Onu şaşırtıp arkadan sarılmak umuduyla parmak uçlarımda yanına yürüdüm. Ama tetikte değildi. Direnmedi. İrkilmedi bile.Sanki beni başından beri bekliyormuş gibiydi.Kollarımı beline doladım, başımı sırtına yasladım ve onu usulca salladım. Başını hafifçe eğip alnını alnıma değdirirken gülümsediğini hissedebiliyordum.Sonra yavaşça döndü. Kollarımı ellerinin arasına aldı, dudaklarına götürdü.Usulca öptü.Ardından alnımı öptü ve son olarak beni kucaklayıp göğsüne bastırdı."Günün bittiğine üzüldüğünü biliyorum," dedi; sesi tepemde sıcak ve yumuşaktı. "Ama bu, birlikte geçireceğimiz onca günden yalnızca biri. Çünkü seninle evlendikten sonra kimseden izin istemek zorunda kalmayacaksın. Sen benim, ben de senin olacağım; kelimenin her anlamıyla. Ve her gün, yalnızca ikimize ait bu zamanı yaşayacağız."Başımı nazikçe kaldırdı; gözlerinin içine bakabilmem, yüzümü görebilmesi için."Bugünü," diye fısıldadı, "hayatımızın nasıl olacağına dair küçük bir film fragmanı gibi düşünelim."Eği
Read more