Share

Bölüm 16

Author: Ada Deniz
"Biraz daha bekleyelim. Dün gece bize ne kadar iyi bakın dedi. Ansızın boşanma lafı edersek kaldıramaz."

"Peki, tamam." Bahar'ın aklına bir şey gelmişti, ekledi: "Merak etme, ne zaman söylersek söyleyelim, babaanneme boşanmayı benim istediğimi söylerim. Sırf onun hatırı için seninle evlendiğimi, bana çok iyi davrandığın halde seninle hiç mutlu olmadığımı anlatırım. Suç sende değil, benim başkasından hoşlandığımı söylerim. Babaanne beni çok sever, benden duyarsa sana zorluk çıkarmaz."

Boşanmak üzere olmalarına rağmen Bahar'ın aklı fikri hâlâ Efe'yi korumaktı, babaannesinin onu suçlamaması için kılı kırk yarıyordu.

Efe kâsesindeki çorbayı kaşığıyla karıştırıyor, uzun süredir tek lokma almıyordu. Dudak kenarı birkaç kez seğirdi, gülümser gibiydi, ama bir yandan da bir şeyleri bastırır gibiydi.

Uzun bir sessizliğin ardından, boğuk bir sesle konuştu: "Nedense bunlar senin içinden geçenler gibi geliyor bana."

Başını kaldırdı, gözlerinde lav gibi kızgın bir ateş parlıyordu: "Bana katlanmakta çok zorlandın, değil mi?"

Bahar eteğinin ucunu sımsıkı kavradı, yüzü giderek soldu.

O, bütün kalbiyle onu düşünürken, adamın ağzından çıkan şey onun sözde gerçek düşünceleriydi.

Sırf bu evlilik haklı gerekçeyle bitsin diye sözlerini bilerek mi çarpıtıyordu?

"Neden cevap vermiyorsun? Gerçekten bana bunca zaman katlanmak zorunda mı kaldın?"

Bu kez sesi daha sertti, adeta cevap vermeye, hatta bunu itiraf etmeye zorluyordu.

"Ben..."

Evet, çok katlanmıştı.

Ona açılmayıp katlanmıştı.

Onu sevdiğini söylemeyip katlanmıştı.

Onu bir tanesi bildiğini söylemeyip katlanmıştı.

Sırf evlenirken, sana duygu veremem, ne zaman boşanırız belli olmaz dediği için.

Heyecandan mıydı bilinmez, Bahar'ın midesinde bir anda altüst olmuş gibi korkunç bir bulantı dalgası yükseldi.

Derhal sandalyeden fırladı, ağzını kapayıp uzaklaştı.

Kadının ansızın sofradan kalkması her şeyi allak bullak etti.

Efe peşinden koştu: "Ne oldu sana?"

Son iki gündür çok tuhaftı.

Bahar ok gibi hızla koşup kendini odaya attı, kapıyı hızla çarpıp kilitledi.

Banyoya dalıp o kapıyı da kapattı, klozetin önünde yığılıp kusmaya başladı.

Efe kapı kolunu kavradı, var gücüyle çekti, ama kapı kilitliydi.

Yumruğunu sıkıp güm güm kapıya vurdu: "Kapıyı neden kilitledin? Aç!"

İçeride ne olduğunu bilmiyordu, belli belirsiz bir ses duyuyordu, ama net değildi.

Güm güm güm!

Yumruğunu kapıya daha sert indiriyor, sesi gitgide huzursuzlaşıyordu: "Bahar, aç kapıyı!"

Kapı hâlâ açılmıyordu.

Efe'nin sabrı taştı, kâhyaya dönüp bağırdı: "Çabuk anahtarı getir!"

Kâhya bir avuç anahtarla koşup geldi, içlerinden doğru olanı bulup kapıyı açtı.

Efe odaya daldı. Bahar yatakta, yorganın altında büzülmüş yatıyordu.

Uzun adımlarla yatağa gidip oturdu, yorganı kaldırıp başını açığa çıkardı, sesi endişeyle titriyordu: "Ne oldu sana?"

Bahar'ın beti benzi atmıştı, hasta gibi görünüyordu.

"Bir şeyim yok. Sadece biraz yorgunum, yalnız uyumak istiyorum."

"Hasta mısın?" diyerek elini alnına götürdü.

"Hasta değilim. Uykum var, çıkar mısın lütfen?" Bahar onu var gücüyle itiyordu.

"Benimle hastaneye geliyorsun." Efe üstündeki yorganı çekip aldı.

"Hastaneye gitmiyorum. Bir şeyim yok dedim. Sadece uyumak istiyorum, rahatsız etmesen olmaz mı?" Bahar'ın sesi gitgide telaşlanıyordu.

Efe yorganı çekip attı, tek kelime etmeden Bahar'ı kollarına alıp kucakladı ve dışarı yürümeye başladı.

Continue to read this book for free
Scan code to download App

Latest chapter

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 30

    Efe kravatını düzeltti, arkasını dönüp konuştu: "Öğlen şirkete gel.""Boşanma protokolünü mü imzalayacağım?" Bahar son derece doğrudan sormuştu. Bir an önce imzalayıp boşansalar iyi olurdu, böyle sürüncemede kalması boş yere acı veriyordu.Kadının bu kadar aceleci halini gören adamın kaşları çatıldı: "Gelince anlarsın."Lafını bitirir bitirmez odadan çıktı, içinde nedensiz bir öfke vardı.Bahar merak içinde öğleni bekledi.Yemekten önce mi yoksa sonra mı gitmesi gerektiğinden emin olamadı, düşünüp taşındıktan sonra Efe'yi aradı.Telefon açılır açılmaz Bahar hemen konuştu: "Öğlen oldu. Şimdi şirkete gelsem olur mu?""Olur, gel.""Yemek yedin mi?" diye sordu Bahar alışkanlıkla."Henüz yemedim.""O zaman evde bir şeyler hazırlayıp getireyim sana."Efe'nin çoğu zaman öğle yemeğini yiyecek vakti bile bulamadığını biliyordu. Yiyecek olsa da gelişigüzel bir şeyler atıştırır, hatta bir fincan kahveyle geçiştirirdi.O yüzden arada bir bizzat yemek hazırlayıp ona götürürdü. Ne zahmetten çekinird

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 29

    Gece yarısını geçmiş, Bahar uykuyla uyanıklık arasında süzülürken ansızın üzerine bir ağırlık çöktüğünü hissetti.Korkuyla irkilip çığlığı bastı: "Ah!""Benim," diyerek Efe elini ağzına kapattı.Odanın ışığı yandı. Üzerindeki adamı tanıyan Bahar derin bir nefes bıraktı. Saate baktı, gece bir olmuştu."Nasıl geldin sen?""Evime gelmem mi garip?" Adam alkol almış gibiydi, üzerinde hafif bir içki kokusu vardı. Başını eğip dudaklarına kapandı, koca eli alışkın bir hareketle geceliğini sıyırmaya başladı."Hım..."Bahar var gücüyle Efe'yi itti, telaşla elini adamın ağzına kapadı: "Bırak beni!"Efe ellerini yakalayıp var gücüyle iki yana bastırdı: "Ne o, artık bana dokundurtmuyor musun?""Sen Lale'yle birlikte değil miydin? Git ona refakat et, ne diye döndün?"Bu adam gerçekten iki tarafı da idare edebileceğini mi sanıyordu? Lale'nin yanında gönlünce eğlenip sonra eve dönmek, burada da bıkınca yine Lale'ye koşmak... böyle güzel bir dünya mı vardı?"Eve dönmem için sebep mi gerekiyor?" Efe'nin

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 28

    Bahar, Cihan'ın soru soracağını düşünmüştü. Neticede az önceki manzara son derece tuhaftı ve karmaşıktı, herkeste merak uyandırırdı.Ama Cihan sormadı. Sessizce yanında oturdu, tek kelime etmedi.Zaten Bahar da bu tür soruları cevaplamak istemiyordu. Susması tam kıvamındaydı.Uzun bir sessizliğin ardından ilk ağzını açan Bahar oldu: "Cihan Bey, Sedir Üniversitesi'nin büyük hissedarı olduğunuzu bilmiyordum."Cihan "Evet," diye mırıldandı. "Bulut Holding pek çok okula yatırım yaptı.""Bulut Holding mi?" Bu adı duyunca Bahar bir an şaşırdı. "Siz Bulut Holding'in..."Adam elini uzatıp gülümsedi: "Yeniden tanışalım. Ben Cihan Öztürk, Bulut Holding CEO'su."Bahar, Cihan'ın ne kadar gösterişsiz ama derin biri olduğunu o an kavradı.Bulut Holding koca bir gruptu. Her yıl sayısız insan en iyi imkânlarından yararlanabilmek için birbirini ezerdi. SK Holding gibi o da uluslararası bir holdingdi, mali gücü yerindeydi. Üstelik iki grup arasında bazı işlerde rekabet bile vardı.Bahar elini kaldırıp a

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 27

    "Bana eşlik edip biraz yürüyüşe çıkar mısınız?""Ne?" Bahar yanlış duyduğunu sandı. "Nereye gitmek istiyorsunuz?""Hastaneden çıkmayız, etrafta biraz dolaşırız. Olur mu?""Tabii ki olur," diye cevap verdi Bahar. "Ama bu fazla basit değil mi? Sadece size eşlik mi edeceğim?""Ne oldu? İstemiyor musunuz?""Elbette isterim. Yürüyebilecek misiniz?""Yürüyebilirim, bacaklarım kırılmadı." Cihan yataktan indi.Daha iki adım atmıştı ki ansızın göğsünü tuttu, kaşları hafifçe çatıldı.Bahar hemen ona destek oldu: "Size bir tekerlekli sandalye getireyim.""Yok, yürümek istiyorum."Cihan'ın ısrarını görünce Bahar daha fazla bir şey söylemedi, koluna girip onu dışarı çıkardı.Tam koridorun köşesini dönmüşlerdi ki karşıdan bir çift çıkageldi.Bahar'ın yüzü şaşkınlıkla dondu, gözlerini onlara dikti.Efe, Lale. Nasıl olup da bu kadar tesadüf olabiliyordu?Efe, Lale'ye destek oluyordu. Kadın son derece bitkin görünüyordu, rengi iyi değildi.Efe'nin bakışları Bahar'ın eline kaydı. Ellerini adamın koluna

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 26

    Efe gittikten sonra Bahar okulu arayıp Cihan'ın durumunu sordu.Hastanede olduğunu öğrenince adresi alır almaz derhal yola koyuldu.Bahar, Cihan'ın odasını buldu. Kapı açıktı, içeri adım atar atmaz doktorun onu muayene ettiğini gördü.Bahar'ın geldiğini gören Cihan hafifçe gülümsedi: "Bahar Hanım, geldiniz."Bahar hızla yanına gitti: "Doktor, durumu nasıl?"Doktor cevap verdi: "Cihan Bey'in iki kaburga kemiğinde kırık var.""Ne?" Bahar son derece telaşlandı, "Hayati tehlikesi var mı?"Cihan tam "İyiyim," diyecekken kadının endişeli yüzünü görünce ne olduysa bir an donakaldı, tam söyleyecekken vazgeçti.Doktor başını salladı: "Merak etmeyin, hayati tehlikesi yok. Ciddi bir şey değil, kırıklar yerine oturtuldu. Ama yine de bir gece gözlem altında kalması gerekiyor.""İyi bari," diye rahat bir nefes verdi Bahar. "Teşekkür ederim."Doktor başını sallayıp odadan çıktı.Bahar yatağın kenarındaki sandalyeye oturdu, yüzü suçlulukla doluydu: "Özür dilerim Cihan Bey. Hepsi benim suçum. Çok acıyo

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 25

    "Peki."Bahar daha fazla bir şey söylemedi. Burası onun eviydi, istediği kadar kalabilirdi.Bu kadar sıradan bir durum karşısında Bahar'ın içinde yine de belli belirsiz, gizli bir sevinç belirdi.Öğle yemeğinde Bahar'ın iştahı yoktu, ağzına çoğunlukla sebze yemeklerinden atıyordu. Efe tabağına et koydu."Nasıl oluyor da hep sebze yiyorsun? Biraz da et ye."Bahar eti görür görmez midesi kalktı, yiyemiyordu.Ama şüphelenmesinden korktuğu için dişini sıkıp eti yedi. Önceden gizlice hamileler için olan bulantı hapından bir tane almıştı, o yüzden kendini sıkınca dayanabiliyordu."Ne iş yapmak istiyorsun?" diye sordu Efe ansızın."Efendim?" Bahar başını kaldırıp ona baktı."Mezun olunca sana iş ayarlayacaktım ya. Ne yapmak istiyorsun?""Kendim iş bulurum. Senin ayarlamana gerek yok.""Kendin mi bulacaksın? SK Holding'e gelmiyor musun?""Hayır," diye acı acı gülümsedi Bahar. "Boşanmak üzereyiz. Eski eşin olarak nasıl SK Holding'de çalışabilirim? İşimi kendim hallederim.""Bir iş meselesi için

More Chapters
Explore and read good novels for free
Free access to a vast number of good novels on GoodNovel app. Download the books you like and read anywhere & anytime.
Read books for free on the app
SCAN CODE TO READ ON APP
DMCA.com Protection Status