Alp yana dönüp Damla'ya doğru uzandı.Zifiri karanlıkta hiçbir şey görünmüyordu; sesi gece yarısı radyosundaki bir spiker gibi alçak ve etkileyiciydi. "Büyükannemin hatırına seni sevmeden evlendim. Bu sana saygısızlıktı ve sorumsuzluktu."Kendini sorgulayan, sorumluluk alan ve kadına saygı gösteren bir erkek çok nadirdi; üstelik gücü ve servetiyle hükmeden biri için bu daha zordu.Damla da yana döndü, yüzünü ona çevirdi, elini yanağının altına koydu, yumuşak bir sesle sordu. "Alp, seni seven çok kadın vardır, değil mi?""Bilmiyorum, bana bugüne kadar kimse açılmadı." dedi sakin bir sesle. "Peki ya sen? Senin sevdiğin biri var mı?""Var." Damla kararlı cevap verdi; içinden ona açılmak geçiyordu.Ama cesaret edemiyordu.O her zaman soğuk ve ciddi duruyor, gülmüyor, heybetiyle etrafındakileri ürkütüyordu; bir kadın yanına yaklaşsa dizlerinin bağı çözülürdü.Kim ona açılabilirdi ki?Alp birkaç saniye durdu, sonra sordu. "O da seni seviyor mu?"Damla, "Hayır, onun gönlünde başkası var. Bu h
Leer más