Share

Bölüm 10

Author: Ada Deniz
Güm!

Tarık, Efe'nin altında yere yapışmış, suratına yumruklar yağıyordu!

Dudağının kenarından gözle görülür biçimde kan sızdı!

"Efe, çıldırdın mı sen!"

En yakın dostu olduğu için Tarık başlangıçta karşılık vermemiş, yalnızca savunmada kalmıştı.

"Tarık, ona dokunmaya nasıl cüret edersin!"

Efe neredeyse kükreyerek bağırdı, kan çanağına dönmüş gözleri sanki kanayacak gibiydi!

Azgın bir canavar gibi haykırıyordu!

Bu hali Tarık'ı bile dehşete düşürmüştü.

"Efe, yanlış anladın!"

Güm! Efe bir yumruk daha indirdi!

Tarık'ın sabrı taşmıştı!

"Sen ne biçim adamsın be Efe! Haklı haksız dinlemeden dalıyorsun. Karının sana ne yaptığını biliyor musun sen?"

Tarık dönüp Efe'yle boğuşmaya başladı. İkisi de güçlü kuvvetli, sürekli idman yapan adamlardı. Kavgaya tutuştuklarında son derece vahşi oldu.

Tarık ayıktı, darbelerini tartıyordu. Ama Efe sarhoştu, gücünün dozunu hiç ayarlamıyordu.

Bahar yüreği ağzında, dehşet içinde izliyordu. Tam o sırada iki adamın yerdeki cam kırıklarının üstüne doğru yuvarlandıklarını gördü ve çığlığı bastı: "Durun artık!"

Bahar koşup eğildi, ikisini birbirinden ayırmaya çalışırken ansızın bir el onu şiddetle savurdu. Bahar bir çığlık kopardı ve sertçe yere düştü!

Kadının sesini duyan iki adam kımıldamaz oldu, aynı anda başlarını çevirdiler.

Bahar kolunu kaldırdı, bileği yerde sürtünüp hafifçe sıyrılmıştı. Derin bir yara değildi, ama fena acıyordu.

Efe ok gibi fırlayıp Bahar'ın yanına koştu, onu kollarının arasına aldı.

"Özür dilerim, nasılsın?"

Efe kadının elini büyük bir özenle kavradı, yarasına hafifçe üfledi. Yüzü pişmanlıkla doluydu, onu neredeyse göğsüne gömecekti: "Özür dilerim, özür dilerim!"

Durmadan özür diliyor, utanç ve öfkeyle kıvranıyordu.

Tarık yerden kalktı, dudağının kenarındaki kanı sildi, soğuk bir kahkaha attı: "Efe, demek senin dünyanda kadın el üstünde, kardeş yumruk altında, öyle mi?"

Öfkeyle Bahar'ı işaret etti: "Gördün mü? Ben onun on küsur yıllık dostuyum. Şimdi senin yüzünden az daha beni öldürüyordu. Sense bu vicdansız kadın, bu gece kalkmış başka bir adamla randevuya çıkıyordun!"

Efe'nin alkolden buğulanmış gözleri sanki biraz açılmıştı. Sessizce kollarının arasındaki kadına bakıyor, zihninde Tarık'ın son cümlesi yankılanıyordu.

Bahar başını kaldırıp önündeki adama baktı. Dayanamayıp elini uzattı, usulca yüzünü okşadı.

Boşanmayı isteyen oydu, peki şimdi neden burada içiyor, üstelik onun için kavga ediyordu?

Ansızın Efe kadının bileğini kavradı, usulca parmaklarını öpmeye başladı, şefkatli bir sesle konuştu: "Acıyor mu? Lale."

Bahar'ın buğulu gözleri, "Lale" adını duyduğu an taş kesildi.

Kenardaki Tarık'ın gözlerinde de bir anlık şok belirdi.

"Özür dilerim Lale, seni korkuttum. Bir daha asla böyle yapmayacağım." Efe onu daha sıkı sardı, yüzü pişmanlıkla doluydu.

Bahar'ın bütün merhameti, o an o acımasız gerçekle paramparça oldu.

Dişlerini sıktı, var gücüyle kollarının arasındaki adamı itti ve yerden kalktı.

"Ben Lale değilim, ben Bahar'ım!"

Ne büyük bir güç kullandıysa, kendini tutmayı başarmış, çılgınca bağırmamıştı.

Efe başını kaldırdı, sarhoş adımlarla yerden doğruldu, ansızın gülümsedi: "Bahar, özür dilerim, karıştırmışım."

Continue to read this book for free
Scan code to download App

Latest chapter

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 30

    Efe kravatını düzeltti, arkasını dönüp konuştu: "Öğlen şirkete gel.""Boşanma protokolünü mü imzalayacağım?" Bahar son derece doğrudan sormuştu. Bir an önce imzalayıp boşansalar iyi olurdu, böyle sürüncemede kalması boş yere acı veriyordu.Kadının bu kadar aceleci halini gören adamın kaşları çatıldı: "Gelince anlarsın."Lafını bitirir bitirmez odadan çıktı, içinde nedensiz bir öfke vardı.Bahar merak içinde öğleni bekledi.Yemekten önce mi yoksa sonra mı gitmesi gerektiğinden emin olamadı, düşünüp taşındıktan sonra Efe'yi aradı.Telefon açılır açılmaz Bahar hemen konuştu: "Öğlen oldu. Şimdi şirkete gelsem olur mu?""Olur, gel.""Yemek yedin mi?" diye sordu Bahar alışkanlıkla."Henüz yemedim.""O zaman evde bir şeyler hazırlayıp getireyim sana."Efe'nin çoğu zaman öğle yemeğini yiyecek vakti bile bulamadığını biliyordu. Yiyecek olsa da gelişigüzel bir şeyler atıştırır, hatta bir fincan kahveyle geçiştirirdi.O yüzden arada bir bizzat yemek hazırlayıp ona götürürdü. Ne zahmetten çekinird

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 29

    Gece yarısını geçmiş, Bahar uykuyla uyanıklık arasında süzülürken ansızın üzerine bir ağırlık çöktüğünü hissetti.Korkuyla irkilip çığlığı bastı: "Ah!""Benim," diyerek Efe elini ağzına kapattı.Odanın ışığı yandı. Üzerindeki adamı tanıyan Bahar derin bir nefes bıraktı. Saate baktı, gece bir olmuştu."Nasıl geldin sen?""Evime gelmem mi garip?" Adam alkol almış gibiydi, üzerinde hafif bir içki kokusu vardı. Başını eğip dudaklarına kapandı, koca eli alışkın bir hareketle geceliğini sıyırmaya başladı."Hım..."Bahar var gücüyle Efe'yi itti, telaşla elini adamın ağzına kapadı: "Bırak beni!"Efe ellerini yakalayıp var gücüyle iki yana bastırdı: "Ne o, artık bana dokundurtmuyor musun?""Sen Lale'yle birlikte değil miydin? Git ona refakat et, ne diye döndün?"Bu adam gerçekten iki tarafı da idare edebileceğini mi sanıyordu? Lale'nin yanında gönlünce eğlenip sonra eve dönmek, burada da bıkınca yine Lale'ye koşmak... böyle güzel bir dünya mı vardı?"Eve dönmem için sebep mi gerekiyor?" Efe'nin

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 28

    Bahar, Cihan'ın soru soracağını düşünmüştü. Neticede az önceki manzara son derece tuhaftı ve karmaşıktı, herkeste merak uyandırırdı.Ama Cihan sormadı. Sessizce yanında oturdu, tek kelime etmedi.Zaten Bahar da bu tür soruları cevaplamak istemiyordu. Susması tam kıvamındaydı.Uzun bir sessizliğin ardından ilk ağzını açan Bahar oldu: "Cihan Bey, Sedir Üniversitesi'nin büyük hissedarı olduğunuzu bilmiyordum."Cihan "Evet," diye mırıldandı. "Bulut Holding pek çok okula yatırım yaptı.""Bulut Holding mi?" Bu adı duyunca Bahar bir an şaşırdı. "Siz Bulut Holding'in..."Adam elini uzatıp gülümsedi: "Yeniden tanışalım. Ben Cihan Öztürk, Bulut Holding CEO'su."Bahar, Cihan'ın ne kadar gösterişsiz ama derin biri olduğunu o an kavradı.Bulut Holding koca bir gruptu. Her yıl sayısız insan en iyi imkânlarından yararlanabilmek için birbirini ezerdi. SK Holding gibi o da uluslararası bir holdingdi, mali gücü yerindeydi. Üstelik iki grup arasında bazı işlerde rekabet bile vardı.Bahar elini kaldırıp a

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 27

    "Bana eşlik edip biraz yürüyüşe çıkar mısınız?""Ne?" Bahar yanlış duyduğunu sandı. "Nereye gitmek istiyorsunuz?""Hastaneden çıkmayız, etrafta biraz dolaşırız. Olur mu?""Tabii ki olur," diye cevap verdi Bahar. "Ama bu fazla basit değil mi? Sadece size eşlik mi edeceğim?""Ne oldu? İstemiyor musunuz?""Elbette isterim. Yürüyebilecek misiniz?""Yürüyebilirim, bacaklarım kırılmadı." Cihan yataktan indi.Daha iki adım atmıştı ki ansızın göğsünü tuttu, kaşları hafifçe çatıldı.Bahar hemen ona destek oldu: "Size bir tekerlekli sandalye getireyim.""Yok, yürümek istiyorum."Cihan'ın ısrarını görünce Bahar daha fazla bir şey söylemedi, koluna girip onu dışarı çıkardı.Tam koridorun köşesini dönmüşlerdi ki karşıdan bir çift çıkageldi.Bahar'ın yüzü şaşkınlıkla dondu, gözlerini onlara dikti.Efe, Lale. Nasıl olup da bu kadar tesadüf olabiliyordu?Efe, Lale'ye destek oluyordu. Kadın son derece bitkin görünüyordu, rengi iyi değildi.Efe'nin bakışları Bahar'ın eline kaydı. Ellerini adamın koluna

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 26

    Efe gittikten sonra Bahar okulu arayıp Cihan'ın durumunu sordu.Hastanede olduğunu öğrenince adresi alır almaz derhal yola koyuldu.Bahar, Cihan'ın odasını buldu. Kapı açıktı, içeri adım atar atmaz doktorun onu muayene ettiğini gördü.Bahar'ın geldiğini gören Cihan hafifçe gülümsedi: "Bahar Hanım, geldiniz."Bahar hızla yanına gitti: "Doktor, durumu nasıl?"Doktor cevap verdi: "Cihan Bey'in iki kaburga kemiğinde kırık var.""Ne?" Bahar son derece telaşlandı, "Hayati tehlikesi var mı?"Cihan tam "İyiyim," diyecekken kadının endişeli yüzünü görünce ne olduysa bir an donakaldı, tam söyleyecekken vazgeçti.Doktor başını salladı: "Merak etmeyin, hayati tehlikesi yok. Ciddi bir şey değil, kırıklar yerine oturtuldu. Ama yine de bir gece gözlem altında kalması gerekiyor.""İyi bari," diye rahat bir nefes verdi Bahar. "Teşekkür ederim."Doktor başını sallayıp odadan çıktı.Bahar yatağın kenarındaki sandalyeye oturdu, yüzü suçlulukla doluydu: "Özür dilerim Cihan Bey. Hepsi benim suçum. Çok acıyo

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 25

    "Peki."Bahar daha fazla bir şey söylemedi. Burası onun eviydi, istediği kadar kalabilirdi.Bu kadar sıradan bir durum karşısında Bahar'ın içinde yine de belli belirsiz, gizli bir sevinç belirdi.Öğle yemeğinde Bahar'ın iştahı yoktu, ağzına çoğunlukla sebze yemeklerinden atıyordu. Efe tabağına et koydu."Nasıl oluyor da hep sebze yiyorsun? Biraz da et ye."Bahar eti görür görmez midesi kalktı, yiyemiyordu.Ama şüphelenmesinden korktuğu için dişini sıkıp eti yedi. Önceden gizlice hamileler için olan bulantı hapından bir tane almıştı, o yüzden kendini sıkınca dayanabiliyordu."Ne iş yapmak istiyorsun?" diye sordu Efe ansızın."Efendim?" Bahar başını kaldırıp ona baktı."Mezun olunca sana iş ayarlayacaktım ya. Ne yapmak istiyorsun?""Kendim iş bulurum. Senin ayarlamana gerek yok.""Kendin mi bulacaksın? SK Holding'e gelmiyor musun?""Hayır," diye acı acı gülümsedi Bahar. "Boşanmak üzereyiz. Eski eşin olarak nasıl SK Holding'de çalışabilirim? İşimi kendim hallederim.""Bir iş meselesi için

More Chapters
Explore and read good novels for free
Free access to a vast number of good novels on GoodNovel app. Download the books you like and read anywhere & anytime.
Read books for free on the app
SCAN CODE TO READ ON APP
DMCA.com Protection Status