Compartir

3. Bölüm

Autor: Nazlı Abla
Sanki kötü bir şey yapmış bir çocuk gibiydim, hemen ayağa kalktım. "Şey... yenge, sen ne zaman geldin?"

Zehra da oldukça huzursuz görünüyordu. Hemen doğrulup kanepeye oturdu.

Güzel yüzü kıpkırmızı kesilmişti.

"Aylin, yanlış anlama. İbo'yla aramızda hiçbir şey yok. Sadece göğsüm daralıyordu, biraz masaj yapmasını istemiştim." Zehra aceleyle açıkladı.

Yengem gülerek, "Ben zaten aranızda bir şey var demedim ki. Neden bu kadar telaşlandın?" dedi.

"Yoksa benden gizlediğiniz bir şey mi var?"

Ben de Zehra da aynı anda başımızı salladık.

Fena halde panik olmuştuk.

"Resmen yengemin arkadaşına sulandım. Eğer bunu öğrenirse beni kesin kapının önüne koyar," diye düşündüm.

Zehra ise yerinde duramaz hâle gelmişti. Uydurma bir işi varmış gibi davranıp aceleyle kalktı ve çıktı.

Yengemin, Zehra'nın uzaklaşan silüetine dalgın dalgın baktığını gördüm.

Bir süre sonra yengem bana döndü. "İbo, benim bu arkadaşım hakkında ne düşünüyorsun?"

"Ne?" Yengemin böyle aniden sorması beni daha da gerdi.

Kekeleyerek cevap verdim: "Zehra abla gerçekten çok iyi biri. Hem güzel hem de vücudu çok düzgün, üstelik huyu da çok iyi."

"Peki, diyelim ki onu tavlamanı istesem... kabul eder miydin?"

Yengemin sözleri beni gerçekten şaşırttı.

Öyle paniklemiştim ki ne diyeceğimi bilemiyordum.

Asıl korkum, yengemin az önce arkadaşına sulandığımı görüp bilerek beni yokluyor olmasıydı.

Tam ben iyice gerilmişken yengem aniden elimi tuttu ve elimin üstüne iki kez vurdu. "Rahat ol. Dürüstçe cevap ver yeter."

"Yenge, beni zor durumda bırakma. Zehra abla senin arkadaşın, buna nasıl cesaret edebilirim ki?"

"Cesaretin yok mu? Öyleyse altın neden böyle sertleşti?" dedi yengem gözlerini oraya dikerek.

Utancımdan ne yapacağımı şaşırıp hemen iki büklüm oldum.

"Vay canına... Bu hiç de hafife alınacak gibi değilmiş."

Belki de bana öyle gelmişti ama yengemin oraya bakarkenki bakışlarının değiştiğini fark ettim.

Yengem konuşmaya devam etti: "Sana ciddiyim diyorum. Git, onunla yat, bunu abine bir iyilik yapıyormuşsun gibi düşün."

Hiçbir şey anlamamıştım, kafam iyice karışmıştı. Zehra ile yatmamın abime ne gibi bir faydası olabilirdi ki?

Yengem beni koltuğa oturttu ve durumu açıkladı: "Abinin şirketi ile Zehra'nın kocasının arasında iş ortaklığı var. Zehra'nın kocası dışarıda başka kadınlarla fingirdeşiyor; bu yüzden abinden, karısını baştan çıkaracak birini bulmasını istedi. Böylece en kısa sürede boşanabilecekler."

"Şimdi anladın mı?"

Hızla başımyla onayladım.

Anlamasına anlamıştım ama Zehra gibi güzel bir kadın varken kocasının neden dışarıda başka kadınlarla takıldığını bir türlü kavrayamıyordum.

Ben kendi düşüncelerime dalmışken, yengem bacağımı çimdikledi. "Ne düşünüyorsun?"

"Ah!" diye acıyla inledim ve hemen kafamı salladım. "Hiçbir şey."

"Bu sabah sana söylediklerimi hatırlıyor musun? Bir erkeğin o şeyi, doğru yerde kullanılmalı."

"Zehra'nın kocası yarım yılı aşkındır ona dokunmuyor. Sadece azıcık oynasan onu elde edebilirsin."

"Daha önce bir kadının içine hiç girmedin, değil mi? İşte bu, senin için büyük bir fırsat."

Duyduklarım karşısında yüzüm alev alev yanıyordu, alt tarafım iyice kontrolden çıkmıştı.

Tüm bunları bana söyleyenin yengem olması, beni ne kadar mahcup ediyordu.

Başka biri söylese belki bu kadar zorlanmazdım.

Yengem öylece hareketsiz oturduğumu görünce aniden yanıma ilişti.

O an burnuma mis gibi bir koku geldi.

Yengemle daha önce hiç bu kadar yakın oturmamıştık; vücudunun sıcaklığını bile hissedebiliyordum.

Bu durum kalbimin küt küt atmasına ve içimin titremesine neden oldu.

"Korkuyor musun? Kendine güvenin mi yok?" diye sordu yengem yumuşak bir sesle.

Deli gibi kafa salladım.

Korkmak ne kelime, ödüm kopuyordu.

Daha önce bir kız arkadaşım bile olmamıştı, şimdi ise benden evli bir kadını baştan çıkarmamı istiyorlardı. Nasıl korkmazdım?

Yengem tekrar ellerimi tuttu, sesi daha önce hiç olmadığı kadar yumuşaktı. "Korkma, o sadece yalnız kalmış bir kadın. Rahat ol ve peşinden git."

"Sana bir tüyo vereyim; yalnız bir kadınla başa çıkmanın en etkili yolu, içindeki arzuyu alevlendirmektir."

"Arzuları bir kez uyandı mı, artık tamamen kontrolden çıkar."

"O noktaya geldiğinde senin bir şey yapmana bile gerek kalmaz, her şey kendiliğinden olur."

"Anladın mı?"

Aklım beş karış havada, dalgınca başımı salladım. Aslında zihnim çoktan uçup gitmişti.

Sabah duyduğum o sahneler bir film şeridi gibi zihnimden geçiyordu.

Hatta yengeme bakarken, göğüslerinin ne kadar dolgun olduğunu hayal etmekten kendimi alamıyordum.

Hiç beklemediğim bir şey oldu; yengem bakışlarımı yakaladı.

"Büyük mü?" diye sordu aniden.

Kalbim ağzımda atıyordu, boğazım kurumuştu. Sanki dilim tutulmuş gibi, "Büyük," deyiverdim.

"Dokunmak ister misin?"

İçimdeki ateş iyice yükseldi, başım uğulduyordu.

Ama o kelimeyi söylemeye asla cesaretim yoktu.

Yengem aniden üzerime eğildi, göğüslerini doğrudan üstüme bastırdı.

Aptala dönmüştüm, beynim tamamen boşalmıştı.

"İstiyorsan istiyorsundur, utanacak ne var? Bunlar insanın en ilkel arzuları; bazen kendini serbest bırakmalısın."

Artık kendimi tutamıyordum, dişlerimi sıktım ve "İstiyorum! Hem de çok!" dedim.

"Ahaha, işte böyle. İçinden ne geçiyorsa öyle davran, o zaman hiçbir şeyden korkmazsın."

"Fakat bu yaptıklarını sadece Zehra üzerinde uygulayabilirsin. Sakın gelip bana yapmaya kalkma, anladın mı?"

İçimi bir anda hayal kırıklığı kapladı.

Yengemin bana kendini sunmaya hazırlandığını sanmıştım.

Meğer sadece kendimi nasıl serbest bırakacağımı öğretiyormuş.

Yine de böylesi daha iyiydi; eğer yengemle gerçekten bir şey yaşasaydım abimin yüzüne nasıl bakardım?

Artık orada kalmaya hiç cesaret edemedim, karnım ağrıyormuş gibi yalan söyleyip tuvalete koştum.

Az önce Zehra'ya masaj yaparken zaten çok fena olmuştum, üstüne bir de yengem böyle iyice azdırınca pantolonum patlayacak gibi oldu.

Her ne kadar yengem daha bu sabah "Azı karar, çoğu zarar," diyerek beni uyarmış olsa da, şu an kendimi kontrol etmem imkansızdı.

Üstelik havlulukta bir kadın külotu bulacağımı hiç tahmin etmemiştim. Düşünmeye bile gerek yoktu, bu kesinlikle yengemindi.

İçimde büyük bir çatışma ve tereddüt yaşıyordum; o külotu alıp almamak konusunda kararsız kalmıştım.

Kendimi sakinleştirmek için gözlerimi kapattığımda, sabahki sahneler yine zihnime hücum etti.

İçimden bir ses durmadan bağırıyordu: "Sadece kafanda biraz fantezi kuruyorsun, gerçekte bir şey yaptığın yok, bir şey olmaz. Hem bu hayatta belki de bir daha ele geçmeyecek bir fırsat, eğer şimdi kaçırırsan bir daha zor bulursun."

O şeytani sesin çığlıklarına daha fazla dayanamadım ve sonunda kendime hakim olamayarak o külotu oradan aldım.

Continúa leyendo este libro gratis
Escanea el código para descargar la App

Último capítulo

  • İbo'nun Çılgın Hayatı   240. Bölüm

    Buz Kraliçesi: "Demek intikamcı ve kırıcıyım, öyle mi? Sen benim hakkımda böyle konuşmaya nasıl cüret edersin lan?"Ben: "Haksız mıyım? Erkek arkadaşın sana ihanet etti diye gidip rastgele bir yabancıyla yatağa girerek ona ihanet ettin. Bu, ne kadar intikamcı olduğunu göstermiyor mu? Üstelik sürekli beni kontrol etmeye çalışıyor, bana tepeden bakıyorsun. Hoşuna gitmeyen bir şey söylediğim anda da hemen beni tehdit ediyorsun. Bu da kırıcı değil de ne?"Artık bu kadına muhtaç olmadığım için ağzıma geleni çekinmeden söylüyordum.Onun öfkelenip öfkelenmemesi de umurumda değildi.Nasıl olsa bundan sonra onunla bir daha görüşmeyi düşünmüyordum.O sırada Buz Kraliçesi, yazdıklarımı okuyunca öfkeden adeta patlayacak hâle geldi."Bu lanet olası şerefsiz! Benim hakkımda böyle konuşmaya nasıl cüret eder? Ne yapmaya çalışıyor bu?"Aynı gün içinde sergilediğim tavırlar arasındaki büyük fark, onun kafasını iyice karıştırmıştı.Gerçekten de ne yapmaya çalıştığımı bir türlü anlayamıyordu.Buz Kraliçes

  • İbo'nun Çılgın Hayatı   239. Bölüm

    Hiçbir şey yapamıyor, tek kelime bile edemiyordu.Kafası karmakarışık duygularla doluydu. Kendini çok kötü hissediyordu.Buz Kraliçesi eve döndükten sonra yatağına uzandı ama bir türlü uyuyamadı. Bir sağa bir sola dönüp durdu.Bu gece tanık oldukları onu derinden sarsmıştı.Telefonunu çıkarıp sohbet edecek birini aradı ama konuşabileceği kimseyi bulamadı.Canı sıkılınca aklına ben geldim.Beni rahatsız etmekten çekinmeden doğrudan mesaj attı: "Uyudun mu?"Aslında bir süredir uyuyordum ama çok susadığım için uyanmıştım.Gözlerimi açar açmaz telefonumun titrediğini fark ettim. Buz Kraliçesi'nden bir mesaj gelmişti.Saat sabahın üçünü çoktan geçmişti. Bu kadın gecenin bu saatinde bana neden mesaj atıyordu?Yoksa yine beni sınamaya mı çalışıyordu?Mesajına cevap vermedim. Bir bardak su içip yeniden uyudum.Ancak bir süre sonra telefonum tekrar titredi.Yine Buz Kraliçesi'nden mesaj gelmişti. "Senin gözünde nasıl bir kadınım?"Bu mesaj yüzünden yeniden uyandım. Gözlerim hâlâ yanıyordu ve ye

  • İbo'nun Çılgın Hayatı   238. Bölüm

    "Öyle mi? O zaman uygun bir zamanda Merve Hanım beni de muayene etsin," dedi Hasan. Pişmiş kelle gibi sırıtarak Merve'nin o muazzam fiziğini süzmeye devam etti.Böylesine güzel bir kadını kollarına alıp kendine çekmenin nasıl bir his olacağını hayal ediyordu.Ancak Buz Kraliçesi onu zerre umursamadı. Hasan ise bu gece yanına bir genç kadın takıp oteline götürmek ve içindeki arzuyu doyasıya yaşamak istiyordu.Bu yüzden dikkatini genç bir stajyere çevirdi.Kız yirmili yaşlarının başındaydı ve oldukça toy, saf görünüyordu.Hasan ona içki ikram ettiğinde kız reddetmeye utandı ve kadehini kaldırıp içti.Daha birkaç kadeh içmişti ki başı dönmeye başladı.Buz Kraliçesi bütün bunları soğuk gözlerle izliyordu.Hasan'ın neyin peşinde olduğunu anlamayacak değildi.Ama masada oturan hastane yöneticilerinin çoğu bu tür işlere alışkın, kurnaz insanlardı. İçlerinden hiçbiri araya girip olanları engellemiyordu.Çünkü hastaneyle Hasan arasında ticari ilişkiler vardı.Bu yüzden böylesine kirli bir pazar

  • İbo'nun Çılgın Hayatı   237. Bölüm

    Nilay gerinerek memnun bir ifadeyle konuştu: "Neyse, ben de artık gidip yatayım. Uygun bir zamanda seninle yatak odasının sırlarını iyice keşfedelim."Üzerime bir çarşaf alıp Nilay'ı balkona kadar geçirdim. Gözlerimin önünde balkondan diğer tarafa geçtiğini gördüm.Güvenle geri döndüğünden emin olduktan sonra ebeveyn odasına yöneldim.Zehra belli ki fazla kaçırmış, yanlış odaya girmişti.Onu kucağıma alıp kendi odama götürsem mi diye düşündüm.Biraz düşündükten sonra vazgeçtim.Çünkü sarhoş olup kendimizi kaybetmişiz gibi davranmamız gerekiyordu.Madem öyleydi, bu hatayı sonuna kadar sürdürmek en mantıklısıydı.Ben de yatağa girip Zehra'ya arkadan sarıldım ve kısa süre sonra uykuya daldım.Yalnızca bizim iki aile değil, otelde kalan Hasan da geceyi sakin geçiremedi.Hasan, karısıyla yattığımı düşündükçe kendini son derece kötü hissediyordu.Beni işten attırmak için Çetin Bey'i aradı."Alo, Hasan Bey, ne diyorsunuz? Sizi duyamıyorum!" Çetin Bey bir akşam yemeğindeydi. Bulunduğu yer çok

  • İbo'nun Çılgın Hayatı   236. Bölüm

    "Sesin neden böyle tuhaf geliyor? Bir de vücudun az öncekinden farklı."Bir tuhaflık olduğunu fark edince gözlerimi açtım.Bir sonraki an ödüm koptu.Sarılmış olduğum kişi Zehra değil, Nilay'dı!İçkiden öyle sersemlemiştim ki doğru dürüst düşünemiyordum.Aklım hâlâ bulanıktı. Az önce Zehra'ya sarıldığımı sanmıştım ama kollarımdaki kişinin Nilay olduğunu anlayınca afalladım.Ne olduğunu anlayamadım. Şaşkınlıktan donup kalmıştım.Alnımdan soğuk terler akmaya başladı."Nilay abla, sen misin?""Sen burada ne arıyorsun?""Zehra nerede?"İçimi daha da büyük bir korku sardı.Az önce birlikte olduğum kişi kimdi?Yoksa o da Nilay mıydı?Nilay kollarını göğsünde kavuşturup gülümseyerek bana baktı. "Sence?"Yüzündeki ifade kafamı iyice karıştırdı.Panikten ne yapacağımı şaşırmıştım."Zehra! Zehra, neredesin?" diye telaşla seslendim.Tam o sırada ebeveyn odasından Zehra'nın bitkin sesi geldi. "Buradayım... Çok yorgunum, artık uyuyacağım."Bu sesi duyunca nihayet rahat bir nefes aldım.Zehra'nın da

  • İbo'nun Çılgın Hayatı   235. Bölüm

    "İnternette de araştırdım. Ülkemizde pek çok kadının hayatı boyunca orgazmın nasıl bir şey olduğunu hiç bilmeden yaşadığı yazıyordu.""Kadınların bu zevki yaşamasının çok ama çok zor olduğunu da söylüyorlar.""Doktora gitmeye utandığım için hep içime attım, kimseye anlatamadım.""Ama az önce seninle birlikteyken o hissi ilk kez yaşadım.""Demek ki sorun bende değilmiş. Hasan bu konuda gerçekten beceriksizin tekiymiş.""Beni hiç tatmin edemiyor!"Zehra bunları söylerken gözyaşlarına hâkim olamadı.Hasan'la yedi yıldır evliydi. Tam yedi yıl!Bir kadının hayatında kaç tane yedi yıl vardı ki?En güzel yıllarını, gençliğinin en değerli dönemini Hasan'a vermişti.Ama bir eş olarak yaşaması gereken mutluluğu bir türlü tadamamıştı.Hep içine atmış, hiçbir şey söylememiş, her zaman Hasan'ı düşünerek hareket etmişti.Gururunu incitmemiş, onu küçük düşürmemiş, kusursuz bir eş olmaya çalışmıştı.Ama bütün bunlara rağmen sonunda ihanete uğramıştı.Zehra kendine acıyordu.Muhafazakâr bir yapıya sahi

Más capítulos
Explora y lee buenas novelas gratis
Acceso gratuito a una gran cantidad de buenas novelas en la app GoodNovel. Descarga los libros que te gusten y léelos donde y cuando quieras.
Lee libros gratis en la app
ESCANEA EL CÓDIGO PARA LEER EN LA APP
DMCA.com Protection Status