แชร์

3. Bölüm

ผู้เขียน: Hayalperest
Ameliyattan sonra odaya alındığım anda uyuyormuş gibi yaptım.

Cansu'yla yüzleşmek istemiyordum.

Zihnim karmakarışıktı. Çok yorgundum.

Cansu içeri girdi. Yatağımın kenarına oturdu, gözyaşları yüzüme damladı.

"Kocacığım, özür dilerim... Sana bir daha asla acı çektirmeyeceğim."

Eskiden olsa onu bu hâlde görür görmez çoktan doğrulup, "Önemli değil," diye teselli ederdim.

Ama şimdi sadece midem bulanıyordu.

Kapıdan bir ses geldi.

"Cansu, acıktın mı? Sana kahvaltı aldım."

Gelen Tarık'tı.

Cansu elimi bıraktı ve arkasına bile bakmadan reddetti.

"Canım hiçbir şey yemek istemiyor. Sen ye. Üç saat sonra kalkacak uçakla ülkeye dönüyorsun, burası güvenli değil."

"Tek başıma gitmek istemiyorum, çok korkuyorum. Sen de benimle gelsene, olmaz mı?"

Tarık adeta nazlanıyordu.

"Olmaz. Kocamın yanında kalmam lazım."

Cansu hiç düşünmeden reddetti.

"Ama gerçekten çok korkuyorum."

Cansu tereddüt etti ve sonunda yine ona kıyamadı.

"İyi tamam, gidip ekiptekilere haber vereyim."

Bana her zaman sadece beni sevdiğini söylerdi ama konu Tarık olunca...

Onun hiçbir isteğine hayır diyemezdi.

Cansu arkasını dönüp çıkar çıkmaz Tarık gerçek yüzünü gösterdi.

Yatağımın kenarına yaklaştı ve elini kaldırıp yüzüme bir tokat patlattı.

"Uyanıksın değil mi? Numarayı kes, o uyanıklık iğnesini yediğini hepimiz biliyoruz."

Tarık bana tepeden baktı, bakışlarında alay ve kibir vardı.

"Ne oldu, koca bir adamken böyle erkekliğini kaybetmek pek hoşuna gitmedi galiba?"

"Duyduğuma göre elin ayağın tutmuyormuş artık, yazık sana."

Gözlerimi güçlükle açtım, buz gibi bakışlarımı yüzüne diktim.

"Ben bu hâlde olsam bile Cansu benden boşanıp seninle evlenmeyecek."

Cansu'ya deliler gibi âşıktı ama ne yazık ki Cansu ona hiç karşılık vermemişti.

Tarık'ın yüzü bir anda değişti, sonra aniden küçümser bir edayla güldü.

"Hiç sevinme! Bilmiyorsun, değil mi? Cansu beni buraya özellikle getirdi."

"Sırf senin başarını bana mal etmek için! Bu operasyonda firariyi yakalama başarınız artık bana ait olacak."

Gözlerim öfkeyle büyüdü. Kalan son gücümü toplayarak boğazımdan birkaç kelime çıkarabildim.

"Siz... Aşağılıksınız!"

Bu yakalama operasyonu aslında sadece bizim ekibimize aitti.

Cansu beni yalnız bırakmaya gönlü elvermediğini söyleyip bizimle gelmişti.

Meğer benden endişelendiği için değil, beni bu cehenneme göndermek için gelmişti.

Şimdi ise iki ekip arkadaşımızın hayatı pahasına yakaladığımız suçlunun başarısını bile Tarık'a verecekti.

Tarık eline bir enjektör aldı ve tereddüt etmeden damarıma sapladı.

"En iyisi öl. Bu hâlinle yaşasan da sürünmekten başka bir şey yapamayacaksın."

"Bırak da Cansu'yla mutlu bir hayat kuralım."

Yüzündeki gülümseme zehir saçan bir engerek gibiydi.

"Bu iğne kana enfeksiyon yayıyor. Cansu da işleri bozmandan korktuğu için bunu sana yapmamı söyledi."

"Hadi elveda, öbür dünyada karşıma çıkıp yine kadınımı elimden almaya çalışırsın!"

Kahkahalar atarak çekip gitti.

Tarık gittikten beş dakika bile geçmeden, bağlı olduğum tüm cihazlar kulakları delen alarm sesleri vermeye başladı.

Doktorlar ve hemşireler koşarak içeri doluştu. Oda bir anda kargaşaya sürüklendi.

"Kötü! Hastanın bütün değerleri düşüyor, pıhtılaşma mekanizması çökmeye başladı. Böyle giderse enfeksiyondan ölecek! Derhâl ülkeye nakledin, orada pıhtılaşmayı sağlayan ilaç var!"

"Şu an yurtdışına giden hiçbir uçuş yok!"

Ekip arkadaşlarım panik içindeydi.

Aniden içlerinden biri bir şey hatırlayıp bağırdı.

"Durun! Cansu bir helikopter ayarlamıştı, Sarp'ı onunla gönderebilir!"

İçimde bir umut filizlendi. Yaşamak istiyordum.

อ่านหนังสือเล่มนี้ต่อได้ฟรี
สแกนรหัสเพื่อดาวน์โหลดแอป

บทล่าสุด

  • Sonbahar Yaprakları Gibi Solan Kalp   9. Bölüm

    "Olayın yaşanmasını engelleyebilirdin. Ya da onun yurtdışına çıkmasına izin vermezdin. Seçebileceğin onca farklı yol vardı.""Ama sen onun yerine benim bedel ödememi seçtin.""Cansu, sen beni gerçekten seviyor musun?"O kadar zekiydi ki gerçekten isteseydi her şeyi farklı şekilde çözebilirdi.Ama yine de en uç yolu, acıyı bana yaşatmayı seçti.Hayatta kalıp kalamayacağımı bile düşünmemişti.Aslında çoktan hisleri değişmişti, sadece bunu kabullenmek istemiyordu."Evet, yumuşak kalpliyim ama ben sadece beni seven Cansu'ya karşı öyleyim.""Beni bile isteye inciten Cansu'ya değil."Duraksadım, gözlerinin içine dik dik bakarak konuştum:"Cansu... Artık seni sevmiyorum."Bir zamanların sevgisinden geriye yalnızca sonsuz hayal kırıklığı ve acı kalmıştı.Yaralarımın iyileştiğini sanıyordum ama içimdeki sızı hâlâ dinmemişti."Hata bendeydi... Özür dilerim..."Cansu yere çöktü. Elleriyle başını tutup hıçkıra hıçkıra ağladı.İç çektim. Yanına gidip çömeldim. Ona bakarak alçak sesle konuştum:"Can

  • Sonbahar Yaprakları Gibi Solan Kalp   8. Bölüm

    Şaşkınlıktan tek kelime edemedim.Cansu benim yüzümden masum insanlara mı zarar veriyordu?"Gidip onunla konuş."Yaşlı adam iç çekti. "Daha fazla günah işlemesine izin verme. Biz bu cep evrene hiç giremiyoruz.""Her cep evrene yalnızca bir başka evren yolcusu girebilir."Başımı salladım. Cansu'yla bir daha karşılaşmak istemiyordum ama benim yüzümden masum insanların ölmesini de istemezdim.Yaşlı adamı takip ederek harabe bir binanın önüne geldim.Binanın çevresi polislerle sarılmıştı. Hoparlörden sürekli teslim olma çağrıları yükseliyordu."Cansu! Etrafın tamamen sarıldı! Silahını bırak ve teslim ol! İş birliği yaparsan cezan hafifletilebilir!"Yaşlı adam beni güvenlik şeridinden geçirip doğrudan binanın içine soktu.Yüzüme çarpan yoğun kan kokusu midemi altüst etti. Neredeyse kusacaktım.Sonunda Cansu'yu gördüm.Kanlar içindeki odanın ortasında duruyordu. Sırtı öylesine yalnız görünüyordu ki sanki ruhunu kaybetmiş taş bir heykele benziyordu.Yerde yatan Tarık can çekişiyordu. Baştan a

  • Sonbahar Yaprakları Gibi Solan Kalp   7. Bölüm

    İçini kavuran acıya aldırmadan ışınlanma yeteneğini kullandı ve anında olduğu yerden kayboldu.Bir sonraki saniye Tarık'ın yanında belirdi.Tarık, Cansu'yu karşısında görünce hemen yanına sokulup koluna yapıştı."Cansu, az önce nereye gittin? Sana yetişemedim bile."Cansu ona dönüp bakma gereği bile duymadı. Sert bir tekmeyle onu yere devirdi, saçlarından kavrayıp başını zorla geriye kaldırdı."Sarp'a sepsise yol açan ilacı sen mi enjekte ettin?"Tarık acıyla inledi. Korku dolu gözlerle Cansu'ya baktı ve telaşla başını iki yana salladı."Ben yapmadım! Vallahi ben yapmadım!""Cansu, ne diyorsun sen? Ben Sarp'a nasıl zarar veririm?""Hâlâ yalan söylüyorsun!"Cansu onun boğazını sıktı. Elindeki baskıyı giderek artırırken sesi buz gibiydi."Konuş! Bunu neden yaptın?""Öhö öhö, Cansu... Ben... Ben sadece ikimizin iyiliği için yaptım..."Tarık nefes almakta zorlanırken kesik kesik konuştu."O aşağılık Sarp yaşarsa biz... Biz birlikte olamayız.""Beni sevdiğini biliyorum. Sadece evli olduğun

  • Sonbahar Yaprakları Gibi Solan Kalp   6. Bölüm

    Bunca zamandır gözü kapalı güvendiği Tarık'ın bu kadar acımasız biri olduğuna inanamıyordu.Kendini savunacak tek kelime bile bulamıyordu, Tarık'a öyle bir enjeksiyon yapmasını kesinlikle söylememişti.Elif bu kez cebinden bir yüzük çıkarıp önüne fırlattı."Bunu Sarp sana vermemi istedi."Cansu titreyen elleriyle yüzüğü yerden aldı. Bu bizim alyansımızdı.İfadesi dehşet ve şaşkınlıkla doluydu."Kocam beni artık istemiyor mu?"Alyansın yansıması gözlerini sızlatıyordu.Bir görev sırasında benim yerime şarapnel almıştı. Kaburgalarına kemik parçaları saplanmış hâlde benden başkasıyla yeniden evlenmemi istemişti.Ben kabul etmemiş, o mermiyi eritip alyansımıza dönüştürmüştüm.Evlendiğimiz gün ona şunu söylemiştim: "Bir gün seni artık istemezsem bu yüzüğü çıkarırım."Ve şimdi gerçekten çıkarıp ona vermiştim.Elif alayla güldü. "Evet, senin Tarık'la helikoptere bindiğini gözleriyle gördü, kendi karısının yaşama umudunu elinden alışını izledi, daha seni nasıl istesin..."Zihninde aniden rehbe

  • Sonbahar Yaprakları Gibi Solan Kalp   5. Bölüm

    Elindeki dosya yere düştü.Zihninde beliren bu bildirime inanamayarak üç kez üst üste kontrol etti."Öldü mü? Sarp öldü mü?"Titreyen bir sesle mırıldandı ve hemen rehberiyle bağlantı kurup tekrar sordu.Rehber bir süre sessiz kaldı, ekrandaki cansız yüzüme bakarak ağır ağır konuştu:"Evet, öldü."Cansu'nun gözleri fal taşı gibi açıldı, bakışları korku ve panikle doldu."O bu cep evrenin ana karakteri! Kaderin koruması altında, nasıl ölebilir?!"Rehber iç çekerek ağır bir tonla yanıt verdi:"Cansu, çok duygusal davranıyorsun. Bu cep evrendeki talih sınırlıdır.""Sarp'ın talihinin büyük bölümünü Tarık'a verdin, haliyle kaderin korumasını kaybetti."Rehber duraksadı, ifadesi bir anda yumuşadı."Ayrıca onu çekmemesi gereken çileleri çekmeye zorladın.""Onun talihi Tarık tarafından tamamen elinden alındı, o artık ana karakter değil."Cansu göğsünü tuttu. Kalbindeki boğucu acı nefes almasını neredeyse imkânsız kılıyordu.Beni ölüme sürükleyen kişinin kendisi olduğuna inanamıyordu.Çılgınca

  • Sonbahar Yaprakları Gibi Solan Kalp   4. Bölüm

    Kalabalık beni aceleyle havaalanına doğru götürdü.Havaalanına vardığımızda, tam da helikoptere binmek üzere olan Cansu ile Tarık'la karşılaştık.Elif öne fırlayıp Cansu'nun kolunu tuttu ve telaşla bağırdı:"Çabuk! Önce Sarp binsin, durumu çok ağır, bir an önce ülkeye dönmezse ölecek!"Cansu ise hiç düşünmeden reddetti."Olmaz, helikopter sadece iki kişilik. Önce Tarık'ı geri götürmem lazım. Burası artık çok tehlikeli."Sesi kararlıydı, en ufak bir tereddüt bile yoktu.Elif öfkeyle kükredi: "Sarp ölmek üzere! O senin kocan! Tarık'ı götürmek onun hayatından daha mı önemli?"Tarık ise hemen güçsüz görünmeye çalışarak çekingen bir sesle konuştu:"Cansu, sorun değil. Sarp galiba beni kıskanıyor. Sen onunla dön. Ben burada tek başıma da kalabilirim."Cansu'nun aklı hâlâ karışıktı ama Tarık'ın sözlerini duyunca tereddüdü tamamen dağıldı."Sarp'a hiçbir şey olmaz. Az önce doktorlar durumunun stabil olduğunu söylemedi mi? Sırf onu korumak için bana yalan söylemeyin.""Şimdi kapris yapmanın zam

บทอื่นๆ
สำรวจและอ่านนวนิยายดีๆ ได้ฟรี
เข้าถึงนวนิยายดีๆ จำนวนมากได้ฟรีบนแอป GoodNovel ดาวน์โหลดหนังสือที่คุณชอบและอ่านได้ทุกที่ทุกเวลา
อ่านหนังสือฟรีบนแอป
สแกนรหัสเพื่ออ่านบนแอป
DMCA.com Protection Status