Short
Kocamın Balayı Bedeli

Kocamın Balayı Bedeli

By:  ServetCompleted
Language: Turkish
goodnovel4goodnovel
12Chapters
284views
Read
Add to library

Share:  

Report
Overview
Catalog
SCAN CODE TO READ ON APP

Kocam, milyonlar değerindeki projeyi kendi gözdesi olan o genç asistana devrettiğimi öğrendiğinde, bana uyguladığı üç aylık soğuk savaşın nihayet işe yaradığını sandı. Hatta bir anda benimle İzlanda’ya romantik bir balayına gitmeye karar verdi. Ancak genç asistan bunu öğrenince kıskançlıktan deliye döndü ve şirketten istifa etmekle tehdit etti. Onu şımartmaya alışkın olan kocam paniğe kapıldı. Onu yatıştırmak için üç gün üç gece uğraştıktan sonra, iş seyahatini bahane ederek balayımızı bir kez daha erteledi. Üstelik benim balayı biletimi de ona verdi. Sonra da hiçbir şey olmamış gibi karşıma geçip umursamazca şöyle dedi: "Duygusal meseleler önemsiz; iş her şeyden önce gelir. Ben bu şirketin patronuyum, sorumluluklarımı öne koymak zorundayım. Sen benim karımsın; beni anlayıp desteklemen gerekir, değil mi?" Telefonumda genç asistanın az önce paylaştığı fotoğrafa baktım. İkisinin baş başa verip elleriyle kalp yaptıkları o sevgili fotoğrafına… Hiçbir şey söylemedim, sadece başımla onayladım. Kocam, sonunda anlayışlı ve olgun bir kadına dönüştüğümü düşünerek memnuniyetle gülümsedi. Ülkeye döndüğümüzde bana çok daha romantik bir balayı yaşatacağına söz verdi. Ama bilmediği bir şey vardı. Ben çoktan istifamı vermiştim, o ise farkında olmadan boşanma sözleşmesini zaten imzalamıştı. Bizim için artık bir "sonrası" yoktu.

View More

Chapter 1

1.BÖLÜM

Selim ile küçük asistanı Buse'nin iş seyahati kılıflı İzlanda kaçamağının ikinci gününde, şirketteki tüm devir teslim işlemlerini tamamlayıp İnsan Kaynakları departmanına gittim.

İstifamı verdim.

Çıkışımın onaylandığına dair bildirim Mobil İK uygulamasına düştüğünde aradan on dakika bile geçmemişti. Selim sistemden imzayı basıvermişti.

"Bak sen," dedi açık ofisteki mesai arkadaşlarımdan biri arkamdan. "Selim Bey onu çoktan gözden çıkarmış meğer. Neyse ki kadında biraz olsun yüz var da kendi ayağıyla gidiyor."

"E yani," diye ekledi bir başkası, elindeki karton kahve bardağını sallayarak. "Şirkette kalıp adamın sinirlerini zıplatmanın ne anlamı var? Erken davranıp çekildi işte. Ama bundan sonra ne yapacak, orası meçhul."

"Yahu üç kuruş maaşla çalışan biziz, bize ne oluyor?" diye araya girdi bir diğeri. Sesinden kıskançlık akıyordu. "Selim Bey'in nikâhlı karısı sonuçta. Bugün işi bıraksa bile ömrünün sonuna kadar çalışmadan yaşayacak kadar parası vardır."

Eşyalarımı bir koliye doldururken arkamdan dönen dedikoduları ve o bıyık altından gülüşleri sessizce dinledim.

Artık alışkındım.

Buse ile aramızın ne kadar kötü olduğunu Maslak'taki plaza bloklarında bilmeyen yoktu. Selim ise kocam olmasına rağmen her fırsatta onun tarafını tutar, sırf Buse'nin gönlü olsun diye beni herkesin içinde küçük düşürmekten çekinmezdi.

Şirkettekiler de küçük asistana yaranmak ve onun gözüne girmek için bana cephe almakta adeta birbirleriyle yarışırlardı.

Bunu düşününce içimden acı bir tebessüm geçti. Dönüp yüzlerine baktım.

"Hiç boşuna çene yormayın," dedim sakin bir sesle. "Ben bir yerlere sığınmak için değil, başka bir şirkete geçmek için ayrılıyorum. Bana buradaki maaşımın iki katını ve hayal bile edemeyeceğiniz kadar iyi imkânlar sundular."

Sözlerimi bitirdikten sonra, kıskançlıktan moraran yüzlerini arkamda bıraktım. Kolimi kucakladığım gibi şirket binasından çıkıp Levent sokaklarına adım attım.

Tam o sırada telefonum çalmaya başladı.

Arayan Selim'di.

İstifa haberini ona nasıl vereceğimi düşünürken telefonu açtım.

Ancak o, her zamanki emredici tonuyla doğrudan konuya girdi:

"Sana WhatsApp'tan bir dosya gönderdim. Bir saate kadar tamamlayıp bana e-posta ile yolla."

Demek ki hâlâ istifa ettiğimden haberi bile yoktu.

Acı acı gülümseyerek dosyayı açtım.

Karşıma çıkan şey, birkaç gün önce Buse'ye bırakmak zorunda kaldığım o milyonluk projeydi.

Senaryo hiç değişmiyordu.

Sükse de prim de Buse'nin hanesine yazılacak, bütün angaryayı ben çekecek, işler sarpa sardığında ise bütün suç benim üzerime kalacaktı.

Başlarda buna çok direnmiş, defalarca "hayır" demiştim.

Ama Selim beni ikna etmek için çalmadık kapı bırakmazdı. Baktı ki ne derse desin fikrim değişmiyor, bu kez de evde soğuk rüzgârlar estirmeye başlardı. Günlerce yüzüme bile bakmazdı.

Evlenmeden önce annemle babam kulağıma küpe etmişti:

"Kızım, evlilikte taraflardan biri alttan almayı bilmeli. Yuvayı dişi kuş yapar."

Aramızdaki bağların tamamen kopmasını, evimizde huzurun kaçmasını istemediğim için her defasında bir yudum soğuk su içip içime atar, o yükü yine omuzlardım.

Bir gün Selim'in benim bu fedakârlığımı ve çabamı anlayacağını sanıyordum.

Ama bu kez, sırf Buse terfi alsın diye benimle kıyameti kopardı.

Tam üç ay boyunca benimle konuşmadı, beni kendi evimde bir gölge gibi yaşattı.

Kırk derece ateşle hastaneye kaldırıldığımda, acilde tek başıma serum alırken bile yanıma gelmedi.

Sırf bir ay boyunca gecemi gündüzüme katarak, tırnaklarımla kazıya kazıya elde ettiğim o milyonluk projeyi Buse'ye vermemi sağlamak için beni tamamen gözden çıkardı.

İşte o gün, o hastane odasında, Selim'le ilgili içimde kalan son umut kırıntısı da tamamen yok oldu.

Expand
Next Chapter
Download

Latest chapter

More Chapters
No Comments
12 Chapters
Explore and read good novels for free
Free access to a vast number of good novels on GoodNovel app. Download the books you like and read anywhere & anytime.
Read books for free on the app
SCAN CODE TO READ ON APP
DMCA.com Protection Status