Sözü uzattığımı biliyordum.Neredeyse nefes almadan, o kadar hızlı konuşuyordum ki.Ama duramıyordum.Her şey içimden dökülüyordu."Tamam, tamam," diye nazikçe araya girdi Luca. "Yavaşla. Nefes alman gerek. Bir saniye dur da benimle sakin, mantıklı bir insan gibi konuş. Bir gün kraliçe olacak biri gibi."Sesinde Luca'ya özgü o alaycı ton vardı; hafif, takılan, yarı ciddi.İstemesem de biraz gülümsedim."Lütfen, Luca," diye fısıldadım. Bu kez paniğin sesime sızmasına izin verdim. "Sadece söyle. Asher iyi mi?""Evet," dedi kesin bir tonla. "Asher iyi. İyi olacak."Nefesimi tutup bekledim."Bazı komplikasyonlar olmuş. Sinir sistemiyle alakalı bir şeymiş, neyse işte," diye devam etti Luca. "Tıp okumadım, o yüzden beni kaynak gösterme ama onu uyutmak zorunda kalmışlar. Daha uyanmadı. Ama her an uyanmasını bekliyorlar."Tuttuğumu bile bilmediğim nefesi sonunda verdim."Ama iyi olduğundan eminler mi?""Eminler," dedi Luca. "Ve sana söz veriyorum; uyandığında arayacağım ilk kişi s
Read more