Partager

3

Auteur: KarenW
Isabella'nın Bakış Açısı

Son bir tokat atmak için Rosa'ya doğru hızla yürüdüm. Vincent öne atılarak beni durdurdu. "Ne yapıyorsun?"

"Benim hatam, Vincent. Bayan Falcone bana kızmakta çok haklı. Önce senin doktor kontrolüme gelmeni istedim, sonra da buraya taşındım." Rosa yine masum rolüne büründü. "Hepsi benim hatam. Gitmeliyim. Bugün gerçekten gelmemeliydim."

"İyi, o zaman git.", diye düşündüm.

Şaşırtıcı bir şekilde, Rosa'ya tokat atmamı engellemeye çalışan Vincent konuştu. "Katılıyorum. Gitmelisin, Rosa. Karımı buradan göndermeyeceğim."

Şaşkına dönmüştüm. Bunca şeyden sonra onun bana bağırmasını, gitmemi söylemesini bekliyordum.

Rosa da afallamıştı ama hemen ardından birkaç damla gözyaşı döküp yalvarmaya başladı. "Ah, karnım çok ağrıyor. Bebeğim bana mı kızdı?"

Bir kez daha Vincent'ın ciddi ifadesinin değişmesini izledim. Ona karşı hemen yumuşadı. Elini, sanki dünyadaki en hassas şeymiş gibi Rosa'nın karnının üzerinde gezdirdi. Öfkeden deliye döndüm.

Rosa ne zaman kendini mağdur gibi gösterse Vincent'ın hemen yumuşaması midemi bulandırıyordu.

"Vincent," dedim dişlerimi sıkarak. "Ona gerçekten inanıyor olamazsın, değil mi?"

Ama bana bakmadı; tüm dikkati Rosa'nın üzerindeydi. "Canı acıyor," dedi yumuşak bir sesle, sanki dünyada sadece Rosa varmış gibiydi. "İşleri daha da kötüleştirmeyelim."

Böylece Rosa kaldı. Benim odam artık onundu ve bana birinci kata, dadının yanındaki küçük odaya taşınmam söylendi.

Vincent beni teselli etmeye çalışarak, "Sadece ağrıları geçene kadar. Sen farkına bile varmadan odana dönmeni sağlayacağım, tamam mı?" dedi.

Bir kez daha beklemem söylendi.

Ama Vincent'ın fark etmediği şey, benim artık bu bebeği istemiyor oluşumdu.

Yanında bir babası, onu sevecek ve ilgilenecek bir ailesi olmadan böyle bir hayata gözlerini açmasının hiçbir anlamı yoktu. Bu evde acı çekecek başka bir cana gerek yoktu.

***

O dramatik taşınma gününden sonra Rosa eve iyice yerleşti ama onu bir daha hiç görmedim. Sanki hiçbir şey değişmemiş gibiydi.

O muhtemelen yeni odasının keyfini çıkarırken ben dış dünyayla nasıl iletişim kurabileceğimi bulmaya odaklanmıştım. Vincent hâlâ telefonumu geri vermemişti.

Hatta Rosa'yla pazarlık etmeye bile çalıştım; bana yardım ederse burayı temelli terk edeceğimi, yani Vincent'ı tamamen ona bırakacağımı söyledim.

Ama yaptığı tek şey bana küçümseyerek bakmak oldu.

"Vincent'ı istediğimi mi sandın? Tanrım, Isabella, itiraf etmeliyim ki bazen sana neredeyse hayranlık duyuyorum. Göze aldığın şeylere, oynadığın o kusursuz masum rolüne… Sana neredeyse acıyorum."

Rosa'yı yanlış değerlendirmiştim. Tek istediğinin Vincent'la birlikte olmak olduğunu ve ortadan kaybolmama yardım edeceğini sanmıştım. Ama yanılmıştım. Rosa Vincent'ın peşinde değildi; sadece her şeyi kontrol etmek istiyordu. Onun gözünde biz, kendi keyfi için istediği gibi yönlendirip manipüle edebileceği bir gösteriden, bir şovdan başka bir şey değildik.

Kurduğu planların boyutu hayal edebileceklerimin ötesindeydi. Ondan gerçekten iğreniyordum.

Her gün Vincent eve geliyor, Rosa'nın bebeğini kontrol ediyor, mükemmel bir baba gibi davranıyor, kendisinin bile olmayan bir çocukla ilgileniyordu.

Ama konu bana gelince kapımı çalıyor, zaten yatakta olduğumu görüyor ve sessizce kapıyı yeniden kapatıyordu. Bebeğimizle hiç konuşmuyordu. Onunla hiç vakit geçirmiyordu.

Şimdi kaldığım oda, dadının odasıyla bile kıyaslanamazdı. O kadar küçüktü ki buraya yalnızca bir yatak sığıyordu. Oturacak yer bile yoktu.

Konaktaki tüm odalar Rosa'ya ayrılmıştı; biri bebek için, biri dans etmek için, biri bilgisayarı ve kitapları için, biri kıyafetleri için, biri de depolama için.

Vincent onunla yaşıyor gibiydi, aynı odada uyuyordu. Bunu hamileliği boyunca ona yardım etmek olarak adlandırıyordu. Ama o kapalı kapıların ardında başka neler olduğunu kim bilebilirdi?

Bugün Vincent kapımı çalarak beni şaşırttı. Konuşmaya başlamadan önce tereddüt etti. "Isabella, nasılsın? Hâlâ bebeği aldırmak mı istiyorsun?"

"Bana güvenebilirsin," dedi yumuşak bir sesle. "Seni seviyorum. Seni koruyacağım."

Vincent'ın beni sevdiğini söylediği ilk seferdi. Ama açıkçası bunu gerçekten mi söylüyordu, yoksa bebeği doğurmam için beni manipüle etmeye mi çalışıyordu anlayamıyordum.

Gözlerimi kapattım, kendimi toparlayıp, "Bu bebeği dünyaya getireceğim," dedim.

"Yalnızca…"

"Yalnızca ne?"

"Yalnızca… telefonumu geri verirsen. Bu evde konuşabileceğim hiç kimse yok. Yalnız kalıyorum ve bu da bebeğe iyi gelmiyor."

Vincent beni kollarının arasına aldı; sesi mutlulukla doluydu. "Sana ne istersen vereceğim. Yeter ki bebeğimize iyi bak, tamam mı?"

***

Telefonumu geri almıştım. Artık istediğim kişiyle iletişim kurabileceğimi bilmek nefes almamı kolaylaştırıyordu.

Kimse Vincent'ın tanıdığı ailem tarafından evlatlık alındığımı bilmiyordu. Biyolojik ailemi ise iki yıl önce bulmuştum. Ama o zamanlar Vincent'a delicesine âşıktım ve onunla evliydim. Öylece çekip gidemezdim.

Onlarla gitmediğim için üzülmüşlerdi ama bana bir numara bırakıp,

"Isabella, bir gün mutsuz olursan ya da sadece bizi özlersen bu numarayı ara. Senin için geliriz" demişlerdi.

O numarayı bir gün arayacağımı hiç düşünmemiştim ama işte buradaydım. Artık tek umudum onlardı.

Evlatlık olarak büyüdüğüm aile bana hep iyi davranmıştı ama onlar için Vincent'ı mutlu etmek her zaman bana yardım etmekten daha önemli olmuştu.

***

Rosa sekiz aylık hamileyken birden, hamileliğinin son iki ayını geçirmek için sahile yakın bir yere, California'ya, gitmek istediğini söyledi.

Başlarda Vincent'ın planı kalmaktı ama Rosa, gitmenin bebeğine iyi geleceğini söyleyince bir kez daha onun isteğine boyun eğdi.

Gitmeden önce Vincent son bir kez kapıma geldi. "Sen doğum yapmadan önce döneceğim. Beni bekleyecek misin?"

"Çizgiyi aştığımı biliyorum," diye devam etti. "Ama telafi edeceğime söz veriyorum. Isabella, lütfen bana güven. Seni seviyorum."

Ne söylerse söylesin, ben sadece gülümsedim ve başımı salladım. Sonra Rosa seslendi ve Vincent gitmek için arkasını döndü.

Ama bu kez bende bir tuhaflık olduğunu fark etmiş gibiydi. Rahatsız edici derecede sessizdim.

Beni sıkıca kucakladı, neredeyse nefesimi kesecek kadar.

"Tek bir kelime söyle, Isabella. Sadece bir kelime ve gitmeyeceğim."

Bana sarılmasına izin verdim ama içten içe ne sarılışıyla ne de söyledikleriyle ilgili hiçbir şey hissetmiyordum.

"Gitmelisin, Vincent," diye fısıldadım. "Burada kalırsan, evlendiğim adam olmaktan çıkacaksın."

Vincent yine kıpırdamadı ama şu anda onun oyunlarına gelmeye hiç niyetim yoktu.

"Öyleyse o sürtükten ve eşyalarından kurtulmaya ne dersin?"

Sesimdeki sertliği duyan Vincent'ın gözlerindeki şaşkınlığı izledim. Ama cevabını beklemedim. Bunun yerine alaycı bir ifadeyle, "Benim istediğim bu. Yapamayacaksan söyleme. Boş vaatlerinden bıktım," dedim.

Bunun üzerine arkamı dönüp doğruca banyoya gittim.

Continuez à lire ce livre gratuitement
Scanner le code pour télécharger l'application

Dernier chapitre

  • Hamileyim, Mafya Kocam Beni Terk Etti   8

    Isabella'nın Bakış AçısıBir yıl sonra Ethan'la evlendim ve rahatlıkla söyleyebilirim ki evliliğimiz bundan daha mükemmel olamazdı. Ethan bana her şekilde değer veriyordu.Çok geçmeden ondan hamile kaldım.On ay sonra kızımız dünyaya geldi.Zaman geçti ve kızımız iki yaşına geldiğinde sonunda ailemle birlikte New York'a dönmeye karar verdim.New York'a yeniden ayak basmak, buradan ayrıldığım zamankinden tamamen farklı hissettiriyordu. O zamanlar bambaşka biriydim. Şimdi kucağımda kızım, yanımda sevgi dolu kocam ve arkamda ailemle geri dönmüştüm. Değişmiştim. Daha güçlüydüm. Daha mutluydum.Ama dünya küçüktü; hem de fazlasıyla küçüktü.Rosa'yla karşılaşacağımı hiç beklemiyordum ama işte oradaydı, sokakta balon satıyordu.Bir an tereddüt ettim; onunla yüzleşmeye hazır değildim. O pis elleri elbiseme değmeden yanından geçip gitmek istedim.Ama beni fark etti.Gözleri büyüdü ve bir anda bana doğru koşup dizlerinin üzerine çöktü, elbisemin kumaşını kavradı."Isabella? Gerçekten sen misin? G

  • Hamileyim, Mafya Kocam Beni Terk Etti   7

    Isabella'nın Bakış AçısıBiyolojik ailem Bianca ve Enzo beni evlerine götürdüğü anda, abartmadıklarını anladım. Kuzey'in en güçlü mafya ailesiydiler. Dünya çapındaki nüfuzları, Vincent Falcone'un kurduğu imparatorluğun yüzlerce katına ulaşıyordu. Yıllar önce, uyuşturucu tesisi geliştirme projesi yüzünden çıkan acımasız bir savaş sırasında babamın rakiplerinden biri tarafından kaçırılmıştım. Babam bundan sorumlu kişiden intikamını aldı ama beni aramaya başladığında çoktan ortadan kaybolmuştum. Yine de biyolojik ailem beni aramaktan hiç vazgeçmemişti. Sadece başka bir mafya ailesi tarafından büyütüldüğümü, üstelik onlarınkinden çok daha küçük bir aile olduğunu hiç düşünmemişlerdi.Başlangıçta babamın adamları bana inanmıyordu. Onlara göre Enzo'nun kızı olamayacak kadar narin ve hassastım. Hatta öz babam bile bana, "Ben burada olduğum sürece mafyayı yönetmek konusunda endişelenmene gerek yok. Sen sadece hayatının tadını çıkar," demişti.Ama kendimi kanıtlamak istiyordum. Üstelik Carusola

  • Hamileyim, Mafya Kocam Beni Terk Etti   6

    Vincent'ın Bakış Açısıİçimi bir anda tuhaf bir huzursuzluk kaplamıştı; sanki önemli bir şeyi unutmuş ya da önemli bir şeyi kaybetmişim gibi hissediyordum.Aslında bu his, evden ayrıldığım gün de içime çökmüştü. Şimdi ise saniyeler geçtikçe daha da güçleniyor, neredeyse kalbimi yakıyordu."Konakta bir şey mi oldu? Isabella'nın başına bir şey mi geldi?" diye düşündüm.Telefonumu çıkarıp Isabella'yı aradım. Defalarca aramama rağmen kimse açmadı.Artık resmen paniğe kapılmıştım. "Isabella neden lanet olası telefonuna cevap vermiyor?" diye düşündüm.Yataktan kalkıp ceketimi ve pantolonumu aldım ve odadan çıkmaya çalıştım. Ama Rosa'nın sesi beni durdurdu. "Vincent, nereye gidiyorsun?""Isabella'yı kontrol etmek için geri dönmem gerekiyor. Telefonuma cevap vermiyor."Rosa'nın sesi titredi, neredeyse ağlayacak gibiydi. "Yani beni burada tek başıma bırakıp gidecek misin?""Doğru, geri dönemem. Geri dönmek, Rosa'yı bu evde tek başına bırakmak demek," diye düşündüm.Yanına gidip onu nazikçe koll

  • Hamileyim, Mafya Kocam Beni Terk Etti   5

    Isabella'nın Bakış AçısıUyandığımda odada yalnızca iki kişi vardı. Kadın ağlıyor, adam ise odanın içinde volta atıyordu. Aklım hâlâ karmakarışıktı ve hafıza kaybı beni adeta sersemletmişti.Uyandığımı gören kadın ağlamayı bıraktı ve elimi tuttu. "Isabella, nasıl hissediyorsun?"Onu hemen tanıdım. Biyolojik annem Bianca'ydı. Onunla yalnızca bir kez tanışmış olmama rağmen aramızdaki benzerlik inkâr edilemezdi.Odada endişeyle volta atan adam ise hiç şüphesiz biyolojik babam Enzo'ydu.İkisinin de gözlerinde öylesine büyük bir endişe vardı ki. Bir zamanlar beni utanç kaynağı olarak gören, boşanma belgelerini imzalamaya ve hamileliğimi sonlandırmaya zorlayan insanlarla aralarındaki fark çok belirgindi.Babamın yüzündeki gerginlik hâlâ geçmemiş olsa da sesi yumuşaktı. "Bunun hesabını onlara ödeteceğim, Isabella. Sen bir Rossi'sin. Bundan sonra hiç kimse sana bunları yaşatamayacak."Annem saçlarımı usulca okşayıp kulağımın arkasına sıkıştırdı ve bana gülümsedi. "Başka hiçbir şeyi düşünme. Se

  • Hamileyim, Mafya Kocam Beni Terk Etti   4

    Isabella'nın Bakış AçısıUçakları havalandıktan sonra nihayet rahatlamış hissettim. Artık tek yapmam gereken, gerçek ailemin gelip beni almasını beklemekti.Sadece on iki saat daha ve sonunda Vincent'tan ve tüm yalanlarından kurtulacaktım. O kadar mutluydum ki akşam yemeğinde bir parça daha biftek yedim.Gerçek ailemle telefonda konuştuğumda, Vincent'ın konağın etrafını neredeyse otuz korumayla çevrelediğini söyledim.Babam telefonun diğer ucunda hafifçe güldü. "Otuz mu? Merak etme. Babanın binlerce adamı var.""Sadece sakin ol ve bizi bekle, tamam mı?" dedi.Abartıp abartmadığını bilmiyordum ama beni almaya gelmeleri bile yeterliydi.Akşam yemeğinden sonra salonda kitap okurken Rosa'nın annesi geldi; onun ardından Vincent'ın ailesi ve evlatlık ailem içeri girdi.Hepsi bana sanki suçlu olan benmişim gibi bakıyordu.Vincent'ın annesi masanın üzerine bir boşanma anlaşması fırlattı. "Bunu imzala. Karnındaki o piçten kurtul. Falcone ailesi senin yüzünden daha fazla utanç yaşayamaz."Rosa'n

  • Hamileyim, Mafya Kocam Beni Terk Etti   3

    Isabella'nın Bakış AçısıSon bir tokat atmak için Rosa'ya doğru hızla yürüdüm. Vincent öne atılarak beni durdurdu. "Ne yapıyorsun?""Benim hatam, Vincent. Bayan Falcone bana kızmakta çok haklı. Önce senin doktor kontrolüme gelmeni istedim, sonra da buraya taşındım." Rosa yine masum rolüne büründü. "Hepsi benim hatam. Gitmeliyim. Bugün gerçekten gelmemeliydim.""İyi, o zaman git.", diye düşündüm. Şaşırtıcı bir şekilde, Rosa'ya tokat atmamı engellemeye çalışan Vincent konuştu. "Katılıyorum. Gitmelisin, Rosa. Karımı buradan göndermeyeceğim."Şaşkına dönmüştüm. Bunca şeyden sonra onun bana bağırmasını, gitmemi söylemesini bekliyordum. Rosa da afallamıştı ama hemen ardından birkaç damla gözyaşı döküp yalvarmaya başladı. "Ah, karnım çok ağrıyor. Bebeğim bana mı kızdı?"Bir kez daha Vincent'ın ciddi ifadesinin değişmesini izledim. Ona karşı hemen yumuşadı. Elini, sanki dünyadaki en hassas şeymiş gibi Rosa'nın karnının üzerinde gezdirdi. Öfkeden deliye döndüm. Rosa ne zaman kendini mağdur

Plus de chapitres
Découvrez et lisez de bons romans gratuitement
Accédez gratuitement à un grand nombre de bons romans sur GoodNovel. Téléchargez les livres que vous aimez et lisez où et quand vous voulez.
Lisez des livres gratuitement sur l'APP
Scanner le code pour lire sur l'application
DMCA.com Protection Status