Share

6.BÖLÜM

Author: Servet
Selim küçümseyerek burun kıvırdı:

"Hande, aklını fikrini işe vereceğine böyle boş işlerin peşinde koşmakta üstüne yok."

"Ama sırf bunun için seni affedeceğimi sanma."

"Kapris yapıp banka kartını bloke ettirdin, beni iş ortaklarımın önünde rezil ettin. Sonunda masrafları karşılamak için sağdan soldan borç para bulmak Buse'ye kaldı."

"Seni affetmem imkânsız değil tabii."

"Ama her şeyden önce Buse'ye hak ettiği telafiyi sağlamalıyız."

"Şu an kaldığı ev tadilatta olduğu için bir süre orada oturamaz. Sen bu yatak odasını boşaltıp bir süreliğine ona ver, ben de bu kart meselesinin üstünü kapatayım."

Başımı iki yana salladım.

"Ama ben bu evi sattım."

"Sattın mı?"

Selim'in gözleri fal taşı gibi açıldı.

O daha ne olduğunu anlayamadan Buse söze atıldı:

"Hande Abla, senden özür dilemek için bu evi satıp sana daha büyük bir ev almaya karar verdi herhâlde, değil mi?"

Selim bu düşünceyi mantıklı bulmuş olacak ki çatık kaşları gevşedi, yüzündeki ifade yumuşadı.

"Mantıklı. Zaten bu evde yeterince oturduk, artık daha büyük bir yere taşınmanın zamanı gelmişti. Ben de sana biraz para eklerim. Ama bu evi şimdilik satma, dursun. Tam Buse'nin kullanacağı gibi."

"Aşk olsun, hiç öyle şey olur mu? Kira bedeli neyse piyasa fiyatından öderim ben."

"Ne kirasıymış o?"

Selim'in yüzü asıldı.

"Ben senin patronunum, senden kira mı alacağım?"

"Olmaz öyle şey. Kirayı kesinlikle vermeliyim."

"Aman, üç beş yüz lira bir şey atarsın, olur biter."

İkisi karşılıklı bir tiyatro oynuyordu.

Selim, kira parasını hiç umursamıyormuş gibi bir tavır takınmıştı.

Bu ev şehrin göbeğindeydi; piyasa kirası neredeyse on bin lirayı buluyordu.

Ama o bunu hiç umursamıyordu.

Oysa eskiden baş başa yemeğe veya sinemaya gittiğimizde, harcadığımız her kuruşun hesabını önüme kuruşu kuruşuna koyardı.

Sevgiyle sevgisizliğin arasındaki fark gerçekten de dağlar kadardı.

"Eee, ne diyorsun? Eğer kabul edersen boşanma meselesini yeniden değerlendirebilirim."

"Hiç değerlendirmene gerek yok…"

"Olur mu öyle şey! Seni böyle hemencecik affedersem kulağına küpe olmaz. Yarın bir gün yine aynı kaprisleri yapmaya kalkarsan ne olacak?"

Selim, yine boşanma fikrinden vazgeçmesini istemek için çabaladığımı sanarak sözümü kesti.

Buse yan taraftan kıkırdadı:

"Selim Abi haklı ama sen yine de benim hatırım için Hande Abla'yı affet lütfen."

"Hem ne de olsa Hande Abla'yla kaç yıldır evlisiniz. Şimdi boşanmanız çok yazık olur."

Selim derin derin düşünüyormuş gibi bir tavır takındı.

Buse işi pişkinliğe vurup Selim'in koluna girdi, hafifçe silkeleyerek ona cilve yapmaya başladı.

Selim ağzının ucuyla "Yapma şöyle," dese de yüzünde güller açıyordu.

"Pekâlâ."

Nihayet bana dönüp gururlu bir edayla konuştu:

"Buse de senin adına araya girdiyse seni bu seferlik affediyorum."

"Buse'ye yatıp kalkıp dua et bence. Kızcağıza o kadar haksızlık yaptın, o hâlde bile kin gütmeyip hâlâ seni savunuyor."

"Neyse, bu seferki boşanma meselesini…"

"Yanlış anladın."

Sözünü bitirmesine fırsat vermeden ruhsuz bir sesle araya girdim ve boşanma sözleşmesini önüne uzattım.

"Demek istediğim şuydu:"

"Biz zaten boşandık."

Continue to read this book for free
Scan code to download App

Latest chapter

  • Kocamın Balayı Bedeli   12.BÖLÜM

    Arkamda kalan feryat figan ağlayışını duyuyordum.O ağlayışta pişmanlık da vardı, çaresizlik de.Ama biliyordum; bu pişmanlık beni kaybettiği için değildi. Sadece böyle ağır bir bedel ödemek zorunda kalacağını hiç tahmin etmemişti.Zamanı geri sarıp her şeyi yeniden yaşasa, yine aynı yolu seçerdi.Selim'in davası, tahmin edildiği gibi aleyhine sonuçlandı. Karşı taraf, ödediği kaporanın üç katı tutarında tazminat talep etti. Toplam meblağ milyonlarca dolları buluyordu.Şirketin nakit akışı bu yükü karşılamaya yetmeyince Selim bütün birikimlerini ortaya koydu, elinde avucunda ne kadar değerli şey varsa sattı. Yine de yüz binlerce liralık bir açık kalmıştı. Çaresiz kalan Selim, benden gizli satın aldığı o küçük evi satmaya karar verdi.Fakat evi satışa çıkaracağı sırada acı bir gerçekle yüzleşti: Tapudaki isim çoktan değişmişti.Yeni malik, Buse idi.Bu haber duyulduğunda kimse şaşırmadı.Selim vaktiyle ona o kadar körü körüne güvenmişti ki evin devrini gizlice halletmek, Buse için çocuk

  • Kocamın Balayı Bedeli   11.BÖLÜM

    Mahkeme tebligatının ulaştığı gün Selim yine kapıma dayanıp benden yardım istedi.Gök gürültülü sağanak yağmurun altında durmuş, avazı çıktığı kadar bağırarak ağlıyordu. Sesi kısılana dek benden defalarca özür diledi; ona bir şans daha vermem için yalvarıp bir daha asla böyle bir hata yapmayacağına dair yeminler etti.Perdeleri çektim, kulak tıkaçlarımı taktım ve yumuşacık yatağıma uzandım.İçimde en ufak bir acıma hissi bile yoktu.O sadece ıslanıyordu; oysa benim beş yıllık evliliğim zaten bitmek bilmeyen, iliklerime işleyen karanlık bir sağanaktan ibaretti.Ben yüz vermeyince Selim'in süklüm püklüm çekip gideceğini sanıyordum. Fakat ertesi sabah gün ağarırken baktığımda hâlâ bahçe kapısının önünde bekliyordu.Yağmur damlaları saçlarından süzülüp yanaklarına yapışmış, solgun yüzünde tek damla kan kalmamıştı.Onu daha önce hiç bu kadar perişan görmemiştim.Aslında onunla yüzleşmek istemiyordum ama işe gitmek zorundaydım.Tahmin ettiğim gibi, kapıdan çıkar çıkmaz Selim hızlı adımlarla

  • Kocamın Balayı Bedeli   10.BÖLÜM

    O sırada Selim nihayet sistemdeki kayıtlarıma ulaştı. Başvuran kısmında benim adımı gördüğünde gözleri fal taşı gibi açıldı; sendeleyerek iki adım geri çekildi.Ağzından okkalı bir küfür savruldu."Kim onayladı senin istifanı? Senin benim karım olduğunu bilmiyorlar mı bu şirkette?"Selim çıldırmış gibi şirketi aradı.Telefon anında açıldı. Şirketteki görevli henüz tek kelime edemeden Selim telefondakini avazı çıktığı kadar azarlamaya başladı:"Hande'nin istifasını bana teyit ettirdin mi sen? Kendi kafana göre ne hakla iş yapıyorsun?""Ama Selim Bey, siz daha önce demiştiniz ki…""Ne demişim ben? Ben sana onu işten çıkar mı dedim? Onun benim karım olduğunu bilmiyor musun sen?! Sen nasıl iş yapıyorsun böyle, kimin emrinde olduğunu unuttun galiba!""Şimdi derhâl defol git şirketten, bir daha da gözüm görmesin seni!"Selim hırsını alamayıp karşı tarafı fırçaladıktan sonra, yüzüne yapmacık ve sevimli bir ifade takınarak bana döndü:"Hande, onun sana böyle davranacağını gerçekten tahmin edem

  • Kocamın Balayı Bedeli   9.BÖLÜM

    Görünen o ki Selim de nihayet hatırlamıştı.Daha önce Selim projeyi elimden zorla alıp Buse'ye verdiğinde içim bir türlü rahat etmez, dosya tamamlanana kadar Buse'nin baştan aşağı hatalarla dolu taslaklarını gizlice düzeltir dururdum.Fakat Selim her defasında beni burnumu her işe sokmakla suçlar, Buse'nin bu işleri tek başına da başarabileceğini söyleyerek bana sitem ederdi.Aksi gibi işler sarpa sardığında da suçu yine benim üzerime atar, dosyayı yeterince dikkatli incelemediğim ve göz göre göre yapılan hataları fark etmediğim için beni fırçalardı.İşte bu yüzden bu defa dosyaya dönüp bakmamıştım bile.Madem Buse'nin tek başına başarabileceğini düşünüyordu, ben de ona yeteneklerini sergilemesi için bu fırsatı vermiştim."Hayır," diyerek başımı iki yana salladım.Selim'in kaşları iyice çatıldı.Tam bana patlamak üzereydi ki sakin bir tonla araya girdim:"Bu Buse'nin işi, benim sorumluluğum değil. Benim bu işe karışmaya ne yetkim var ne de mecburiyetim.""Ama sen benim karımsın!""Ee,

  • Kocamın Balayı Bedeli   8.BÖLÜM

    "Bizim aramızdaki meseleye laf etmek sana düşmez.""İşin bittiyse sen artık git."Buse hiç oralı olmadı:"Selim Abi, unuttun mu? Benim kiraladığım ev şu an oturulacak durumda değil…""Evinde kalamıyorsan otele gidersin! Koca kadınsın, kendi sorununu kendin çözmeyi de bilmiyor musun?""Yoksa ben havadan sana bir ev mi çıkarayım?"Selim'in üslubu son derece soğuk ve acımasızdı.Fakat ben, o sırada Buse'ye çaktırmadan attığı kaçamak bakışı fark etmiştim.Kendince çok gizli bir iş çevirdiğini sanıyordu. Oysa benim haberim olmadan şehir dışında bir ev daha satın aldığını çoktan öğrenmiştim.Buse onun ne demek istediğini anında kavradı.Dudaklarını sanki mağdur olmuş gibi büzdü. Ardından Selim'in vestiyerde asılı duran paltosunun cebinden gizlice anahtarı alıp evden çıktı.İkisinin arkamdan çevirdiği bu gizli kapaklı işi yüzlerine vurmadım.Neticede artık ikisiyle de ilgilenmiyordum. Kaldı ki yüzlerine vursam da bir şey değişmeyecekti. O ev resmiyette Selim'in üzerineydi ve kime vermek ister

  • Kocamın Balayı Bedeli   7.BÖLÜM

    Selim'in dudaklarındaki tebessüm donakaldı."Ne demek istiyorsun? Benimle boşanmak mı istiyorsun?"Yüzündeki ifade, zamanında hayal ettiğim gibi sevinçli değildi. Aksine, beklenmedik bir şekilde öfkeyle gölgelenmişti.Buse kısa bir an duraksadı; gözlerinden hızla bir sevinç kıvılcımı geçti.Ancak ses tonunu, beni sözde uyaran yapmacık bir havaya büründürdü:"Hande Abla, bu kadar mı düşüncesizsin gerçekten?""Selim Abi az önce boşanmaktan bahsettiyse sırf onun gönlünü al, biraz nazını çek diye söyledi. Gerçekten boşanmak istediğinden değil ki.""Şu sözleşmeyi çabuk geri çek, çocukluk etme. Selim Abi bunca zamandır ne kadar yoruldu. Ülkeye yeni dönebildi. Adamın canını durduk yere sıkma."Lafa bakılırsa güya benim iyiliğimi istiyordu.Ama ben çok iyi biliyordum ki tek amacı Selim'i kışkırtmaktı.Bu taktiği daha önce defalarca kullanmıştı ve her defasında işe yaramıştı.Eskiden Selim sırf öfkesinden beni görevden almış, yine sırf öfkesinden iki aylık maaşımı kesmişti.Yine öfkesine yenik

More Chapters
Explore and read good novels for free
Free access to a vast number of good novels on GoodNovel app. Download the books you like and read anywhere & anytime.
Read books for free on the app
SCAN CODE TO READ ON APP
DMCA.com Protection Status