LOGINMafya dünyasının güçlü isimlerinden olan kocamın çocukluk aşkı Rosa'yla aynı anda hamile olduğumu öğrendim. Rosa'nın ailesinin bebeği aldırmasını engellemek için kocam, Rosa'nın bebeğini kendi çocuğu olarak kabul etti. Ama benim bebeğim söz konusu olduğunda durum farklıydı. Rosa'nın bebeği doğduktan sonra onu kendi çocuğu olarak kabul edeceğine söz vererek beni ikna etmeye çalıştı. Bunu bana neden yaptığını öğrenmek için karşısına çıktım. Verdiği cevap soğuk ve kesindi: "Onun bebeğini kendi çocuğum olarak kabul etmek, ikisini de koruyabilmemin tek yoluydu. Onun ya da bebeğinin başına bir şey gelmesine izin vermeyeceğim." O an, on yıldır sevdiğim adama bakarken içimde ona karşı hiçbir şey kalmadığını fark ettim. Çok geçmeden ailem de beni ayıplamaya başladı. Çocuğumu babası olmadan dünyaya getireceğim için beni ahlaksızlıkla suçladılar ve kürtaj olmam için üzerimde baskı kurdular. Bu sırada kocam başka bir şehirde, çocukluk aşkının yanındaydı ve hamileliği boyunca ona destek oluyordu. O geri döndüğünde ise ben çoktan gitmiştim.
View MoreIsabella'nın Bakış AçısıBir yıl sonra Ethan'la evlendim ve rahatlıkla söyleyebilirim ki evliliğimiz bundan daha mükemmel olamazdı. Ethan bana her şekilde değer veriyordu.Çok geçmeden ondan hamile kaldım.On ay sonra kızımız dünyaya geldi.Zaman geçti ve kızımız iki yaşına geldiğinde sonunda ailemle birlikte New York'a dönmeye karar verdim.New York'a yeniden ayak basmak, buradan ayrıldığım zamankinden tamamen farklı hissettiriyordu. O zamanlar bambaşka biriydim. Şimdi kucağımda kızım, yanımda sevgi dolu kocam ve arkamda ailemle geri dönmüştüm. Değişmiştim. Daha güçlüydüm. Daha mutluydum.Ama dünya küçüktü; hem de fazlasıyla küçüktü.Rosa'yla karşılaşacağımı hiç beklemiyordum ama işte oradaydı, sokakta balon satıyordu.Bir an tereddüt ettim; onunla yüzleşmeye hazır değildim. O pis elleri elbiseme değmeden yanından geçip gitmek istedim.Ama beni fark etti.Gözleri büyüdü ve bir anda bana doğru koşup dizlerinin üzerine çöktü, elbisemin kumaşını kavradı."Isabella? Gerçekten sen misin? G
Isabella'nın Bakış AçısıBiyolojik ailem Bianca ve Enzo beni evlerine götürdüğü anda, abartmadıklarını anladım. Kuzey'in en güçlü mafya ailesiydiler. Dünya çapındaki nüfuzları, Vincent Falcone'un kurduğu imparatorluğun yüzlerce katına ulaşıyordu. Yıllar önce, uyuşturucu tesisi geliştirme projesi yüzünden çıkan acımasız bir savaş sırasında babamın rakiplerinden biri tarafından kaçırılmıştım. Babam bundan sorumlu kişiden intikamını aldı ama beni aramaya başladığında çoktan ortadan kaybolmuştum. Yine de biyolojik ailem beni aramaktan hiç vazgeçmemişti. Sadece başka bir mafya ailesi tarafından büyütüldüğümü, üstelik onlarınkinden çok daha küçük bir aile olduğunu hiç düşünmemişlerdi.Başlangıçta babamın adamları bana inanmıyordu. Onlara göre Enzo'nun kızı olamayacak kadar narin ve hassastım. Hatta öz babam bile bana, "Ben burada olduğum sürece mafyayı yönetmek konusunda endişelenmene gerek yok. Sen sadece hayatının tadını çıkar," demişti.Ama kendimi kanıtlamak istiyordum. Üstelik Carusola
Vincent'ın Bakış Açısıİçimi bir anda tuhaf bir huzursuzluk kaplamıştı; sanki önemli bir şeyi unutmuş ya da önemli bir şeyi kaybetmişim gibi hissediyordum.Aslında bu his, evden ayrıldığım gün de içime çökmüştü. Şimdi ise saniyeler geçtikçe daha da güçleniyor, neredeyse kalbimi yakıyordu."Konakta bir şey mi oldu? Isabella'nın başına bir şey mi geldi?" diye düşündüm.Telefonumu çıkarıp Isabella'yı aradım. Defalarca aramama rağmen kimse açmadı.Artık resmen paniğe kapılmıştım. "Isabella neden lanet olası telefonuna cevap vermiyor?" diye düşündüm.Yataktan kalkıp ceketimi ve pantolonumu aldım ve odadan çıkmaya çalıştım. Ama Rosa'nın sesi beni durdurdu. "Vincent, nereye gidiyorsun?""Isabella'yı kontrol etmek için geri dönmem gerekiyor. Telefonuma cevap vermiyor."Rosa'nın sesi titredi, neredeyse ağlayacak gibiydi. "Yani beni burada tek başıma bırakıp gidecek misin?""Doğru, geri dönemem. Geri dönmek, Rosa'yı bu evde tek başına bırakmak demek," diye düşündüm.Yanına gidip onu nazikçe koll
Isabella'nın Bakış AçısıUyandığımda odada yalnızca iki kişi vardı. Kadın ağlıyor, adam ise odanın içinde volta atıyordu. Aklım hâlâ karmakarışıktı ve hafıza kaybı beni adeta sersemletmişti.Uyandığımı gören kadın ağlamayı bıraktı ve elimi tuttu. "Isabella, nasıl hissediyorsun?"Onu hemen tanıdım. Biyolojik annem Bianca'ydı. Onunla yalnızca bir kez tanışmış olmama rağmen aramızdaki benzerlik inkâr edilemezdi.Odada endişeyle volta atan adam ise hiç şüphesiz biyolojik babam Enzo'ydu.İkisinin de gözlerinde öylesine büyük bir endişe vardı ki. Bir zamanlar beni utanç kaynağı olarak gören, boşanma belgelerini imzalamaya ve hamileliğimi sonlandırmaya zorlayan insanlarla aralarındaki fark çok belirgindi.Babamın yüzündeki gerginlik hâlâ geçmemiş olsa da sesi yumuşaktı. "Bunun hesabını onlara ödeteceğim, Isabella. Sen bir Rossi'sin. Bundan sonra hiç kimse sana bunları yaşatamayacak."Annem saçlarımı usulca okşayıp kulağımın arkasına sıkıştırdı ve bana gülümsedi. "Başka hiçbir şeyi düşünme. Se