LOGINZeynep Karasu, tam üç yılını Baran Kaya için harcadı. Kendini onun uğruna paraladı, gururunu hiçe saydı, sevgisinin önüne hiçbir sınır koymadı. Oysa Baran için Zeynep, listenin en sonundaki seçenek, B planı, yokluğu fark bile edilmeyecek bir figürandan ibaretti. Sahilkent'te herkes bilirdi ki Baran'ın kalbinde tek bir kadın vardı: Aslı Yılmaz. Zeynep ise onun sadece ucuz bir kopyasıydı. Ta ki düğün gününe kadar. Zeynep, üç gün üç gece boyunca kaçırıldı, işkence gördü. Baran ise ne fidye ödedi ne de onu kurtarmak için parmağını kıpırdattı. Dahası, onların düğün gününde, yıllardır unutamadığı ilk aşkı Aslı ile nikâh masasına oturdu. İşte tam o an, Zeynep'in gözündeki perde kalktı. Derken kendini üç yıl öncesinde, nişan töreninin ortasında buldu. Baran onu yine yüzüstü bırakıp bileklerini kesen ilk aşkının peşine düşmüştü. Herkes Zeynep'in köşeye çekilip ağlamasını bekliyordu. Ama Zeynep ne ağladı ne de yalvardı. Dimdik durdu ve herkesin içinde nişanı bozduğunu ilan etti. Gerekçesi mi? Baran'ın iktidarsızlık sorunu. O an ülkede gündem bir anda değişti. Her yer bu haberle çalkalandı. Zeynep'ten nefret eden Baran ise onu koridorda köşeye sıkıştırdı: "Zeynep, naz yapıp aklımı karıştırmaya çalıştığını mı sanıyorsun?" "Baran Bey, biri size hiç yüzsüzlükte sınır tanımadığınızı söyledi mi?"
View More"Nişan töreninde bile bile nişanı bozmaktan, Yalçın ailesine o saçma sapan gazeteyi yaptırmaktan tut, şimdi de Rüzgar'la düşüp kalkıp müzayedede meydan okumaya kadar... Bütün bunları sırf benim dikkatimi çekmek için yapmadın mı? Peki, işte başardın."Baran uzanıp Zeynep'in çenesini kavradı, neredeyse üzerine eğilecekti.Tam o saniye Zeynep birden güldü: "Baran Bey böyle yaparak Aslı'ya ihanet etmiş olmuyor musunuz?"Aslı adını duyar duymaz Baran'ın bedeni bir anda taş kesildi.Bunu fırsat bilen Zeynep elini kurtarıp bu kez kendiliğinden Baran'ın ensesine sarıldı, gözlerine bir parça baştan çıkarıcılık ve cilve yerleştirerek konuştu:"Baran Bey haklısınız, bunca şeyi sırf sizin dikkatinizi çekmek için yaptım. Yalnız, kanepe pek elverişli değil, ne dersiniz... benim odama mı geçsek?"Zeynep'in iyice maskesini düşürdüğünü gören Baran, tiksinerek Zeynep'i bir kenara itti, buz gibi bir sesle çıkıştı: "Zeynep, şu alçakça numaralarını kendine sakla!""Baran Bey, alçakça numaralarımdan pek hoş
"Yanlış söyledin, bu karttaki para Karasu Holding'in sermayesi değil."Rüzgar kaşlarını hafifçe çattı: "Karasu ailesinin parası değil mi?""Babamın bana bıraktığı çeyiz."Geçmiş hayatında Semra bu çeyize göz dikmiş, eve hükmetmek için bin dereden su getirmiş, Zeynep'i Kaya ailesine yamamaya çalışmıştı; tek derdi bu beş yüz milyonu iç etmekti.Semra, Hacer Hanım'ın Zeynep'i gelin olarak görmekte kararlı olduğunu bildiği için, Zeynep'in arkasından Hacer Hanım'la konuşup çeyizi iptal ettirmişti. Yetmezmiş gibi Zeynep'i tatlı sözlerle kandırıp bütün bu parayı şirketin krizini çözmek için ortaya koydurtmuştu.Sonuçta şirketin krizi çözülmemiş, Semra da paraları toplayıp kaçmıştı.Bu hayatta ise kaderi tersine çevirecek, çeyiz parası bir yana, Karasu ailesinin malından Semra'ya beş kuruş bile koklatmayacaktı."Rüzgar Bey, bu birkaç gün yatırımı bekletmenizi istiyorum.""Karasu ailesi şu an son demlerini yaşıyor, ben yatırım yapmazsam Karasu ailen bitecek."Zeynep gülümsedi, başka bir şey söy
"Baran, tebrikler, şu Altınkoy'u aldın. Kaya Holding bu sefer kesin epey kazanacak."Yanındaki Aslı gülümsüyor, Baran'ın yüzünün gitgide karardığını hiç fark etmiyordu.Karşıda Zeynep ise dudağının kenarındaki gülümsemeyi hiç saklamıyor, Rüzgar'la şampanya kadehlerini tokuşturuyordu.Bu manzara Baran'ın gözünde diken gibi batıyordu."Baran Bey, şimdi ne yapacağız...?"Efe, Rüzgar'ın fiyat kırmaya devam etmemesine hiç ihtimal vermemişti.Daha birkaç gün önce Rüzgar bu arsayı ne pahasına olursa olsun alacak havasındaydı.Nasıl olur da birden geri çekilirdi?"Ne yapacağız? Ne yapabiliriz?"Bu zoraki zararı Kaya Holding sineye çekecekti.Baran ayağa kalktı, yüzünde zerre gülümseme yoktu, yerini kapkara bir kasvet almıştı.Bu işte bir bit yeniği vardı.Ve bu iş Zeynep denen kadından asla bağımsız olamazdı!"Baran!"Aslı, Baran'ın peşinden gitmek istedi, telaşla Baran'ın koluna yapıştı. Ama bir saniye sonra Baran şartlanmış gibi kolunu çekti, Aslı'ya dönüp konuştu: "Aslı, sen önce dön."Aslı
"Görünüşe bakılırsa Zeynep Hanım eski nişanlısını epey iyi tanıyor."Ne demek epey iyi tanımak?Geçmiş hayatının o sefil üç yılına dönüp baktığında, Baran Kaya için kendini paralarcasına peşinden koşmuştu denebilirdi.Baran ona bir bakış atsa, Baran'ın kendisine karşı değiştiğini sanırdı.Baran ona tek laf etse, sonunda Baran'ın kalbini ısıttığını düşünürdü.Baran'ın şirketine sponsor bulmak gibi büyük işlerden, Hacer Hanım'a bakıp Baran'a bizzat çorba kaynatmaya kadar her şeyi yapmıştı.Sadece Baran'ın sevdiği şeyleri bilmekle kalmaz, Baran kaç dakikada duş alır, günde kaç kez tuvalete gider, tuvalette kaç yaprak tuvalet kağıdı kullanır, hepsini avcunun içi gibi bilmek isterdi.Zeynep konuştu: "Rüzgar Bey, seyredin, bu gece sizin büyük zaferinize sahne olacak."Zeynep öylesine uzanıp masadaki şampanyayı kafasına dikti.Müzayede yeniden başlamıştı, müzayedeci nihayet Altınkoy arsasına gelmişti: "Altınkoy arsası, belediye sınırları dışında altmış bin metrekare, başlangıç fiyatı üç yüz m





