Piçten Ayrıldıktan Sonra Aşka Düştüm

Piçten Ayrıldıktan Sonra Aşka Düştüm

By:  Sadece Liçi YiyenOngoing
Language: Turkish
goodnovel4goodnovel
Hindi Sapat ang Ratings
30Mga Kabanata
84views
Basahin
Idagdag sa library

Share:  

Iulat
Buod
katalogo
I-scan ang code para mabasa sa App

Ecrin Kaya bir zamanlar annesiyle iddiaya girdi: Eğer Yusuf Şahin ona âşık olursa, annesi ilişkilerini kabul edecekti. Yusuf’un uslu, güçlü ve sade kızlardan hoşlandığını öğrenince, kimsesiz, fakir bir üniversite öğrencisi gibi davranarak ona yaklaştı. Ta ki Yusuf, gönlündeki kadını kollarına almış, Ecrin’le alay edercesine şu sözleri söyleyene kadar: “Senin gibi gözü kara, para peşinde koşan bir sefil, nasıl Belinay’la kıyaslanabilir?” Ecrin ağır bir yenilgi aldı. Ve evine, milyarlık mirasın başına geçmeye dönmek zorunda kaldı. Günler sonra, milyonluk bir haute couture elbiseyle, dilden dile dolaşan, soğukkanlı ve ulaşılmaz adamın elini tutmuş, ışıl ışıl parlayarak Yusuf’la yeniden karşılaştığında ise Yusuf’un içini pişmanlık kapladı. O, sosyal medyadan herkesin göreceği şekilde aşkını ilan etti: “Önceleri güçlü ve sıradışı kadınları sevdiğimi sanıyordum. Ecrin, seninle tanıştığımda anladım ki aşk aslında istisnaymış.” Aynı gece, yüzünü hiç göstermeyen Yüce Ailesinin o veliahtı, yıllardır sakladığı bir fotoğrafı ortaya döktü. Fotoğrafta neşeli, asi, ışıldayan bir genç kız vardı. O ciddi bir ifadeyle Ecrin’in elini tuttu ve herkese duyurdu: “Yüce Hanım, senin için istisna yok. Sen benim her düşlediğim, her gün beklediğim, hem de yıllardır planladığım tek kadınsın.”

view more

Kabanata 1

1. Bölüm

Yusuf Şahin, doğum günü partisine ilk göz ağrısını getirdiğinde,

Ecrin Kaya her şeyi kaybettiğini anladı.

Köşede, annesinden gelen mesaja baktı.

"Kızım, kaybettin."

"Üç yıl oldu, Yusuf hâlâ sana âşık olmadı. Kurallar gereği, artık dönüp sorumluluğunu üstlenmen gerek."

Ecrin’in gözü biraz ötede Yusuf'un kollarını doladığı kıza takıldı.

Bu, Yusuf'un ilk aşkını ilk kez görüşüydü.

Kız çok saf görünüyordu, yumuşak, sessiz, sakin bir hali vardı.

Üzerinde ucuz kıyafetler olsa bile dikkat çekiyordu.

Demek Yusuf'un hoşlandığı tip buydu.

Ecrin'in içinde hafif bir acı yayıldı.

Birden dört yıl öncesini hatırladı. Çevredeki kibirli zengin kızlardan biri Yusuf'a açılmaya gittiğinde, adam sigarasının külünü silkelemiş, badem gözlerinde soğuk bir ifadeyle, alaycı ve edalı bir tavırla şöyle demişti:

"Üzgünüm, prenses. Ben daha uslu, sıradan kızlardan hoşlanırım."

O zamanlar Ecrin onu iki yıldır sessizce seviyordu.

Annesi ise bu ilişkiye şiddetle karşı çıkıyordu. İki ailenin işleri çatışıyordu, üstelik annesi aşk işlerine her zaman tepeden bakardı.

Yusuf'un düzensiz yaşam tarzı da onun gözünde uygun bir seçenek değildi.

Bu yüzden Ecrin, onun ölçütlerini duyunca annesiyle bir iddiaya girdi.

Eğer Yusuf ona âşık olursa, birlikte olabileceklerdi. Annesi kabul etti.

Yusuf'u kendine âşık etmek için bir anda, ailesinin gözlerden uzak büyük kızı kimliğinden sıyrılıp sade, uysal bir kıza dönüştü.

O günden sonra hep Yusuf'un yanında oldu. Bir gece Yusuf fazla içtiğinde, ona mahmur ama meraklı bir bakış attı.

"Benden hoşlanıyor musun?"

"Benimle çıkmak ister misin?"

Yusuf'la geçen üç yıl, neredeyse onun tüm tutku ve cesaretini tüketmişti.

Onun için yemek yapmayı öğrendi, hastalandığında gece gündüz yanında kaldı. Herkes onun Yusuf'a deliler gibi âşık olduğunu söylüyordu.

Yusuf da sanki adam olmuştu.

Ona kıyamıyor, gülümseyerek defalarca "Sen benim karımsın, sana ben bakarım" diyordu.

Ecrin ise bunu hep geri çevirmişti.

Uzun süre içinde mücadele ettikten sonra, doğum gününde her şeyi, o iddiayı açıklamaya karar verdi.

İşte tam o sırada Belinay ortaya çıktı.

Bazıları Ecrin'in sessizliğini fark edip anlamlı anlamlı ona takılmaya başladı:

"Belinay, sen döndün ya, bazılarının kalbi paramparça oldu."

"Kimileri zorla yükseklere tırmanmıştı, ama sen geri geldin. Hesaplar suya düştü galiba."

"Ne saçmalıyorsunuz?"

Belinay'ın sesi incecikti, sözünü kesti. Ecrin'e dönüp gözlerinde bir utançla şöyle dedi:

"Kusura bakma, Ecrin Hanım. Yusuf'la ben birkaç yıl önce bazı sebeplerden dolayı ayrılmıştık. Onun seni bir yedek olarak bana inat yanına çektiğini tahmin ediyorum. Aramızdaki meselelere senin de çekilmen hiç doğru değildi. Yusuf biraz olgunlaşmamış davrandı, ama sen de kârlı çıktın sayılırsın."

Sesi yumuşaktı, badem gözleriyse samimiydi.

Sanki Ecrin, Yusuf gibi birine yaklaşabildiği için ne kadar kârlı çıkmıştı…

Doğruydu da. Sıradan, fakir bir üniversite öğrencisi, Yusuf'un yanında olabilmişti. Bir yedek bile olsa.

Nerede kaybedecekti ki?

Biraz ötede Yusuf'un gözleri Ecrin'e takılmıştı.

Bugün onda bir tuhaflık vardı.

Sade kırmızı bir elbise.

O ana kadar alışılan o masum, temiz havası yerini daha asi, daha vahşi bir şeye bırakmıştı. Alev alev yanan bir gül gibiydi, göz kamaştırıyordu.

Öylece oturuyordu, kayıtsız, soğuk… Ama içini kıpır kıpır eden bir çekicilik vardı üzerinde.

Bu, onun her zamanki uysal, saf halinden çok farklıydı.

Yusuf aslında bu türü sevmezdi. Kadın ne kadar uslu durursa o kadar tatlı olur.

Kaşlarını çattı.

Yedek ne de olsa yedekti, hiçbir zaman Belinay gibi olamazdı.

Soğuk bir sesle konuştu:

"Belinay geri döndü. Aramızda bitsin artık. Bu da sana bir milyon lira. Hakkını helal et."

Bir milyon lirayla üç yıllık geçmişi silip attı.

Üç yılı düşündü Ecrin. Ne kadar acımasızdı.

"Para falan istemem. Zaten sen de o konuda da pek iyi değildin, ben de sıkıldım açıkçası."

Sözünü bitirir bitirmez yanındaki kırmızı şarabı aldı ve hiç çekinmeden Yusuf'un suratına fırlattı.

Yusuf üç yıl boyunca ona hiç dokunmamıştı. İlk göz ağrısı için kendini saklamıştı.

Ecrin ise aptal gibi üç yıl beklemiş, hâlâ Yusuf'un saf bir aşk peşinde olduğunu sanmıştı.

Oda buz kesmişti.

Ecrin aldırış etmeden bir peçeteyle ellerini sildi, kırmızı dudaklarında hafif bir kıvrımla:

"Bu kadeh üç yıllık körlüğüme olsun," diye alayla ekledi.

Arkasına bile bakmadan dışarı çıktı.

Geride kalanlar nefesini tutmuş, şaşkın şaşkın Yusuf'a bakıyordu.

Ecrin Kaya… O hep öyle yumuşak sesle konuşur, Yusuf'un yanında hep uslu dururdu. Bugün ne olmuştu böyle?

"Ecrin delirdi mi? Bir milyon lira! Ömründe kazanamayacağı parayı tepiyor. Ne kasılıyorsun?"

"Boşver," dedi Yusuf dişlerini sıkarak. "Yeter ki yanıma gelip Belinay'la aramızı karıştırmasın. Zaten onun gibi biriyle ne Belinay ne de ben bir daha karşılaşmayız."

Yusuf onu iyi tanırdı.

Kimsesizdi, arkasında ne ailesi ne de bir dayanağı vardı. Fakir bir üniversiteliydi işte.

Ondan ayrılırsa kime güvenebilirdi ki?

Üstelik üç yıl boyunca ona bağımlı yaşamıştı. Şimdi bu dik duruşu, sadece ona gösterişten ibaretti.

Yusuf'un sözleri Ecrin'in kulağına Kadar geliyordu.

Ama Ecrin arkasına bakmadı bile.

Eskiden de kavga ederlerdi, çoğu zaman Ecrin yumuşar, ilk adımı o atardı.

Ama bu sefer onu hayal kırıklığına uğratacaktı.

Çünkü gerçekten gidiyordu.

Gidip milyarlarca liralık mirasın başına geçmeye…

Palawakin
Susunod na Kabanata
I-download

Pinakabagong kabanata

Higit pang Kabanata
Walang Komento
30 Kabanata
Galugarin at basahin ang magagandang nobela
Libreng basahin ang magagandang nobela sa GoodNovel app. I-download ang mga librong gusto mo at basahin kahit saan at anumang oras.
Libreng basahin ang mga aklat sa app
I-scan ang code para mabasa sa App
DMCA.com Protection Status