Mobilya bakıyordum ama aklım başka yerdeydi. Yeni bir ev satın almıştım. Benim için kusursuzdu, tarzıma da uyuyordu. Sadeydi ama bir o kadar da sıcaktı. Harika bir semtteydi ve Noah'ın okuluna da daha yakındı. Görür görmez sevmiştim. Önceki evimizin aksine, Noah'ın oynayabileceği büyük bir arka bahçesi de vardı."Beni dinliyor musun sen?" diye sordu Letty, canı sıkılmış bir hâlde.Yeni evimin mobilyalarını seçmemde bana yardım ediyordu. Evi satın alalı üç gün olmuştu ama ev hâlâ tamamen boştu. Tanrı aşkına, daha yatağım bile yoktu. Yerde, derme çatma bir yatakta uyuyordum."Üzgünüm, Letty... Aklım çok dolu." diye özür diledim.Biri seni öldürmeye çalışırken, diğer şeyler ister istemez ikinci plana düşüyordu. Çocuğunun büyüdüğünü görecek kadar uzun yaşamak ve hayatta kalmaya çalışmak varken başka hiçbir şey o kadar önemli görünmüyordu.Ölümün kıyısından döndüğümü düşündükçe hâlâ tüylerim diken diken oluyordu. Biri evimi kasten ateşe vermişti. Beni diri diri yakmak istemişti. Böyles
Read more