Tam o sırada yengem içeri girdi.Beni koltukta çıplak bacaklarımla otururken, pantolonumu da bir kenara atılmış hâlde görünce anında kapıyı kapattı."İbo, sabah sabah ne yapıyorsun sen?"Öyle paniklemiştim ki kalbim ağzımdan çıkacak gibiydi."Yenge, ben... Ben...""Kendi işini göreceksen odanda görseydin ya, ya da tuvalete gitseydin. Ne işin var salonda?""Biriyle eve gelmiş olsaydım, şu hâlini görselerdi ne kadar rezil olurduk düşünebiliyor musun?"İçimden derin bir oh çektim. Yengem hiçbir şey fark etmemiş, sadece kendi kendime işimi hallettiğimi sanmıştı.Ona katılarak, "Yenge, senin daha geç döneceğini sanıyordum," dedim."Çek bakayım şu kırlenti de bir göreyim," dedi yengem aniden konuyu değiştirerek."Ne?" diye kaldım.Bu kadarı da fazla utanç vericiydi.Yengem ise, "Ne 'ne'si? Sanki o şeyini hiç görmedim. Sadece bir bakacağım," dedi.İçimden, "Bunda bakılacak ne var ki?" diye geçirdim.Ama yengem böyle söyleyince reddedemedim.Kırlenti kaldırdım, o şey dimdik ayakta duruyordu.Y
Read more