Share

Bölüm 2

Author: Ada Deniz
Başını eğdi, acı acı gülümsedi.

Daha neyi arzulayabilirdi ki? Onunla evlenebilmiş olmak, gelecek hayatının bütün şansını tüketmişti zaten.

Annesiyle babası, SK Holding'te sıradan birer çalışandı. Bir yangında operasyon odasında mahsur kalmış, ama ölmeden hemen önce kritik sistemi kapatarak zehirli madde sızıntısını önlemiş ve daha fazla insanın zarar görmesini engellemişlerdi.

Haber kanalları günlerce olayı işlemiş, ebeveynlerinin dış dünyayla yaptığı son konuşma kayıtlarını yayınlamıştı.

O zamanlar on yaşında olan Bahar, halasının yanına sığınmak zorunda kalmıştı.

Ama halası içki, sigara ve kumara düşkündü. Bir yıl içinde SK Holding'in verdiği tazminatın tamamını kumarda eritti.

Bahar on bir yaşına bastığında, halası onu doğrudan SK Holding'in kapısının önüne bırakıp gitti.

Bahar sırt çantasına sarılmış, şirketin önünde tam iki gün beklemişti.

Açlıktan ve yorgunluktan tükenmiş haldeyken SK Holding'in Şirketin Başkanı çıkageldi ve onu alıp evine götürdü.

O günden sonra okul masraflarını karşıladı, yiyeceğini, giyeceğini, barınmasını sağladı. Bahar büyüdüğünde ise onu torunu Efe'yle evlendirdi.

Efe bu evliliğe itiraz etmemişti, ama özel olarak Bahar'a şunları söylemişti: "Seninle evlensem bile sana duygu veremem. O kadın geri döndüğü an evliliğimiz biter, buna hiçbir itirazın olmayacak."

O an kalbi sanki bıçakla yarılmıştı.

Ama biliyordu ki, eğer bu evliliği reddederse babaannesi suçu mutlaka Efe'nin üstüne atacak, işin peşini bırakmayacak ve sonunda hasta bedeniyle yataklara düşecekti. Bu yüzden canı ne kadar yansa da dişini sıkıp başını sallamıştı.

"Sorun yok. Zaten ben de seni yalnızca abi olarak görüyorum, sana karşı özel bir şey hissetmiyorum. Boşanmak istediğin an söyle yeter, peşine düşmem."

Evlilikleri böyle başlamıştı.

Evlendikten sonra Efe onu el üstünde tutmuştu.

Herkes Efe'nin onu deli gibi sevdiğini sanıyordu, oysa yalnızca Bahar biliyordu ki o sorumluluk sahibi bir adamdı sadece. Ona iyi davranması sevgiden değil, vazife bilincindendi.

Şimdiyse o vazife sona ermişti.

Bahar tabağındaki son lokma yumurtayı da ağzına atıp ayağa kalktı: "Doydum, ben odaya çıkıyorum."

Sandalyeyi itip gitmek üzereyken,

ayağa kalkar kalkmaz başının döndüğünü, ayaklarının pamuk gibi olduğunu fark etti.

Adımlarını da aceleyle atmıştı, sendeleyip ayağı burkulunca bütün bedeniyle öne yığıldı.

"Ah!"

İçgüdüsel olarak karnını korudu, telaşla doğrulmaya çalışırken bedeni çoktan büyük bir el tarafından kavranmış ve bir çift kolun arasına alınmıştı.

"Ne bu telaş? Bir yerin acıdı mı?" diye vücudunu dikkatle kontrol etti. Bir şey olmadığını görünce rahat bir nefes aldı, ama sesinde azar tonu vardı: "Bir daha böyle yapma. Kaç yaşına geldin, hâlâ çocuk gibisin."

"Ben iyiyim. Dün gece iyi uyuyamadım galiba."

Bahar bakışlarını kaçırdı.

Onun endişesinin artık ne anlamı vardı?

Bahar kolunu kurtarmaya yeltendi, ama Efe bir şey sezmiş gibi kaşlarını çattı ve onu kucaklayıp kaldırdı.

"Ah!" diye irkildi Bahar, içgüdüsel olarak kollarını adamın boynuna doladı: "Ne yapıyorsun?"

"Ben götüreyim seni, yine düşersin diye."

"Ben iyiyim, bırak beni. Böyle olmuyor."

"Neden olmuyormuş?"

"Boşanmak üzereyiz biz."

Efe donup kaldı, gözlerinde belli belirsiz bir hoşnutsuzluk gölgesi geçti.

"Boşanma protokolü henüz imzalanmadı. Daha bir dakika bile geçse, hâlâ karı kocayız. Yoksa en başından beri bana dokundurtmak istemiyordun da şimdi hemen mesafe koymaya mı can atıyorsun?"

Sesi buz gibiydi, sanki boşanma kararını o soğukça almıştı da kendisi mecburen razı oluyordu.

Continue to read this book for free
Scan code to download App

Latest chapter

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 30

    Efe kravatını düzeltti, arkasını dönüp konuştu: "Öğlen şirkete gel.""Boşanma protokolünü mü imzalayacağım?" Bahar son derece doğrudan sormuştu. Bir an önce imzalayıp boşansalar iyi olurdu, böyle sürüncemede kalması boş yere acı veriyordu.Kadının bu kadar aceleci halini gören adamın kaşları çatıldı: "Gelince anlarsın."Lafını bitirir bitirmez odadan çıktı, içinde nedensiz bir öfke vardı.Bahar merak içinde öğleni bekledi.Yemekten önce mi yoksa sonra mı gitmesi gerektiğinden emin olamadı, düşünüp taşındıktan sonra Efe'yi aradı.Telefon açılır açılmaz Bahar hemen konuştu: "Öğlen oldu. Şimdi şirkete gelsem olur mu?""Olur, gel.""Yemek yedin mi?" diye sordu Bahar alışkanlıkla."Henüz yemedim.""O zaman evde bir şeyler hazırlayıp getireyim sana."Efe'nin çoğu zaman öğle yemeğini yiyecek vakti bile bulamadığını biliyordu. Yiyecek olsa da gelişigüzel bir şeyler atıştırır, hatta bir fincan kahveyle geçiştirirdi.O yüzden arada bir bizzat yemek hazırlayıp ona götürürdü. Ne zahmetten çekinird

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 29

    Gece yarısını geçmiş, Bahar uykuyla uyanıklık arasında süzülürken ansızın üzerine bir ağırlık çöktüğünü hissetti.Korkuyla irkilip çığlığı bastı: "Ah!""Benim," diyerek Efe elini ağzına kapattı.Odanın ışığı yandı. Üzerindeki adamı tanıyan Bahar derin bir nefes bıraktı. Saate baktı, gece bir olmuştu."Nasıl geldin sen?""Evime gelmem mi garip?" Adam alkol almış gibiydi, üzerinde hafif bir içki kokusu vardı. Başını eğip dudaklarına kapandı, koca eli alışkın bir hareketle geceliğini sıyırmaya başladı."Hım..."Bahar var gücüyle Efe'yi itti, telaşla elini adamın ağzına kapadı: "Bırak beni!"Efe ellerini yakalayıp var gücüyle iki yana bastırdı: "Ne o, artık bana dokundurtmuyor musun?""Sen Lale'yle birlikte değil miydin? Git ona refakat et, ne diye döndün?"Bu adam gerçekten iki tarafı da idare edebileceğini mi sanıyordu? Lale'nin yanında gönlünce eğlenip sonra eve dönmek, burada da bıkınca yine Lale'ye koşmak... böyle güzel bir dünya mı vardı?"Eve dönmem için sebep mi gerekiyor?" Efe'nin

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 28

    Bahar, Cihan'ın soru soracağını düşünmüştü. Neticede az önceki manzara son derece tuhaftı ve karmaşıktı, herkeste merak uyandırırdı.Ama Cihan sormadı. Sessizce yanında oturdu, tek kelime etmedi.Zaten Bahar da bu tür soruları cevaplamak istemiyordu. Susması tam kıvamındaydı.Uzun bir sessizliğin ardından ilk ağzını açan Bahar oldu: "Cihan Bey, Sedir Üniversitesi'nin büyük hissedarı olduğunuzu bilmiyordum."Cihan "Evet," diye mırıldandı. "Bulut Holding pek çok okula yatırım yaptı.""Bulut Holding mi?" Bu adı duyunca Bahar bir an şaşırdı. "Siz Bulut Holding'in..."Adam elini uzatıp gülümsedi: "Yeniden tanışalım. Ben Cihan Öztürk, Bulut Holding CEO'su."Bahar, Cihan'ın ne kadar gösterişsiz ama derin biri olduğunu o an kavradı.Bulut Holding koca bir gruptu. Her yıl sayısız insan en iyi imkânlarından yararlanabilmek için birbirini ezerdi. SK Holding gibi o da uluslararası bir holdingdi, mali gücü yerindeydi. Üstelik iki grup arasında bazı işlerde rekabet bile vardı.Bahar elini kaldırıp a

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 27

    "Bana eşlik edip biraz yürüyüşe çıkar mısınız?""Ne?" Bahar yanlış duyduğunu sandı. "Nereye gitmek istiyorsunuz?""Hastaneden çıkmayız, etrafta biraz dolaşırız. Olur mu?""Tabii ki olur," diye cevap verdi Bahar. "Ama bu fazla basit değil mi? Sadece size eşlik mi edeceğim?""Ne oldu? İstemiyor musunuz?""Elbette isterim. Yürüyebilecek misiniz?""Yürüyebilirim, bacaklarım kırılmadı." Cihan yataktan indi.Daha iki adım atmıştı ki ansızın göğsünü tuttu, kaşları hafifçe çatıldı.Bahar hemen ona destek oldu: "Size bir tekerlekli sandalye getireyim.""Yok, yürümek istiyorum."Cihan'ın ısrarını görünce Bahar daha fazla bir şey söylemedi, koluna girip onu dışarı çıkardı.Tam koridorun köşesini dönmüşlerdi ki karşıdan bir çift çıkageldi.Bahar'ın yüzü şaşkınlıkla dondu, gözlerini onlara dikti.Efe, Lale. Nasıl olup da bu kadar tesadüf olabiliyordu?Efe, Lale'ye destek oluyordu. Kadın son derece bitkin görünüyordu, rengi iyi değildi.Efe'nin bakışları Bahar'ın eline kaydı. Ellerini adamın koluna

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 26

    Efe gittikten sonra Bahar okulu arayıp Cihan'ın durumunu sordu.Hastanede olduğunu öğrenince adresi alır almaz derhal yola koyuldu.Bahar, Cihan'ın odasını buldu. Kapı açıktı, içeri adım atar atmaz doktorun onu muayene ettiğini gördü.Bahar'ın geldiğini gören Cihan hafifçe gülümsedi: "Bahar Hanım, geldiniz."Bahar hızla yanına gitti: "Doktor, durumu nasıl?"Doktor cevap verdi: "Cihan Bey'in iki kaburga kemiğinde kırık var.""Ne?" Bahar son derece telaşlandı, "Hayati tehlikesi var mı?"Cihan tam "İyiyim," diyecekken kadının endişeli yüzünü görünce ne olduysa bir an donakaldı, tam söyleyecekken vazgeçti.Doktor başını salladı: "Merak etmeyin, hayati tehlikesi yok. Ciddi bir şey değil, kırıklar yerine oturtuldu. Ama yine de bir gece gözlem altında kalması gerekiyor.""İyi bari," diye rahat bir nefes verdi Bahar. "Teşekkür ederim."Doktor başını sallayıp odadan çıktı.Bahar yatağın kenarındaki sandalyeye oturdu, yüzü suçlulukla doluydu: "Özür dilerim Cihan Bey. Hepsi benim suçum. Çok acıyo

  • Hamile Eş: CEO'nun Pişmanlığı   Bölüm 25

    "Peki."Bahar daha fazla bir şey söylemedi. Burası onun eviydi, istediği kadar kalabilirdi.Bu kadar sıradan bir durum karşısında Bahar'ın içinde yine de belli belirsiz, gizli bir sevinç belirdi.Öğle yemeğinde Bahar'ın iştahı yoktu, ağzına çoğunlukla sebze yemeklerinden atıyordu. Efe tabağına et koydu."Nasıl oluyor da hep sebze yiyorsun? Biraz da et ye."Bahar eti görür görmez midesi kalktı, yiyemiyordu.Ama şüphelenmesinden korktuğu için dişini sıkıp eti yedi. Önceden gizlice hamileler için olan bulantı hapından bir tane almıştı, o yüzden kendini sıkınca dayanabiliyordu."Ne iş yapmak istiyorsun?" diye sordu Efe ansızın."Efendim?" Bahar başını kaldırıp ona baktı."Mezun olunca sana iş ayarlayacaktım ya. Ne yapmak istiyorsun?""Kendim iş bulurum. Senin ayarlamana gerek yok.""Kendin mi bulacaksın? SK Holding'e gelmiyor musun?""Hayır," diye acı acı gülümsedi Bahar. "Boşanmak üzereyiz. Eski eşin olarak nasıl SK Holding'de çalışabilirim? İşimi kendim hallederim.""Bir iş meselesi için

More Chapters
Explore and read good novels for free
Free access to a vast number of good novels on GoodNovel app. Download the books you like and read anywhere & anytime.
Read books for free on the app
SCAN CODE TO READ ON APP
DMCA.com Protection Status