تسجيل الدخولTam ehliyetime kavuştuğum gün, doğrudan hastaneye gidip kornealarımı aldırdım. Önceki hayatımda, okulun ilk günü, erkek arkadaşımın çocukluk arkadaşı Ece, arabamı izinsiz alıp üç sınıf arkadaşıyla birlikte okulun yakınındaki alışveriş merkezine gitmişti. Ece yolda kırmızı ışıkları hiçe sayıp hız yapmış, hamile bir kadına ve yaşlı birine çarpıp öldürmüştü. Üç sınıf arkadaşıysa, kazayı yapıp kaçanın ben olduğumu söyleyerek ifade vermişti. Polis beni tutukladığında, arabanın başında Ece'nin olduğunu var gücümle anlatmaya çalışmıştım. O ise Can'ın kollarına atılıp mağdur edasıyla konuşmuştu: "Derya, benden hoşlanmadığını biliyorum, ama böyle suç atamazsın ki." Sonra Can, arabamın kamera kaydını göstermişti. Videoda, arabayı sürüp birini öldüren ve panikle olay yerinden kaçan kişi, benim yüzümdü. "Derya, hâlâ pişman değilsin, hâlâ başkasına iftira atıyorsun." Maktul yakınları bunu görünce, öfkeden deliye dönüp beni tam on sekiz yerimden bıçaklamıştı. Gözlerimi yeniden açtığımda, erkek arkadaşımın çocukluk arkadaşının arabamı izinsiz almasından bir gün öncesine dönmüştüm.
عرض المزيدVar gücümle geri çekilmeye çalıştım, ama tüm bedenim sımsıkı bağlanmıştı, hiçbir yerimi kıpırdatamıyordum. Ece beni yere çekti. Onlara bakıp çırpınarak uyardım. "Ece, ikimiz tamamen farklı insanlarız. Benim yerime nasıl geçebilirsin ki? Annemle babamı ve polisi aptal mı sanıyorsun?"Ece yanağımı sıktı, gözlerinde bir parça kibir vardı. "Madem öleceksin, bari anlayarak öl."Sonra Can'a döndü. Can iki silikon maske ve son derece tuhaf görünen iki böcek çıkardı. "Derya, Can'la bunca zamandır birlikteydin, onun Kadim Kabile'nin varisi ve Böcek Büyücüsü olduğunu hiç bilmiyordun, değil mi? Senin yerine geçmek onun için çocuk oyuncağı. Vücuduna bu büyülü böceği yerleştirdiğimizde, silikon maske bedeninle bütünleşecek ve ben sana dönüşeceğim. Kan bağın bile değişecek. O zaman DNA testi bile seni tanıyamaz.""Değişim tamamlandığında, sen benim yüzüme bürünecek ve kalp krizi geçirip öleceksin. O zaman dünyada bir daha asla Ece diye biri olmayacak. Merak etme, senin yerine güzelce yaşayacağım. O
Bir ay sonra gözlerimdeki sargılar açıldı. Doktor muayene edip normale döndüğümü onaylayınca taburcu olmama izin verdi.Hastaneden çıktıktan sonra evde bir hafta dinlendim. Tam da okulun dönem sonu tatiline denk gelmişti. Hocam, bir ara velilerin okula gelip eşyaları toplaması gerektiğini, gelecek dönem yatakhanenin taşınacağını, bu yüzden bütün eşyaların alınması gerektiğini söyledi.Başımı sallayıp onayladım.Ertesi gün okula gidip eşyalarımı toplamaya başladım. Diğer sınıf arkadaşlarım beni görür görmez etrafıma toplandılar. “Derya, gerçekten sensin! Gözlerin iyileşti mi?”Gülümseyip başımı salladım. “Neredeyse tamamen iyileşti.”Yatakhane arkadaşlarım hemen eşyalarımı toplamama yardım ederken bir yandan da dedikodu yapmaya başladılar. “Derya, Can'ın şimdi ne durumda olduğunu biliyor musun? Duydum ki bir sürü borca batmış, alacaklılar okula kadar gelmiş. Can da bu aralar okulda yok, ortadan kaybolmuş.”Bunu duyunca elim bir an duraksadı, sonra başımı iki yana salladım. “Ben ondan uz
Gece aniden bir telefon aldım. Yeraltı otoparkının kamera kayıtlarının onarıldığını söylediler.Hemen polisi aradım. O gece Ece tutuklandı. Otoparkın kamera kayıtlarında arabamı onun aldığı açıkça görülüyordu. Üstelik Ece'nin evinde bir silikon maske bulundu.Bu haberi alınca rahat bir nefes aldım. Hizmetçimiz de hırsızlıktan karakola götürüldü, avukatıma doğrudan dava açmasını söyledim.Aynı gece Can bir kez daha beni görmeye geldi. Öfkesini zorla bastırıp bana baktı. “Derya, Ece'yi ve annemi kurtarmanın bir yolunu bul. Ece daha çok genç, hapse giremez. Yoksa hayatı mahvolur.”Elimle çağırıp Can'ı yanıma getirdim. Yaklaştığını hissettiğim anda masadaki su bardağını kaptığım gibi suratına fırlattım. “Can, bunu nasıl söyleyebilirsin? O hapse giremezmiş, ama hamile bir kadını öldürdü. İki candı o. Bir yuvayı başına yıktı. Üstelik suçu benim üstüme atmaya kalkıştınız. Benden nasıl yardım isteyecek yüz buluyorsun?”Can beni itti, yüzündeki suları silkeledi. “Derya, bunu bana karşı kullanıy
Can'ın sesini duyar duymaz kaşlarımı çattım. “Can, senin burada ne işin var? Hemen çık dışarı. Seni görmek istemiyorum.”Can soğuk bir homurtu çıkardı. “Derya, hâlâ bu yaygarayı sürdürüyor musun? Sırf seni ittiğim için mi ek kartı bilerek iptal ettin? Ne istiyorsun sen?”O kadar saçmaydı ki ne diyeceğimi bilemedim. Ben onun peşine düşmemiştim, onun bana gelecek yüzü nasıl vardı?“Can, paramı harcamak senin için aşağılanmaksa, sana saygı duymuyorsam, o zaman paramı harcamaktan vazgeçiver. Ben de sana saygı duymayı seçeyim. Hatta senin gururun için, yıllardır benden aldığın bütün parayı geri öde.”Sözlerimi duyan Can bir an kalakaldı, büyük bir şok yaşadı. “Derya, ne dediğinin farkında mısın? O zamanlar bana destek olmak için yalvarmıştın, ek kartı sen çıkarmıştın, paramı harcamama sen izin vermiştin. Şimdi nasıl geri isteyebilirsin?”Sinirden güldüm. Şu an gözlerim görmüyor olmasa, Can'ın suratına bir tokat indirmeyi öyle çok isterdim ki.“Aşağılandığını söyleyip duran sendin. Ben sadec