Evlilik Tehlikede! İlk Göz Ağrısı Defolsun

Evlilik Tehlikede! İlk Göz Ağrısı Defolsun

Por:  Üç GidişEn curso
Idioma: Turkish
goodnovel4goodnovel
No hay suficientes calificaciones
30Capítulos
116vistas
Leer
Agregar a biblioteca

Compartir:  

Reportar
Resumen
Catálogo
ESCANEA EL CÓDIGO PARA LEER EN LA APP

Alparslan Kılıc ile dört yıllık evliyim, tek istedigim ona bir cocuk vermekti. Ne var ki o benimle yatmaktan hep kacınıyordu. Onun hissiz, isteksiz biri oldugunu sanıyordum. Doktor ise, bir kadınla o kadar sert birlikte olmuş ki kadının makatında yırtılma oluşmuş, dedi. İcime bir sey oturdu, cünkü o kadın baskası degildi. Onun üvey kız kardesiydi.

Ver más

Capítulo 1

1. Bölüm

Hastanede, Alparslan uzun boyuyla kalabalıgın icinde hemen göze carpıyordu.

"Sana düsen bir sey yok, dönebilirsin."

Tam yanına vardıgımda bunu söyledigini duydum, elimdeki poseti de aldı.

Alparslan'ın üvey kız kardesi gece geç saatte hastaneye kaldırılmıstı, benim bu evdeki varlıgım sanki sadece birkaç kıyafet getirip götürmekten ibaretti.

Onunla dört yıllık evliligimde bu sogukluga çoktan alısmıstım, durumu ögrenmek için doktoru buldum.

Doktor, Hastanın cinsel ilişki sırasında makatında yırtılma meydana geldiğini söyledi.

O an, buz gibi bir kuyuya düsmüs gibiydim, tepeden tırnağa donmustum.

Bildigim kadarıyla Mira Çelik'in erkek arkadası yoktu ve onu bugün hastaneye getiren kisi benim kocamdı.

Doktor gözlügünü düzeltti, bana baktıgında yüzünde biraz acıma vardı, "Siz gençler hep yeni seylerin, heyecanın pesindesiniz."

"Ne demek istiyorsunuz?" diye sordum.

Keske bana biraz daha sey anlatsa diye icimden geçirdim, ama o sadece basını sallayıp beni odasından çıkardı.

Gecenin birinde hastane hâlâ kalabalıktı, aklımda deli sorularla bir sürü insana çarptım.

Mira, annesi Serife Çelik'le birlikte sonradan Kılıc ailesine katılmıstı. Alparslan'la evlendikten sonra, evde yalnız kalmak istemedigi için hep üç kisi yasadık.

Mira'nın Alparslan'ın yanagını öptügüne defalarca sahit olmustum, basta bunu sadece aralarının iyi olmasına yormustum, ama simdi düsünüyorum da, kimse yokken acaba nerelerini öpüyorlardı?

Daha fazla düsünmeye cesaret edemedim, kendimi zorla kosuga attım.

Mira'nın solgun yanakları sırılsıklamdı, Alparslan'ın kolunu tutmus, ne diyordu bilmiyorum, ama çok acınası bir hâli vardı.

Kapı arkasından duyulanlar falan hep filmlerde kalır; modern kapılar sıkıca kapatıldıgında ses geçirmez.

Alparslan sırtı bana dönük duruyordu, yüzünü görmüyordum, sesini de duymuyordum, ama bildigim bir sey varsa o da canının çok yandıgıydı.

Kapıyı açmak için uzattıgım el öylece kaldı, sonra vazgeçtim.

İçeri dalıp sorguya çekmek mantıklı olmazdı, üstelik aklımın gerçegi kaldırıp kaldıramayacagını da bilmiyordum.

Evliligimiz bir aile ittifakıydı, güçler dengeliydi. "Ne kadar sanslıyım" diye düsünürdüm hep, "varlıklı bir ailede dogmusum ve hem de sevdigim adamla evlenmisim."

Ama dört yıl geçti, her sey degisti. Babamın ölümüyle ailem giderek zayıfladı.

Ben is kadını olmadıgım için, babamın emeklerinin bosa gitmemesi adına annem tek basına direnmek zorunda kaldı.

Sirketimize Alparslan'ın çok yardımı dokundu. Sırf bir süpheyle içeri dalıp ortalıgı karıstırırsam, zaten sallantıda olan evliligimi yürütemezdim.

Evde kimse yoktu, dogruca Mira'nın odasına gittim. Kızın ne düsündügü belli olur, saklayamaz ya, diye düsündüm.

Mira pek çalıskan biri degildi, üniversiteden kaçmak onun için ekmek yemek gibiydi. Parası bitti mi Alparslan'ın koluna girip kıvırır, "Abi, para para" derdi.

1,58 metre boyunda, 35 kiloydu, güldügünde animelerden fırlamıs bir porselen bebek gibiydi. O öyle kıvırdı mı, Alparslan bir yana, ben bile cebimden fazladan iki yüz bin lira uzatırdım.

Ama odasında yazılı bir sey bulmak imkânsızdı; ne bir kitap ne bir defter.

Sadece makyaj masasında Alparslan'la çekilmis bir fotograf vardı, öyle eskiden, çocukluklarından kalma.

Mira bana anlatmıstı, bu onun Kılıc ailesine geldigi ilk gün, yakıskılı agbiyle birlikte çektirdigi fotograftı.

O zaman Alparslan çoktan küçük bir adam olmustu, asık suratına ragmen genç yüzündeki yakıskılık gizlenemiyordu. Mira en sevdigi fotoğrafın bu oldugunu söylerdi.

Mira'nın odasında bir sey bulamayınca Alparslan'ın çalısma odasına gittim, kasadaki sözlesmeleri bile karıstırdım, yine de hiçbir sey bulamadım.

Gece üçte elimde telefon, internette araştırma yapıyordum, "Kocamın aldattıgını nasıl anlarım?"

İnternetteki cevaplar çesitliydi, ama hiçbiri bizim gibi bir aileye uymuyordu.

Alparslan'ın her büyük otelde rezerve odası vardı, orada kalsa bile kaydı olmazdı.

Yatakta saga sola dönüp durdum, sonra Alparslan'a WhatsApp'tan mesaj attım, "Sevgilim, bu gece eve gelecek misin?"

Çok iyi biliyordum ki, aslında onun aldatmadıgına dair bir kanıt arıyordum, bilinçaltım bunu kabul etmek istemiyordu, hele de o kadın benim baldızımken.

Ama aynı sekilde biliyordum ki, o kesinlikle eve gelmeyecekti, bütün gece Mira'nın basında kalıp uyumayacaktı.

Korkunç bir girdabın içindeydim.

Ama bes dakika sonra Alparslan'dan cevap geldi, tek kelime, "Gelecegim", tıpkı kendisi kadar soguk.

Bu sogukluk bile beni çılgına çevirdi.

Aynadaki kendime baktım, basımı ellerimin arasına almıstım, parlak gözlerim masum birinin saflıgını yansıtıyordu.

Ama daha 26 yasındaydım, bu saflıgın ve üzerimdeki dantelin bir erkege nasıl bir etki yapacagını çok iyi biliyordum.

Oturma odasının kanepesine kuruldum, tam kapıyı açar açmaz beni görsün diye. Baldız sonunda yoktu, biraz heyecan yapabilirdik.

Sabah bese kadar bekledim, evin önünde hiçbir araba sesi duymadım. Alparslan'ın "Gelecegim" yazısının üzerine gözyaslarım damlarken uyuyakalmısım.

Ne kadar uyudum bilmiyorum, birisi omzumu dürttü. Gözümü açtıgımda Alparslan'ın o soguk, magrur suratı aniden belirdi.

Koltuktan dogruldum, üzerimdeki battaniye kaydı, özenle hazırladıgım paketi ortaya çıkardı. Gülümseyerek seslendim, "Sevgilim, aç mısın? Sana makarna yapayım... yoksa altını mı ısıtayım? "

Aramızda uzun zamandır hiçbir sey olmamıstı. Cinsel hayatı olmayan bir adam, benim gibi giyinmis ve imalı konusan birini görseydi, kendini nasıl tutardı!

"Dün önemli bir işim vardı."

Kısaca açıkladı, beni kucagına alıp yukarı, yatak odasına çıkardı.

"İsim çıktı" derken ne demek istedigini biliyordum, Mira yüzünden baglanmıstı. Ama o an bunu düsünecek hâlde degildim, beni kucagına alır almaz heyecanlandım, kollarında kıvranmaya basladım.

Adem elmasını öptüm, yarı yalvaran, yarı büyüleyen bir sesle, "Sevgilim, beni iste."

Ama olmadı.

"Üsütme, bir seyler giy."

Beni yataga bıraktı, bu sözleri söyledi ve banyoya yöneldi.

Birden içimi kocaman bir bosluk kapladı, ne kadar azmıssam o kadar utanç vericiydi.

Eger gerçekten aldatıyorsa, Mira'yı hastanelik edecek kadar tutkuyla sevisebiliyor, ama ben karısıyken bana dokunmuyordu.

Boguluyordum.

On dakika geçti, sehvet çoktan sönmüstü, ama banyodaki su hâlâ akıyordu.

Kapıdan ona seslendim, "Mira nasıl? Ona bakmaya gideyim mi?"

"Gerek yok, dus alıp üstümü degistireyim, yanına giderim."

"İse gitmeyecek misin? İstersen ben bakarım."

Banyonun sıkırtısı onun inadını durduramıyordu, "Eylül, o simdi bensiz yapamaz!"

Kapıya yaslandım, gözlerimden yaslar akarken acı bir kahkaha attım. Yapamaz mı, yoksa onu hastanelik eden zaten o muydu?
Expandir
Siguiente capítulo
Descargar

Último capítulo

Más capítulos
Sin comentarios
30 Capítulos
Explora y lee buenas novelas gratis
Acceso gratuito a una gran cantidad de buenas novelas en la app GoodNovel. Descarga los libros que te gusten y léelos donde y cuando quieras.
Lee libros gratis en la app
ESCANEA EL CÓDIGO PARA LEER EN LA APP
DMCA.com Protection Status