INICIAR SESIÓNEvliliklerinin üçüncü yılında, Cenk Karahan’ın unutamadığı eski aşkı Tuba şehre geri döndü. Leyla ise tam da o gün, yıllardır delicesine sevdiği adamdan boşanma protokolünü teslim aldı. Adliyenin kapısında Cenk, Tuba’nın gözlerinin içine bakarak o yemini etti: "Üç yıl boyunca ona elimi bile sürmedim... Benim kalbim de bedenim de sadece senindi." Leyla’nın kalbi o an paramparça oldu. Üç yıllık emeğini, sevgisini çöpe atıp arkasını döndü. Eski mesleğine sarıldı; kendi ayakları üzerinde durup kendi imparatorluğunu kurmaya başladı. Karahan ailesinin "sıradan ev hanımı" diye küçümsediği Leyla'nın, aslında şehrin en zengin, en zeki ve en büyüleyici kadınlarından biri olduğu gerçeği herkesin yüzüne bir tokat gibi çarptı. Üç ay sonra, gecenin zifiri karanlığında Cenk’in pişmanlıktan gözleri kan çanağına dönmüştü. Titreyen elleriyle Leyla’yı aradı: "Leyla... Yalvarırım dön, ben çok pişmanım..." Telefonun diğer ucundan, uykulu ve huzurlu bir kadın sesi duyuldu: "Barış... Hayatım, kim arıyor bu saatte?..." Aşkını kollarına almış olan Barış Soylu, Cenk'in yüzüne telefonu gülümseyerek kapattı. Leyla'nın alnına sıcak bir öpücük kondurup fısıldadı: "Önemli biri değil sevgilim, dolandırıcının biri..."
Ver másLeyla fark ettirmeden kendini içeriye doğru biraz daha attı.Sürekli onu izleyen Barış, kadının bu küçük hareketini açıkça fark etti. Gülümseyen gözleri hafifçe kısıldı, sonra rahatladı. Yabancılara karşı hep böyleydi."Barış Bey, İnci Restoran'a mı gidiyoruz?" Şoför dikiz aynasından sade ve şık giyimli kadının kendini Barış'tan uzaklaştırdığını görünce sesine istemsizce bir saygı katmıştı.İnci Restoran, Barış'ın misafirlerini ağırladığı yerdi. Orada kendisine ayrılmış özel bir süiti vardı.Barış bir an düşündükten sonra Leyla'ya döndü: "Leyla Hanım'ın önerisi var mı?"Leyla bir an durdu, düşündü: "Barış Bey, İnci Restoran'a gitmeye alıştıysanız, gidelim. Daha önce bana birkaç defa yardım ettiniz, bugün de Defne bana yardım etti. Bu akşam yemeği size teşekkürüm olsun."Gerçekten Barış'a borçluydu. Adam birkaç kez yardım etmişti ama bunların hepsi kız kardeşi içindi. Leyla artık Defne'yi tedavi etmeye karar vermişti ama insanlık borcu ödenmeliydi.Barış itiraz etmedi. Sadece "Peki," di
Leyla dudaklarını ısırdı, tam reddedecekti ki Defne yakındaki birine neşeyle el salladı: "Abi!"Leyla başını kaldırdı. Adamın arabadan indiğini gördü. Üzerindeki el yapımı takım elbise ona alışılmadık bir keskinlik katmıştı ama bakışları her zamanki gibi derin ve okunaksızdı.Leyla nedense başının derisinin gerildiğini hissetti. Bu bakışların altında adama doğru yürüdü."Barış Bey, ne tesadüf."Barış aniden başını kaldırıp ona baktı, hafifçe gülümsedi: "Tesadüf değil."Bu sırada.Öğrenci işlerinden çıkan Buğçe, tebligat kağıdını sinirle sıkıyordu. Forumdaki itiraf başlıklarını hızla kaydırırken içindeki öfke ve hırs daha da büyüdü.Leyla gerçekten o psikoloji bölümünün efsanevi ablalarındandı!Bu kadın bunu onlara hiç söylememişti!Leyla'nın böyle büyük bir sırrı yıllarca Karahanlar'dan sakladığını düşününce, Buğçe içinden 'bu kadın bunu bile bile yaptı' diye geçirdi.O sürtük, abisinden boşandığından beri her fırsatta Karahanlar'a karşı çalışıyordu. Sadece evlerine çökmekle kalmamış,
Profesör Saffet onun hislerini fark etmiş gibiydi. Yumuşakça omzuna dokundu: "Döndüğün iyi oldu, döndüğün iyi oldu."Leyla başını kaldırdı. Profesör Saffet'in cesaret verici ve hoşgörülü bakışlarıyla karşılaştı. Burnunun direği sızladı.Profesör Saffet elini çekti. Heyecanlı kalabalığa ve tamamen şok olmuş Buğçe'ye bakarak gülümseyerek anlattı:"Leyla gerçekten benim öğrencim. Psikoloji bölümü ona süresiz izin belgesini, böyle bir dehayı kaybetmemek için vermişti. Leyla okuldayken, sadece en kısa sürede ders kredilerini tamamlamakla kalmadı, aynı zamanda polis, psikiyatri hastanesi, psikolojik danışmanlık gibi kurumlarla yaptığı iş birlikleriyle psikoloji alanına birçok pratik deneyim kazandırdı. Mezun olmasına sadece küçük bir adım kaldı. Bir psikoloji hocası olarak, bölümümüzün bu dehası fazlasıyla yeterlidir!"Sesinde, Leyla'ya duyduğu gurur ve takdir hiç gizlenmiyordu.Kalabalık da Leyla'ya karşı derin bir merak ve saygı duymaya başlamıştı.Ancak Profesör Saffet'in sözleri biter bi
Kızın gözlerinde yıldızlar parlıyordu, heyecanı yüzünden okunuyordu.Leyla gülümsemeden edemedi: "Evet, benim. Profesörlerin mezun olmam için beni beklemeyi kabul edeceklerini hiç tahmin etmemiştim."Sözleriyle birlikte ortalık karıştı.Özellikle de psikoloji bölümündeki öğrenciler.Tüm psikoloji bölümü, sadece başarılı değil, aynı zamanda işinde rakipsiz, nadir görülen bir dahi olan efsanevi bir ablayı bilirdi.Öyle ki bu abla, mezuniyetinin arifesinde bazı sebeplerden dolayı okuldan ayrılması ve bir daha geri dönmeyeceğini söylemesi üzerine, bölümdeki tüm profesörler ve hatta dekan, okuldan onun için izin belgesi verilmesini talep etmekte oybirliğine varmıştı.Ve bu izin belgesi, benzeri görülmemiş şekilde süresizdi!Sanki tüm psikoloji profesörleri ona "Seni bekleyeceğiz" diyorlardı.Geçmişteki o günleri düşünen Leyla'nın gözlerinin içi ısındı.Orada bulunanlar ise heyecanla fısıldaşmaya başladılar."Demek abla oymuş! Aman Tanrım, daha önce ablanın tezini okuma şansına erişmiştim. G





