Mag-log inKöklü ve nüfuzlu bir ailenin kızı olan Selin Demir, ailesinin karşı çıkmasına aldırış etmedi, hatta onlarla bağlarını koparmayı göze aldı. Bir kızı ve bir oğlu olan, işleri tamamen batmış Emir Özulus'la evlenmekte diretti. Altı yıllık evlilikleri boyunca çocukları kendi evladı gibi büyüttü, kocasının kariyerinde yükselmesine destek oldu. Çocuklar onun sayesinde sevgi dolu, terbiyeli bireyler olarak büyüdü; Emir'in şirketi de başarıyla borsaya açıldı. Ama şirketinin zirveye ulaşmasını kutladığı gece, çocukların öz annesi aniden ortaya çıktı. Her zaman soğukkanlı ve mantıklı olan Emir, kadını kaybetmemek için adeta aklını yitirdi; Selin'i tüm şehrin maskarası yapmaktan çekinmedi! O gece eve hiç dönmedi. İki çocuğunu da alıp yıllardır kalbinden çıkaramadığı ilk aşkıyla yeniden bir araya geldi. Daha sonra Emir boşanmaya karar verdi. "Bunca yılki emeklerin için teşekkür ederim ama çocukların en çok öz annelerine ihtiyacı var." Çocukların öz annesi ise, "Bunca yıldır çocuklarıma baktığın için gerçekten minnettarım. Ama üvey anne her zaman üvey annedir, öz annenin yerini asla tutamaz," dedi. Doğuran olmak, büyüten olmaktan daha mı önemliydi? Madem öyleydi, o da artık bu üvey anneliği yapmayacaktı. Fakat kimse üvey kızı ile üvey oğlunun öz annelerini kabul etmeyeceğini, hatta öz babalarını bile reddedeceğini tahmin edemezdi. Kararlılıkla şöyle dediler: "Bizim tek annemiz Selin! Siz boşanırsanız biz de annemizle gider, onun yeni kuracağı aileye katılırız!"
view moreDemek evde son zamanlarda yaşanan tüm bu sıkıntıların ve tartışmaların sebebi Selin'di.Emir'le uyumsuzdu ve onun yüzünden bunca sorun yaşanıyordu."Bunları şimdilik bir kenara bırakalım. Mahmut Hoca, evin enerjisini düzenlemek için başka ne yapmamız gerekiyor?" diye sordu Tülin.Hoca etrafı süzdü. "Az önce zaten inceledim. Bazı eşyaları atmanız yeterli. Mesela şu düğün fotoğrafı; ağırlıklı olarak siyah beyaz ve batı tarafında duruyor, karı kocanın arasına soğukluk sokar. Ayrıca kapısı doğuya bakan yatak odalarında sizin enerjinizi güçlendirecek biri kalmalı. Ancak böyle düzelir, etkisini de hemen gösterir."Kapısı doğuya bakan yatak odası mı?Kemal anında düşündü. Evdeki bütün yatak odalarının kapıları doğuya, aynı yöne bakıyordu.Misafir odası da normalde kullanılmıyordu.O zaman değişecek olan, ebeveyn yatak odasında kalan kişi miydi?Tülin bu sırada, "Emir, evde seninle aynı burçta olan bir tek ben varım sanırım," dedi.Kemal'in kaşları çatıldı.Yani bu sözde hocanın demek istediği
Selin Mahmut Hoca'yı tanımıyordu ama kıyafetlerine bakınca nasıl biri olduğunu az çok tahmin etmişti."Kova," dedi. "Neden sordun?"Tülin şaşkınlıkla, "Aaa, demek sen Kova burcuymuşsun..." dedi.Sözünü bitirip Emir'e baktı: "Emir, bu..."Selin orada fazla durmayıp mutfağa geçti.Kendi evinde bir yabancıymış gibi aşağı inmiş, sonra tekrar yukarı çıkmıştı."Zırrr—"Kapıya en yakın olan Tülin gidip açtı. "Anneanne?"Tülin'in anneannesi tekerlekli sandalyeyle içeri getirildi. Kadın endişeyle sordu: "Durum nedir Mahmut Hoca?"Mahmut Hoca'yı zaten Tülin'in anneannesi tavsiye etmişti.Hoca, "Hanımefendi, bu evde huzur yok. Evin yeniden düzene girmesi için huzuru bozan kişilerin ve eşyaların ortadan kaldırılması gerekiyor. Bu evde uzun süre kalmaması gereken üç kişi var. Eşyaları kaldırmak daha kolay, o konuda acele etmeye gerek yok," dedi.Tülin'in anneannesi bunu duyunca konuyu çok ciddiye aldı. "Emir, böyle şeylerde insan inanmasa bile tedbirli olmalı. İki çocuğun sağlığı ve senin işin söz
Tülin oldukça şaşırmış görünüyordu. "Hocam, hepsini doğru bildiniz."Emir hemen renk vermedi, sadece "Peki ne yapmamız gerekiyor?" diye sordu."Bazı insanların enerjisi bu evle uyuşmuyor," dedi Mahmut Hoca kararlı bir sesle. "Böyle insanların bu evden uzak durması gerekiyor. Özellikle de Kova ve Terazi burcunda olanların.""Terazi ve Kova burcunda olanlar mı?" diye sordu Tülin. "Evde çalışanlardan bu burçlarda olan var mı?"Çok geçmeden kâhya Kemal tüm çalışanları topladı.Herkes sırayla burcunu söyledi.İçlerinden ikisi Terazi burcundaydı.Bunlar kâhya Kemal ile iki çocuğun bakıcısıydı.Tülin'in zaten ikisine de ayrı bir gıcıklığı vardı. Çünkü ikisi de Selin'i koruyup kolluyordu.Tülin etrafına bakındı. "Peki ya Kova burcu olan var mı?"Emir'in kaşları çatıldı.Selin Kova burcuydu.Tülin sordu: "Bu arada, Selin'in burcu neydi?"Kemal biliyordu ama cevap vermedi.Emir, "Hoca, siz devam edin," dedi.Mahmut Hoca, "Evde Kova burcunda biri varsa, sizin enerjinizi ciddi şekilde etkiler. Böy
Rüya gülümseyerek, "Acımıyor, anne." dedi.Annesinin endişelenmesinden korktuğu için iyiymiş gibi davranmaya çalışıyordu.Artık Selin'i ağlatabilen tek şey bu iki çocuktu.İnce bedeniyle ikisini de kucağına aldı. "Yemek mi yiyordunuz?""Evet!"Rüya annesinin boynuna sarılmış, onu bir türlü bırakmıyordu. Bu kadar düşkün ve samimi olması Tülin'in gözüne fazlasıyla batıyordu.Selin onları kucağında yemek odasına götürüp oturdu.Tülin, "Selin, az önce Rüya yemek yerken birinin onu beslemesini istediğini söylüyordu. Artık büyüdü, kendi başına yemeyi öğrenmesi lazım." dedi.Ama Rüya hemen başını kaldırdı. "Ben hasta olduğum zaman için söylemiştim, yanlış söyledin."Tülin'in yüzünde hafif bir mahcubiyet belirdi. "Ah, doğru."Selin tek kelime etmedi, sadece kaşığı alıp kızını beslemeye hazırlandı.Fakat Rüya kaşığı elinden kaptı. "Anne, ben kendim yerim."Emir kaşlarını çattı.Peki az önce neden ille de onun yedirmesi için ısrar etmişti?Bir an için yine Selin'in Rüya'yı fazla nazlı yetiştirdi





