Short
Yeniden Doğdum, Kornealarımı Bağışladım

Yeniden Doğdum, Kornealarımı Bağışladım

بواسطة:  Deryaمكتمل
لغة: Turkish
goodnovel4goodnovel
9فصول
8وجهات النظر
قراءة
أضف إلى المكتبة

مشاركة:  

تقرير
ملخص
كتالوج
امسح الكود للقراءة على التطبيق

Tam ehliyetime kavuştuğum gün, doğrudan hastaneye gidip kornealarımı aldırdım. Önceki hayatımda, okulun ilk günü, erkek arkadaşımın çocukluk arkadaşı Ece, arabamı izinsiz alıp üç sınıf arkadaşıyla birlikte okulun yakınındaki alışveriş merkezine gitmişti. Ece yolda kırmızı ışıkları hiçe sayıp hız yapmış, hamile bir kadına ve yaşlı birine çarpıp öldürmüştü. Üç sınıf arkadaşıysa, kazayı yapıp kaçanın ben olduğumu söyleyerek ifade vermişti. Polis beni tutukladığında, arabanın başında Ece'nin olduğunu var gücümle anlatmaya çalışmıştım. O ise Can'ın kollarına atılıp mağdur edasıyla konuşmuştu: "Derya, benden hoşlanmadığını biliyorum, ama böyle suç atamazsın ki." Sonra Can, arabamın kamera kaydını göstermişti. Videoda, arabayı sürüp birini öldüren ve panikle olay yerinden kaçan kişi, benim yüzümdü. "Derya, hâlâ pişman değilsin, hâlâ başkasına iftira atıyorsun." Maktul yakınları bunu görünce, öfkeden deliye dönüp beni tam on sekiz yerimden bıçaklamıştı. Gözlerimi yeniden açtığımda, erkek arkadaşımın çocukluk arkadaşının arabamı izinsiz almasından bir gün öncesine dönmüştüm.

عرض المزيد

الفصل الأول

Bölüm 1

“Hepiniz Mavikent’e hoş geldiniz. Buralıyım, o yüzden ev sahipliği yapmak bana düşer. Yarın sizi hediyelik eşya almaya götürmek istiyorum, her şey benden. Benden size ufak bir tanışma hediyesi olsun.”

Ece Güneş’in o tanıdık sözlerini duyar duymaz tüm bedenim bir an titredi, hemen ardından ne olduğunu anladım. Yeniden doğmuştum.

Diğer sınıf arkadaşları bunu duyunca hemen övgü yağdırmaya başladılar. “Vay canına, Ece hem güzel hem iyi kalpli bir hanımefendi.” “Ece, sınıfta bu kadar kişiyiz, epey para harcarsın.”

Ece gülerek cevap verdi. “Önemli değil, herkes bu kadar uzak yoldan okulumuza gelmiş, ev sahibi olarak ağırlamak benim görevim.”

Birden biri bana döndü. “Derya, kayıt formunda senin de buralı olduğunu gördüm?”

Başımı salladım. “Evet, Mavikent’imize hepiniz hoş geldiniz.”

Ece birden uzanıp koluma yapıştı. “Derya, arabam bu kadar kişiyi almaz. Daha yeni ehliyet almıştın, değil mi? Arabanı ödünç alabilir miyim?”

O an içime bir ürperti düştü, olduğum yerde kaldım. Önceki hayatımda da Ece aynı bahaneyle arabamı almıştı. Sonra şehir merkezinde hız yapıp peş peşe on sekiz kırmızı ışık ihlali yapmış, yoldan geçen hamile bir kadına ve yaşlı birine çarpıp öldürmüştü. Üç sınıf arkadaşıysa topluca aleyhime ifade vermiş, kazayı yapıp kaçanın ben olduğumu söylemişlerdi.

Polis beni tutukladığında, arabanın başında Ece’nin olduğunu boşuna anlatmaya çalışmıştım. O ise ağlaya ağlaya Can Deniz’in kollarına atılmıştı. “Derya, benden hoşlanmıyor olabilirsin, ama böyle suç atamazsın ki.”

Can bana bir tokat atmış, arabamın kamera kaydını göstermişti. Videoda, hız yapıp kırmızı ışıkta geçen ve birini öldüren kişi, benim yüzümdü. Daha ağzımı açamadan, videoyu izleyen maktul yakınları öfkeden deliye dönüp beni tam on sekiz bıçak darbesiyle öldürmüştü.

Önceki hayatımın acısını hatırlayınca tüm bedenim istemsizce titredi. Daha kendime gelemeden, birisi birden çantamı elimden çekip aldı. Can doğrudan çantadan araba anahtarımı çıkarıp Ece’ye uzattı.

“Ece, hiç çekinmeden götür.”

Bunu duyar duymaz hemen kendime geldim, çantayı da anahtarı da bir hamlede geri aldım. “Üzgünüm, yarın işim var, arabayı kullanmam gerekiyor. Başkasından iste.”

Can buna hemen bozuldu. “Derya, ne işin olabilir ki? Bence bilerek vermiyorsun.”

Soğuk bir bakış attım. “Evet, vermek istemiyorum. Ne olacak?”

Ece ise büyük bir mağduriyetle söylendi. “Derya, neden benden bu kadar nefret ettiğini bilmiyorum. Sadece arabanı ödünç alıp yarın herkese tanışma hediyesi almak istedim. Niye hep beni hedef alıyorsun?”

Sinirden güldüm. Sadece kendi malımı vermeyi reddetmiştim, o ise bunu kendine saldırı sayıyordu.

Diğer sınıf arkadaşları dayanamayıp araya girdi. “Derya, hepimiz aynı sınıftayız, bu kadar da katı olma.” “Derya, Ece sadece arabanı ödünç istedi, niye bu kadar kırıcısın ki? Hem Ece sana hiçbir kötülük yapmadı.”

Can beni bir anda itip yere düşürdü. “Derya, şu burnu büyük hanımefendi tavrını değiştir artık. Okulun daha ilk günü, Ece’ye böyle zorbalık yapıyorsun.”

Yere düştüm, başımın arkası sertçe masaya çarptı. Acıyla içime bir nefes çektim. Eskiden olsa, Can’ın sözleri beni manipüle eder, kendimi sorgulamaya başlardım. Ama şimdi onlara karşı sadece kin duyuyordum. Öyle bir kin ki, Can’ı paramparça etmek istiyordum.
توسيع
الفصل التالي
تحميل

أحدث فصل

فصول أخرى
لا توجد تعليقات
9 فصول
استكشاف وقراءة روايات جيدة مجانية
الوصول المجاني إلى عدد كبير من الروايات الجيدة على تطبيق GoodNovel. تنزيل الكتب التي تحبها وقراءتها كلما وأينما أردت
اقرأ الكتب مجانا في التطبيق
امسح الكود للقراءة على التطبيق
DMCA.com Protection Status