Short
Eşimin Dudak Uçuklatan Balayı

Eşimin Dudak Uçuklatan Balayı

By:  ServetKumpleto
Language: Turkish
goodnovel4goodnovel
12Mga Kabanata
853views
Basahin
Idagdag sa library

Share:  

Iulat
Buod
katalogo
I-scan ang code para mabasa sa App

Şirketin genel müdürü olan eşim Hande, milyonlarca liralık projeyi kendi isteğimle en çok kayırdığı genç asistanı Emir'e devrettiğimi öğrenince, bana üç aydır uyguladığı mesafenin sonunda işe yaradığını sandı. Sevinçten gözleri parladı. Hatta benimle İzlanda'da balayı yapmayı bile teklif etti. Ama bunu duyan Emir kıskançlık krizine girdi. İstifa edeceğini söyleyerek ortalığı ayağa kaldırdı. Hande ise her zamanki gibi onu kaybetmekten korktu. Tam üç gün üç gece boyunca Emir'i vazgeçirmeye çalıştı. Sonunda da iş gezisini bahane ederek balayımızı bir kez daha erteledi ve ikinci balayı biletini ona verdi. Döndüğünde ise hiçbir şey olmamış gibi karşıma geçip açıklama yaptı. "Özel hayat bekleyebilir. İş her şeyden önce gelir. Bu şirketin sorumluluğu benim omuzlarımda." "Sen benim eşimsin. Beni en iyi sen anlarsın, öyle değil mi?" Ben ise telefonda Emir'in birkaç dakika önce paylaştığı gönderiye bakıyordum. Hande'yle baş başa vermiş, objektife gülümseyerek elleriyle kalp yapmışlardı. Hiçbir şey söylemedim. Sadece başımı salladım. Hande bunu olgunlaştığıma yordu. Döndüğünde bana çok daha romantik bir balayı borçlu olduğunu söyleyip memnuniyetle gülümsedi. Oysa bilmediği tek bir gerçek vardı. Ben istifa dilekçemi çoktan vermiştim. O ise farkına bile varmadan boşanma sözleşmesini çoktan imzalamıştı. Artık ikimiz için de geri dönüş yoktu.

view more

Kabanata 1

1.Bölüm

Neşe ile gözdesi olan genç asistanı Emir'in balayına gitmelerinin henüz ikinci günüydü. Şirketteki tüm devir teslim işlemlerimi tamamlayıp İnsan Kaynakları'nın yolunu tuttum ve istifa işlemlerimi başlattım.

Daha on dakika bile geçmeden telefonuma Neşe'den "Onaylandı" bildirimi düştü.

"Baksanıza, Neşe Hanım zaten dünden razıymış onu göndermeye. Neyse ki durumu anlayıp uzatmadan istifasını verdi."

"Öyle valla. Şirkette kalıp Neşe Hanım'ın canını sıkacağına çekip gitmesi en doğrusu oldu. Ama bundan sonra ne yapacak acaba?"

"Biz kendi derdimize yanalım. Sonuçta patronun kocası. İşi bırakıp evde otursa bile ömür boyu çalışmasına gerek kalmaz."

Eşyalarımı kolilere yerleştirirken mesai arkadaşlarımın arkamdan yaptığı alaycı yorumları, bastırmaya çalıştıkları kahkahaları duyabiliyordum.

Ama artık bunlara alışmıştım.

Şirkette herkes Emir'le aramızın iyi olmadığını biliyordu. Neşe ise eşim olmasına rağmen her fırsatta Emir'i kayırıyor, onun uğruna beni herkesin içinde küçük düşürmekten çekinmiyordu.

Diğerleri de Emir'in gözüne girebilmek için birbirleriyle yarışıyor, fırsatını buldukça beni hedef alıyordu.

Bunu düşününce dudaklarımda acı bir tebessüm belirdi.

"Kusura bakmayın," dedim kolimi elime alırken. "Buradan ayrılıyorum ama işsiz kalmıyorum. Başka bir holding bana burada aldığım maaşın iki katını ve çok daha iyi şartlar teklif etti."

Kıskançlıktan yüzleri asılan kalabalığa aldırmadan kolimi alıp şirketten çıktım.

Daha binanın kapısından çıkar çıkmaz telefonum çaldı.

Ekranda Neşe'nin adı yazıyordu.

İstifa ettiğimi ona nasıl söyleyeceğimi düşünürken telefonu açar açmaz her zamanki buyurgan sesi duyuldu.

"Sana bir dosya gönderdim. Bir saat içinde hazırlayıp bana mail at."

Anlaşılan istifa dilekçemi onaylarken kime ait olduğuna bakmamıştı bile.

İçimden acı acı gülerek gönderdiği dosyayı açtım.

Dosya, kısa süre önce Emir'e devretmek zorunda kaldığım o büyük projeydi.

Her zamanki düzen yine değişmemişti.

Takdiri, övgüyü ve primi Emir alacak; bütün yük benim omuzlarıma binecekti. İşler ters giderse hesabını veren de yine ben olacaktım.

İlk zamanlar buna karşı çıkmıştım.

Ama Neşe beni ikna edebilmek için elinden geleni yapıyor, kabul etmeyince de günlerce benimle konuşmuyordu. Hatta sırf beni vicdan azabına sürüklemek için sabahlara kadar çalışıp kendini tüketiyordu.

Onun bu hâline kıyamadığım için her defasında geri adım atan ben oluyordum.

Bir gün yaptığım tüm fedakârlıkları anlayacağına gerçekten inanmıştım.

Ama bu kez, Emir'in terfi alabilmesi uğruna benimle büyük bir kavga etti ve tam üç ay boyunca yüzüme bile bakmadı.

Kırk derece ateşle hastaneye kaldırıldığımda, acilde tek başıma serum alırken bile bir kez olsun arayıp hâlimi sormadı.

Tek istediği, bir ay boyunca gece gündüz çalışarak şirkete kazandırdığım milyonluk projeyi Emir'e teslim etmemdi.

İşte o hastane odasında, serum yavaş yavaş damarlarıma akarken, içimde ona dair kalan son kırıntı da yok olup gitmişti.

Palawakin
Susunod na Kabanata
I-download

Pinakabagong kabanata

Higit pang Kabanata
Walang Komento
12 Kabanata
Galugarin at basahin ang magagandang nobela
Libreng basahin ang magagandang nobela sa GoodNovel app. I-download ang mga librong gusto mo at basahin kahit saan at anumang oras.
Libreng basahin ang mga aklat sa app
I-scan ang code para mabasa sa App
DMCA.com Protection Status