"Kaan!" Beril dehşet ve şaşkınlık içinde dudaklarını araladı: "Böyle konuşurken hiç mi vicdanın sızlamıyor senin?"Kaan için bir evlat dünyaya getirmiş, yıllar yılı Kara ailesinin her türlü hakaretini, kahrını sineye çekmişti...Şimdi tam da dişini tırnağına takıp bu hanede birazcık yer edinmişken, adam kalkmış bütün kabahati onun sırtına yüklüyordu!"Seninle laf yarıştıramayacağım, başım çatlıyor."Kaan parmaklarıyla şakaklarını ovuşturdu; şu an Beril ile dalaşacak, laf kavgasına girişecek dermanı yoktu.Fakat Beril adamın yakasını bırakmaya hiç niyetli değildi: "Kaan, bu gece hiçbir yere gidemezsin! Şayet bu kapıdan çıkıp gidersen, yarın sabah Emir'i aldığım gibi ben de çeker giderim bu evden!""Huzursuzluk çıkarma artık.""Öyle mi? Gidip babanla konuşacağım o zaman, hakem olsun bize! Karı koca olarak bir ömür boyu böyle ayrı gayrı mı yaşayacağız biz?!"Kaan alttan aldıkça Beril büsbütün bileniyor, üste çıkıyordu; gözünü karartıp hırsla arkasını döndüğü gibi Ahmet'in odasına yöneldi.
Leer más