Share

Bölüm 3

Author: Anna Smith

İki yıl önce Luca eve her zamankinden daha geç gelmeye başlamıştı.

Aile işlerini yurt dışına taşıdığını ve işlerin yoğun olduğunu söylüyordu.

Ama artık gerçeği biliyordum.

Bianca Rizzo'nun imparatorluğunu kurmakla meşguldü.

Acı göğsüme öyle şiddetli saplandı ki nefes alabilmek için göğsümü tutmak zorunda kaldım.

"Neyin var, canım?" Luca anında ayağa kalktı. Sandalyesi mermer zeminde sertçe gıcırdadı. "Yüzün bembeyaz. Doktor çağırıyorum."

Ben daha ağzımı açamadan Bianca'nın sesi kırık cam gibi havayı yardı.

"Hâlâ kusursuz eş rolü mü yapıyorsun? Kendini bu kadar zorlama. O kırılgan oyuncaklardan çabuk sıkılır."

Tokadın sesi bütün odayı susturacak kadar keskindi.

Luca, Bianca'nın yanağına öyle sert vurdu ki ben bile irkildim.

"Bir kelime daha edersen," dedi ölümcül bir sakinlikle, "bir daha asla konuşamamanı sağlarım."

Bianca elini yanağına bastırdı. Gözleri öfkeyle yanıyordu ama onu daha fazla kışkırtmaması gerektiğini biliyordu.

Tek kelime etmeden çekip gitti.

Bir süre sonra yemek masasının etrafında kahkahalar yeniden yükselmeye başladı ama soğuk çoktan tenimin altına işlemişti.

Luca'nın beni izlediğini hissedebiliyordum. Elini elimin üzerine koymuş, yumuşak ama endişeli bir sesle konuşuyordu.

"Bebeğim, neyin var? Seni hastaneye götüreyim."

Elimi çektim. "İyiyim. Sadece lavaboya gitmem gerekiyor."

Ama koridora çıktığımda o kadın beni bekliyordu.

Bianca.

"O tokadın bir anlamı olduğunu mu sanıyorsun?" diye tısladı. "Evet, sen onun karısısın. Ama ona ikiz çocuklar veren benim. Hasta olduklarını söylersem koşa koşa gelir. Bahse var mısın?"

Cevap vermedim. Vermeme de gerek yoktu.

Çünkü masaya döndüğümde Luca'nın yüzü panikten çoktan bembeyaz kesilmişti.

Hemen yanıma gelip alnımdan öptü. "Canım, işte acil bir durum çıktı. Hemen döneceğim, tamam mı? Müdür her şeyi ayarladı. Sen keyfine bak."

Koluna sıkıca tutundum. "Bugün benimle kalacağına söz vermemiş miydin? Lütfen, Luca... Kal."

Gözlerinde bir şey belirdi ve hemen kayboldu. Suçluluk, tereddüt, belki de korku.

Bana öyle baktı ki giderse, adını bile koyamadığı bir şeyi kaybedeceğini biliyor gibiydi.

Ama sonra yumuşak bir sesle, "Bu gece evde olacağım. Söz veriyorum," dedi.

Ve bir anda çekip gitti.

Yarım saat sonra telefonum titredi.

Bianca'dan bir mesaj gelmişti.

Bir video.

Titreyen ellerimle oynat tuşuna bastım.

Luca, çocuklarına yemek yediriyordu.

Kaydın içinden Bianca'nın sesi yükseldi:

"Valeria'ya bir ada satın aldın, Luca. Çok kıskandım. İkizlerimizin doğum günü için o adayı istiyorum."

Luca kaşlarını çattı. "Hayır. O ada Valeria ve çocuğumuz için."

"Bir aşk hikâyesinin simgesi olsun diye ona bir ada verdin," dedi Bianca yumuşak bir sesle. "Şimdi onu bana ver ki oğullarımız utanç içinde dünyaya gelmediklerini bilsin."

Ardından Luca başını salladı.

Bianca, yüzünde aynı acımasız gülümsemeyle doğrudan kameraya baktı.

"Gördün mü? Senin için alınan şeyler bile ben istediğim anda benim oluyor. Yine kaybettin."

Elimde giderek ağırlaşan telefona bakakaldım.

Bana gösterdiği bütün iyilikler, hafızama saplanan cam kırıkları gibi canımı yakıyordu.

Bir zamanlar yaralı elimi özenle sarması, yağmurun altında beni kucağında eve taşıması...

Benim için yaptığı her şeyi onun için de yapabilirdi.

Artık bitmişti.

Yarın gidecektim. Hem de sonsuza dek.

O gece Luca eve geldiğinde beni çoktan yatağa girmiş hâlde buldu.

Daha önce hiç ayrı yatmamıştık. Sabahı bulsa bile birbirimizi beklerdik.

Ama bu kez yüzünü görmeye dayanamıyordum.

Yanıma uzandı, beni kendine çekti. Nefesi boynuma değdi.

"Seni çok özledim," diye fısıldadı. "Sadece birkaç saat geçti ama bana yıllar gibi geldi. Bir gün beni terk edersen yaşayabileceğimi sanmıyorum."

"...Gerçekten mi?" diye mırıldandım, gözlerimi açmadan.

Omzuma bir öpücük kondurdu. "Bu arada, o adayla ilgili... Bizim için uğursuz olduğunu öğrendim. İki ada daha satın aldım. Birini birlikte seçeriz, olur mu?"

Karanlığa belli belirsiz gülümsedim. "Nasıl istiyorsan öyle yap."

Sesimdeki soğukluğu fark edince tereddüt etti.

"Yanlış bir şey mi yaptım?" diye sordu sessizce.

"Hayır. Sadece yorgunum." Titrek bir nefes aldım. "Evlilik yıl dönümümüz yaklaşıyor. Yarın öğleden sonra özel jetle yurt dışına çıkacağım. Hediyeni yurt dışından sipariş etmiştim, gidip kendim almak istiyorum."

"Hamilesin, aşkım. Uçuş on beş saat sürüyor. Bırak, senin yerine ben gideyim."

Ona döndüm ve eskiden olduğu gibi gülümsedim. "Hayır. Bunu kendim yapmak istiyorum."

Her zamanki gibi, bu gülümseme bütün direncini kırdı. "Peki. Nasıl istersen."

Ertesi sabah işe gitmeden önce bana kahvaltı hazırladı.

Kapıdan çıkmadan hemen önce ona ağzı mühürlü bir zarf uzattım.

"Bu senin için," dedim yumuşak bir sesle. "Ama iki gün geçmeden açma."

İçinde iki şey vardı:

Hamilelik raporum

ve Bianca'nın gönderdiği video.

Özel jetimin Atlas Okyanusu'na düştüğü haberi ona ulaştığında zarfı açacaktı.

İhanetinin ona neye mal olduğunu işte o zaman öğrenecekti.

Onsuz yaşayamayacağını söylediği kadını kendi elleriyle öldürdüğünü anlayacaktı.

Ben de ömrünün geri kalanındaki her günü bunu hatırlayarak geçirmesini istiyordum.

O gittikten sonra eşyalarımı topladım ve havaalanına doğru yola çıktım.

Yolun yarısına geldiğimde telefonum bir kez daha titredi.

Bianca'dan bir mesaj gelmişti.

'Hotel DeLuxe. Kocan burada. Gösteriyi kaçırma.'

Gitmemeliydim. Karşıma ne çıkacağını biliyordum.

Ama yine de gittim.

O gün ikizlerin doğum günüydü.

Moretti Ailesi’nin büyükleri ve yakın çevrelerinden herkes Bianca'nın etrafında toplanmıştı.

Garsonlar ona "Bayan Moretti" diye hitap ediyordu.

Luca onları düzeltmedi.

Yalnızca Bianca'ya gülümsedi. Bir zamanlar sadece bana ait olan o yumuşak, tanıdık gülümsemeyle.

Anne babası bile gülümsüyordu.

"Bianca olmasaydı," dedi annesi gururla, "Moretti Ailesi’nin adını sürdürecek bir varisimiz olmazdı."

"Luca, ona her zaman iyi bakacağına söz ver."

Luca rahatça güldü. "Ben ona ne zaman kötü davrandım ki? Valeria'nın neyi varsa Bianca'nın da var. Mücevherler, kıyafetler... Her şey."

İçimde bir şey koptu.

Bana söylediği bütün tatlı sözler, kondurduğu her öpücük, verdiği her yemin...

Hepsi içimde birer birer patladı ve geriye yalnızca kül kaldı.

Herkes biliyordu.

Benim dışımda herkes.

Artık uğruna savaşabileceğim hiçbir şey kalmamıştı.

Affedebileceğim hiçbir şey de.

Gitmek için arkamı döndüğümde son kez geriye baktım.

Luca gülüyor, kolunu Bianca'nın omuzlarına dolamış duruyordu.

"Elveda, Luca Moretti. Bir daha asla," diye fısıldadım.

Birkaç saat sonra Luca ikizlerle oynarken telefonu çaldı.

"Bay Moretti," diye kekeledi asistanı, "eşinizin jeti...

Atlas Okyanusu'nu geçtikten hemen sonra düştü.

Kurtulan olmamış."

Luca olduğu yerde donakaldı. Yüzündeki bütün renk çekildi.

"Sen... ne dedin?"

Continue to read this book for free
Scan code to download App

Latest chapter

  • Kazadan Sonra Yeni Hayat   Bölüm 7

    Ertesi sabah alt kattan gelen tabak çanak sesleriyle uyandım.Gözlerimi ne kadar sıkı kapatsam da bir daha uyuyamadım.Sonunda aşağı indiğimde Luca çoktan mutfağa geçmişti. Kollarını sıvamış, ocağın başında durmuş, her şey normalmiş gibi davranıyordu.Kaynayan domateslerin kokusu mutfağı doldurmuştu.Ayak seslerimi duyar duymaz başını kaldırdı."Öğle yemeği hazır," dedi sessizce. "Dışarı mı çıkıyorsun?"Montumu aldım. "Evet."Sesi daha da yumuşadı. "Önce bir şeyler yemeyecek misin?"Soğuk ve kararlı bir ifadeyle gözlerinin içine baktım."Seni her gördüğümde iştahım kaçıyor," dedim. "Burada kalsaydım açlıktan ölürdüm."Sözlerim yüzüne inen bir tokat gibi oldu.Başını eğdi, parmaklarını masanın kenarına kenetledi."...O zaman akşam erken dön."Cevap vermedim. Kapıyı, kasası sarsılacak kadar sert çarpıp çıktım.Dışarısı aydınlıktı. Hatta gereğinden fazla aydınlık.Ellerimi montumun ceplerine sokup içimdeki karmaşayı çözemeden amaçsızca yürüdüm.Yıllar boyunca Clara'yla erkek arkadaşının d

  • Kazadan Sonra Yeni Hayat   Bölüm 6

    Ryan o gece Luca'yı aradı.Ertesi sabah Moretti Ailesi’nin adamları çoktan Clara'yı takibe almıştı.Luca beni, kiraladığım küçük sıra evin bahçesinde gördüğünde olduğu yerde çakılıp kaldı.Bir süre ikimiz de kıpırdamadık.Aylardır nefesini tutuyormuş gibi gözleri bir anda kızardı.Yedi ay. İki yüz on dört gün.Beni bulmak için kıtaları didik didik etmiş, okyanusların altını üstüne getirmişti. Ama sonunda karşı karşıya geldiğimizde yüzünde yalnızca dehşet vardı.Gerçek olmamdan korkuyordu.Gerçek olmamamdan da.Bakışları karnıma indiği anda nefesi kesildi.Biliyordu.Anlamıştı.Bebeği kaybetmemiştim."Valeria..." Adımı söylerken sesi çatladı.Yüzüne yalnızca bir kez baktım, sonra başımı çevirdim. "Luca."Sesim buz gibiydi. "Özgür kalabilmek için sahte ölüm düzenledim. Ama madem beni buldun, bunu açıkça söyleyeyim. Aramızdaki her şey bitti. Hem de sonsuza dek. Bana kendimi suçlu hissettirerek, peşimden koşarak ya da beni bezdirene kadar uğraşarak seni affetmemi sağlayabileceğini sanma. B

  • Kazadan Sonra Yeni Hayat   Bölüm 5

    Valeria'nın GözündenOrtadan kaybolalı üç ay olmuştu.Manşetlerin, sanki bu dünyadan sonsuza dek silinmişim gibi yasımı tutmasının üzerinden üç ay geçmişti.Başka biriymişim gibi yaşamaya başlayalı üç ay olmuştu.Kimsenin soru sormadığı, denizin sesinin insanın düşüncelerini bastıracak kadar güçlü olduğu sakin bir sahil kasabasında küçük bir daire kiralamıştım.Çoğu gün perdeleri kapalı tutuyordum. Güneş ışığı fazla parlak, fazla gerçek geliyordu.Saatlerce kanepede oturup hiçbir şey yapmıyordum. Yalnızca nefes alıyor ve unutmaya çalışıyordum.Ama Luca Moretti'yi unutmaya çalışmak, nefes almayı unutmaya çalışmak gibiydi.Hayatımın en küçük ayrıntısına bile işlemişti.O yalnızca bir anı değil, aynı zamanda bir alışkanlıktı.Bir keresinde Clara, yeniden gülümseyebilmem için beni öğle yemeğine çıkardı.Garson eskiden çok sevdiğim bir yemek getirdi. Ne yaptığımın farkına bile varmadan yanımdaki boş sandalyeye döndüm."Bebeğim, buna bayılırdın," dedim yumuşak bir sesle. "Eve döndüğümüzde bu

  • Kazadan Sonra Yeni Hayat   Bölüm 4

    Luca’nın GözündenYere yığılmadan hemen önce dünyanın ayaklarımın altından kaydığını hissettim.Sesler birbirine karıştı. Birileri adımı haykırıyordu. Başım dönüyor, görüşüm beyaz bir sisin içinde kayboluyordu."Valeria gitmiş olamaz, bu imkansız," diye düşündüm.Kendimi zorla ayağa kaldırdım, sendeleyerek malikaneden çıktım ve garaja doğru koşar adımlarla ilerledim.Korumaları, soruları ya da peşimden çevrilen bakışları umursamıyordum.Tek istediğim onu bulmaktı.Arabaya bindiğim anda yolcu koltuğuna bıraktığı zarfı gördüm.İki gün geçmeden açmamamı söylediği zarfı.Göğsüm sıkıştı. Nefes almakta zorlanıyordum.Her kalp atışım, kaburgalarımın arasında dönen bir bıçak gibiydi."Neden tek başına uçmasına izin verdim?, neden yanına bir pilot göndermedim?" diye düşündüm.Çünkü aklım başka yerdeydi.Bianca'nın ikizleri için doğum günü partisi düzenlemekle fazlasıyla meşguldüm. Asla sahip olmamam gereken o ikizler için.Arama çalışmaları tam iki gün sürdü.Moretti Ailesi kurtarma ekipleri, h

  • Kazadan Sonra Yeni Hayat   Bölüm 3

    İki yıl önce Luca eve her zamankinden daha geç gelmeye başlamıştı.Aile işlerini yurt dışına taşıdığını ve işlerin yoğun olduğunu söylüyordu.Ama artık gerçeği biliyordum.Bianca Rizzo'nun imparatorluğunu kurmakla meşguldü.Acı göğsüme öyle şiddetli saplandı ki nefes alabilmek için göğsümü tutmak zorunda kaldım."Neyin var, canım?" Luca anında ayağa kalktı. Sandalyesi mermer zeminde sertçe gıcırdadı. "Yüzün bembeyaz. Doktor çağırıyorum."Ben daha ağzımı açamadan Bianca'nın sesi kırık cam gibi havayı yardı."Hâlâ kusursuz eş rolü mü yapıyorsun? Kendini bu kadar zorlama. O kırılgan oyuncaklardan çabuk sıkılır."Tokadın sesi bütün odayı susturacak kadar keskindi.Luca, Bianca'nın yanağına öyle sert vurdu ki ben bile irkildim."Bir kelime daha edersen," dedi ölümcül bir sakinlikle, "bir daha asla konuşamamanı sağlarım."Bianca elini yanağına bastırdı. Gözleri öfkeyle yanıyordu ama onu daha fazla kışkırtmaması gerektiğini biliyordu.Tek kelime etmeden çekip gitti.Bir süre sonra yemek masas

  • Kazadan Sonra Yeni Hayat   Bölüm 2

    O gece gözüme bir damla bile uyku girmedi.Gözlerimi her kapayışımda ağlayarak uyandım. Şafak söküp gökyüzü griye dönene dek dizlerimi göğsüme çekip karanlığı seyrettim.Luca ertesi sabah eve geldiğinde uyuyormuş gibi yaptım.Paltosunu çıkardı, tenindeki soğuğun dağılmasını bekledi, sonra beni kollarının arasına aldı. Sırtımda düzenli ve güçlü kalp atışlarını hissedebiliyordum."Bebeğim, bak," dedi yumuşak bir sesle ve tabletini açtı.Ekranda bir ada fotoğrafı belirdi. Bembeyaz kumsalı ve masmavi deniziyle, insanların uğruna şiirler yazacağı türden bir cennetti."Onu daha yeni satın aldım," dedi. Sesi neredeyse bir çocuk kadar heyecanlıydı. "Çocuğumuz için. Üstelik hepsi bu kadar değil. Ülkenin dört bir yanında eğlence parkları inşa ettirmeye başladım.Her biri çocuğumuzun adını taşıyacak. Çocuğumuz dünyaya geldiğinde yüzüncü gün kutlaması düzenleyeceğim. Bütün şehir bizimle birlikte kutlayacak."Kendisiyle öylesine gurur duyuyor, asla gerçekleşmeyeceğini bildiğim bir gelecek için öyle

More Chapters
Explore and read good novels for free
Free access to a vast number of good novels on GoodNovel app. Download the books you like and read anywhere & anytime.
Read books for free on the app
SCAN CODE TO READ ON APP
DMCA.com Protection Status