Share

4.Bölüm

Author: Moore
Deniz ürünleri restoranında Joshua, masayı baştan sona dolduracak kadar pahalı deniz ürünü sipariş etmişti.

Yvette'in ağzı sulandı. Parmaklarını ısırarak "Çok fazla değil mi? Bunların hepsini bitirmem mümkün değil, Josh. Bir iki siparişi iptal mi etsek acaba?" dedi.

"Önemli değil. Denemek istediğin bütün yemekleri söyledik. Bitiremezsek paket yaptırırız."

Yvette'in dudakları hafifçe kıvrıldı ama itiraz ediyormuş gibi yaptı. "Artıklarımızı Sophia'ya yedirmek biraz ayıp olmaz mı?"

"Bunda ne var ki? Nasıl olsa daha önce bunların hiçbirini yemedi. En azından senin sayende sonunda bu yemeklerin tadına bakmış olur."

Joshua bunları söyler söylemez masaya sessizlik çöktü.

Aniden herkesin aklına dank etti: Gerçekten de bu yemeklerin hiçbirinin tadını bilmiyordum. Yvette'ten beş yaş büyük olmama rağmen beni bir kez olsun güzel bir yemeğe çıkarmamışlardı.

Joshua ailenin ilk çocuğuydu ve herkesin gurur kaynağıydı. Annemle babam bütün zamanlarını ve ilgilerini ona ayırmışlardı.

Ben dünyaya geldiğimde Joshua'ya özel ders aldırmakla ve işlerini büyütmekle o kadar meşguldüler ki benimle ilgilenecek pek vakitleri kalmamıştı. Bana bakması için bir dadı tutmuşlardı.

Yvette doğduğunda ise işleri yolunda gidiyordu. Bana göstermedikleri için vicdan azabı duydukları bütün sevgiyi ona yöneltmişlerdi.

Masadaki sessizliğin farkında olmayan Yvette, masum rolünü oynamaya devam etti. "Belki Sophia için ayrıca bir porsiyon sipariş etmelisiniz. Artan yemeklerimi yediğini öğrenirse yine üzülür herhâlde."

Annem bir an tereddüt ettikten sonra, "Karidesle ıstakozu şimdilik servis etmeyin. Çıkarken paket yaptırırız. Ablan bunları çok sever ama uzun zamandır yiyemedi," dedi.

Yvette olduğu yerde donakaldı. Yaptığı numaranın ters tepeceğini hiç düşünmemişti." Ama anne… Ben de ıstakoz yemek istiyordum."

"Vivi, uslu ol," dedi annem. "Zaten yiyebileceğimizden çok daha fazlasını sipariş ettik. O iki yemek ablana kalsın. Bir dahaki sefere seni yine buraya getiririm."

Yvette'in yüzünden hoşnutsuzluğu açıkça okunuyordu. Her şeyde ilk seçme hakkı hep ona verilmişti. Şimdi önceliğin bana tanınmasına tahammül edemiyordu.

"Ama aylardır ıstakoz yemiyorum. Neden hepsini o alıyor?"

Babam kaşlarını çattı. "Vivi, masada zaten kral yengeci ve birinci sınıf dana eti var. Annen sadece en ucuz yemeği ablana ayırıyor. Neden bu kadar yaygara koparıyorsun?"

Yvette'in yüreği ağzına geldi. Çok ileri gittiğini, annemle babamın şüphelenmesine neden olduğunu fark etti.

Hemen birkaç damla gözyaşı döküp açıklama yaptı: "Ben sadece en iyisini Sophia'ya bırakmak istemiştim. Ben ucuz olanlarla idare ederim. En güzellerini o hak ediyor."

Annemin yüzündeki ifade yumuşadı. "İşte benim uslu kızım. Merak etme. Sophia bu tür şeylerden pek anlamaz. Onun için kendinden ödün vermene gerek yok."

"Aynen öyle. Sophia zaten pahalı yemekleri kaldıramaz. Mangoya alerjisi var. Deniz ürünleri ne yapar, kim bilir?" diye ekledi babam.

Tam o sırada annemin elindeki kaşık yüksek bir şangırtıyla yere düştü.

Ama annem etrafa saçılanları fark etmedi bile. Bunun yerine yüzü bembeyaz kesildi ve bir anda ayağa fırladı."Sophia az önce mango suyu içmedi mi? Joshua onu kiler odasına kilitlemişti! İyi midir acaba?''

Babamın yüzü karardı, o da durumun vahametini kavramıştı.

Joshua ise hâlâ hiçbir şey anlamamıştı. "Ne diyorsunuz siz? Hangi alerji?" diye sordu. Ben mango suyunu içtiğim sırada telefonda konuşuyordu. Annem ve babamla aramda geçen konuşmayı duymamıştı.

Joel bir saniye bile kaybetmedi. Araba anahtarlarını kapıp, "Geri dönüyorum. İyi olmak zorunda," dedi.

"Biz de seninle geliyoruz!"

Yvette şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemedi. "Peki ya yemek? Nereye gidiyorsunuz siz?"

Ama kimse ona cevap vermedi.

***

Eve vardıklarında villanın ön kapısı çoktan kırılmıştı. Komşular da dışarıda toplanmış, kendi aralarında fısıldaşıp evi işaret ediyorlardı.

Kalabalığa yaklaştıklarında yan komşuları Bayan Watson, gürültüyü bastırmaya çalışarak seslendi: "Burada ne oldu böyle? Polis yaklaşık iki saat önce geldi, kapınızı kırarak içeri girdi. Birini de üzeri beyaz bir çarşafla kapalı hâlde dışarı çıkardılar."

Continue to read this book for free
Scan code to download App

Latest chapter

  • 99 Elvedanın Sonuncusu   10.Bölüm

    Yıllardır yok sayılmış olmanın acısı yeniden içime çökerken gözlerim doldu. Bütün bunları çoktan kabullendiğimi sanıyordum ama göğsümdeki sızı, eskisi kadar şiddetliydi."Joshua'dan beklentileriniz, Yvette'e sevginiz vardı. Peki ya ben? Ben sadece yanınızdaydım. Joshua gurur kaynağınızdı, Yvette ise gözünüzün bebeği." Bir an durup titreyen nefesimi düzene sokmaya çalıştım. "Beni hiç istemediyseniz, neden dünyaya getirdiniz?""Sesim giderek alçaldı, neredeyse fısıltıyla konuştum. 'Ben sizden ayrıldım. Artık hepinizden çok uzaktayım. Böylesi daha iyi değil mi?'"O sırada annemin gözyaşları yanaklarından süzülüyordu. "Sophia, hata yaptık! Hepimiz hata yaptık! Sen de bizim kızımızsın. Aramızdaki kan bağı öyle kolayca koparılamaz!""Keşke hiç sizin kızınız olmasaydım!"Bunu söyledikten sonra arkamı döndüm ve arkamda hıçkıra hıçkıra ağlayan aileme bir kez bile bakmadan kulise doğru yürüdüm.Belki de sözlerim onları fazlasıyla incitmişti. Çünkü Norton ailesi, o günden sonra uzun süre bi

  • 99 Elvedanın Sonuncusu   9.Bölüm

    Joel suçluluk içinde gözlerini kaçırana kadar bakışlarımı ondan ayırmadım. Ancak o zaman başımı sallayıp konuştum. "Haklısın. Aradan çekilmeliyim. Ben de bu yüzden seni ona bırakmaya karar verdim. Bundan daha iyi bir son olabilir mi?'' Joel cevap vermek için ağzını açtı ama konuşmasına fırsat vermeden elimi kaldırdım. "Bana defalarca kenara çekilmemi söylediğinde sana karşı hislerim çoktan tükenmeye başlamıştı. Artık seni sevmiyorum. Senin için kendimden ödün vermeyeceğim."Kimse bana değer vermedi, ben de kendime değer vermeyi öğrendim."Joel, sanki göğsüne bir yumruk yemiş gibi sarsıldı. Aldığı darbeyi kaldıramayarak birkaç adım sendeledi."Ona bir daha dönüp bakmadan kulis çıkışına doğru yürümeye başladım.Ancak çıkışa ulaşamadan diğerleri önüme geçip yolumu kesti.Joshua, yüzünde karmaşık bir ifadeyle bana baktı. "Son birkaç yılda gerçekten çok şey başarmışsın.""Sophia, günlüğünü okuduk. Bunca zamandır neler yaşadığından, ne kadar acı çektiğinden haberimiz yoktu," dedi de

  • 99 Elvedanın Sonuncusu   8.Bölüm

    "Ben mi? Mümkün değil, daha önce hiç sahneye çıkmadım!" dedim, paniklemiş hâlde başımı sallayarak.Ama hocam omzuma hafifçe dokunup kendinden emin bir gülümsemeyle bana baktı. "Kendini küçümseme," dedi. "Sen benim en yetenekli öğrencimsin. Sesin duru ve kendine özgü, nadir rastlanan bir tınısı var. Üstelik bestelerinde insanlara hikâyeler anlatan, onları gözyaşlarına boğan bir şey var."Bana derin bir bakışla baktı. "Böylesine hüzünlü şarkılar yazmana neden olan neler yaşadığını bilmiyorum ama şunu söyleyeyim: Çektiğin her acı, seni başarıya götüren yolun bir parçası olacak."Kendine inan, Sophia. Neler yapabildiğini herkese göster. Parlamayı hak ediyorsun."Gözyaşlarım bir anda yanaklarımdan süzüldü.Demek ki biri gerçekten de müziğimden acımı duyabiliyordu. Şarkılarımı dinleyerek hikâyemi hissedebiliyordu.İşte müziğin gücü buydu. Hayatımı ona adamaya razı olmamın nedeni de buydu.***Konser büyük bir başarıyla sonuçlandı. Kendi bestelerimden birini seslendirdim ve dinleyicil

  • 99 Elvedanın Sonuncusu   7.Bölüm

    Sağlık görevlileri kapıyı kırıp içeri girdiğinde, ben çoktan kiler odasında bayılmıştım.Neyse ki işlerini iyi biliyorlardı. İçlerinden biri hemen adrenalin iğnesi yaptı ve beni ölümün eşiğinden geri döndürdü."Hanımefendi, şiddetli bir alerjik reaksiyon nedeniyle boğazınız şişmiş," dedi doktor, beni sedyeye yatırırken. "Şişlik artık indi ama yine de kapsamlı bir muayene için hastaneye gitmelisiniz."Tam o sırada Alfred arka bahçeden koşarak içeri girdi. Evi dolduran sağlık görevlilerini görünce olduğu yerde donakaldı. "Burada neler oluyor? Siz içeri nasıl girdiniz?"Ardından sedyede yatan, yüzü şişmiş hâlimi gördü. Bir anda nefesi kesildi ve göğsünü tutarak yere yığıldı.Doktor şaşkınlıkla bağırdı: "Çabuk! Onu ambulansa alın!"Yaşanan kısa süreli kargaşanın ardından doktor bana dönüp, "Üzgünüm," dedi. "Az önce geçirdiği kalp krizi nedeniyle onu hemen hastaneye yetiştirmemiz gerekiyor. Ambulans başka bir hasta daha alamaz..."Son gücümü toplayarak, "Önce onu kurtarın," dedim. "B

  • 99 Elvedanın Sonuncusu   6.Bölüm

    Annemle babam aceleyle cesedin yanına koştu. Cesedi görür görmez gözleri faltaşı gibi açıldı. "Bu, kâhyamız Bay Jones! Ona ne olmuş böyle?""Bir dakika, Sophia nerede? O burada değilse nereye gitmiş olabilir?"Ölen kişinin ben olmadığımı anlayan Yvette, hayal kırıklığına uğradı."Herhâlde bir yerlere saklanıp bizimle dalga geçiyordur. Hepimizin onun için ne kadar endişelendiğini biliyor. Eminim, arkasından ağladığımızı görmek için ölü taklidi yapıyordur!"Babamın yüzü kıpkırmızı oldu. Burnundan soludu. "Saçmalık! Sophia bu kez gerçekten haddini aştı! Hepimizi nasıl endişelendirdiğinin farkında değil mi?" dedi.Joshua ile Joel'in de yüzleri asıldı. Az önceki mahcubiyetleri yerini yeniden bana karşı duydukları öfkeye bırakmıştı.Joel hemen telefonunu çıkarıp beni aradı.Telefon bir türlü bağlanmayınca öfkeyle ekrana vurdu. "Yeter artık, Sophia! Bunun komik olduğunu mu sanıyorsun? Bize nasıl böyle acımasız bir şaka yaparsın? Hemen geri dönüp özür dile, yoksa düğünü iptal ederim!" d

  • 99 Elvedanın Sonuncusu   5.Bölüm

    Annemin gözleri geriye kaydı ve yere yığıldı. Joshua onu son anda yakaladı.Babamın yüzü bembeyaz kesildi. Sendeleyerek eve girdiğinde zorla açılmış kiler kapısını gördü ve olduğu yere yığıldı."Kızım… Sophia!"Joel'in yüzüne korku yayıldı. Sesi titreyerek, "Hayır, olamaz. Soph az önce gayet iyiydi! Şimdi de iyi olmalı!" dedi.Bir süre sonra paniğini yenip dışarı fırlamak üzere harekete geçti.Ancak Yvette önüne geçerek onu durdurdu. "Joel, gitme! Annem bayıldı! Onu hastaneye götürmelisin."Joshua, annemi ayakta tutmaya çalışırken çaresizce Joel'e baktı.Joel dişlerini sıktı. "Onu arabaya götürün. Hastaneye gideceğiz… Soph'u da göreceğiz." Sözlerinin sonuna doğru sesi titremeye başladı.Hep birlikte aceleyle hastaneye gittiler.Hastaneye varır varmaz annem kendine geldi."Sophia!" diye haykırdı ve Joshua'nın eline sıkıca sarıldı. "Kızım iyi, değil mi? Hâlâ kilerde. Hemen gidip onu çıkarın!"Joshua gözlerini kaçırdı. Annemin yüzüne bakamıyordu. Soph… artık kilerde değil. Şimd

More Chapters
Explore and read good novels for free
Free access to a vast number of good novels on GoodNovel app. Download the books you like and read anywhere & anytime.
Read books for free on the app
SCAN CODE TO READ ON APP
DMCA.com Protection Status