Share

Sonbahar Yaprakları Gibi Solan Kalp
Sonbahar Yaprakları Gibi Solan Kalp
Author: Hayalperest

1. Bölüm

Author: Hayalperest
"Vay be... Bu herif gerçekten dayanıklıymış."

Başka bir kadının alaycı sesini duydum; hemen ardından sol bacağıma binen dehşet bir acı daha saplandı.

İçimi parçalayan o tarifsiz sızı sonunda ağzımdan boğuk bir inilti çıkmasına neden oldu.

"Bak sen... Sonunda ses çıkarmaya başladın."

Deminki kadın eğlenmeye başlamış gibiydi.

Gözlerimi güçlükle açabildim. Karşımda ağır makyajlı, yüzünde hastalıklı heyecan taşıyan bir kadın duruyordu.

Elindeki kor gibi kızarmış demir çubuğu gözümün önünde salladı, sonra aniden göğsüme bastırdı.

"Ahhh!" diye çığlık attım.

Göğsümün içi sanki kavruluyordu. Yakıcı sıcaklık sinirlerimin en uç noktasına kadar yayılmıştı.

"İşte böyle... Bağırmazsan bunun ne zevki kalıyor ki?"

Kadın memnuniyetle gülümsedi. Ardından kızgın demiri göğsümün diğer tarafına sapladı.

Dişlerimi sıktım, ses çıkarmamak için kendimi zorladım.

Çünkü biliyordum, ben ne kadar çırpınırsam onlar o kadar coşuyordu.

Yapabileceğim tek şey sessizce katlanıp bunun bir an önce bitmesini dilemekti.

Ellerimdeki ve ayaklarımdaki tendonlar çoktan kesilmişti. Artık canlı bir insandan çok, yere atılmış bir paçavraya benziyordum. İstedikleri gibi eziyor, işkence ediyorlardı.

"Bu kaçıncı oldu? Sekiz farklı işkence yöntemi oldu mu?"

Cansu'nun sesi her zamanki gibi dingin ve soğukkanlıydı.

"Bu yedincisi. Kitaptaki olayları birebir yaşatmak zorunda mıyız?"

Rehberin konuşmasına acıma duygusu sinmişti. "Yıllar önce seni kurtaranın Sarp olduğunu bile bile, neden minnet borcunu Tarık'a ödemekte ısrar ediyorsun?"

Kirpiklerim hafifçe titredi.

Yıllar önceki heyelanda, canını ortaya koyarak onu taş yığınlarının altından çıkaran, güvenli bölgeye kadar sırtında taşıyan ve sonunda bitkin düşüp bayılan bendim.

Ama kendine geldikten sonra hayatını kurtaranın Tarık olduğunu diretip durmuştu.

Ne kadar anlatsam da bana inanmamıştı.

Meğer mesele bana inanmaması değilmiş. Her şeyi bilerek yapmış.

"Sarp'la evlenerek Tarık'ın bana olan sevgisine zaten haksızlık ettim. Onun bir de bunları yaşamasını istemiyorum."

"Bir insan bunları yaşarsa hayatı mahvolur."

Cansu derin bir iç çekti. Konuşmasına çaresizlik ve suçluluk sinmişti.

Pis tahta ranzada yatarken gülmeye başladım. Öyle güldüm ki gözlerim yaşardı.

Bir insanın başına bunlar gelirse hayatının mahvolacağını bildiği hâlde bana karşı bu kadar acımasız davranmıştı.

Dilinden sevgisini düşürmezken beni kendi elleriyle cehenneme itmişti.

Peki bana yaptığı da haksızlık değil miydi?

Karnıma saplanan dayanılmaz sancıyla nefes nefese kaldım, durmaksızın kan kusuyordum.

Karşımdaki adam korkuyla bağırdı.

"Ne oluyor buna? Ölecek mi yoksa?"

Rehber de endişelenmeye başlamıştı.

Continue to read this book for free
Scan code to download App

Latest chapter

  • Sonbahar Yaprakları Gibi Solan Kalp   9. Bölüm

    "Olayın yaşanmasını engelleyebilirdin. Ya da onun yurtdışına çıkmasına izin vermezdin. Seçebileceğin onca farklı yol vardı.""Ama sen onun yerine benim bedel ödememi seçtin.""Cansu, sen beni gerçekten seviyor musun?"O kadar zekiydi ki gerçekten isteseydi her şeyi farklı şekilde çözebilirdi.Ama yine de en uç yolu, acıyı bana yaşatmayı seçti.Hayatta kalıp kalamayacağımı bile düşünmemişti.Aslında çoktan hisleri değişmişti, sadece bunu kabullenmek istemiyordu."Evet, yumuşak kalpliyim ama ben sadece beni seven Cansu'ya karşı öyleyim.""Beni bile isteye inciten Cansu'ya değil."Duraksadım, gözlerinin içine dik dik bakarak konuştum:"Cansu... Artık seni sevmiyorum."Bir zamanların sevgisinden geriye yalnızca sonsuz hayal kırıklığı ve acı kalmıştı.Yaralarımın iyileştiğini sanıyordum ama içimdeki sızı hâlâ dinmemişti."Hata bendeydi... Özür dilerim..."Cansu yere çöktü. Elleriyle başını tutup hıçkıra hıçkıra ağladı.İç çektim. Yanına gidip çömeldim. Ona bakarak alçak sesle konuştum:"Can

  • Sonbahar Yaprakları Gibi Solan Kalp   8. Bölüm

    Şaşkınlıktan tek kelime edemedim.Cansu benim yüzümden masum insanlara mı zarar veriyordu?"Gidip onunla konuş."Yaşlı adam iç çekti. "Daha fazla günah işlemesine izin verme. Biz bu cep evrene hiç giremiyoruz.""Her cep evrene yalnızca bir başka evren yolcusu girebilir."Başımı salladım. Cansu'yla bir daha karşılaşmak istemiyordum ama benim yüzümden masum insanların ölmesini de istemezdim.Yaşlı adamı takip ederek harabe bir binanın önüne geldim.Binanın çevresi polislerle sarılmıştı. Hoparlörden sürekli teslim olma çağrıları yükseliyordu."Cansu! Etrafın tamamen sarıldı! Silahını bırak ve teslim ol! İş birliği yaparsan cezan hafifletilebilir!"Yaşlı adam beni güvenlik şeridinden geçirip doğrudan binanın içine soktu.Yüzüme çarpan yoğun kan kokusu midemi altüst etti. Neredeyse kusacaktım.Sonunda Cansu'yu gördüm.Kanlar içindeki odanın ortasında duruyordu. Sırtı öylesine yalnız görünüyordu ki sanki ruhunu kaybetmiş taş bir heykele benziyordu.Yerde yatan Tarık can çekişiyordu. Baştan a

  • Sonbahar Yaprakları Gibi Solan Kalp   7. Bölüm

    İçini kavuran acıya aldırmadan ışınlanma yeteneğini kullandı ve anında olduğu yerden kayboldu.Bir sonraki saniye Tarık'ın yanında belirdi.Tarık, Cansu'yu karşısında görünce hemen yanına sokulup koluna yapıştı."Cansu, az önce nereye gittin? Sana yetişemedim bile."Cansu ona dönüp bakma gereği bile duymadı. Sert bir tekmeyle onu yere devirdi, saçlarından kavrayıp başını zorla geriye kaldırdı."Sarp'a sepsise yol açan ilacı sen mi enjekte ettin?"Tarık acıyla inledi. Korku dolu gözlerle Cansu'ya baktı ve telaşla başını iki yana salladı."Ben yapmadım! Vallahi ben yapmadım!""Cansu, ne diyorsun sen? Ben Sarp'a nasıl zarar veririm?""Hâlâ yalan söylüyorsun!"Cansu onun boğazını sıktı. Elindeki baskıyı giderek artırırken sesi buz gibiydi."Konuş! Bunu neden yaptın?""Öhö öhö, Cansu... Ben... Ben sadece ikimizin iyiliği için yaptım..."Tarık nefes almakta zorlanırken kesik kesik konuştu."O aşağılık Sarp yaşarsa biz... Biz birlikte olamayız.""Beni sevdiğini biliyorum. Sadece evli olduğun

  • Sonbahar Yaprakları Gibi Solan Kalp   6. Bölüm

    Bunca zamandır gözü kapalı güvendiği Tarık'ın bu kadar acımasız biri olduğuna inanamıyordu.Kendini savunacak tek kelime bile bulamıyordu, Tarık'a öyle bir enjeksiyon yapmasını kesinlikle söylememişti.Elif bu kez cebinden bir yüzük çıkarıp önüne fırlattı."Bunu Sarp sana vermemi istedi."Cansu titreyen elleriyle yüzüğü yerden aldı. Bu bizim alyansımızdı.İfadesi dehşet ve şaşkınlıkla doluydu."Kocam beni artık istemiyor mu?"Alyansın yansıması gözlerini sızlatıyordu.Bir görev sırasında benim yerime şarapnel almıştı. Kaburgalarına kemik parçaları saplanmış hâlde benden başkasıyla yeniden evlenmemi istemişti.Ben kabul etmemiş, o mermiyi eritip alyansımıza dönüştürmüştüm.Evlendiğimiz gün ona şunu söylemiştim: "Bir gün seni artık istemezsem bu yüzüğü çıkarırım."Ve şimdi gerçekten çıkarıp ona vermiştim.Elif alayla güldü. "Evet, senin Tarık'la helikoptere bindiğini gözleriyle gördü, kendi karısının yaşama umudunu elinden alışını izledi, daha seni nasıl istesin..."Zihninde aniden rehbe

  • Sonbahar Yaprakları Gibi Solan Kalp   5. Bölüm

    Elindeki dosya yere düştü.Zihninde beliren bu bildirime inanamayarak üç kez üst üste kontrol etti."Öldü mü? Sarp öldü mü?"Titreyen bir sesle mırıldandı ve hemen rehberiyle bağlantı kurup tekrar sordu.Rehber bir süre sessiz kaldı, ekrandaki cansız yüzüme bakarak ağır ağır konuştu:"Evet, öldü."Cansu'nun gözleri fal taşı gibi açıldı, bakışları korku ve panikle doldu."O bu cep evrenin ana karakteri! Kaderin koruması altında, nasıl ölebilir?!"Rehber iç çekerek ağır bir tonla yanıt verdi:"Cansu, çok duygusal davranıyorsun. Bu cep evrendeki talih sınırlıdır.""Sarp'ın talihinin büyük bölümünü Tarık'a verdin, haliyle kaderin korumasını kaybetti."Rehber duraksadı, ifadesi bir anda yumuşadı."Ayrıca onu çekmemesi gereken çileleri çekmeye zorladın.""Onun talihi Tarık tarafından tamamen elinden alındı, o artık ana karakter değil."Cansu göğsünü tuttu. Kalbindeki boğucu acı nefes almasını neredeyse imkânsız kılıyordu.Beni ölüme sürükleyen kişinin kendisi olduğuna inanamıyordu.Çılgınca

  • Sonbahar Yaprakları Gibi Solan Kalp   4. Bölüm

    Kalabalık beni aceleyle havaalanına doğru götürdü.Havaalanına vardığımızda, tam da helikoptere binmek üzere olan Cansu ile Tarık'la karşılaştık.Elif öne fırlayıp Cansu'nun kolunu tuttu ve telaşla bağırdı:"Çabuk! Önce Sarp binsin, durumu çok ağır, bir an önce ülkeye dönmezse ölecek!"Cansu ise hiç düşünmeden reddetti."Olmaz, helikopter sadece iki kişilik. Önce Tarık'ı geri götürmem lazım. Burası artık çok tehlikeli."Sesi kararlıydı, en ufak bir tereddüt bile yoktu.Elif öfkeyle kükredi: "Sarp ölmek üzere! O senin kocan! Tarık'ı götürmek onun hayatından daha mı önemli?"Tarık ise hemen güçsüz görünmeye çalışarak çekingen bir sesle konuştu:"Cansu, sorun değil. Sarp galiba beni kıskanıyor. Sen onunla dön. Ben burada tek başıma da kalabilirim."Cansu'nun aklı hâlâ karışıktı ama Tarık'ın sözlerini duyunca tereddüdü tamamen dağıldı."Sarp'a hiçbir şey olmaz. Az önce doktorlar durumunun stabil olduğunu söylemedi mi? Sırf onu korumak için bana yalan söylemeyin.""Şimdi kapris yapmanın zam

More Chapters
Explore and read good novels for free
Free access to a vast number of good novels on GoodNovel app. Download the books you like and read anywhere & anytime.
Read books for free on the app
SCAN CODE TO READ ON APP
DMCA.com Protection Status