Share

Kanla Yazdığı İsim
Kanla Yazdığı İsim
Author: Crispy Coco

Bölüm 1

Author: Crispy Coco
Mortlock Versta'yla kan ahdini imzalamam gereken güne geri dönmüştüm.

"Grace, Isabella beni bekliyor. Daha ne kadar uzatacaksın?"

Mortlock'un sabırsız sesi tören sunağının önünde yankılandı.

Eski taşlara, titreyen mum alevlerine baktım. Her şey önceki hayatımdaki gibiydi. O zamanlar adımı buraya sevgi ve umutla yazmış, aramızdaki bağın sonsuza dek sürecek aşkımızın kanıtı olacağına inanmıştım.

Yanılmıştım.

Kan ahdi bile Mortlock'un kalbinde Isabella'dan başkasına yer açmamıştı.

Önceki hayatımda eş olarak geçireceğimiz ilk gecede bile beni onun için bırakıp gitmişti.

"Isabella iyi değil. Eski rahatsızlığı yine nüksetti," demişti; gözlerinde en ufak bir suçluluk yoktu. "Hayatımı kurtardı. Ona borçluyum."

"Ama bugün bizim..."

"Grace, küçük şeyleri mesele etme. Isabella benim için kız kardeş gibi. Prensin eşi olacaksan biraz anlayış göstermelisin. Önümüzde bir ömür var; daha nice geceyi birlikte geçireceğiz, değil mi?"

Kız kardeş gibiymiş.

Güler misin, ağlar mısın?

Her önemli davete onun kolunda giden bu "kız kardeş"ti. Prensin asıl eşi olan ben ise tek başıma katılır, güzel bir süs eşyasıymışım gibi alaya alınırdım.

Mortlock'un odasının bitişiğindeki, prensin eşine ayrılan odada da bu "kız kardeş" kalırdı. Bana misafir odası düşmüştü.

***

Onun uğruna defalarca geri çekildim. Ta ki avcılarla yaptığımız savaşta Mortlock, Isabella'yı korurken beni kurtarma fırsatını kaçırana dek.

Gümüş kazık kalbime saplandığında Mortlock, korkudan titreyen Isabella'yı kollarına almış teselli ediyordu.

Ölmeden hemen önce bana döndüğünü gördüm. Yüzündeki dehşetle sendeleyerek yanıma geldi; gözleri sanki yaşlarla doluydu.

Ama artık çok geçti.

"Grace!" Mortlock'un sesi beni o güne geri çekti. "İhtiyarlar bekliyor. Aklın nerede senin?"

Başımı kaldırıp hayatımı mahvetmek üzere olan adama baktım.

"Bir şey yok."

"Başka işin varsa gidebilirsin," dedim.

Mortlock'un dudaklarında rahatlamış bir gülümseme belirdi; bakışları yumuşadı. "Sonunda Isabella'yı kıskanmamaya başlamana sevindim."

"Merak etme," diye ekledi. "Bu akşam kaybettiğimiz zamanı telafi ederiz."

Beni öpmek için eğildi. Başımı istemsizce çevirdim; dudakları yanağıma değdi.

Fark etmemiş gibiydi. Hemen arkasını dönüp aceleyle gitti.

Kan ahdi belgesinde adımın yazılı olduğu yere baktım: Grace Vance.

Önceki hayatımda adımı oraya atıp kaderimi Mortlock'a teslim etmiştim.

Bir daha asla.

Parmağımı delip mürekkebin üzerine kan sürdüm; harfler dağıldı.

Sonra ağır ağır başka bir isim yazdım.

Isabella.

Gümüş tüy kalem parşömenin üzerinde kayarken her harfle içimdeki bir düğüm daha çözülüyordu.

"Bitti," dedim ve belgeyi töreni yöneten İhtiyar'a verdim.

Kadim vampir belgeyi alıp büyü sözlerini okumaya başladı. Parşömenden altın rengi bir ışık yükseldi; kan kırmızısı yazılar parladı.

Kan ahdi mühürlenmişti.

İhtiyar bana belgenin bir kopyasını uzattı.

Ay ışığında ışıldayan 'Isabella' adına bakarken daha önce hiç tatmadığım bir özgürlük duygusu içimi kapladı.

Bu kez onların aşk hikâyesinde kurban edilen kişi ben olmayacaktım.

Bu kez kendim için yaşayacaktım.

Patuloy na basahin ang aklat na ito nang libre
I-scan ang code upang i-download ang App

Pinakabagong kabanata

  • Kanla Yazdığı İsim   Bölüm 10

    Bir akşam yemekten sonra Kael, kule tepesindeki bahçede yürüyüş yapmayı önerdi.Bahçe kalenin en yüksek kulesine kurulmuştu; babamın en sevdiği yerdi. Kışın bile soğuğa dayanıklı birkaç bitki orada yaşamayı sürdürüyordu.Yanağıma bir kar tanesi kondu. Kael elini uzatıp ıslaklığını nazikçe sildi. Hareketi öylesine doğal geldi ki sanki yıllardır kan ahdiyle birbirimize bağlıydık. Eli sıcacıktı; dokunuşuna doğru sokuldum."Kael..." Adını usulca söyledim.Gözlerinde derin bir duygu parladı, bana biraz daha yaklaştı. Aramıza tatlı bir heyecan doldu. Kendi kalbimin atışlarını duyabiliyordum.Tam o sırada bahçenin girişinden ayak sesleri geldi.Kael'le hemen birbirimizden uzaklaşıp döndük.Tanıdık silueti görünce içimdeki sıcaklık dağıldı."Mortlock," dedim buz gibi bir sesle.Solgun, zayıflamış, perişan hâldeydi."Grace. Sana söylemem gereken önemli bir şey var."Kael içgüdüsel olarak önüme geçti; eli belindeki silaha yaklaşmıştı."Seni görmek istemiyor," dedi Kael sertçe. "Git."

  • Kanla Yazdığı İsim   Bölüm 9

    Mortlock'un gözlerindeki umutsuz acıya sırtımı döndüm.Acısı da pişmanlığı da artık benim yüküm değildi.Kış Gündönümü Şöleni'nin sesleri arkamda kaldı. Versta Kalesi'nden çıkarken bu kez bir daha dönmeyeceğimi biliyordum.Eski Vance Kalesi'ne vardığımda vakit ilerlemişti. Aile hizmetkârlarını çoktan göndermiştim; artık burada tek başımaydım.Çalışma odasında Aethel Harabeleri'nden getirdiğim hazineleri önüme dizdim. Dünyanın neresinde yaşarsam yaşayayım rahat bir ömür sürmeme yetecek değerdeydiler. Yine de onlara bakarken içimde büyük bir boşluk hissettim.Servet, güç, bağımsızlık... Bir zamanlar özlediğim her şeye kavuşmuştum. Öyleyse neden hâlâ bu kadar yalnızdım?Babamın büyük koltuğuna oturup hem tanıdık hem de yabancı gelen odaya baktım.Düşüncelerime dalmışken kapı hafifçe tıklandı.Kapı açıldı, tanıdık biri içeri girdi."Kael?" Şaşkınlıkla ayağa kalktım. "Burada ne işin var?"Yorgun görünüyordu; pelerininin üzerinde kar taneleri vardı. Belli ki uzun yoldan gelmişti.

  • Kanla Yazdığı İsim   Bölüm 8

    Kış Gündönümü Şöleni, vampirlerin takvimindeki en önemli etkinlikti. Eski hayatımı geride bırakmış olsam da gelenek gereği tören için başkente dönmeliydim.Versta Kalesi'nin kapıları eskisi kadar görkemliydi. Ama tanıdık büyük salona adım atar atmaz bir terslik olduğunu anladım. Herkes alçak sesle konuşuyor, havada bir gerginlik dolaşıyordu."Grace Hanım." Tanıdık bir ses beni durdurdu.Kalenin yaşlı kâhyası Marcus'tu. Genellikle duygularını belli etmeyen yüzünde endişe vardı."Marcus, ne oldu?" diye sordum.İç çekti. "Isabella... Prens'e yasak bir iksir vermiş.""Ne?" Duyduğuma inanamadım."Ayın Kucaklayışı."En eski ve en tehlikeli yasak iksirlerden biriydi. Var olan kan ahdini zorla derinleştirip iki kişinin yaşamını geri dönülmez biçimde birbirine bağladığı söylenirdi. Bedeli ise korkunçtu."Altesleri'nin gücü tükeniyor," dedi Marcus kederle başını sallayarak. "Soyu da bozulmuş. İhtiyarlar Konseyi yönetme hakkını sorgulamaya başladı bile."İçimde uzak bir sızı hissettim.

  • Kanla Yazdığı İsim   Bölüm 7

    Aethel Harabeleri'nin kıyısında bulduklarımı ayıklıyordum. Aralarındaki nadir parşömenler, Vance Hanesi'ni yeniden ayağa kaldırmama yardım edecekti."Grace!"Yine Mortlock.Gitmeye hazırlanırken başımı bile kaldırmadım. "Kendimi yeterince açık anlattım sanıyordum, Mortlock. Konuşacak hiçbir şeyimiz yok.""Var." Sesindeki kararlılığın altında neredeyse saplantıya dönüşen bir telaş vardı. "Bugün yanıma birini aldım. Her şeyi sana kanıtlamama yardım edecek."Bu kez başımı kaldırdım.Mortlock az ötede duruyordu. Yanında başını öne eğmiş Isabella vardı. Yüzü ölüm gibi solgundu. Mortlock elini öyle sıkı kavramıştı ki Isabella'nın kasılmış duruşundan buraya zorla getirildiği anlaşılıyordu. Sanki onları da bu gösteriye tanık etmek istiyormuş gibi Versta Hanesi'nden birkaç genç üyeyi de getirmişti."Ne yapıyorsun?" diye sordum kaşlarımı çatarak.Isabella'yı peşinden çekiştirerek yanıma geldi. Isabella ayak uydurmaya çalışırken sendeledi; yüzünde aşağılanmanın çaresizliği vardı."Bak, G

  • Kanla Yazdığı İsim   Bölüm 6

    Aethel Harabeleri'nin derinliklerinde kılıcımı son hayaletin içinden geçirdim. Etrafını saran soluk mavi alev havada dağılıp söndü.Bir ay boyunca böyle savaşmak beni yeniden yoğurmuştu.Gümüş zehrinin bıraktığı izler iyileşmiş, yerlerini daha önce tanımadığım bir güce bırakmıştı. Her mücadele, ölümle her burun buruna gelişim beni asıl benliğime yaklaştırmıştı.Harabelerin daha derinine girmek üzereydim ki arkamdan tanıdık bir ses yükseldi."Grace!"Olduğum yerde kaskatı kesildim.Yavaşça döndüm. Mortlock, harabelerin girişindeki gölgelerden çıkıyordu. Siyah pelerini gece rüzgârında savruluyordu. Yakışıklı yüzünde öfkeyle şaşkınlık birbirine karışmıştı."Bunu neden yaptın?" diye çıkıştı üzerime yürürken. Gözleri öfkeden yanıyordu. "Kan ahdi belgesine niye Isabella'nın adını yazdın? Bana neden yalan söyledin?""Sana yalan mı söyledim?" Acı bir kahkaha attım. "İstediğin bu değil miydi? Artık kan ahdiyle bağlandığın eş Isabella. Sonunda resmen birlikte olabilirsiniz.""Ben böyle

  • Kanla Yazdığı İsim   Bölüm 5

    Üç gün sonra gözlerimi açtım.Vampirlerin iyileşme gücü gümüş zehrini bedenimden atmıştı ama yara hâlâ sızlıyordu. Kendi yatağımdaydım. Perdenin aralığından dışarıdaki koyu gece görünüyordu.Başucumda bekleyen hizmetçim Mira uyandığımı görünce hemen ayağa fırladı. "Hanım! Sonunda kendinize geldiniz! Gidip Prens'e haber vereyim!""Gitme," dedim kısık bir sesle. "Nerede o?""Prens bu üç gündür Hanım Isabella'nın yanında," dedi Mira dikkatle. "Çok korktu. O günden beri de yüksek ateşi var."Gözlerimi kapadım; ağzıma acı bir tat doldu.Tam da beklediğim gibi.Zehirlenmiş, ölümle burun buruna gelmiştim; yine de onun için önemli olan yalnızca Isabella'ydı."Biraz dinlenmek istiyorum," dedim.Mira başını salladı. Çıkmak üzereyken kapı çalındı."Grace?" Mortlock'tu. "Uyandığını duydum. İyi misin?"Mira kapıyı açmaya yeltendi, ama onu durdurdum.Cevap vermediğim hâlde Mortlock kızmadı. Yeniden konuştuğunda sesinden yorgunluk akıyordu. "Özür dilerim. O gün seni daha iyi korumalıydım.

Higit pang Kabanata
Galugarin at basahin ang magagandang nobela
Libreng basahin ang magagandang nobela sa GoodNovel app. I-download ang mga librong gusto mo at basahin kahit saan at anumang oras.
Libreng basahin ang mga aklat sa app
I-scan ang code para mabasa sa App
DMCA.com Protection Status