Share

168. Bölüm

Penulis: Nazlı Abla
Fotoğrafta sadece bacakları görünüyordu ama siyah çorapların içindeki o kusursuz bacaklar son derece baştan çıkarıcıydı.

Siyah çorap, ancak ince ve uzun bacaklarla güzel dururdu.

Onun bacakları da tam böyleydi.

Abartmıyorum, yalnızca bu bacaklar bile insanı heyecanlandırmaya yetiyordu.

İki bacağının üst üste geldiği yer beyaz bir kıyafetle örtülmüştü. Dikkatlice baktığımda bunun beyaz önlük olduğunu fark ettim.

Yoksa bu fotoğrafı mesai sırasında mı çekmişti?

Eğer öyleyse bayağı cesurdu.

Hastanen
Lanjutkan membaca buku ini secara gratis
Pindai kode untuk mengunduh Aplikasi
Bab Terkunci

Bab terbaru

  • İbo'nun Çılgın Hayatı   250. Bölüm

    Metin sırıtarak, "Erkekler yaşı kaç olursa olsun güzel kadınlara bakmayı severler," dedi.Gülümseyerek, "Yine de biraz dikkatli ol. Sonuçta geleneksel tıp bölümünün başındasın. Bir hasta mesai saatinde böyle videolar izlediğini görürse itibarın zedelenir," dedim.Metin bunu duyunca telefonunu hemen kenara bıraktı. "Sana dürüstçe söyleyeyim. Sen gelmeden önce bu bölüme haftada birkaç hasta bile uğramazdı.""Sen geldikten sonra bölüm biraz olsun canlandı. Ama şimdi gidiyorsun. Bence çok geçmeden burası yine eski durgun hâline dönecek.""Yani ne izlediğimi kimse umursamaz bile."Ben de düşüncemi paylaştım. "Aslında geleneksel tıp için her şey bitmiş değil. İnternete bak, bazı yerlerde ne kadar ilgi gördüğünü görmüyor musun?""Sen öncülük edip biraz daha çaba gösterirsen geleneksel tıbbın yeniden halkın ilgisini çekeceğine inanıyorum."Metin kahkaha attı. "İbrahim, böyle düşünmen güzel ama ne yazık ki artık yaşlandım, eskisi gibi çalışacak gücüm kalmadı. Bu arada, buradan ayrılınca gidecek

  • İbo'nun Çılgın Hayatı   249. Bölüm

    Bunun üzerine yengem başını kuvvetlice salladı. "Tamam, yarın birlikte gidelim."***Eve ancak saat onu biraz geçince döndüm.Döndüğümde abimle yengem çoktan uyumuşlardı.İçim rahatlamış, hatta biraz da sevinmiştim.Demek ki yengem abimi affetmişti. Artık eskisi gibi huzurlu bir hayat sürdürebilirlerdi.Aslında ben de onların boşanmasını istemiyordum.Abimin doğru yola dönmesini, eski hâline kavuşmasını umuyordum.O gece hayatımda ilk kez bu kadar rahat uyudum.Hasan ise o gece gözüne bir damla uyku girmedi.Otele döndüğünde neredeyse delirecek gibiydi.Öfkesini yöneltecek başka kimseyi bulamayınca bütün hıncını Elif'ten çıkardı.Gece boyunca Elif'le yedi sekiz kez birlikte oldu.Ancak artık gücü kalmayınca vazgeçmek zorunda kaldı.Elif hiçbir şey söylemeye cesaret edemiyor, yalnızca sessizce onun isteklerine boyun eğiyordu."İbrahim! Mehmet! Aylin! Zehra! Nilay!""Hiçbirinizi affetmeyeceğim!""Siz benim hayatımı zorlaştırıyorsanız, ben de size gün yüzü göstermeyeceğim!""Hepiniz birle

  • İbo'nun Çılgın Hayatı   248. Bölüm

    Abim bakışlarını kaçırıyor, yengemin gözlerinin içine bakmaya bile cesaret edemiyordu.Ama yengem geri adım atmadı. Ondan mutlaka bir cevap alacaktı."Aylin, o olayla gerçekten hiçbir ilgim yok. Sen benim karımsın. Hasan'a sana zarar vermesini nasıl söyleyebilirim?"Abim az önce durumu iyice tartmıştı. Bu olayı kendi isteğiyle asla itiraf edemezdi.Eğer itiraf ederse, her şey tamamen biterdi.Evin, arabanın ve bütün mal varlığının kontrolü yengemin elindeydi. Yengem boşanırken onu beş parasız bırakmak istese bile buna karşı koyamazdı.Abimin ne içtenlikle özür dilemeye ne de evliliğini kurtarmak için çaba göstermeye niyeti vardı.İnsan doğası işte böyleydi.Söz konusu kendi çıkarları olduğunda herkes önce kendini düşünürdü.Yengem, abimin söylediklerine inanıp inanmamakta kararsızdı.O ana kadar abimden hep şüphelenmişti. Çünkü abim izin vermese Hasan'ın bu kadar ileri gitmeye cesaret edemeyeceğini düşünüyordu.Ama abim şimdi onun önünde diz çökmüş, hüngür hüngür ağlayarak ona hiçbir z

  • İbo'nun Çılgın Hayatı   247. Bölüm

    Korkmuyordum.Ben genç ve güçlüydüm. Hasan ise orta yaşlı, göbekli bir adamdı.Bana rakip bile olamazdı.Üzerime atıldığı anda yumruğumu yüzüne indirdim.Hasan acıyla inlemeye başladı.Yengem derin bir nefes alarak rahatladı.Az önce benim için gerçekten endişelendiği belliydi.Hasan'ı parmağımla işaret ederek soğuk bir sesle konuştum. "Hemen defol git! Burada istenmiyorsun. Burada olay çıkarmaya kalkarsan sana gününü gösteririm.""Siz durun hele! Hepiniz gününüzü göreceksiniz!"Hasan, burnundan akan kanı tutmaya çalışarak arkasını dönüp gitti.Elif de hemen peşinden gitti.O asalak sonunda çekip gitmişti.Oda bir anda sessizliğe gömüldü.Herkes bitkindi. Kimsenin konuşacak hâli bile kalmamıştı.Özellikle Zehra, sanki bütün gücü tükenmiş gibi görünüyordu. Gözlerinde zerre kadar ışık kalmamıştı."Zehra, iyi misin?" diye sordu Nilay endişeyle.Çünkü Zehra'nın tavırlarında bir tuhaflık olduğunu fark etmişti.Zehra hafifçe başını iki yana salladı. "Bir şeyim yok, sadece biraz toparlanmam g

  • İbo'nun Çılgın Hayatı   246. Bölüm

    Kimse, bu yemek davetinin sonunda iplerin tamamen yengemin eline geçeceğini tahmin etmemişti.Yengemin bu kadar kararlı ve sert olabileceğini ilk kez görüyordum.Eskiden onu sıradan bir ev hanımı sanırdım.Meğer o da öyle hafife alınacak biri değilmiş.Yengem, Hasan'a soğuk bir bakış atarak konuşmaya devam etti. "Zehra'dan boşanmak istiyorsan, sorun değil. Ama ona vermen gerekenlerden hiçbirini eksik bırakamazsın.""Aylin..." Zehra, gözleri kıpkırmızı olmuş hâlde yengeme baktı. Herhâlde onun kendisine yardım edeceğini beklemiyordu.Nilay hemen ayağa kalkıp söze girdi. "Aynen öyle! Boşanmanız kesin ama şirketindeki hisselerin yarısını Zehra'ya vermek zorundasın.""Zehra abla, daha ne bekliyorsun? Hadi, sözleşmeleri çıkarsana!" diye onu uyardım.Zehra hemen önceden hazırladığı sözleşmeleri çıkarıp Hasan'ın önüne koydu."Bu, evin tapusunu devretmen için hazırlanan sözleşme. Bu da şirketindeki hisselerin yarısını bana devretmen için hazırlanan sözleşme."Hasan'ın gözleri öfkeden kıpkırmızı

  • İbo'nun Çılgın Hayatı   245. Bölüm

    "Mehmet, demek bana kafa tutuyorsun! Yarın şirketini iflas ettireceğim!"Abim bunu duyunca yüreği ağzına geldi."Hasan, bunlardan gerçekten haberim yoktu. Neler olduğunu da bilmiyorum. Bana inan.""Şirketim seninle iş birliği yapmadan ayakta kalamaz. Bunca yıllık dostluğumuzun hatırına, ne olur bana yardım et!"Abim çaresizlik içinde kıvranıyordu; neredeyse Hasan'ın önünde diz çöküp yalvaracaktı.Fakat yengem onu tam zamanında tuttu. "Onun önünde diz çökmene gerek yok! İş birliği sözleşmesi elimde. Sözleşmeyi ihlal ederse bize on milyonlarca lira tazminat ödemek zorunda kalır.""Ne dedin? Aylin, sözleşmeyi gerçekten aldın mı?" Abimin bu konudan hiç haberi yoktu. Yengemden bunları duyunca şaşkınlıktan donakaldı.Yengem telefonunu açıp sözleşmeyi doğrudan ona gösterdi.Abim hem ağlıyor hem gülüyordu.Onu tanımayan biri, aklını kaçırdığını sanabilirdi.Bir kenarda duran Hasan, bütün bunları görünce yaptığına bin pişman oldu.Yengemin kendisine yardım etmesini sağlamak için sözleşmeyi ona

Bab Lainnya
Jelajahi dan baca novel bagus secara gratis
Akses gratis ke berbagai novel bagus di aplikasi GoodNovel. Unduh buku yang kamu suka dan baca di mana saja & kapan saja.
Baca buku gratis di Aplikasi
Pindai kode untuk membaca di Aplikasi
DMCA.com Protection Status