı hoparlöre verdiğim anda telefondan her zamanki saygılı sesi duyuldu.“Buyurun, Aylin Hanım.”“Hukuk ve güvenlik birimlerine hemen haber ver.”Sesimde zerre kadar sıcaklık yoktu.“Bir: Kerem’in kullanımına tahsis edilen tüm taşınmazları, araçları ve sonu 8888’le biten siyah kartı geri alın. Erişebildiği bütün hesapları derhâl bloke edin. Devir işlemleri de yarın sabah ilk iş tamamlanmış olsun.”“İki: Holding yönetim kurulu kararıyla kendisine devredilen tüm hisseleri geri alın. Ayrıca Kerem’in grupla bağlantılı bütün projelerle ilişiğini kesin.”“Üç: Villanın güvenliğine haber verin. Kerem Bey’in artık bu ev üzerinde hiçbir söz hakkı yok. On dakika içinde villayı terk etsin.”Kısa bir an duraksadım.“Yanına yalnızca üzerindeki kıyafetleri alabilir.”“Anlaşıldı mı?”“Anlaşıldı, Aylin Hanım. Gerekeni hemen yapıyorum,” dedi asistanım kararlı bir sesle.Telefonu kapatıp çantama koydum.Bütün bu konuşma boyunca dönüp Kerem’e bir kez bile bakmadım

  • Kardeşimden 5 Milyon Kazık! Çıldırdım   6. Bölüm

    Elimi bütün gücümle savurdum.Şak!Tokadın etkisiyle Kerem'in yüzü yana savruldu. Yanağında kıpkırmızı bir el izi belirmesi yalnızca birkaç saniye sürdü.Kerem yediği tokadın şokuyla olduğu yerde kalakaldı.Salondaki herkes donmuştu.Bir eliyle yanağını tutarken bana inanamayarak baktı. Gözlerindeki öfke, yerini derin bir aşağılanma duygusuna bırakmıştı."Sen… Bana vurdun mu?""Aklını başına getirmen için vurdum."Sesim buz gibiydi.Salonu dolduran meraklı kalabalığın üzerinde bakışlarımı gezdirdikten sonra yeniden Kerem'e döndüm."Hepiniz onun bu evin sahibi, bu ailenin veliahtı olduğunu sanıyorsunuz, değil mi?"Kimseden tek bir ses çıkmadı.Hafifçe güldüm.Ama gözlerimde en ufak bir gülümseme yoktu."Sen de başından beri böyle düşündün, değil mi Kerem?""Her şeyin doğuştan hakkın olduğuna inandın. Bu villa, dışarıdaki lüks arabalar, şirketteki hisseler… Hatta sana verdiğim o limitsiz siyah kart bile."Kerem cevap vermedi.Ama gözlerindeki meydan okuyan ifade, söyleyemediği her şeyi a

  • Kardeşimden 5 Milyon Kazık! Çıldırdım   5. Bölüm

    Zeynep'in yüzündeki kan bir anda çekildi.Dehşet dolu bir çığlık atarak Kerem'in koluna sarıldı. Sanki hayatta tutunabileceği son dal oymuş gibi bütün gücüyle ona yapıştı."Kerem! Kurtar beni! Karakola gitmek istemiyorum!""Çabuk, onlara bir şey söyle! Bu bir yanlış anlaşılma! Her şey yanlış anlaşıldı!"Kerem'in yüzü de bir anda kararmıştı.Bütün arkadaşlarının gözleri önünde kız arkadaşı polis tarafından götürülmek üzereydi.Onun için bu, herkesin ortasında yüzüne tokat yemekten bile daha aşağılayıcıydı.Birden başını bana çevirdi. Dişlerini öylesine sıkıyordu ki çenesindeki kaslar belirginleşmişti."Abla, gerçekten bu kadar acımasız olmak zorunda mısın?"Ona buz gibi baktım ama tek kelime etmedim.Kerem derin bir nefes aldı. Ardından arkasını dönüp yüzüne zoraki bir gülümseme yerleştirerek polislerin yanına gitti."Memur bey, ortada bir yanlış anlaşılma var. İnanın, her şey yanlış anlaşıldı."Önce beni, sonra Zeynep'i işaret etti."Bu benim ablam, Zeynep de kız arkadaşım. Aralarında

  • Kardeşimden 5 Milyon Kazık! Çıldırdım   4. Bölüm

    Hava bir anda buz kesmişti.Salondaki ağır sessizliği bozan tek şey, topuklu ayakkabılarımın mermer zeminde yankılanan tıkırtılarıydı.Adım adım, salonun ortasında birbirine sarılmış halde oturan çifte doğru ilerledim.Kerem'in yüzündeki ifade görülmeye değerdi.Beni gördüğü ilk anda gözleri şaşkınlıkla büyüdü. Ardından yüzündeki bütün kan çekildi ve yerini gizleyemediği bir korku aldı.Kollarının arasındaki Zeynep'i farkında olmadan bıraktı. Sanki hemen ayağa kalkıp yanıma gelmek istiyordu.Ancak bakışları Zeynep'in gözyaşlarıyla ıslanmış yüzüne iliştiğinde hareketleri durdu. Yüzünde tereddüt ve kararsızlık belirdi.Sonunda korkusunu bastırıp yerine yapmacık bir sertlik yerleştirdi.Oturduğu yerden kalkmadı. Yalnızca gözlerini bana dikerek meydan okurcasına baktı.Sanki böyle yaparsa içindeki paniği gizleyebileceğini sanıyordu.Zeynep ise beni tanıdığı anda gözbebekleri korkuyla küçüldü.Ama sonra nerede olduğunu hatırladı.Burası Kerem'in villasıydı ve etrafları onun sözde arkadaşlar

더보기
좋은 소설을 무료로 찾아 읽어보세요
GoodNovel 앱에서 수많은 인기 소설을 무료로 즐기세요! 마음에 드는 작품을 다운로드하고, 언제 어디서나 편하게 읽을 수 있습니다
앱에서 작품을 무료로 읽어보세요
앱에서 읽으려면 QR 코드를 스캔하세요.
DMCA.com Protection Status