Share

Bölüm 3

Author: Golden Inkstone
Sistem'in söylediği tek bir cümle yetmişti. Gözlerim dolmaya başlamıştı bile.

Gözlerimin kenarındaki yaşları beceriksizce sildim.

Scarlett yanıma geldi. Bir şey söyleyecekti ki William şaşkınlıkla yanına koştu. "Scarlett, nasıl bu kadar kötü yaralandın? Sen..."

Sözünü bitiremeden sert bir yumrukla onu susturdum.

William elini moraran yanağına götürüp bana inanamaz gözlerle baktı.

Neredeyse aynı anda, hiç beklemediğim güçlü bir tokatla yere savruldum. Yanlışlıkla dilimi ısırmıştım.

Emily öfkeden kıpkırmızı kesilmişti. Parmağını bana uzatıp, "Adrian! Seni fazla şımarttık! Hemen Will'den özür dile!" dedi.

Yere serilmiş yatıyordum. Ağzımdaki kanı tükürüp meydan okudum: "Ben mi? Özür mü dileyeceğim? Ne yapmışım? Evliliğimi mahvetti ama ona bir yumruk bile atamıyor muyum?"

Emily daha da öfkelendi, sesi birden yükseldi. "Ne saçmalıyorsun sen? Will'le Sophie zaten sevgiliydi! Aralarına girmekte ısrar eden sendin! Senin gibi utanmaz bir kardeşim olduğuna inanamıyorum!"

Alayla güldüm. "Utanmaz mı? Sophie'yle nişanlı olan bendim. Şimdi aralarına giren ben mi oldum?"

Sophie bana soğuk gözlerle baktı. "Bizim nişanımız çoktan bozuldu! Senin gibi yüzsüz bir çapkınla asla evlenmem!"

Iris beni çekip ayağa kaldırdı. "Adrian! Derhâl özür dile!"

Hiç konuşmadan önümde duran insanlara baktım.

Emily'nin gözleri soğuktu. Iris tiksinmiş görünüyordu. Sophie ise bir an önce ölmemi ister gibiydi.

Scarlett kaşlarını çattı. Dudakları hafifçe aralandı ama sonunda o da sustu.

Bu sahne bana bir yıl önce yaşananları hatırlattı. William, Scarlett'le sık sık görüşüyordu. Scarlett'in hayranları onu ablamın peşine takılan bir sapık sanmıştı.

Scarlett onun haksızlığa uğramasına dayanamayınca sosyal medyada William'ın Parker ailesinin oğlu olduğunu açıklamıştı.

Bense ailenin gerçek oğlu olmama rağmen William'ın yerine suçu üstlenmek zorunda kalmıştım.

"Sen dışarı çıkarken hep korumalarınla geziyorsun. Will ise yapayalnız!" gibi şeyler söylüyorlardı.

Şaşkına dönmüştüm ama karşı koymuş, boyun eğmemiştim.

O zaman da herkes bana tıpkı şimdi olduğu gibi bakmıştı.

İçimde tarif edemediğim bir yorgunluktan başka bir şey kalmamıştı. Artık tartışacak gücüm bile yoktu.

Iris'in elinden kurtulup salona koştum. Masanın üzerinde duran meyve bıçağını aldım.

Scarlett irkilip yanıma koşmaya çalıştı ama William onu durdurdu. "Ade, ne yapıyorsun?"

William'a bakıp sırıttım. "Özür diliyorum."

Tetikte bekleyen Emily, Iris ve Sophie'den bakışlarımı kaçırdım. Elimi kaldırıp bıçağı hızla göğsüme sapladım.

Etrafımdan çığlıklar yükseldi. Gözyaşlarımın arasından gülümseyerek, "Canımla ödüyorum bedelini. Bu yeter, değil mi? Şimdi mutlu musunuz?" dedim.

Sıcak, koyu kan akıyordu. Kan kaybıyla başım döndü, dengemi yitirdim.

Biri hâlâ çığlık atıyordu. Kararan görüşümün arasından kadınların yüzlerindeki korkuyu seçebiliyordum.

Scarlett koşup bedenimi tuttu. Çılgınca, "Ambulans çağırın!" diye bağırdı.

***

Gözlerimi açtığımda burnuma yoğun bir dezenfektan kokusu doldu.

Her yer beyazdı. İçimde hafif bir heyecan kıpırdandı. "Sonunda geri döndüm mü?" diye düşündüm.

Başımı çevirdiğimde Emily'nin kan çanağına dönmüş gözlerini gördüm.

Can sıkıntısıyla gözlerimi kapattım. Emily'nin kısılmış sesi ilk kez sinirime dokunuyordu. "Adrian! İlgi çekmek için canına kıymaya kalkmanı kim söyledi sana?"

Daha da sinirlendim. Yastığımın altında sert bir şey vardı, beni rahatsız ediyordu.

Elimi uzatıp çıkardım. Biraz yıpranmış bir koruyucu tılsımdı.

On iki yaşımdayken ateşim bir hafta boyunca düşmemişti. Hastanede tam üç kez hayati tehlikem olduğu söylenmişti.

Iris bu tılsımı benim için almak üzere bin basamak çıkmıştı.

Daha sonra William yaralanınca tılsımı benden alıp ona vermişti.

Şimdi tılsım yeniden benim elimdeydi.

Bana yük olmaktan başka bir işe yaramıyordu. Elimi kaldırıp fırlattım.

Iris o sırada odaya girmişti. Tılsımın yere düşüşünü izlemekten başka bir şey yapamadı.

Başını kaldırıp bana öfkeyle baktı. "Adrian, tılsımı öylece atıyor musun?"

Continue to read this book for free
Scan code to download App

Latest chapter

  • Gecikmiş Aşkındansa Ölümü Seçerim   Bölüm 9

    "Hayır! Doğru değil!" Sophie çaresizlik içinde çığlık attı. "Geri döndün işte, değil mi? Laboratuvarımda sonuç almaya başladım bile. William'ın Sistemini çıkardık..."Alayla gülüp sözünü kestim. "Araştırma dediğin, başkalarına daha da acımasız yöntemlerle işkence etmekten, kendine zarar vererek kendini uyuşturmaktan ibaret."Birden biri kapıdan içeri daldı. Elindeki bıçakla bana doğru koştu. "Adrian! Bu hâle senin yüzünden geldim!"Karşımdaki hem yabancı hem tanıdık kişiye şaşkınlıkla baktım. William'dı.Yüzü korkunç yara izleriyle kaplıydı. Bir gözü görmüyordu. Boş göz çukuru içimi ürpertti.En hızlı davranan Sophie oldu. William üzerime atılır atılmaz onu bütün gücüyle itti.William bir çığlıkla savruldu, sertçe yere çarptı.Yere serilmiş yatıyordu. Ağzından kan sızarken, "Adrian... Geber! Sahip olduğum her şeyi elimden aldılar. Hepsi senin yüzünden..." dedi.Cümlesini tamamlayamadan son nefesini verdi. Anlaşılan bıçağı sonunda sahibini bulmuştu.Sophie onu umursamadan ihtiy

  • Gecikmiş Aşkındansa Ölümü Seçerim   Bölüm 8

    Sistem sözünü bitirmeden, o tanıdık çekilme hissi bütün bedenimi sardı.Gözlerimin önünü soğuk bir beyazlık kapladı.Doğruca hastanenin yoğun bakım ünitesinin girişine ışınlanmıştım.Koridora sinen dezenfektan kokusu midemi bulandırıyordu.Yoğun bakımın cam kapılarının ardında hem tanıdık hem de yabancı gelen bir beden yatıyordu.Adrian Parker'in bedeniydi bu. Yüzü bembeyazdı.Vücuduna takılan çeşitli tüpler, yanındaki yaşam destek cihazlarına bağlanıyordu.Ekranda inip çıkan çizgi, hayatta olduğunun tek belirtisiydi.Yatağın başında iyice zayıflamış, çökmüş biri vardı.Iris'ti.Eskiden hep lekesiz, bembeyaz bir laboratuvar önlüğü giyerdi. Yumuşak bir sesle, deneylerinde karşılaştığı ilginç şeyleri anlatırdı.Şimdiyse dağınık saçları alnına yapışmıştı. Bir zamanlar üzerine tam oturan önlük, neredeyse bir iskelete dönmüş bedeninden sarkıyordu.Yatağın kenarına kapanmış, hastanın bileğini sımsıkı tutuyordu.Boş bakışlarını cihazların ekranlarına dikmişti. Sanki ruhu çekilmiş

  • Gecikmiş Aşkındansa Ölümü Seçerim   Bölüm 7

    Büyüdüğüm yetimhaneye geri döndüm.Müdür Megan Turner'in ölümünden sonra para sıkıntısı yüzünden yetimhane kapanmıştı.Harap binanın eski canlılığından eser kalmamıştı. Duvarları yosun tutmuş, demir kapılar paslanmıştı.Girişte durdum. Gözlerim doldu.Çok küçükken beni bu yetimhanenin kapısına bırakmışlardı.Megan beni içeri alıp büyütmüştü.Bir zamanlar hayatımdaki tek sıcaklık ondan geliyordu. Ama ben üniversitedeyken hastalanıp ölmüştü.İyiliğinin karşılığını vermeye bile fırsat bulamadan dünyadaki tek ailemi kaybetmiştim.Bana hep, "Ade, yüreğinde ışık taşıyan biri ol," derdi.Bu sözleri yıllarca unutmadım.Artık elimden daha fazlası geliyordu. Elbette onun bıraktığı bu sıcaklığı yaşatmak istiyordum.Yetimhaneyi yenilemek için üç ay uğraştım.Sonra ona yeni bir ad verdim: Günışığı Yetimhanesi.Megan'ın bir zamanlar bana yaptığı gibi, bu kimsesiz çocukların hayatına ışık olmayı umuyordum.Zamanla birçok yetim çocuğu evlat edindim.Gözlerindeki ürkek ama umut dolu bakı

  • Gecikmiş Aşkındansa Ölümü Seçerim   Bölüm 6

    Doktorlar beni birkaç kez daha muayene edip çeşitli tetkiklerden geçirdiler. İyi olduğumdan emin olunca sonunda taburcu olmama izin verdiler.Doğruca bankaya gittim.Hesabımdaki rakamları görünce yavaşça rahat bir nefes verdim.Sistem'in sesi yeniden duyuldu. 'Yakında gideceğim. Gerçeği duymak ister misin?'Parmaklarımı banka kartının üzerinde gezdirdim. Hiçbir şey söylemedim.Bu güvenilmez Sistem beni başka bir dünyaya atıp on beş yıl boyunca kendi hâlime bırakmıştı. Yine de bana ikinci bir hayat vermişti.Biraz düşündükten sonra yavaşça başımı salladım.Sistem anlatmaya başladı: 'Seninle aynı adı taşıyan başkahraman Adrian Parker beklenmedik biçimde öldü. Bu ölüm dünyanın çekirdeğinin çökmesine yol açacaktı. Başkahramanın yerine geçecek uygun birini paralel bir dünyada aramaktan başka çaremiz kalmadı.'Sen de başkahramanla aynı adı taşıyordun. Üstelik ölümcül bir hastalığa yakalanmıştın, ölmek üzereydin. Bu yüzden en uygun aday sendin.'Sistem'in mekanik sesinde hafif bir ma

  • Gecikmiş Aşkındansa Ölümü Seçerim   Bölüm 5

    Ruhum havada asılı kalmıştı. Kapıdakilerin oldukları yerde donup kaldığını apaçık görüyordum.Scarlett sendeleyerek yanıma geldi. Titreyen elleriyle bileğimdeki yaraya kuvvetle bastırdı.Yüzü ölü gibi solgundu. Sesi sanki boğazından zorla çıkıyordu. "Ade... Beni korkutuyorsun... Doktoru çağırın! Çabuk! Doktoru çağırın!"Ani hareketleri yüzünden bacağındaki yara yeniden açılmıştı ama bunun farkında bile değildi. Çaresizlik içinde, umutsuzca kapıdaki Emily'ye bakıyordu.Emily de kendine geldi. Dışarıdaki hizmetçilere bağırdı: "Aile doktorunu buraya çağırın! Ade'nin kanamasını durdursun!"Doktor telaşla içeri girdi. Bileğimi kat kat gazlı bezle sardı ama kan bezlerin arasından sızmaya devam ediyordu.Endişeyle elini boynuma uzattı. Sonra tereddütle, "Emily Hanım, Adrian Bey artık..." dedi.Emily'nin gözleri kızardı. Yaralarıma bakmaya cesaret edemediği için gözlerini doktora dikti. "Sus! Arabayı hazırlayın! Hastaneye gidiyoruz!"Iris şaşkınlıktan donmuştu. Yalnızca bileğimdeki kıp

  • Gecikmiş Aşkındansa Ölümü Seçerim   Bölüm 4

    Kaşlarımı çattım. Sakin bir sesle, "Artık çöpten başka bir şey değil. Neden atmayayım?" dedim.Iris'in göğsü inip kalkıyordu. Gözlerinde kırgınlık ve öfke vardı.Ayağını kaldırıp koruyucu tılsımın üzerine bastı, topuğuyla ezdi. Sonra küçümseyerek güldü. "Adrian, şımarıklıktan kalbin taş kesilmiş! Nankörün tekisin! Sophie'nin seni bırakıp Will'i seçmesine şaşmamalı. Sen...""Iris!" Emily alçak sesle sözünü kesti.Iris bana bakarken gözleri kızardı.Yüzümde üzüntüden ya da pişmanlıktan bir iz arıyordu.Oysa karşısında yalnızca ürpertici bir sakinlik buldu.Iris öfkeden titriyordu. Boğazından bastırılmış bir hırıltı çıktı. "Adrian! Bu tılsım William'ın. Sana ödünç verilmişti. Atmaya hakkın yok!"Şaşırtıcı bir huzur içindeydim. Umursamadan, "Öyleyse karşılığını öderim," dedim.Sakinliğim, Iris için bardağı taşıran son damla oldu. Parmağını bana uzatıp öfkeyle bağırdı: "Hâlâ rol yapıyorsun! Pekâlâ, madem öyle istiyorsun, git yenisini al! Bin basamağın hepsini çıkacaksın. Bir tanesi

More Chapters
Explore and read good novels for free
Free access to a vast number of good novels on GoodNovel app. Download the books you like and read anywhere & anytime.
Read books for free on the app
SCAN CODE TO READ ON APP
DMCA.com Protection Status