Share

Bölüm 4

Author: Cyan A.
İşlemin devam etmesine karar verdiğim anda bedenim sakinleşmiş gibiydi.

Sessizce odamın kapısına yaslandım. Kapının ardından annemle babamın konuşmalarını duyabiliyordum.

"Bir gün daha mı? Bir gün daha bile beklemeye dayanamıyorum!" dedi annem, sesini alçaltarak.

"Zaten olabileceği kadar hızlı ilerliyor," diye karşılık verdi babam.

"Yine de yeterince hızlı değil." diyerek içini çekti annem. "Canım Rose'umun bir dakika daha beklemek zorunda olduğunu düşünmek bile içimi parçalıyor!"

Nedense söyledikleri artık beni üzmüyordu. Sanki göğsümü ezen o ağırlık sonunda hafiflemeye başlamıştı.

Hatta her şeyin bitmesine ne kadar kaldığını saymaya başladığımı fark ettim.

Annem bana pasta tasarımlarıyla dolu bir albüm gösterdi. "Birini seç."

Kenarları dantel desenli beyaz pastayı gösterdim.

Rengarenk mumlarla dolu bir kutu çıkardı. "Şimdi de bunlardan seç."

Sekiz mum çıkarıp masanın üzerine yan yana dizdim.

Annem donakaldı. Bana bakarken gözleri kızardı.

"Bu pasta benim veda törenim için mi, yoksa Rosamund'u karşılamak için mi?" diye sakince sordum.

Bakışlarını kaçırdı. Parmakları titriyordu. "Öyle söyleme!"

***

O öğleden sonra babam odamı boşaltmaya başladı. Defterlerim, kartlarım, sertifikalarım, ödüllerim... Her şeyi çıkarıp siyah bir çöp torbasına doldurdu.

Annem yatağımın her yerini pembe süslerle donattı.

"En sevdiği renk pembe," dedi.

Çalışma masamı odadan çıkardılar ve yerine Rosamund'un eski resim sehpasını getirdiler. Sehpayı yere koyduklarında etrafa bir toz bulutu yayıldı. İstemeden tozu içime çekince öksürmeye başladım. Göğsüm ağrıyordu.

"Onu içine çekme!" diye sertçe çıkıştı annem. "Bedeninin hastalanmasını istemeyiz."

Çöp torbasına uzanıp defterlerimden birini çıkardım ama annem elimi aşağı doğru bastırdı. "Bunları atsak daha iyi. Rose odasında bunları görürse kendini yabancı hissedebilir."

Defteri bıraktım. Tekrar torbanın içine düşerken kenarındaki çıkartmalardan biri sıyrılıp düştü.

O akşam Caelan elinde kendi defteriyle geldi.

"Benimle ilgili birkaç not ve dikkat etmesi gereken şeyleri yazabilir misin?" diye sordu boğuk bir sesle. "Mesela midemle ilgili sorunlarım olduğu için buzlu içecekler içemediğimi... Ya da dizüstü bilgisayarıma başkalarının dokunmasından hoşlanmadığımı."

Benim de boğazım kurumuştu. "Bu notlardan senin alışkanlıklarını ve günlük düzenini öğrensin istiyorsun, öyle mi? Bir an önce benim yerime sevgilin olabilsin diye, değil mi?"

Caelan'ın gözleri kızardı. "Sadece bana alışmakta zorlanmasından endişeleniyorum."

Artık hiçbir şey hissetmeden, istediği her şeyi yazdım.

Babam banka kartımı elinde tutarak yanıma geldi. "Birikmiş ne kadar paran kaldı?"

"Rose'un kıyafet alması gerekecek. Birkaç işlem de yaptırması lazım ve... yani, paraya ihtiyacı olacak," diye ekledi annem sessizce.

Birikimlerim, yarı zamanlı işlerde çalışarak kazandığım paralardan, bursumdan artanlardan ve üniversite boyunca harçlığımdan biriktirebildiklerimden oluşuyordu. Buna rağmen hiç tereddüt etmeden son kuruşuna kadar annemin hesabına aktardım.

Dekont ekranda görününce bankacılık uygulamasını kapattım. Annem telefonuna gelen bildirimi görünce yüzündeki ifade yumuşadı.

"Ne kadar anlayışlı bir kızsın, Amelia," dedi.

İki saat kalmıştı.

Benden bir video mesajı çekmemi istediler. Babam söyleyeceklerimi bile önceden yazmıştı.

"Ben Amelia Silverstone. Hiçbir tehdit veya baskı altında kalmadan, tamamen kendi özgür irademle Rosamund'un yerimi almasını kabul ettim. Lütfen ailemi suçlamayın... Evine hoş geldin, Rosamund."

Annem telefonunu kaldırıp kamerayı bize çevirdi. "Gülümse, tatlım. Kimse bir şeylerin ters gittiğini düşünmesin."

Caelan güçlükle yutkundu ve konuşmaya başladı. "Belki de bu pek iyi bir fikir deği-"

Annemin gözlerinden yaşlar süzüldü. "İnsanlar Amelia'nın nereye gittiğini sorarsa ne olacak? Rosamund geri döner dönmez herkesin onu dışlamasını mı istiyorsun?"

Caelan sustu.

Kameraya döndüm ve kendimi acı verecek kadar gülümsemeye zorladım. Yüzümdeki bütün kaslar sızlıyordu.

"Ben Amelia Silverstone. Hiçbir tehdit veya baskı altında kalmadan, tamamen kendi özgür irademle Rosamund'un yerimi almasını kabul ettim. Lütfen ailemi suçlamayın..." Duraksadım. "Evine hoş geldin, Rosamund. Umarım burası hoşuna gider... çünkü ben artık burada olmak istemiyorum."

Annemin yüzünden kan çekildi. "Onu sil! Yeniden çek!"

Birden ekranda bir bildirim belirdi. Biri mesaj göndermişti.

'Hayır! Bırak konuşsun! Ben böyle bir ev istemiyorum, anne!'

İkinci mesaj ekranda belirirken oturma odasına derin bir sessizlik çöktü.

'İçinizden biri bile benim nasıl biri olduğumu hatırlamıyor mu?'

Continue to read this book for free
Scan code to download App

Latest chapter

  • Paralel Yalanlar   Bölüm 10

    Amelia'nın Bakış AçısıBu yeni dünyaya geleli üç gün olmuştu ki eski ailemden bir görüşme isteği aldım.'Roger Silverstone, Amy Silverstone ve Caelan Jackman görüşme talebinde bulundu. Kabul ediyor musun?'Yeni kedim kucağımda kıvrılmış yatarken pencerenin yanında oturuyordum. Güneşin sıcaklığını elimin üstünde hissediyordum.Yerime Rosamund geçirilmeden hemen önce gözlerimin nasıl bulanıklaştığını hatırladım. Geri sayımı hatırladım.May benim için elma soyuyordu. Uygulamada yeni bir bildirim belirdiğinde durdu."Hmm, karar senin, Amelia," dedi.Rutger elinde bir bardak ılık sütle yanımıza geldi. "Onlarla konuşmaya karar verirsen yanında kalabiliriz. Ama konuşmak istemezsen de bunda hiçbir sakınca yok."İstek listesinin en altında Rosamund'un adını gördüm ve üzerine dokundum.Pek bir şey yoktu. Sadece birkaç satır yazı vardı.'Amelia, yaşadıkların için üzgünüm. Onlara bizim birer araç olmadığımızı söylemeye devam edeceğim. Ben kusurlu, söz dinlemez bir çocuk değilim. Sen de k

  • Paralel Yalanlar   Bölüm 9

    Gece yarısı olmuştu. Roger hızlı adımlarla Paralel Evren Araştırma Merkezi'ne girdi.Amy kan çanağına dönmüş gözlerle bilgisayar ekranına bakıyordu. Arama çubuğuna Amelia'nın adını yazdı ve sayfanın yüklenmesini bekledi.Karşısına kırmızı renkte tek bir satır çıktı.'Kişinin Asıl Dünya ile olan tüm aile bağları kaldırılmıştır. Kişi geri dönme hakkından feragat etmiştir.'Amy sayfayı tekrar tekrar yeniledi. "Bu doğru olamaz! O benim kızım! Benim! Bana geri dönmek istiyor olmalı! Neden onu geri getiremiyorum?!"Bilgisayar sistemi hiçbir tepki vermedi.'Aile bağınız kaldırılmıştır. Talebiniz reddedilmiştir.'Roger, Caelan'a döndü. "Sen denemelisin. En çok seni önemsiyor!"Caelan titreyen elleriyle hesabına giriş yaptı ve aynı şeyi denedi.'Caelan Jackman, Rosamund'un Amelia'nın yerini almasını kabul etmiştir. Kişiyi geri getirme hakkından feragat edilmiştir.'Yazılanlara bakarken Caelan'ın dizlerinin bağı çözüldü. Sırtını duvara verip yere çöktü. Gözlerini elleriyle kapattı ve s

  • Paralel Yalanlar   Bölüm 8

    Üçüncü Şahıs Bakış AçısıSilverstone ailesi sonunda Rosamund'un, yıllar boyunca kafalarında yarattıkları kişiyle hiç ilgisi olmadığını fark etti. Rosamund'un küçük beyaz bir elbise giyip fotoğraf çektirmek ya da doğum günü pastasının arkasında gülümsemek gibi şeylere hiç ilgisi yoktu. Caelan'a yakın olmak istemiyordu. Çoğu zaman ailesinin hazırladığı yemekleri bile sevmiyordu.Birinin tenine dokunmasından nefret ediyordu. Perdeler asla tamamen açılamıyordu. Televizyonun sesi bile 20'nin üzerine çıkarılamıyordu.Amy ilk başta sabırlı olmak için elinden geleni yaptı. "Geldiğin yerde çok acı çektiğini biliyorum ama sen de bizim dünyamıza uyum sağlamayı öğrenmelisin!"Rosamund yüzünü yastığına gömdü. Ellerini kulaklarından hiç çekmiyordu. "İster orada ister burada olayım, ben hep böyleydim! Bana uyum sağlamaya hiç çalışmayan sizsiniz!"Amy ona karşı çıkmayı çok istiyordu ama aklından o teşhisi çıkaramıyordu.Raporu sakladıktan sonra psikoloğun kendisine verdiği ebeveyn rehberini bile

  • Paralel Yalanlar   Bölüm 7

    Rosamund eve döneli sadece üç gün olmuştu ama Silverstone ailesinin sabrı şimdiden tükenmişti.Eski yatağımda uyumayı reddediyordu. Parfüm kokusunun çok ağır, çarşafların çok ince ve ışıkların çok parlak olduğundan şikayet ediyordu. Ama annem ışıkları kapattığında Rosamund korkuyla başını kollarının arasına alıp titriyordu.Babamın sabrı tükenmişti. Oturma odasının ışığını açıp öfkeyle, "Ne istiyorsun sen Allah aşkına?" dedi.Rosamund hemen duvara sindi. Nefesi hızlandı. "Bağırma! Kulaklarımı acıtıyorsun!"Annem gözyaşlarına boğuldu. "Tanrım, Rose! Seni eve, acı çekmek için durmadan yeni nedenler bulmanı izlemek için getirmedim!""Ben uydurmuyorum. Gerçekten acı çekiyorum!" diye karşı çıktı Rosamund.Annemin hıçkırıkları bir anda kesildi. Sanki daha önce hiç kimse yüzüne karşı böyle bir şey söylememişti.O gece sarımsaklı ekmek, peynir ve karidesli börekler hazırladı. "Bunlar en sevdiğin yemekler."Rosamund yemekleri koklar koklamaz öğürdü. Yüzü bembeyaz kesildi. "Bunların hiçb

  • Paralel Yalanlar   Bölüm 6

    Yeni annemin adı May'di.Perdeleri öyle bir çekti ki güneş ışığı yüzüme değil, sadece yere düşüyorduPerdelere dokunmadan önce hep bana bakıp soruyordu. "Işık böyle iyi mi, canım? Rahat mısın? Biraz daha azaltayım mı? Burada durmam seni rahatsız ediyor mu?"Boğazım düğümlendi. Bunu beni kazanmaya çalıştığı için yapmadığını fark ettim. Gerçekten benim için her şeyi biraz daha kolaylaştırmak istiyordu.Yeni babamın adı Rutger'dı. Bir kaseye çorba doldurup yanına bir kaşık koydu. "Yavaş yavaş. Hâlâ biraz sıcak. Kaygılandığında miden eskiden de rahatsız olurdu. Hepsini bitiremezsen sorun değil. Kendini ne kadar rahat hissediyorsan o kadar iç."Kaşığı elime aldım. Bileğim ağrıyor, elim titriyordu. Bir yudum aldım. Sıcak çorba boğazımdan geçip boş, ağrıyan mideme ulaştı. Canım yandı.Rutger bana bir mendil uzattı ama neden ağladığımı sormadı. Sadece, "Acele etme, tatlım. Acelemiz yok," dedi.***O öğleden sonra beni eve götürdüler. Beni bekleyen bir hoş geldin pankartı ya da pasta yo

  • Paralel Yalanlar   Bölüm 5

    Annem ekrandaki birkaç kelimeye bakakaldı. Dudakları titredi. "R-Rose, sen misin?"Ekranda peş peşe yeni mesajlar belirdi.'Amelia bir beden değil. O bir insan! Canı yanıyor!'Babamın yüzündeki ifade dondu. Caelan bana baktı.Karşılarında, hâlâ kameranın önündeymişim gibi öylece duruyordum. Ağrıyan yanaklarımdaki o yapmacık gülümsemeyi bozmamıştım.Annem telefonunu sanki bir bebekmiş gibi kucağına aldı. "Öyle söyleme! Seni çok özledim, Rose. Yıllardır seni bekliyorum!"'Size çocukken de söylemiştim. Işığa ve sese karşı hassasım. Dokunulmaya karşı da hassasım.'Annemin hıçkırıkları bir anda kesildi. Babam parmaklarını büktü.'Doktor size söylemişti, değil mi? Otizm spektrumundayım. Duyusal hassasiyetlerim var. Ama siz benim sadece ele avuca sığmaz, zor bir çocuk olduğuma inandınız.'Oturma odasına sessizlik çöktü.Annemin yüzünde hâlâ gözyaşları vardı. Şaşkınlıkla, "Neden bahsediyorsun, Rose? Sen sadece... kendi bildiğini okuyan bir çocuktun," dedi.İçimi bir ürperti kapladı.

More Chapters
Explore and read good novels for free
Free access to a vast number of good novels on GoodNovel app. Download the books you like and read anywhere & anytime.
Read books for free on the app
SCAN CODE TO READ ON APP
DMCA.com Protection Status