O Kanlar İçindeyken, Kocası Metresine Servet Saçıyor

O Kanlar İçindeyken, Kocası Metresine Servet Saçıyor

Oleh:  Lalin SuOngoing
Bahasa: Turkish
goodnovel4goodnovel
Belum ada penilaian
30Bab
1.3KDibaca
Baca
Tambahkan

Share:  

Lapor
Ringkasan
Katalog
Pindai kode untuk membaca di Aplikasi

Dış gebelik yüzünden ağır kanama geçirip ameliyat masasında yaşam savaşı verirken, kocası metresi için servet saçıyor, gösterişli şekilde doğum gününü kutluyordu. Dört yıllık evliliği boyunca elinden gelen her şeyi yaptı ama adamın kalbini bir türlü ısıtamadı. Ta ki adamın, düşmanının kızını el üstünde tuttuğunu görene kadar... O an ondan tamamen umudunu kesti. Bir boşanma protokolü bırakıp arkasına bile bakmadan çekip gitti. İş hayatına geri döndüğünde kariyerinde fırtına gibi yükseldi ve kısa sürede tüm Denizkent’i kendine hayran bıraktı. Sosyetenin peşinden koştuğu isim hâline geldi. Etrafında dolaşan talipleri gören mesafeli CEO artık daha fazla dayanamadı. Talipleri kendi elleriyle birer birer uzaklaştırıp onu duvara sıkıştırdı. "Ayla Karahan, boşanmayı kabul etmiyorum!"

Lihat lebih banyak

Bab 1

1. Bölüm

Denizkent, hastane.

"Dış gebelik bu! Tüp patlarsa hastayı kaybedebiliriz! Böyle büyük bir ameliyata nasıl tek başına gelirsin? Kocan nerede? Hemen çağır da imza atsın!"

Ayla Karahan, karnını yırtarcasına saran acıya dayanarak telefonu açtı.

Telefon uzun süre çaldı.

Karşı taraftan soğuk bir ses geldi.

"Ne var?"

"Aras, müsait misin? Karnım çok ağrıyor... Gelebilir misin?"

"Gelemem!"

Ayla sözünü bile bitiremeden, adamın hoşnutsuz sesi buz gibi araya girdi.

"Karnın ağrıyorsa doktora git. Ben meşgulüm!"

"Aras, kim o?"

Telefondan bir kadın sesi duyuldu.

"Boş ver."

Aras'ın sesi bir anda yumuşamıştı.

"Hangisini beğendiysen onu senin için alırım."

Telefon Ayla'nın yüzüne kapanmıştı.

Sanki biri kalbini yavaş yavaş paramparça ediyordu.

Doktor, yüzünün bembeyaz kesildiğini ve nefesinin hızlandığını görünce hemen bağırdı:

"Çabuk! Ameliyathaneyi hazırlayın! Hastayı hemen ameliyata alıyoruz!"

***

Ayla gözlerini tekrar açtığında hastane odasındaydı.

"Uyandın mı? Dün durumun çok kritikti. Neyse ki zamanında müdahale edildi, yoksa hayatını kaybedebilirdin!"

Genç hemşire serumunu takarken söylenmeden edemedi.

"Senin kocan da gerçekten pes doğrusu! Böyle büyük bir ameliyat geçiriyorsun ama ortalarda yok! Gerçekten çok sorumsuz!"

"Al, bu bakım merkezinin kartı. İhtiyacın olursa hasta bakıcı çağırırsın."

"Teşekkür ederim."

Ayla, hemşirenin uzattığı kartviziti aldı.

Telefonunu çıkarıp tam bakım merkezini arayacaktı ki ekranda aniden magazin gündemine bomba gibi düşen bir haber belirdi.

"Denizkent'in en zengin iş insanı Karahan Holding CEO'su Aras Karahan, Madam du Barry'nin elmas kolyesine tam 940 milyon lira ödedi! Sevgilisinin yüzünü güldürmek için açık artırmada sınır tanımadan teklif verdi!" diye yazıyordu.

O göz alıcı başlığı görünce Ayla'nın gözleri bir anda irileşti.

Fotoğraftaki o son derece yakışıklı yüz, dört yıllık kocası Aras Karahan'a aitti.

Ama Ayla, onun herkesten sakladığı karısıydı.

Dört yıllık evlilik boyunca Aras ona hep soğuk ve mesafeli davranmıştı.

Ayla, onun karakterinin böyle olduğunu sanmıştı.

Sevgisini kazanabilmek için yıllarca kusursuz bir eş olmaya çalıştı.

Ama şimdi, başka bir kadını herkesin önünde rahatça kollarına alıp sevgi gösterileri yaparken görünce nihayet anlamıştı...

Aras onu gerçekten hiç sevmemişti.

İçini tarifsiz bir acı kapladı.

Ayla'nın gözleri istemsizce kızardı.

Artık vazgeçme zamanı gelmişti.

Dört yıldır süren bu sahte evlilik artık sona ermeliydi.

***

Ayla, taburcu işlemlerini iki gün erken yaptırdı.

Doktor endişeyle baktı.

"Vücudun hâlâ çok güçsüz, neden birkaç gün daha kalmıyorsun?"

"Evde işim var."

"Bu dönemde mutlaka iyi dinlenmelisin. Ağır hareketlerden kaçın. Özellikle yakın ilişki kesinlikle olmayacak. Yedi gün sonra da kontrole gel."

"Teşekkür ederim doktor, dikkat ederim."

Ayla, Vadi Konakları'ndaki müstakil villaya döndü.

Evin yardımcısı Emine Teyze suratını asıp ters bir bakış fırlatarak onu azarlamaya başladı:

"Hanım, sen de iyice kural tanımaz oldun! Günlerdir eve uğramıyorsun! Aras Bey öğrenirse çok sinirlenir!"

Emine her ne kadar Karahan Ailesi'nin çalışanı olsa da, evde neredeyse yarım kaynana gibiydi.

O Aras'ın sütannesiydi ve bu yüzden kendini ayrıcalıklı görüyordu.

Gözden düşmüş bir eş olan Ayla'yı ise zaten hiçbir zaman ciddiye almamıştı.

Ayla her şeyin farkındaydı.

Aras açıkça talimat vermemiş olsa da, Emine'nin bu tavırlarına göz yumduğu ortadaydı.

Yoksa kadın bu kadar hadsizleşemezdi.

Eskiden Aras'ın gözüne girebilmek için çevresindeki herkese iyi davranmaya çalışırdı.

Emine tarafından ezilip hor görülse bile hep sineye çeker, susardı.

Ama bu kez susmaya niyeti yoktu.

Ayla doğrudan kadına bir tokat attı ve küçümseyen bir ses tonuyla konuştu.

"Haddini bil! Sen sadece bu evde çalışan bir hizmetçisin. Benimle bu şekilde konuşmaya ne hakkın var?"

"Sen!"

Emine yüzünü tutarken gözlerinde büyük bir şaşkınlık belirdi. Ayla'nın ona el kaldıracağını hiç beklemiyordu.

"Bana vurmaya nasıl cüret edersin?"

"Vurdum işte. Ne olacak? Yoksa karşılık mı vereceksin?"

Ayla'nın buz gibi sözleri kadını sindirmeye yetti.

Her ne kadar Aras Bey'in gözünde değeri olmasa da, Ayla bu ailenin büyük hanımının bizzat seçtiği gelindi.

Emine öfkesini sineye çekip susmak zorunda kaldı.

Ayla arkasını dönüp yukarı çıktı.

Kadın arkasından alçak sesle söylendi.

"Sadece güzel olmanın ne faydası var? Aras Bey yüzüne bile bakmıyor ya! Er ya da geç bu konaktaki yerini başka bir kadın alacak!"

O iğneleyici sözler Ayla'nın canını fena yaktı.

Derin bir nefes aldı.

Artık önemi yoktu.

Bugünden sonra Aras Karahan'la ilgili hiçbir şeyin önemi kalmayacaktı.

Odasına geçen Ayla, kendine ait tüm kişisel eşyaları toplamaya başladı.

Ona ait o kadar az şey vardı ki, tek bir valiz yeterliydi.

Valizi kaldırırken yanlışlıkla dikiş yerine yüklenince karnına keskin bir ağrı saplandı.

Alnından soğuk terler damlamaya başladı.

Ayla ancak birkaç tane ağrı kesici yuttuktan sonra biraz olsun rahatlayabildi.

İlacın etkisi olsa gerek, yatağa uzanır uzanmaz sızıp kaldı.

***

Gece yarısı.

Uzun boylu bir adam odaya girdi.

Banyodan şırıl şırıl su sesi geliyordu. Yirmi dakika sonra Aras, beline sardığı havluyla dışarı çıktı.

Fazlasıyla yakışıklıydı. Geniş omuzları, ince beli ve belirgin karın kaslarıyla son derece çekiciydi. Su damlaları kas hatlarından süzülerek gevşekçe duran havlunun altında kayboluyordu.

Tek bir kelime bile etmedi.

Tamamen görev icabıymış gibi Ayla'nın geceliğini kaldırdı.

Uykudaki Ayla acıyla irkildi.

"Canım acıyor..."

Onu refleksle itmeye çalıştı.

"Bırak beni."

"Şimdi de trip mi atıyorsun? Ayla, bu da yeni numaran mı?"

Başının üzerinde adamın alaycı, boğuk sesi duyuldu.

Aras gitmek bir yana, alaycı bir şekilde devam etti:

"Her ay benimle birlikte olma hakkını büyükannemden isteyen sen değil miydin? Şimdi ne oldu da istemiyorsun?"

Yarası yırtılıyormuş gibi sızlayınca Ayla'nın gözlerinden yaşlar aktı.

Aras'ın ondan nefret ettiğini biliyordu.

O zamanlar Karahan Ailesi'nin büyük hanımı onların evlenmesini istemişti.

Evlendikten sonra Aras'ın ona sürekli mesafeli davrandığını görünce de, adamın her ay bir gün mutlaka onunla birlikte olması kuralını koymuştu.

Aras her seferinde onu sadece arzularını boşaltacağı bir araç gibi görüyordu.

Dört yıllık evliliğini düşündükçe kalbi sızlıyordu.

Bunca zaman dikkatli davranmış, hep alttan alıp kendinden ödün vermişti ama karşılığında ondan zerre kadar sevgi görememişti.

Böyle bir durumda daha fazla diretmenin ne anlamı vardı ki?

"Aras, boşanalım..."

Ayla sözünü tamamlayamadan telefon aniden çaldı.

Aras normalde geceleri aranmaktan hiç hoşlanmazdı.

Fakat bu kez telefonu son derece yumuşak bir sesle açtı.

"Ne oldu?"

"Aras, yalnız başıma çok korkuyorum. Gelip benimle kalır mısın?"

Telefondan cilveli bir kadın sesi geldi.

"Tamam."

Hiç tereddüt etmeden kabul etti. Sesinde Ayla'nın daha önce hiç duymadığı bir yumuşaklık vardı.

"Yirmi dakikaya oradayım, bekle beni."

Telefon kapandı.

Aras geri çekilip odadan çıktı.

Ona dönüp bir kez bile bakmadı.

Birkaç dakika sonra aşağıdan arabanın uzaklaşma sesi geldi.

Yastık gözyaşlarından sırılsıklam olmuştu.

Ayla'nın solgun parmakları yorganı sımsıkı kavradı.

Demek sevdiği kadına gerçekten bambaşka davranıyordu.

***

Ertesi sabah.

Ayla boşanma protokolünü bırakıp elinde valiziyle evden çıktı.

Karnına aniden dayanılmaz bir ağrı saplandı. Altından sıcak bir sıvının aktığını hissetti.

Başını eğip baktığında bacaklarının arasında ürkütücü bir kan birikintisi vardı.

Tampilkan Lebih Banyak
Bab Selanjutnya
Unduh

Bab terbaru

Bab Lainnya
Tidak ada komentar
30 Bab
Jelajahi dan baca novel bagus secara gratis
Akses gratis ke berbagai novel bagus di aplikasi GoodNovel. Unduh buku yang kamu suka dan baca di mana saja & kapan saja.
Baca buku gratis di Aplikasi
Pindai kode untuk membaca di Aplikasi
DMCA.com Protection Status