Emir, çocukların Tülin'i bu kadar reddedeceğini hiç beklememişti.Tülin gözyaşlarına boğuldu, neredeyse yere yığılacaktı. "Hepsi benim suçum... Benim yüzümden... Küçüklüklerinden beri beni tanımıyorlar ki..."Emir, Selin'in oradaki varlığına aldırış bile etmeden Tülin'in omuzlarından tutup teselli etti. "Senin ne suçun var ki? Sen de mecbur kaldın.""Üzülme artık. Önce yukarı çık, duşunu alıp biraz kendine gel."Üzerindeki eski kıyafetler ve bitkin hâli onu son derece zavallı gösteriyordu.Belli ki Tülin son derece güçsüzdü. Onu o hâlde gören Emir, mecburen bizzat koluna girip misafir odasına kadar götürdü.İkisi, sanki etrafta kimse yokmuş gibi Selin'in yanından geçip gitti; onun duygularını zerre kadar umursamadılar.Yine de Selin, içini kemiren rahatsızlığı bastırmaya çalıştı. Tülin'in sadece çocukları özlediğini, onları görmek istediğini, Emir'in de sırf bir baba olarak görevini yapıp durumu idare ettiğini söyleyerek kendini teselli etti.Zoraki bir tebessümle, "Yavrularım, hadi ba
Read more