16. BölümBu kesinlikle bir tesadüftü!Kesinlikle!Eğer onu kurtaran Ayla'ysa, neden bunu hiç duymamıştı?Hem eğer oysa, bunca yıldır ona yaptıkları...Mert, Ayla'nın raporlarını kapattı.Kendi ofisine döndü.Bütün gece oturdu.Ertesi sabah Mert, Ece'yi aradı."Ece, bir buluşalım, sana söyleyecek bir şeyim var."Lüks bir restoranın özel odasında buluştular.Ece'nin makyajı kusursuzdu.Garson gelip paltosunu aldı.Mert'in bakışları onun bembeyaz iki koluna takıldı. Gayet pürüzsüzdü, hiç yara izi yoktu.Dört yıl önce, Mert'in arabası kaza yapmıştı.Arabanın içinde sıkışıp kalmıştı, baygındı ve her yeri kan içindeydi.Bir genç kız, hiç düşünmeden, paramparça olmuş camların arasından uzanıp kapıyı zorla açmıştı.Camın arasına kolunu uzattığında, cam parçaları kolunda derin bir kesik açmıştı. Hastane müdürü yaranın dikiş gerektireceğini söylemişti...Bu yüzden, iyileştikten sonra hiç iz kalmaması imkânsızdı...Mert'in bakışlarına maruz kalan Ece, nedense hafiften panikledi."Mert, bana bir
อ่านเพิ่มเติม