MasukDış gebelik yüzünden ağır kanama geçirip ameliyat masasında yaşam savaşı verirken, kocası metresi için servet saçıyor, gösterişli şekilde doğum gününü kutluyordu. Dört yıllık evliliği boyunca elinden gelen her şeyi yaptı ama adamın kalbini bir türlü ısıtamadı. Ta ki adamın, düşmanının kızını el üstünde tuttuğunu görene kadar... O an ondan tamamen umudunu kesti. Bir boşanma protokolü bırakıp arkasına bile bakmadan çekip gitti. İş hayatına geri döndüğünde kariyerinde fırtına gibi yükseldi ve kısa sürede tüm Denizkent’i kendine hayran bıraktı. Sosyetenin peşinden koştuğu isim hâline geldi. Etrafında dolaşan talipleri gören mesafeli CEO artık daha fazla dayanamadı. Talipleri kendi elleriyle birer birer uzaklaştırıp onu duvara sıkıştırdı. "Ayla Karahan, boşanmayı kabul etmiyorum!"
Lihat lebih banyakOtelden çıktıktan sonra Ayla, Profesör Çağatay'ın kendisini bu hâlde görmesini istemediği için yanına yaklaşmaya bile cesaret edemedi."Emir, öğleden sonraki etkinliğe katılmayacağım. Hocaya acil bir işim çıktığını ve eve dönmek zorunda kaldığımı söyler misin?"Tam bir taksi çevirecekken, Emir kolundan tuttu."Bana birkaç dakika ver. Hemen geliyorum."Emir hızlı adımlarla Profesör Çağatay'ın yanına gitti.Ne söylediyse, profesör başını salladı ve diğer öğrencilerle birlikte araca bindi.Kısa süre sonra Emir geri döndü."Hadi, seni ben bırakayım."Ayla onun arabasına bindi."Hoca bozulmadı değil mi?""Özel günlerinde olduğunu ve kendini iyi hissetmediğini söyledim. Gayet anlayışlı karşıladı, seni eve bırakmamı istedi."Ayla'nın yüzünde hafif bir mahcubiyet belirdi.Ama kabul etmek gerekiyordu ki, bundan daha kusursuz bir bahane bulunamazdı.Yol üstündeki bir büfenin önünden geçerken Emir içeri girip bir havlu ve biraz buz satın aldı.Buzları havluya sarıp Ayla'nın hafifçe şişmiş olan kı
"Aşkta asıl üçüncü kişi, sevilmeyen taraftır. Cansu ile Aras'ın arasına giren de sensin!"Ayla dayanamayıp kadını alkışlamaya başladı."Yanlış hatırlamıyorsam birkaç yıl önce amcamın metres tuttuğunu öğrenmiştin. Hatta gidip ortalığı ayağa kaldırmıştın. Yenge, demek yıllardır üçüncü kişi olan senmişsin."Süreyya en hassas yerinden vurulmuştu.Öfkeden deliye döndü, aniden öne atılıp elini kaldırarak Ayla'ya vurmaya yeltendi."Seni gidi sürtük! Sen—"Ayla bunu yapacağını zaten tahmin etmişti.Kadının bileğini yakalayıp sertçe itti."Süreyya Hanım, ben artık canın istediğinde aşağılayıp ezebileceğin o çaresiz küçük kız değilim!"Bunu gören Erdal küplere bindi, öfkeyle öne fırlayıp sert bir tokat indirdi."Terbiyesiz hadsiz! Karşındaki senin yengen! Bugün anne babanın yerine sana adam olmayı ben öğreteceğim!""Şak!"Koridorda tokadın sesi yankılandı.Ayla'nın başı yana döndü. Dudak kenarından ince bir kan sızıyordu.Başını yavaşça çevirdi ve Erdal'a dikildi. Bakışları ürkütücü derecede soğ
Gölkıyısı Oteli'nden çıktıktan sonra Ayla, telefonunu locada unuttuğunu fark etti.Emir ona eşlik edip birlikte telefonu aramaya gitmek üzereydi.Ayla sakince, "Sen hocamızın yanında kal. Ben gidip alırım," dedi.Ayla tekrar locaya döndüğünde, garsonlar masayı toplamaya başlamıştı."Hanımefendi, bu telefon sizin mi? Tam da resepsiyona teslim edip size ulaşmalarını isteyecektim.""Evet, benim. Teşekkür ederim."Ayla telefonunu alıp locadan çıktı.Kapıdan çıkar çıkmaz, gözleri tanıdık iki siluete takıldı.Cansu, Aras'ın koluna girmiş, onunla birlikte resepsiyona doğru yürüyordu. Oldukça samimi görünüyorlardı.Tam dalıp gitmişken, yanında alaycı bir ses yükseldi."Neye bakıyorsun öyle? Çok mu hoşuna gitti gördüklerin?""Gerçi haklısın. Aras seninle geçirdiği şu dört yıl boyunca sana bir kez olsun dokunmamıştır herhâlde, değil mi?"Ayla başını çevirince, yan locadan çıkan Süreyya ile Erdal'ı gördü.Demek ki Aras az önce Cansu'nun ailesiyle yemek yiyormuş.Erdal ve ailesini gördüğü anda Ayl
Sonradan yavaş yavaş durumun farkına vardı.Emir, yurt dışındaki eğitimi sırasında onunla akademik konuları konuşurken sık sık Ayla'nın durumunu soruyordu.Acaba Ayla'yı o şirkete yönlendirmekle farkında olmadan Emir'in gönlündeki isteğe hizmet etmiş miydi?Yine de Emir, en gurur duyduğu öğrencilerinden biriydi.Hem yeteneği hem karakteri kusursuzdu.Günün birinde gerçekten birlikte olurlarsa nikâh şahidi olmaktan memnuniyet duyardı.***O sırada yan locada...Süreyya, üzerinde son derece şık ve gösterişli bir elbiseyle, takılar içinde parıldayarak aynanın karşısında saçını düzeltiyordu.Erdal da takım elbisesini ve kravatını defalarca kontrol ediyordu."Anne, baba, bu kadar heyecanlanmayın. Aras çok iyi biridir."Locanın kapısı açıldı.Aras, etrafına güçlü bir aura yayarak içeri girdi.Bugün her zamanki iş takımını giymemişti. Duman grisi özel dikim gömleği, geniş omuzlarını ve ince belini belirginleştiriyordu."Aras."Cansu ayağa kalkıp onun koluna girdi."Bunlar annem ve babam."Sür





