Beyefendim, Yeter Artık: Yeniden Doğunca Nişanı Anında Attı

Beyefendim, Yeter Artık: Yeniden Doğunca Nişanı Anında Attı

By:  İrem SuUpdated just now
Language: Turkish
goodnovel4goodnovel
Not enough ratings
30Chapters
5views
Read
Add to library

Share:  

Report
Overview
Catalog
SCAN CODE TO READ ON APP

Zeynep Karasu, tam üç yılını Baran Kaya için harcadı. Kendini onun uğruna paraladı, gururunu hiçe saydı, sevgisinin önüne hiçbir sınır koymadı. Oysa Baran için Zeynep, listenin en sonundaki seçenek, B planı, yokluğu fark bile edilmeyecek bir figürandan ibaretti. Sahilkent'te herkes bilirdi ki Baran'ın kalbinde tek bir kadın vardı: Aslı Yılmaz. Zeynep ise onun sadece ucuz bir kopyasıydı. Ta ki düğün gününe kadar. Zeynep, üç gün üç gece boyunca kaçırıldı, işkence gördü. Baran ise ne fidye ödedi ne de onu kurtarmak için parmağını kıpırdattı. Dahası, onların düğün gününde, yıllardır unutamadığı ilk aşkı Aslı ile nikâh masasına oturdu. İşte tam o an, Zeynep'in gözündeki perde kalktı. Derken kendini üç yıl öncesinde, nişan töreninin ortasında buldu. Baran onu yine yüzüstü bırakıp bileklerini kesen ilk aşkının peşine düşmüştü. Herkes Zeynep'in köşeye çekilip ağlamasını bekliyordu. Ama Zeynep ne ağladı ne de yalvardı. Dimdik durdu ve herkesin içinde nişanı bozduğunu ilan etti. Gerekçesi mi? Baran'ın iktidarsızlık sorunu. O an ülkede gündem bir anda değişti. Her yer bu haberle çalkalandı. Zeynep'ten nefret eden Baran ise onu koridorda köşeye sıkıştırdı: "Zeynep, naz yapıp aklımı karıştırmaya çalıştığını mı sanıyorsun?" "Baran Bey, biri size hiç yüzsüzlükte sınır tanımadığınızı söyledi mi?"

View More

Chapter 1

Bölüm 1

Sahilkent'te herkes bilirdi ki Zeynep Karasu, Baran Kaya'ya deliler gibi âşıktı.

Öyle bir aşktı ki bu, ne gurur bırakmıştı ne de sınır.

Düğün gününde, Aslı Yılmaz'ın tek bir telefonu yetmiş, Baran onu oracıkta bırakıp gelin arabasını kendi sürerek havalimanına, hiç unutamadığı ilk aşkını karşılamaya gitmişti.

Zeynep'in üç yıl boyunca dört gözle beklediği düğün, bir daha asla silinmeyecek bir kâbusa dönüşmüştü.

Düğün günü, Baran'ın düşmanları tarafından kaçırıldı. Baran'ı aşağılamak için ona tam üç gün üç gece işkence ettiler.

En sonunda, çırılçıplak soyup bir teknenin güvertesine bağladılar. Adam kaçıranlar her şeyi canlı yayınlıyordu; Baran'dan acımasız bir intikam almanın peşindeydiler.

Tuzlu deniz rüzgârı tenini kamçılıyor, Zeynep tir tir titriyordu.

Ağlayarak yalvardı, ama gururu acımasızca ayaklar altına alındı, yerle bir edildi.

O gün Baran ise hiçbir şeyi umursamadan Aslı Yılmaz'la evlenmiş, nikâh defterini imzalamıştı.

"Baran Kaya, bize beş milyon fidye getirirsen nişanlını serbest bırakırız! Yoksa onu denize atıp köpek balıklarına yem ederiz!"

Adam kaçıranlar, aşağılayıcı bir ses tonuyla Baran'a son bir ültimatom verdi.

Ama telefondan gelen cevap sadece alaycı bir kahkahaydı: "Kullanılmış bir kadın o. Ölüp ölmemesi beni ilgilendirmez."

Bu sözleri duyan Zeynep donup kaldı.

Kullanılmış bir kadın mı?

Bu cümlenin Baran'ın ağzından çıkacağını asla hayal etmemişti.

Yıllarca Baran için kendini sakınmıştı, çünkü herkes Baran'ın temizlik takıntısı olduğunu bilirdi.

Üç yıl boyunca Baran'ın yanında hep uslu ve itaatkârdı.

Baran'ın tek bir sözü için canını vermeye bile hazırdı.

Onca şeyden sonra Baran'ın en azından içten içe bir suçluluk duyacağını sanmıştı.

Ama hiç beklemiyordu ki... Baran onu böyle görüyormuş.

Baran telefonu suratına kapattı. Adam kaçıranlar öfkeyle adamlarına emir verip Zeynep'i denize fırlattırdı.

Birden Zeynep kendini koca bir şaka gibi hissetti.

Sahilkent'te herkes bilirdi ki Zeynep, Aslı'nın yedeğinden başka bir şey değildi. Baran'la evlenebilmek için gurur duyduğu kimliğini bir kenara atmış, gölge olmayı bile bile kabullenmişti. Başkalarının arkasından söylediklerine aldırmamış, Baran'ın büyükannesine özenle bakmış, her şeyde Baran'ı ön planda tutmuştu.

Tam üç yılını vermişti. Bu kez, sonunda Baran'ın kalbini ısıttığını sanmıştı. Oysa... bütün emeği başkasına gelinlik hazırlamaktan ibaretti.

Zeynep çaresizlik içinde gözlerini kapadı, pişmanlık gözyaşları döktü.

Bir şansı daha olsaydı, Baran'dan uzak durur, asla yanına yaklaşmazdı.

***

"Yok artık! Gerçekten atladı! Bu kadın manyak mı?"

"Bu kadar yağcılığa gerek var mı? O yüzük Baran Bey'in yüzüğü diye havuza mı atlanır?"

"Zeynep'in Baran Bey'in kulu köpeği olduğunu bilmeyen mi var? Havuzmuş, umurunda olmaz. Baran Bey kalksa da 'bizim önümüzde soyunup dans et' dese, emin olun onu da reddetmez!"

***

Çevrede kahkahalar yükseliyordu.

Boğulacak gibi bir his kapladı içini.

Zeynep'in zihni allak bullaktı.

Kulaklarında birkaç adamın heyecanlı alaycı sesleri çınlıyordu.

"Öhö... öhö!"

Zeynep çırpınarak su yüzüne çıktı.

Gözlerinin önündeki manzarayı görünce donakaldı.

Ne oluyordu?

Kıyıdakilerin hepsi davetli misafirlerdi.

Üzerindeki gece elbisesi ise sırılsıklam olmuştu.

Bu sahne çok tanıdıktı. Üç yıl önce Baran'la nişan töreni!

Yoksa... yeniden mi doğmuştu?

Hemen hatırladı. Geçmiş hayatında Baran, nişanı erkene alması için Hacer Hanım'ı Zeynep'in kışkırttığını, onun bir an önce Kaya ailesine gelin gitmeye can attığını sanmıştı.

Bu yüzden Baran, nişan töreninde onu rezil etmeyi bile bile seçmişti.

Zeynep o anı hâlâ dün gibi hatırlıyordu. Baran, elindeki nişan yüzüğünü havuza fırlatıp alaycı bir sesle söylemişti: "O yüzüğü bulup getirebilirsen, seninle evlenirim."

Zeynep de bunu ciddiye almıştı. Yüzme bilmemesine rağmen havuza atlamış, neredeyse boğuluyordu.

Sonunda sırılsıklam, yüzüğü eline alıp rezil bir halde kıyıya çıkmıştı.

Ama Baran, tam o nişan töreninde ona en büyük utancı yaşatmıştı!

Aslı bileklerini kestiği için Baran paniğe kapılmış, Zeynep'in yüzüne bile bakmadan töreni yarıda bırakıp gitmişti. Zeynep tüm Sahilkent'in diline düşmüştü.

Zeynep başını eğip elinde sımsıkı tuttuğu yüzüğe baktı.

Acı bir gülümseme yayıldı yüzüne.

Zeynep, istediğin gerçekten bu muydu?

Herkesin bakışları arasında Zeynep kıyıya çıktı.

"O kadar derin havuzdan yüzüğü çıkardın, koşsana Baran Bey'e götürüp hava atsana!"

"Evet, o olmazsa Baran Bey seninle nişanlanmaz ki!"

Alay sesleri dinmek bilmiyordu.

Çünkü onların gözünde Zeynep tam bir şakaydı!

Tüm alaylara karşı Zeynep'in yüzünde hiçbir ifade yoktu. Parmağındaki nişan yüzüğünü de çıkarıp az önceki yüzükle birlikte havuza fırlattı.

Suyun şıpırtısı duyulduğu anda, bütün alaycı sesler bir anda kesildi.

Expand
Next Chapter
Download

Latest chapter

More Chapters
No Comments
30 Chapters
Explore and read good novels for free
Free access to a vast number of good novels on GoodNovel app. Download the books you like and read anywhere & anytime.
Read books for free on the app
SCAN CODE TO READ ON APP
DMCA.com Protection Status