İçimden, "Ne kadar açarsam açayım, senin göğsündeki o dağlar kadar büyük olamaz ya," diye geçirdim.Göz kararıyla en az D beden gibiydi.İlk defa bu kadar büyüğünü görüyordum, gözlerimi açıp bakmayacaktım da ne yapacaktım?Hem üstünde hiçbir şey olmadan karşıma çıkan oydu. Ben neden bakmayacakmışım ki?Tabii bu lafları sadece içimden geçirmeye cesaret edebildim, hayatta dışımdan söyleyemezdim."İbo, hadi Nilay ablandan özür dile."Hemen, "Nilay abla, özür dilerim. Az önce gerçekten seni bilerek izlemedim," dedim.Nilay hiçbir şey söylemedi.Zehra gülümseyerek, "Nilay, İbo'nun masaj konusunda eli çok iyidir. İstersen o da sana biraz masaj yapsın," dedi."İstemem!""Bir dene. Omzunun ağrıdığını söyleyip durmuyor muydun? İbo bir baksın, belki rahatlarsın."Zehra, Nilay'ı itekleyerek koltuğa oturttu.Sonra bana Nilay'a masaj yapmamı söyledi.Ben de itiraz etmeden yanlarına gittim.Omuzlarına baktım ve kısa sürede teşhisimi koydum. "Nilay abla, çok mu oturuyorsun? Bir de pek hareket etmiyor
Read more