Share

Bölüm 4

Author: Crispy Coco
Balo Ravencrest Kalesi'nde yapılıyordu. Vampir soyluları en gösterişli kıyafetleriyle büyük salonda dolaşıyor, zarif bir müzik eşliğinde dans ediyordu.

Lacivert ipek elbisemle bir köşede tek başıma durmuş, çevremi soğuk bir gözle izliyordum.

Herkesin gözü elbette Mortlock ile Isabella'daydı. Isabella'nın gümüş rengi elbisesi ışıkların altında parlıyordu. Mortlock'un kolundan ayrılmıyor, aralarındaki yakınlıkla etraftakileri kıskandırıyordu.

"Prens Mortlock küçük kurtarıcısına pek düşkün anlaşılan. Kendi eşini görmezden geliyor..."

"Demek söylentiler doğruymuş. Prens ile Grace gerçekten anlaşamıyor."

Fısıltıları duyuyordum ama aldırmadım. Bir yudum kan içtim. Aklım yalnızca Aethel Harabeleri'ndeydi; oraya gitmeme artık altı gün kalmıştı.

"Grace Hanım." Yüzünde küçümseyen bir gülümsemeyle bir vampir yanıma geldi.

Hafifçe gülümsedim. "Bu tür davetleri... sıkıcı buluyorum."

"Anlıyorum," dedi, sesini alçaltarak. "Eşinizi başka bir kadınla görmek kolay olmasa gerek."

Karşılık vermeden kanımı içmeye devam ettim. Adam bir şey daha söyleyecekti ki Mortlock çıkageldi. Isabella yine yanındaydı.

Mortlock bakışlarını ona dikti. "Eşime ne söylüyordun?" diye sordu buz gibi bir sesle. "Bana da anlat bakalım."

Vampir, küçük bir soylu hanedendendi. Prensin öfkesinden ürküp aceleyle eğildi ve yanımızdan uzaklaştı.

Mortlock'un beni sahiplenişine bakarken içimde eski duygular kımıldadı. Önceki hayatımda da hep böyleydi. Tercihini daima Isabella'dan yana kullanır, yine de beni kimseyle paylaşmaya tahammül edemezdi. Beni asıl yaralayan bu çelişkiydi.

"Grace, bu arada..." Kulağıma eğildi; sesinde bir parça suçluluk vardı. "Senden bir ricam olacak."

"Nedir?"

"Prensin eşine ayrılan odalar..." diye başladı, huzursuz görünüyordu. "Oraya taşınmak için biraz daha bekler misin? Isabella şu anda orada kalıyor. Birden odasını değiştirmek ona zor gelir. Anlayış göstereceğini umuyorum."

Prensin eşine ayrılan odalar. Eğer kan ahdini kendi adıma imzalasaydım benim olacak odalarda şimdi Isabella kalıyordu. Mortlock ise hâlâ eşi olduğumu sanıyor, "kurtarıcısı" için o odalardan vazgeçmemi istiyordu.

"Elbette," dedim hafifçe gülümseyerek. "Sorun değil."

Mortlock'un yüzü aydınlandı. "Anlayacağını biliyordum."

İçimde ona karşı kalan son duygu kırıntısı da sönerken havada keskin bir ıslık duyuldu.

"Dikkat edin!"

Yüksek bir pencereden fırlayan gümüş uçlu bir arbalet oku doğrudan Isabella'ya yönelmişti. Gümüş bizim türümüz için ölümcül bir zehirdi. Doğrudan isabet eden bir ok ağır yaralayabilir, hatta öldürebilirdi.

Mortlock bir anda tepki verdi. Isabella'yı arkasına itip ona siper oldu. Ok omzunu sıyırdıktan sonra karşı duvara saplandı.

Ama saldırı bitmemişti.

İkinci ve üçüncü oklar da gelince salon karıştı. Soylular çığlık atıp kaçışmaya başladı. İtiş kakışta biri beni sertçe itti; dengemi kaybedip geriye doğru sendeledim.

Tam o anda yandan gelen bir ok sol omzuma saplandı.

"Ah!"

Yakıcı bir acı bütün bedenime yayıldı. Gümüş etime işlemiş, dokunduğu yeri yakıyordu. Gözlerim karardı; acıdan neredeyse bayılacaktım. Yarama bastırdım, ama kan parmaklarımın arasından sızıp mavi elbisemi kırmızıya boyadı.

Kalabalığın arasından Mortlock'u gördüm. Isabella'yı tutmuş, kulağına bir şeyler fısıldayarak onu sakinleştirmeye çalışıyordu.

"Geçti, geçti. Yanındayım," dedi yüreğimi burkan bir şefkatle.

Yerde yattığımı henüz fark etmemişti bile.

Bir dük telaşla bağırana kadar: "Grace Hanım! Size ok isabet etmiş!"

Ancak o zaman Mortlock bana baktı. Tam o sırada acıya dayanamadım ve kendimden geçtim.

Continue to read this book for free
Scan code to download App

Latest chapter

  • Kanla Yazdığı İsim   Bölüm 10

    Bir akşam yemekten sonra Kael, kule tepesindeki bahçede yürüyüş yapmayı önerdi.Bahçe kalenin en yüksek kulesine kurulmuştu; babamın en sevdiği yerdi. Kışın bile soğuğa dayanıklı birkaç bitki orada yaşamayı sürdürüyordu.Yanağıma bir kar tanesi kondu. Kael elini uzatıp ıslaklığını nazikçe sildi. Hareketi öylesine doğal geldi ki sanki yıllardır kan ahdiyle birbirimize bağlıydık. Eli sıcacıktı; dokunuşuna doğru sokuldum."Kael..." Adını usulca söyledim.Gözlerinde derin bir duygu parladı, bana biraz daha yaklaştı. Aramıza tatlı bir heyecan doldu. Kendi kalbimin atışlarını duyabiliyordum.Tam o sırada bahçenin girişinden ayak sesleri geldi.Kael'le hemen birbirimizden uzaklaşıp döndük.Tanıdık silueti görünce içimdeki sıcaklık dağıldı."Mortlock," dedim buz gibi bir sesle.Solgun, zayıflamış, perişan hâldeydi."Grace. Sana söylemem gereken önemli bir şey var."Kael içgüdüsel olarak önüme geçti; eli belindeki silaha yaklaşmıştı."Seni görmek istemiyor," dedi Kael sertçe. "Git."

  • Kanla Yazdığı İsim   Bölüm 9

    Mortlock'un gözlerindeki umutsuz acıya sırtımı döndüm.Acısı da pişmanlığı da artık benim yüküm değildi.Kış Gündönümü Şöleni'nin sesleri arkamda kaldı. Versta Kalesi'nden çıkarken bu kez bir daha dönmeyeceğimi biliyordum.Eski Vance Kalesi'ne vardığımda vakit ilerlemişti. Aile hizmetkârlarını çoktan göndermiştim; artık burada tek başımaydım.Çalışma odasında Aethel Harabeleri'nden getirdiğim hazineleri önüme dizdim. Dünyanın neresinde yaşarsam yaşayayım rahat bir ömür sürmeme yetecek değerdeydiler. Yine de onlara bakarken içimde büyük bir boşluk hissettim.Servet, güç, bağımsızlık... Bir zamanlar özlediğim her şeye kavuşmuştum. Öyleyse neden hâlâ bu kadar yalnızdım?Babamın büyük koltuğuna oturup hem tanıdık hem de yabancı gelen odaya baktım.Düşüncelerime dalmışken kapı hafifçe tıklandı.Kapı açıldı, tanıdık biri içeri girdi."Kael?" Şaşkınlıkla ayağa kalktım. "Burada ne işin var?"Yorgun görünüyordu; pelerininin üzerinde kar taneleri vardı. Belli ki uzun yoldan gelmişti.

  • Kanla Yazdığı İsim   Bölüm 8

    Kış Gündönümü Şöleni, vampirlerin takvimindeki en önemli etkinlikti. Eski hayatımı geride bırakmış olsam da gelenek gereği tören için başkente dönmeliydim.Versta Kalesi'nin kapıları eskisi kadar görkemliydi. Ama tanıdık büyük salona adım atar atmaz bir terslik olduğunu anladım. Herkes alçak sesle konuşuyor, havada bir gerginlik dolaşıyordu."Grace Hanım." Tanıdık bir ses beni durdurdu.Kalenin yaşlı kâhyası Marcus'tu. Genellikle duygularını belli etmeyen yüzünde endişe vardı."Marcus, ne oldu?" diye sordum.İç çekti. "Isabella... Prens'e yasak bir iksir vermiş.""Ne?" Duyduğuma inanamadım."Ayın Kucaklayışı."En eski ve en tehlikeli yasak iksirlerden biriydi. Var olan kan ahdini zorla derinleştirip iki kişinin yaşamını geri dönülmez biçimde birbirine bağladığı söylenirdi. Bedeli ise korkunçtu."Altesleri'nin gücü tükeniyor," dedi Marcus kederle başını sallayarak. "Soyu da bozulmuş. İhtiyarlar Konseyi yönetme hakkını sorgulamaya başladı bile."İçimde uzak bir sızı hissettim.

  • Kanla Yazdığı İsim   Bölüm 7

    Aethel Harabeleri'nin kıyısında bulduklarımı ayıklıyordum. Aralarındaki nadir parşömenler, Vance Hanesi'ni yeniden ayağa kaldırmama yardım edecekti."Grace!"Yine Mortlock.Gitmeye hazırlanırken başımı bile kaldırmadım. "Kendimi yeterince açık anlattım sanıyordum, Mortlock. Konuşacak hiçbir şeyimiz yok.""Var." Sesindeki kararlılığın altında neredeyse saplantıya dönüşen bir telaş vardı. "Bugün yanıma birini aldım. Her şeyi sana kanıtlamama yardım edecek."Bu kez başımı kaldırdım.Mortlock az ötede duruyordu. Yanında başını öne eğmiş Isabella vardı. Yüzü ölüm gibi solgundu. Mortlock elini öyle sıkı kavramıştı ki Isabella'nın kasılmış duruşundan buraya zorla getirildiği anlaşılıyordu. Sanki onları da bu gösteriye tanık etmek istiyormuş gibi Versta Hanesi'nden birkaç genç üyeyi de getirmişti."Ne yapıyorsun?" diye sordum kaşlarımı çatarak.Isabella'yı peşinden çekiştirerek yanıma geldi. Isabella ayak uydurmaya çalışırken sendeledi; yüzünde aşağılanmanın çaresizliği vardı."Bak, G

  • Kanla Yazdığı İsim   Bölüm 6

    Aethel Harabeleri'nin derinliklerinde kılıcımı son hayaletin içinden geçirdim. Etrafını saran soluk mavi alev havada dağılıp söndü.Bir ay boyunca böyle savaşmak beni yeniden yoğurmuştu.Gümüş zehrinin bıraktığı izler iyileşmiş, yerlerini daha önce tanımadığım bir güce bırakmıştı. Her mücadele, ölümle her burun buruna gelişim beni asıl benliğime yaklaştırmıştı.Harabelerin daha derinine girmek üzereydim ki arkamdan tanıdık bir ses yükseldi."Grace!"Olduğum yerde kaskatı kesildim.Yavaşça döndüm. Mortlock, harabelerin girişindeki gölgelerden çıkıyordu. Siyah pelerini gece rüzgârında savruluyordu. Yakışıklı yüzünde öfkeyle şaşkınlık birbirine karışmıştı."Bunu neden yaptın?" diye çıkıştı üzerime yürürken. Gözleri öfkeden yanıyordu. "Kan ahdi belgesine niye Isabella'nın adını yazdın? Bana neden yalan söyledin?""Sana yalan mı söyledim?" Acı bir kahkaha attım. "İstediğin bu değil miydi? Artık kan ahdiyle bağlandığın eş Isabella. Sonunda resmen birlikte olabilirsiniz.""Ben böyle

  • Kanla Yazdığı İsim   Bölüm 5

    Üç gün sonra gözlerimi açtım.Vampirlerin iyileşme gücü gümüş zehrini bedenimden atmıştı ama yara hâlâ sızlıyordu. Kendi yatağımdaydım. Perdenin aralığından dışarıdaki koyu gece görünüyordu.Başucumda bekleyen hizmetçim Mira uyandığımı görünce hemen ayağa fırladı. "Hanım! Sonunda kendinize geldiniz! Gidip Prens'e haber vereyim!""Gitme," dedim kısık bir sesle. "Nerede o?""Prens bu üç gündür Hanım Isabella'nın yanında," dedi Mira dikkatle. "Çok korktu. O günden beri de yüksek ateşi var."Gözlerimi kapadım; ağzıma acı bir tat doldu.Tam da beklediğim gibi.Zehirlenmiş, ölümle burun buruna gelmiştim; yine de onun için önemli olan yalnızca Isabella'ydı."Biraz dinlenmek istiyorum," dedim.Mira başını salladı. Çıkmak üzereyken kapı çalındı."Grace?" Mortlock'tu. "Uyandığını duydum. İyi misin?"Mira kapıyı açmaya yeltendi, ama onu durdurdum.Cevap vermediğim hâlde Mortlock kızmadı. Yeniden konuştuğunda sesinden yorgunluk akıyordu. "Özür dilerim. O gün seni daha iyi korumalıydım.

More Chapters
Explore and read good novels for free
Free access to a vast number of good novels on GoodNovel app. Download the books you like and read anywhere & anytime.
Read books for free on the app
SCAN CODE TO READ ON APP
DMCA.com Protection Status