تسجيل الدخولTam beş yılımı onun yanına gelebilmek için harcamıştım, o ise tek bir gecede bütün emeklerimi silip süpürmüştü.Dudaklarımı zorla aralayıp yine de olgun bir tavır takınmaya çalıştım.Kapıyı açtım, arkama bakmadım."Gel, içeri geç."Kaya'nın gözleri parladı, hemen peşimden geldi."İki şekerli, sütsüz."Kahveyi önüne koyup karşıdaki koltuğa oturdum.Sesi biraz boğuktu."Hatırlıyorsun."Gülümsedim, cevap vermedim."Buraya kadar geldiğine göre boşanma sözleşmesini da görmüşsündür.""Mal varlığının yarısını istemiyorum, sadece Mert'in velayetini istiyorum."Kaya'nın nefesi bir an kesildi, başını kaldırıp bana baktı."Defne, boşanmayı kabul etmiyorum."Başımı salladım, zaten bunu tahmin etmiştim."Sorun değil, beklerim. Mahkeme süreci ne kadar sürerse sürsün."Kaya fincanı sertçe masaya bıraktı, bardağın çıkardığı tok ses odayı doldurdu."Defne, bu kadar mı çabuk kurtulmak istiyorsun benden?""Unutma, altı yıl önce yatağıma sen girdin."Kalbime ağır bir acı oturdu, gözlerime inanamayarak ona
O gece Kaya mutfakta, yerde oturarak sabahladı.Hayatında ilk kez bu kadar perişandı.Eskiden eve ne kadar geç dönse, onu bekleyen bir ışık hep yanardı.Kanepede oturmuş, sessizce dönüşünü bekleyen biri olurdu.Şimdiyse hiçbiri yoktu.Koca villada tek başına, günün doğmasını beklemişti.Ertesi gün Kaya üstünü bile değiştirmeden doğrudan şirkete gitti.Ofisin kapısını ittiğinde, benim çalışma masamın çoktan toparlanmış olduğunu gördü.Göz alacak kadar temizdi.Masanın üzerinde, incecik bir dosya sessizce duruyordu.Tıpkı Pandora'nın kutusu gibi, açılmayı bekliyordu.Titreyen ellerle dosyayı açtı, kocaman bir yazı gözüne çarptı."Taraflar, aralarındaki şiddetli geçimsizlik nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve ortak hayatın yeniden kurulmasının mümkün olmadığını beyan eder.""Taraflar anlaşmalı olarak boşanmayı kabul eder ve aşağıdaki hususlarda mutabakata varmışlardır...""DAVACI: Defne Aydın""DAVALI: Kaya Beyaz""Demek beni gerçekten bırakıp gidecektin."Kaya gülümse
Güç bela davetin bitmesini bekledi, ev sahibiyle vedalaşır vedalaşmaz Kaya kaçar gibi oradan ayrıldı.Eve vardığında içkinin etkisi iyice başına vurmuştu.Alnını tuta tuta sendeleyerek kapıyı itti."Defne, su getir."Sesi boşlukta yankılandı, evden çıt çıkmadı.Kaya başını kaldırıp karanlık salona baktı, işte o an durumu kavradı.Oğlumla ben dünden önce gitmiştik bile.Işığı açıp mutfağa geçti.Buzdolabından bir kutu gazoz aldı, kapağı kapatırken fark etti; dolap kapağı ne zamandır irili ufaklı çıkartmalarla doluydu.Çoğu çocukların sevdiği çizgi film karakterleriydi.Her zaman fazla çocuksu bulduğu bu resimlere bakarken Kaya elinde olmadan hafif bir kahkaha attı.Gözlerinin önünde Mert'in sessizce çalışma odasına girdiği o an canlanıverdi sanki.Elinde çocuk kitabı, çekine çekine Kaya'nın karşısına gelmişti."Baba, benimle kitap okur musun?"Peki o ne demişti?Kaya'nın gazoz içen eli havada dondu, bakışları derinleşti."Çok yoğunum, vaktim yok."Bunu hatırlayınca Kaya'nın içini sebeps
Gözlerinin önünde oğluyla birlikte arkasını dönüp gidişi canlandı, Kaya'nın kalbi hızla çarpmaya başladı.Belki de bu çocukça tavrına bir son vermeliydi.Belki de bunca yılın ardından değişmiştim.Belki de...***Akşam saat altıda Kaya, İpek'i de alıp iş ortaklarının verdiği davete katıldı.Bütün gün beni görmemişti, elinde kadehiyle dalgın dalgın duruyordu.Bu sefer fazla mı ileri gitmiştim?Bu düşünce bir anda zihninde belirdi.Kaya dudaklarını sıktı, kadehteki içkiyi bir dikişte bitirdi.Telefonunu çıkarıp bana mesaj atmayı düşündü, ama tam o sırada yanına gelen iş ortağı onu durdurdu."Kaya Bey, geçen seferki teklif..."Kaya bir an afallayıp diğer düşünceleri kafasından attı ve kendini işe verdi.Herkes keyifle sohbet ederken, ansızın uyumsuz bir ses araya girdi."Kaya Bey, bu tatlı çok güzelmiş!"İpek, elinde çikolatalı bir kapkekle, her şeyden habersiz saf saf bakıyordu.Sohbet bölününce kimsenin yüzü gülmedi.İpek ise ortamın gerginliğini hiç fark etmemiş, gülerek Kaya'nın önüne
Maildeki kocaman harfleri görünce Kaya'nın içine kötü bir his çöktü.Tam tıklayıp açacakken İpek salına salına içeri girdi."Kaya Bey, geçen seferki rapor."İpek dosyayı masaya koyup hiç yabancılık çekmeden Kaya'nın yanına geldi, bir elini onun omzuna koydu.Eskiden olsa bu, ikisinin de sessizce kabullendiği bir yakınlıktı.Şimdiyse Kaya birden rahatsızlık duydu.Doğrulup dosyayı açtı, daha ilk sayfada kaşları çatıldı.Koca bir sayfa boyunca, format dışında neredeyse hiçbir şey doğru değildi.Departman adı bile yanlış yazılmıştı.Dosyayı sertçe masaya fırlatıp dondurucu bir sesle konuştu."Bu raporu kim hazırladı? En temel iş yetkinliği bile yok mu?""Bana Demir'i çağırın, İnsan Kaynakları nasıl eleman alıyor böyle!"İpek'in yüzü bir anda allak bullak oldu."Kaya Bey, bunu ben hazırladım."Bütün öfkesi o an sönüverdi. Kaya, sanki korkutulmuş gibi görünen İpek'e bakarken ilk kez içinde bir çaresizlik hissetti.İpek kızarmış gözlerle ona bakıyordu, sesi kırılgandı."Kaya Bey, yoksa becer
İpek şaşkınlıkla sordu. "Defne, senin Kaya Bey'in evinde ne işin var?"Bunu duyar duymaz oğlumu hemen arkama çekip gözlerini kapattım."Ben...""Onlar benim akrabalarım, geçici olarak burada kalıyorlar."Daha sözüme başlamıştım ki Kaya lafımı kesti. Bavulu tutan eli giderek sıkılaşıyordu.İlk defa olmamasına rağmen ne zaman duysam kalbim sızlıyordu.Tam konuşacakken oğlum benden önce davrandı."Amca, merhaba."Gözlerime inanamayarak arkamı döndüm. Oğlumun kızarmış gözlerinden başka bir şey göremedim."Anne, hadi gidelim."Bütün sözler boğazımda düğümlendi. Dudaklarımı zorla kıpırdatıp alçak bir sesle cevap verdim."Olur."Omuz omuza geçtikleri o an Kaya kolumu tuttu.Gözlerime inanamayarak bana bakıyordu. "Mert... bana ne dedi?"Acı bir gülümseme geçti içimden. "İstediğin bu değil miydi zaten, Kaya Bey?"Altı yıllık gizli evlilik boyunca Kaya sadece karı koca olduğumuzu gizlemekle kalmamıştı. Oğlumuzun ona "baba" demesine de asla izin vermemişti.Tek fark şuydu.Eskiden oğlumu "amca" d