Short
Geç Kalan Kış Bahara Varmaz

Geç Kalan Kış Bahara Varmaz

By:  Ayaz IrmakKumpleto
Language: Turkish
goodnovel4goodnovel
27Mga Kabanata
10views
Basahin
Idagdag sa library

Share:  

Iulat
Buod
katalogo
I-scan ang code para mabasa sa App

"Aslı Hanım, kimliğinize dair tüm kayıtları sildirmek istediğinizden emin misiniz? İşlem tamamlandığında resmî kayıtlarda artık var olmayacaksınız. Hiç kimse size ulaşamayacak." Aslı bir an sessiz kaldı. Ardından kararlılıkla başını salladı. "Evet. Tam olarak istediğim bu. Hiç kimsenin beni bulmasını istemiyorum." Telefonun diğer ucundaki görevli belli ki şaşırmıştı. Yine de fazla soru sormadan cevap verdi: "Anlaşıldı, Aslı Hanım. İşlemlerin on beş gün içinde tamamlanması bekleniyor. Lütfen o zamana kadar sabırla bekleyin."

view more

Kabanata 1

1. Bölüm

"Aslı Hanım, kimliğinize dair tüm kayıtları sildirmek istediğinizden emin misiniz? İşlem tamamlandığında resmî kayıtlarda artık var olmayacaksınız. Hiç kimse size ulaşamayacak."

Aslı bir an sessiz kaldı. Ardından kararlılıkla başını salladı.

"Evet. Tam olarak istediğim bu. Hiç kimsenin beni bulmasını istemiyorum."

Telefonun diğer ucundaki görevli belli ki şaşırmıştı. Yine de fazla soru sormadan cevap verdi:

"Anlaşıldı, Aslı Hanım. İşlemlerin on beş gün içinde tamamlanması bekleniyor. Lütfen o zamana kadar sabırla bekleyin."

Görüşmeyi sonlandıran Aslı telefonundan on beş gün sonrası için Fransa'ya tek yön bir uçak bileti aldı.

Aynı sırada televizyonda Karahan Holding'in bir hafta önce düzenlediği görkemli tanıtım gecesi yeniden yayınlanıyordu.

Karahan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Karahan, dünyanın en nadide elmasları ve değerli taşları kullanılarak eşi için özel olarak tasarlanan, eşi benzeri olmayan bir mücevheri ilk kez o gece tanıtmıştı.

Mücevherin adı—

ASLIM

Sinan ona Aslı'nın adını vermiş, böylece eşine duyduğu sonsuz aşkı tüm dünyaya ilan etmişti.

ASLIM tanıtıldığı anda bütün sosyal medya platformlarında gündem olmuştu. Günler geçmesine rağmen hâlâ en çok konuşulanlar arasındaydı. İnternette herkes Sinan Karahan ile Aslı'nın masalları aratmayan aşkından söz ediyordu.

Tanıtım gecesinin görüntüleri sona erince ekrana, muhabirlerin sokakta halkla yaptığı röportajlar geldi.

"Affedersiniz, Sinan Karahan ile eşinin dillere destan aşkını duydunuz mu?"

Çiçekli bir elbise giyen kadın, yüzünde kıskançlıkla karışık bir hayranlıkla cevap verdi:

"Duymayan mı kaldı? Sinan Bey daha önce sırf eşi için bir kitap bile yayımlattı. Kitabın tamamı Aslı Hanım hakkında tuttuğu notlardan oluşuyordu. Bir de Aslı Hanım kiraz seviyor diye villalarının koca bahçesini kiraz ağaçlarıyla doldurmuş! Kocama biraz Sinan Bey'i örnek almasını söyledim, bana 'Ben öyle bir adam olamam,' dedi. İnsan başkalarının evliliğini görünce kendi kocasına sinirleniyor!"

Muhabir daha sonra birkaç kişiye daha mikrofon uzattı.

Genç bir üniversite öğrencisi ellerini göğsünün üzerinde birleştirmiş, gözleri heyecanla parlayarak konuşuyordu:

"Onların aşkı resmen romantik romanlardan çıkıp gerçeğe dönüşmüş gibi! Sinan Bey tam anlamıyla gerçek aşkın vücut bulmuş hâli. Dört yıl önce Aslı Hanım böbrek yetmezliği yüzünden ölümle burun burunaymış ve acilen böbrek nakli olması gerekiyormuş. Sinan Bey'in böbreği uyumlu çıkınca herkes karşı çıkmasına rağmen aynı gün ameliyat masasına yatmış ve böbreğini eşine vermiş. Üstelik 'Aslı benim hayatım. O olmazsa ben de yaşayamam,' demiş. Böyle bir adam bu devirde gerçekten kaldı mı?"

Muhabir sayısız kişiye mikrofon uzattı.

İstisnasız herkes Sinan ile Aslı'nın aşkına imreniyordu.

Haber baştan sona birkaç kez tekrarlandı.

Aslı ise ekrandaki görüntülere bakarak dudaklarını acı bir alayla kıvırdı.

Güzelliği yüzünden çocukluğundan beri peşinden koşan erkeklerin sayısı hiç az olmamıştı.

Fakat annesiyle babası o daha çok küçükken boşanmıştı. Bu yüzden Aslı aşka hiçbir zaman güvenmemiş, kendisine duygularını açan herkesi aynı sözlerle reddetmişti:

"Üzgünüm. Erkek arkadaş istemiyorum. Aşka da ilgim yok."

Ta ki Sinan'la tanışana kadar.

Sinan diğerlerine hiç benzemiyordu.

Tam üç yıl boyunca yılmadan onun peşinden koşmuştu. Aslı onu defalarca reddetmesine rağmen vazgeçmek bir yana, her seferinde daha büyük bir kararlılıkla karşısına çıkmıştı.

Hatta bir keresinde Aslı'nın çok beğendiği bir kolyeyi kazanabilmek için hayatını ortaya koyduğu tehlikeli bir sokak yarışına katılmış, az kalsın canından olmuştu.

Aslı'nın kalbi ancak o zaman ona açılmıştı.

Birlikte olmaya başladıktan sonra Sinan'ın sevgisi zerre kadar azalmamıştı. Tam tersine, onu mutlu etmek için elinden gelen her şeyi yapmış ve Aslı'nın yıllardır kimseye açmadığı kalbini yavaş yavaş eritmişti.

Sinan ona tam elli iki kez evlenme teklif etmişti.

Aslı ancak elli ikinci teklifte korkularını bir kenara bırakıp o cesur adımı atmış ve onunla evlenmeyi kabul etmişti.

Teklifini kabul ettiği gün, parmağındaki yüzüğe gözleri dolu dolu bakmış ve Sinan'a şöyle demişti:

"Sinan, bundan sonra sana iyi bir eş olmak için elimden geleni yapacağım. Hastalıkta ve sağlıkta, zenginlikte ve yoksullukta seni asla bırakmayacağım. Ama unutmaman gereken tek bir şey var. Ben hiçbir yalanı, hiçbir ihaneti kabul etmem. Beni bir kez kandırırsan, hayatından sonsuza dek silinirim."

Bir zamanlar kalbini ısıtan bütün o güzel anılar, şimdi acımasız gerçeklerin altında paramparça olmuştu.

Geriye yalnızca dokunulduğu anda dağılan bir hayal kalmıştı.

Üç ay önce Aslı, Sinan'ın uzun zamandır başka bir kadınla gizli bir ilişki yaşadığını öğrenmişti.

Üstelik o kadın için ayrı bir ev bile tutmuştu.

Gündüzlerini Aslı'yla, gecelerini ise onunla geçiriyordu.

Sinan'ın kalbi çoktan iki kadının arasında bölünmüştü.

Demek gerçekten de ilk alevlenen ilk sönüyordu.

Yavaş ısınan ise karşısındaki çoktan soğumuş olsa bile yanmaya devam ediyordu…

Aslı acıyla gülümsedi ve televizyonu kapattı.

Ardından önceden hazırladığı boşanma protokolünün çıktısını aldı. Kalemi eline alarak adını ağır ağır, harf harf imzaladı.

Bir zamanlar söylediği sözler sonunda gerçeğe dönüşmüştü.

Verdiği sözü tutacaktı.

Sinan'ın hayatından sonsuza dek silinip gidecekti.

İmzasını attıktan sonra boşanma protokolünü zarif bir hediye kutusunun içine koydu ve kutuyu özenle paketledi.

Bir saat sonra dış kapı açıldı.

Sinan içeri girdi.

Ayakkabılarını çıkarmaya bile fırsat bulamadan aceleyle Aslı'nın yanına geldi. Kollarını onun beline doladı ve gönlünü almaya çalışan yumuşak bir sesle konuştu:

"Özür dilerim güzelim. Bugün mücevheri teslim almaya gittiğim için geç kaldım. Evlilik yıldönümümüzü de kaçırdım. Ne olur bana kızma, olur mu?"

Sinan, içinde ASLIM bulunan kutuyu çıkarıp ona uzattı.

Siyah gömleğinin yakası hafifçe aralıktı. En üst düğmesini iliklememişti.

Başını eğdiği anda, açık yakasının altında kalan tenindeki sayısız öpücük ve tırnak izi ortaya çıktı.

O izler Aslı'nın gözlerine bıçak gibi saplandı.

Mücevheri teslim almaya mı gitmişti?

Yoksa Lara'yla yatmaya mı?

Büyük ihtimalle daha birkaç dakika önce Lara'nın yatağından kalkıp gelmişti.

Sinan ise Aslı'nın bakışlarındaki değişikliği fark etmedi.

Gözleri sevgiyle parlayarak mücevheri onun boynuna taktı.

Elmaslar ışığın altında göz kamaştırıcı bir şekilde parlıyor, Aslı'nın güzel yüzünü olduğundan bile daha büyüleyici gösteriyordu.

"Çok güzel oldun, Aslı."

Sinan'ın sesi içtendi. Gözlerinde ona duyduğu hayranlık açıkça okunuyordu.

Aslı'nın yüzünde ise en ufak bir sevinç belirtisi yoktu.

Kızarmış gözlerle masanın üzerindeki hediye kutusunu aldı. İçinde boşanma protokolü bulunan kutuyu Sinan'a uzattı.

"Bu da senin."

Sinan ne demek istediğini anlayamayarak kutuya baktı.

"Bu ne?"

Aslı'nın dudaklarında belli belirsiz, buruk bir gülümseme oluştu.

"Hediye. Evlilik yıldönümümüz için sen bana bir hediye hazırladıysan, benim de sana bir hediye vermem gerekirdi."

Sinan'ın gözleri bir anda sevinçle parladı.

Kutuyu paha biçilmez bir hazineymiş gibi iki eliyle aldı ve hemen açmaya yeltendi.

Fakat Aslı onu durdurdu.

"On beş gün sonra aç."

Sinan'ın hareketleri durdu.

"Neden?"

Aslı gözlerini ondan ayırmadan, her kelimenin üzerine basa basa cevap verdi:

"Çünkü bu hediye ancak on beş gün sonra açıldığında gerçek anlamını bulacak."

Sinan bir an duraksadı.

Yine de başka bir şey sormadı. Aslı'nın elini tuttu ve parmaklarının üzerine şefkatle bir öpücük kondurdu.

"Benim güzel karım ne derse o. Kocan bu sürprizi açacağı günü sabırsızlıkla bekleyecek."

Ardından söz dinleyen uslu bir köpek yavrusu gibi hemen küçük bir yapışkan not aldı. Üzerine bir cümle yazdı ve büyük bir ciddiyetle hediye kutusuna yapıştırdı.

"On beş gün sonra açılacak."

Aslı, onun bütün bunları yapışını sessizce izledi.

Sinan…

Umarım o gün geldiğinde bu sürpriz gerçekten hoşuna gider.

Palawakin
Susunod na Kabanata
I-download

Pinakabagong kabanata

Higit pang Kabanata
Walang Komento
27 Kabanata
Galugarin at basahin ang magagandang nobela
Libreng basahin ang magagandang nobela sa GoodNovel app. I-download ang mga librong gusto mo at basahin kahit saan at anumang oras.
Libreng basahin ang mga aklat sa app
I-scan ang code para mabasa sa App
DMCA.com Protection Status