LOGINSarhoş olduğunda dudaklarından dökülen tek isim, yıllardır kalbine gömdüğü o unutulmaz ilk aşkına aitti. Ertesi sabah uyandığında ise dün geceye dair hiçbir şey hatırlamıyordu. Karşısında duran kadına buz gibi bir sesle emir verdi: "Dün gece yatağımdaki o kadını bul ve karşıma getir!" Nil Deniz için bu son damlaydı; kalbindeki son umut kırıntısı da yok olmuştu. Artık bu evlilik esaretini sürdürmeyecekti. Kaan'ın önüne fırlattığı boşanma dilekçesindeki gerekçe ise tek kelimeyle bir intikamdı: "Kadın çocuk sahibi olmak istemekte, ancak kocasının cinsel yetersizliği ve iktidarsızlığı nedeniyle evlilik birliği temelinden sarsılmıştır." Gerçeklerden tamamen habersiz olan ünlü iş adamı Kaan Taşdemir, dilekçeyi okuduğunda öfkeden çılgına döndü. Erkeklik gururu ayaklar altına alınmıştı. Adamlarına tek bir emir verdi, "O kadını hemen bulup buraya getirin, ona kim olduğunu kanıtlayacağım!" Karanlık bir gecede, Nil işten eve dönerken apartman boşluğunda aniden o tanıdık gölge tarafından köşeye sıkıştırıldı. Kaan, kadını duvara yaslayıp nefesini keserek fısıldadı: "Benim iznim olmadan, kim sana benden boşanma cesareti verdi?" Nil, gözlerinin içine bakarak meydan okudu: "Madem senin bana yetecek gücün yok, neden beni koruyacak gerçek bir adam bulmama engel oluyorsun?" O gece Kaan, gücünün nelere yettiğini ona en sert şekilde göstermeye kararlıydı. Ancak Nil’in çantasından çıkarıp fırlattığı raporu her şeyi bir anda altüst etti. Kaan’ın gözleri öfkeden kan çanağına dönmüştü: "Bu çocuk kimden?!" O andan itibaren Kaan Taşdemir, o gizemli adamı bulup yeryüzünden silmeye yemin etti. Her yerde deli gibi karısının arkasındaki o "köpeği" arıyordu... Ta ki tüm raporlar ve ipuçları, dönüp dolaşıp kendisini gösterene kadar!
View MoreCeylan olduğu yerde durdu. Zoraki bir gülümsemeyle dönüp baktı. "Nazlı Hanım, başka bir şey mi vardı?"Nazlı ona baktı. "Sen de alışverişe çıkmışsın. O palto kendine değil herhâlde."Ceylan'ın yüzü bir an kasıldı. "Başka biri için aldım."Nazlı her şeyi anlamıştı ama açıkça söylemedi. Kollarını göğsünde kavuşturup soğuk bir sesle konuştu: "Ceylan, en azından göz önünde birisin, neyi yapıp neyi yapmaman gerektiğini iyi bilirsin. Bazı şeyleri dile getirmiyorsam, bu sadece Aksoyların hatırı içindir. Görmezden geliyorum diye onayladığımı sanma. Her şey ortaya dökülüp iş işten geçince pişman olmanın faydası olmaz. Ben Sevim değilim. Canının istediği gibi davranmana izin vermem."Ceylan'ın rengi attı, böyle bir azar işitince gözleri kızardı. Ellerini sıkıca yumruk yapıp yumuşak sesle, "Anladım, Nazlı Hanım," dedi.Nazlı ona bakmadı bile, sadece burun kıvırdı.Ceylan kendini resmen aşağılanmış hissediyordu. Çıkarken ayakları birbirine dolaştı, asistanı kolundan tutup onu dışarı çıkardı."Nil,
Kaan'ın içinde 600 milyon lira bulunan bir kartı ona vereceğine ihtimal vermiyordu.Araştırıp öğrenmişti; araları hiç iyi değildi ve Kaan onunla neredeyse hiç ilgilenmiyordu.Yedi yıl boyunca Kaan'ın sekreterliğini yapmıştı ama adam ona doğru düzgün bakmamıştı bile.Kaan gerçekten Nil'i önemseseydi, evliliklerini gizlemezdi. Herkesin önünde açıkça duyururdu.Bu yüzden tek ihtimal, Nil'in Kaan'ın arkasından gizlice bir adamla birlikte olmasıydı.Kaan'ın ona para verdiğine inanacağına buna inanması daha kolaydı."Yeğenim karısına biraz para verdiyse ne olmuş? Bunun sorgulayacak bir yeri mi var? Ceylan Hanım, kedi ulaşamadığı ciğere mundar dermiş."Aniden, konuşmaların arasına başka bir ses karıştı.Nil sesin geldiği yöne baktı. Nazlı Taşdemir zarif adımlarla onlara doğru yürüyordu. Giydiği vücuda oturan siyah elbise, kusursuz fiziğini ortaya çıkarıyordu, saçları topuz yapılmıştı. Elli yaşına yaklaşmış olmasına rağmen hâlâ son derece genç görünüyordu. Uzun ve asil duruşuyla yanlarına geld
"Kaan'ın giydiği özel dikim kıyafet az değil," dedi Nil ifadesizce. "Ben aldıysam elbette giyer. Asıl merak ettiğim, sen bu kıyafeti kime seçiyorsun?"Ceylan ona doğru yürüdü. Bakışları karşı karşıya geldi, ikisi de geri adım atmıyordu, aralarındaki hava resmen kıvılcım saçıyordu.Ceylan dudaklarını kıvırıp, "Erkek arkadaşım için özel tasarım bir parça. Dünyada sadece on adet üretilmiş. İstersen göstereyim?" dedi.Sesindeki gösteriş gizlenemiyordu.Kendisi büyük bir özenle ultra lüks bir palto sipariş etmişti. Nil'in seçtiği ise mağazada kolayca bulunabilecek bir modeldi.Erkek için kıyafet seçme konusunda aralarında dağlar kadar fark vardı.Görevli kadın, sınırlı üretim paltonun kutusunu çıkardı. Kutu resmen zenginlik bağırıyordu.Nil göz ucuyla baktı, hafif iğneleyici bir tonla, "Daha bir elbise alırken bile başkasının parasını harcıyordun, bu seferkinin de öyle olmadığına emin misin?" dedi.Ceylan kaşlarını kaldırdı: "Erkek arkadaşım benim için para harcamaktan çekinmiyor, yoksa kıs
Bunu duyunca Kaan'ın yüzü iyice karardı. İçine ağır bir sıkıntı çökmüştü.Ayağa kalktı. Nil'in ağlamasına aldırmadı bile. Camın önünde sessizce durdu, bir sigara çıkarıp yaktı.Sigara dumanı yayılırken odanın içindeki atmosfer iyice buz kesti.Sigarası bitince yatak odasından çıktı ve bir daha geri dönmedi.***Ertesi gün.Nil'in başı feci şekilde ağrıyordu.Yataktan kalkarken başını tuttu. Başını taşıyamayacak gibiydi.Yataktan indi, kendine bir bardak su doldurup içti. Biraz ayılmak istiyordu.Banyoya geçip yüzünü yıkadı. Aynaya baktığında gözlerinin şiştiğini fark etti. Dün gece hiç de sakin geçmemişti anlaşılan.Dün gece onu eve Kaan'ın getirdiğini hatırlıyordu. Fakat yatağın diğer tarafında hiç yatılmış izi yoktu. Demek ki Kaan gece yanında uyumamıştı.Ama dün gece uzun süre onunla ilgilenmişti. Bunu hatırlıyordu.Kaan ona ilk kez bu kadar yumuşak davranmıştı.Nil hâlâ olanları tam anlayamıyordu. Dün gece Kaan'ın yanında olması, üstüne onu eve getirmesi Nil'e fazla tesadüf gibi ge






reviewsMore