"Sen utanmıyorsun ama İbo utanıyor.""Hıh, bana ne! Zaten o insanların hiçbirini tanımıyorum." Nilay gerçekten de çok rahat ve açık sözlü biriydi. Aklından ne geçiyorsa söyler, ne yapmak istiyorsa yapar, hiçbir şeyi gizlemeye çalışmazdı.Ben artık gülsem mi ağlasam mı bilemiyordum."Tamam artık, Nilay abla, yenge... Buraya beni görmeye mi geldiniz, yoksa birbirinizle didişmeye mi?"Yengem sonunda Nilay'la tartışmayı bıraktı.Ama Nilay oldukça ciddi bir ifadeyle bana bakıp, "İbo, cidden söylüyorum, bu gece kalıp sana ben bakayım," dedi.Bunu söylerken bir yandan da bana göz kırpıyordu.Gündüz yaşananları hatırlayınca bir anda heyecanlandım.Ama şimdiki sorun yengemin burada olmasıydı ve yengem, Nilay'la aramda bir şey olmaması gerektiğini defalarca söylemişti.Ben de başımı iki yana sallayıp, "Boş ver, yengem baksın. Hem ikimiz baş başa kalırsak, insanların diline düşeriz. Pek hoş olmaz," dedim.Nilay, "Aylin kalıp sana bakınca insanların diline düşmüyor musunuz yani?" dedi."Sonuçta in
Read more