Rüya gülümseyerek, "Acımıyor, anne." dedi.Annesinin endişelenmesinden korktuğu için iyiymiş gibi davranmaya çalışıyordu.Artık Selin'i ağlatabilen tek şey bu iki çocuktu.İnce bedeniyle ikisini de kucağına aldı. "Yemek mi yiyordunuz?""Evet!"Rüya annesinin boynuna sarılmış, onu bir türlü bırakmıyordu. Bu kadar düşkün ve samimi olması Tülin'in gözüne fazlasıyla batıyordu.Selin onları kucağında yemek odasına götürüp oturdu.Tülin, "Selin, az önce Rüya yemek yerken birinin onu beslemesini istediğini söylüyordu. Artık büyüdü, kendi başına yemeyi öğrenmesi lazım." dedi.Ama Rüya hemen başını kaldırdı. "Ben hasta olduğum zaman için söylemiştim, yanlış söyledin."Tülin'in yüzünde hafif bir mahcubiyet belirdi. "Ah, doğru."Selin tek kelime etmedi, sadece kaşığı alıp kızını beslemeye hazırlandı.Fakat Rüya kaşığı elinden kaptı. "Anne, ben kendim yerim."Emir kaşlarını çattı.Peki az önce neden ille de onun yedirmesi için ısrar etmişti?Bir an için yine Selin'in Rüya'yı fazla nazlı yetiştirdi
Baca selengkapnya