MasukBen Donatello Vexille'in baş hukuk danışmanıyım. Kendisi Vexille ailesinin Baba'sı. Aynı zamanda onun gizli karısıyım. Geceleri beni kendine çeker, sertçe bana sahip olur ve üzerimde izlerini bırakırdı. Öyle acımasızdı ki karşı koymaya bile cesaret edemezdim. Ama gündüzleri onun için yalnızca avukattım. Bana karşı tek yaptığı, soğuk ve buyurgan emirler vermekti. Üç yıl boyunca böyle yaşadık. Artık bu şekilde yaşamaya devam etmeyecektim. Ama bunu onun bilmesine izin veremezdim. Boşanma belgelerini bir taşıma belgesi gibi gösterip önüne koydum. O da imzaladı. İmzasını attığı anda, farkında bile olmadan tuttuğum nefesi sonunda bıraktım. Yedi yıl boyunca onun peşinden koştum, üç yıl da karısı oldum. Artık ona karşı içimde hiçbir şey kalmamıştı. Onun kalbinde bana asla yer olmayacağını biliyordum. Çünkü gönlünü çoktan başka birine kaptırmıştı: Sağ kolunun kız kardeşi Angelina'ya. Angelina'nın en sevdiği restoranı bile unutmamıştı. Angelina boşanma davası açtığında, sevinçten kendinden geçip sarhoş olana kadar içmişti. Hatta kendi korumalarını onun kapısının önüne dikmişti. Bana gelince, bunların hiçbirini yapmamıştı. Bu yüzden onu kandırıp boşanma belgelerini imzalattım, eşyalarımı topladım ve ortadan kayboldum. Ama ben gittikten sonra yapacaklarını hiç tahmin edemezdim. Yerimi bulana servet değerinde bir ödül vadetti, hatta tüm dünyaya benim onun karısı olduğumu ilan etti.
Lihat lebih banyakOtelin resepsiyonunda Donatello'yla yine "tesadüfen" karşılaştım.Resepsiyondaki genç kadın bilgisayarından başını kaldırıp profesyonel bir gülümsemeyle bana baktı."Bayan Merouin, tebrikler. Odanız ücretsiz olarak en üst kattaki Kuzey Işıkları Süiti'ne yükseltildi."Elimi alnıma götürüp derin bir nefes aldım.Tam o sırada tanıdık biri rahat adımlarla yanıma geldi.Donatello pasaportunu resepsiyon görevlisine uzattı."İyi akşamlar. Rezervasyonum vardı."Sonra yüzünde son derece masum bir ifadeyle bana döndü."Avril, ne tesadüf.""Ben de bu otelde kalıyorum."Artık gülmeden edemedim.Doğrudan ona döndüm."Donatello, bunların hiçbirini yapmana gerek yok.""Odamı daha iyi bir odayla değiştirmeni istemiyorum.""Üstelik bana on metreden fazla yaklaşmanı istemiyorum.""Anlıyor musun?"Hiç aldırmadan omuz silkti."Avril, ben sadece rahat etmeni istiyorum.""Bunun için kendini baskı altında hissetmene gerek yok.""Hem zaten bu otel de bana ait.""İzlanda'daki onca otel arasından gelip tam da b
Donatello hiç utanmadan yüzüme bakıyordu. Sanki söylediklerimin hiçbiri onu etkilemiyordu.Birden bu adamla tartışmanın tamamen zaman kaybı olduğunu fark ettim.Gözlerimi kapatıp koltuğumu geriye yatırdım ve başımı pencereye çevirdim. Artık onunla uğraşmayacaktım.Uçak bulutların üzerinde sarsıntısız bir şekilde ilerliyordu.Uyuyormuş gibi yapıyordum ama bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.Yüzümün yan tarafını dikkatle inceliyor, bakışları alnımda, burnumda ve dudaklarımda geziniyordu.Bu durum sinirimi fazlasıyla bozuyordu ama inatla gözlerimi açmadım.Uzun bir süre sonra alçak sesle konuştuğunu duydum."Avril.""Sana bir şey sorabilir miyim?""Benden boşanmaya, Angelina'yı korumak için ona korumalar gönderdiğimi öğrendiğin için mi karar verdin?"Gözlerimi açıp ona döndüm."O sadece bardağı taşıran son damlaydı."Aradan bunca zaman geçtikten sonra artık bu konuyu sakince konuşabiliyordum."Donatello, senden boşanmayı çok, çok uzun zamandır düşünüyordum.""Avril..." Donatello'nun s
Bir ay sonra Donatello'nun yarası büyük ölçüde iyileşmişti. Bir zamanlar kemiği görünecek kadar derin olan yara, artık soluk bir izden ibaretti.O ay boyunca onu birkaç kez hastanede ziyaret etmiştim. Her seferinde yalnızca on dakika kalıyor, biraz sohbet ettikten sonra ayrılıyordum.Beni geri kazanmaya çalışmıyordu. Aramızdaki gerginlik de şaşırtıcı biçimde biraz azalmıştı.Artık iyileştiğine göre yarım kalan seyahatime devam etmeye hazırdım.İzlanda'ya bir uçak bileti aldım. Gitmeden bir gün önce vedalaşmak için hastaneye uğradım."Donatello," dedim yatağının başında. "Yarın gidiyorum."Yüzündeki gülümseme bir anda dondu."Nereye gidiyorsun?""İzlanda'ya. Sonra belki İskandinav ülkelerini de gezerim.""Ne kadar kalacaksın?"Omuz silktim. "Bilmiyorum. Belki gezmekten sıkılınca dönerim."Birkaç saniye sessiz kaldı.Sonra başını salladı. Hatta hafifçe gülümsemeyi bile başardı."Peki.""Yolun açık olsun. İyi eğlenceler."Bu kadar sakin karşılamasına şaşırmıştım ama aynı zamanda rahatlam
Kahve fincanıma bakıyordum. Kafam karmakarışıktı. Olayların Angelina'nın gözünden böyle göründüğünü hiç düşünmemiştim.Bir süre düşündükten sonra sonunda konuşmaya başladım."Angelina, bugün bütün bunları benimle paylaştığın için teşekkür ederim.""Ama... Söylediklerine tamamen inanamıyorum."Angelina başını kaldırıp hâlâ yaşlı olan gözleriyle bana baktı."Donatello beni gerçekten sevseydi," dedim acı acı gülümseyerek, "son üç yılda bunu hiç hissetmemiş olmam mümkün değil.""Kadınların sezgileri güçlüdür.""Bana karşı soğukluğu, ilgisizliği... Bunlar âşık bir adamın davranışları değil.""O yüzden Angelina, beni sevip sevmediğini artık sorgulamak istemiyorum. Belki seviyordur ama artık bunun bir önemi yok.""Önemli olan, üç yıl boyunca çektiğim acıların gerçek olması.""Ben ondan senin yüzünden boşanmadım."Angelina'nın gözleri yeniden doldu."Avril...""Angelina," dedim elimi uzatıp elinin üzerine nazikçe koyarak. "Beni dinle.""O evliliğin içinde olan bendim. Ben bile artık geçmişi ge