Ertesi gün Nihal geri döndü.Ama söylediği gibi, yalnızca Paris hattında uçmaya başladı. Neredeyse her hafta Paris'e geliyor, her seferinde kapımın önünde bütün bir gece boyunca dikiliyordu. Bense ona kapıyı hiç açmadım.Paris'teki hayatım da yavaş yavaş rayına oturdu. Dalış brövesi, özel pilot lisansı, yamaç paraşütü lisansı aldım. Yazın Mississippi Nehri'ne gittim, kışın Alpler'e. O yılın sonunda Air France'ta Yılın En İyi Çalışanı seçildim, aynı zamanda Paris hattının kabin amirliğine getirildim.Bu süreçte pek çok açık sözlü, hayat dolu kız peşime düştü, ama hiçbirine yüz vermedim.Yaralanmış bir kalp, iyileşse de izi kalıyordu. Benim içinse artık önce işim geliyordu.Sonraki uzun dönem de böyle sürüp gitti. Günler birbirini kovaladı. Nihal için de durum aynıydı; Paris'e her gelişinde kapımın önünde sabahlıyordu. Sanki bu düzen hep böyle devam edecek gibiydi.Ama bir gün geldi, Nihal bir daha kapımın önünde görünmez oldu. Sonraki iki yıl boyunca onunla ilgili en ufak bir haber bile
Baca selengkapnya