O zamanlar daha nazlıydı; ameliyata girerken korkudan ağlıyordu. Demir elini bir an olsun bırakmamış, onunla birlikte ameliyathaneye girmiş ve doktor işini bitirene kadar başından ayrılmamıştı.Aradan bunca zaman geçmesine rağmen, Demir'in "Korkma, ben yanındayım," derkenki bakışını hâlâ unutamamıştı. Ameliyattan sonra bir ay boyunca ayağı yere değmemişti, Demir onunla öylesine titiz ilgilenmişti. Şimdiyse o, başka bir kadının yanındaydı; onlara ait olan çocukla ilgileniyordu.Melis, onun sadakatsizliğini ve acımasızlığını kendine defalarca hatırlatarak iyiliğini unutmaya zorladı kendini. Şiddetli ağrılar içinde yatağından doğruldu; kendine bu süreci atlatacağına dair söz verdi. Henüz ortaya çıkarması gereken gerçekler vardı, ölemezdi.Biraz pirinç çıkardı; pirinçleri yıkarken gözyaşları berrak suya süzülüyordu. En çok canını yakan şey iliklerine kadar işleyen ilaçlar değil, Demir'e duyduğu o derin aşkın binlerce bıçak gibi bedenini deşip geçmesiydi.Tam üç gün boyunca yatakta acıdan k
Read more