Share

Bölüm 4

Author: Elif Aksu
"Gelmene bir sebep var mıydı?"

Eskiden Serdar kendi kendine gelip benimle sohbet başlattığında kendimi el üstünde tutulmuş hissederdim. Belki de bu kadar soğuk davranacağımı tahmin etmediği için bir an afalladı.

Yüzündeki ifade doğal olmaktan uzaktı.

"Bir konu vardı."

"Tuğba büyük bir projeyi yeni bitirdi, onu terfi ettirmeyi düşünüyorum. Hem böylece diğer çalışanları da teşvik etmiş olurum. Sen ne düşünüyorsun?"

Serdar gözlerimin içine baktı.

Ağzıyla fikrimi soruyordu ama biliyordum ki bu bir danışma değil, sadece bir bildirimdi.

Yine de başımla onayladım: "Benim bir itirazım yok."

"Ama ödül olduğu gibi ceza da olmalı, yoksa ekibi yönetmek zor olur."

"Sen uzun zamandır tek bir proje bile tamamlamadın. Bu yüzden seni geçici olarak daha alt bir pozisyona almak istiyorum. Zamanı gelince seni tekrar eski pozisyonuna alırım."

"Merak etme, uzun sürmeyecek. Bunu şirket genel çıkarları için yapıyorum. Sonuçta benim nişanlımsın, beni desteklersin değil mi?"

İçimden acı bir şekilde güldüm.

Meğer hâlâ istifa ettiğimi bile bilmiyordu.

Ufacık ipuçlarından Tuğba'nın modunun nasıl olduğunu anlayabiliyor, detaylardan Tuğba'nın neyi sevdiğini çıkarabiliyordu. Ama şimdi, nişanlısı olan benim istifa dilekçemi kendi elleriyle imzalamışken bundan ruhu bile duymuyordu.

Gerçekten de ilgilenmekle ilgilenmemek arasındaki fark, iki kelimelik konuşmadan bile anlaşılabiliyordu.

Benim suskun kaldığımı görünce Serdar, eskisi gibi onunla tartışmaya gireceğimi sanarak yüzünü hemen astı.

"Kabul etmesen de bir şey değişmez, haberi çoktan gönderdim. Ayrıca senin odanı da Tuğba'ya verdim."

"Ya pozisyon değişimini kabul edersin ya da çekip gidersin," diye gözdağı verdi. "Ama seni uyarayım, şirket borsaya açılmaya hazırlanıyor. Gitmeden önce iyice bir düşün derim."

Ses tonu, asla ayrılamayacağımdan emin bir özgüven taşıyordu.

Böyle şey daha önce defalarca yaşanmıştı. Sadece bir yıl içinde Tuğba'nın birkaç lafı yüzünden şirketteki konumum defalarca düşürülmüştü.

O zamanlar bile katlanabilmişken, Serdar, bunca şeyden sonra artık şirketten ayrılmaya yanaşmayacağımı düşünüyordu.

İç çekerek acı acı gülümsedim.

"Kabul etmediğimi söylemedim ki."

"Öyleyse anlaştık," dedi Serdar, rahatlamış bir tavırla.

Ben sadece kabul etmediğimi söylememiştim; o ise bunu kabul ettiğim anlamına getirmişti.

Tam çıkmaya hazırlanırken bir şey fark etmiş olacak ki adımlarını geri attı.

"Masanda ikimizin fotoğrafı vardı diye hatırlıyorum, nereye gitti o?"

Ancak o zaman farkına vardım.

Aslında sadece masada değil; telefonumun duvar kağıdında, odadaki duvarda, cüzdanımda bile hep ikimizin fotoğrafları vardı.

Serdar bir zamanlar aklımın sadece böyle boş işlerle dolu olduğunu söyleyip dururdu. Ama bilmediği bir şey vardı: O fotoğraflar bana, Serdar bana ne yaparsa yapsın beni sevdiğini hatırlatmak için koyduğum küçük uyarılardı.

Ancak sonradan kendimin ne kadar gülünç bir durumda olduğunu anladım.

Bu fotoğrafların her biri, ne kadar zavallı duruma düştüğümü yüzüme vuruyordu.

Uzun uzun açıklamak istemedim, mesafeli bir ses tonuyla: "Çerçeve kazara kırıldı, ben de kaldırdım," dedim.

"Sen de her şeyi nasıl bu kadar sakar yapabiliyorsun?"

Serdar tiksintiyle kaşlarını çattı, anında ayağının altında cam kırığı olup olmadığını kontrol etmek için aşağı baktı.

"Boş bir vaktinde burayı güzelce temizle de kimseye bir şey olmasın."

Artık eskisi gibi karşı çıkmadığımı görünce, sesi biraz yumuşadı ve odadan çıktı.

Arkasından bakarken kendime gülmekten alıkoyamadım.

Elbette beni düşündüğü falan yoktu; az önceki lafının amacı Tuğba'ya bir şey olmasın demekti.

Burası ikimizin eviydi, evdeki her şeyle ben ilgilenirdim. Ta ki birkaç ay önce onun çalışma odasında yerde bulduğum saç tokasına ve yatak odasındaki yastığın yerinin değiştiğine kadar... İşte o zaman Tuğba'yı bizim evimize defalarca getirdiğini anlamıştım.

Patuloy na basahin ang aklat na ito nang libre
I-scan ang code upang i-download ang App

Pinakabagong kabanata

  • Solan Çiçekler Seni Beklemedi   Bölüm 12

    Dediklerimi duyan Serdar kalakaldı."Yeniden birlikte olacaksak, bu şirket de ikimizin ortak malı sayılır. Haklarımızı yasal yollarla korumaktan çekinmemeliyiz." Telefonu avucunun içine bastırdım.Serdar'ın parmağı bir türlü arama tuşuna gitmiyordu: "Elif... Tuğba henüz çok genç. Şirkete büyük bir katkısı olmasa da az çok emeği geçti, yapma...""Peki ya ben?" Alaycı bir tebessümle gözlerinin içine baktım: "Benim zamanında uğradığım haksızlıklar, çektiğim zararlar öylece yanlarına kâr mı kalacak? Hem o dışarıda elini kolunu sallayarak gezerken sizin hâlâ bir ilişkiniz olmadığını nereden bileceğim? Ama onu hapse tıkarsan, ben de hiçbir kaygı duymadan seninle yeniden birlikte olurum."Kulağına doğru eğilip bu sözleri adeta bir şeytan gibi fısıldadım.Serdar gözleri fal taşı gibi açılarak bana baktı. Bu sözler sanki ona son bir umut vermişti; derin bir nefes aldı, dişlerini sıkarak arama tuşuna bastı: "Alo, iyi günler..."Ancak telefon karşı tarafa bağlanır bağlanmaz, görevli daha tek keli

  • Solan Çiçekler Seni Beklemedi   Bölüm 11

    "Yine niye geldin buraya?" Ona, sanki karşımda bir yabancı varmış gibi soğuk bir bakışla baktım.Serdar da bunu fark etmiş gibiydi. Dudaklarını kenetledi, epey bir süre sonra konuşabildi: "Elif, ben Tuğba'dan ayrıldım. Her şeyi sil baştan düşündüm; her şeyi geride bırakıp seninle yurt dışına gelmeye razıyım.""Bana hâlâ kızgın olduğunu biliyorum ama hatamı anladım. Memleketteki şirketi bir şekilde tasfiye edip her şeyi unutacağız ve yeni bir sayfa açacağız."Kararlı bakışlarına bakarken sadece gülesim geldi: "Her şeyi kendi isteğinle mi tasfiye ediyorsun, yoksa şirket zaten iflasın eşiğine gelip tasfiye sürecine girdiği için mi?"Serdar ile ilgili gelişmeleri takip etmiyor olsam da şirket takibini sürdüren eski meslektaşlarımdan biri ara sıra benimle laflıyordu. Bana söylediğine göre, ben ayrıldıktan kısa süre sonra Tuğba'nın üstlendiği projede çok ciddi bir kriz patlak vermiş ve şirket devasa bir tazminat yüküyle baş başa kalmıştı. Serdar ile Tuğba bu yüzden kapı kapı dolaşıp ortaklar

  • Solan Çiçekler Seni Beklemedi   Bölüm 10

    "Elif, gerçekten sana teslim oluyorum. Biliyorsun, hayatımda ilk kez bir kadına karşı geri adım atıyorum; yat kalk dua et. Tuğba'ya gösterdiğim sabır, sana gösterdiğimin onda biri bile değil..."Serdar yine o kendinden emin edasıyla böbürlenerek konuşmaya devam edecek gibi görünüyordu."Yanlış anladın," diyerek sözünü kestim. Yanımdaki resmi belgeleri alıp kameraya doğru uzattım: "Göçmenlik işlemlerim tamamlandı. Bir daha asla geri dönmeyeceğim."***Telefonu kapattığımda ekranın diğer ucundaki Serdar hâlâ olayın şokunu atlatamamış gibiydi. Olduğu yerde donup kalmış, elindeki yüzük kutusu da gürültüyle yere düşmüştü.Ama biliyordum; ne olduğunu çok geçmeden idrak edecek ve kendini çabucak toparlayacaktı. Tuğba'yı korumak uğruna beni türlü yollarla köşeye sıkıştırdığı, hayatı bana zindan ettiği zamanlardan beri bugünlerin geleceğini zaten biliyor olması gerekirdi.Serdar meselesi bu kez modumu düşürmeyi başaramadı. Bu aramayı tamamen aklımdan çıkarıp kendimi bütün varlığımla araştırmala

  • Solan Çiçekler Seni Beklemedi   Bölüm 9

    Zaman geçtikçe onun ilgi alanları sürekli değişip durdu. Bense her geçen gün kendimi bu araştırmaların derinliklerine daha da kaptırdım. Bunca yıl Serdar'ın şirketinde robotlarla hiçbir alakası olmayan işler yapmış olsam da boş zamanlarımda bu alandaki gelişmeleri takip etmeyi hiç bırakmamıştım. Bu yüzden araştırmalara yeniden dönmek benim için pek de zor olmadı.Bu süre zarfında Serdar bana birkaç mesaj daha attı. Mesajların özü, benim gerçekten ondan ayrılabileceğime hâlâ inanmadığı yönündeydi; bana yine birkaç kez aklınca zeytin dalı uzatmıştı. Hiçbirine cevap vermedim.Sonra Serdar bana birkaç fotoğraf daha gönderdi. Bunlar Tuğba'nın görev yeri değişikliği belgeleriydi:"İşin aslını öğrendim, istifa dilekçeni onaylayan ben değilmişim. Tuğba bir işlem hatası yapıp yanlışlıkla onaylamış ama dilekçeyi verenin sen olduğunu bilmiyormuş. Şimdi onu idari işlere çektim, bir daha şirketin işlerine elini süremeyecek. Bu kadar çocukça küsüp uzak durduğun yeter artık, dön."Çok geçmeden Tuğba

  • Solan Çiçekler Seni Beklemedi   Bölüm 8

    Bu kez öfkeden ne diyeceğimi şaşırmadım; aksine sakince telefonumu çıkardım: "O zaman bu dediklerini polise anlatırsın."Onunla kavga etmeye niyetim yoktu ama çirkefleşmeye kalkışırsa da köprüleri tamamen yakmaya hazırdım. Gerçekten polisi aradığımı görünce Serdar'ın dehşetten yüzü kireç gibi oldu. Hızlı adımlarla yanıma gelip telefonumu elimden kaptı ve aramayı sonlandırdı: "Elif, sen çıldırdın mı?!""Çıldırmadım. Sadece hukukun senin söylediklerine göre değişip değişmediğini merak ediyorum."Daha önce beni hiç bu kadar kararlı görmediği için Serdar'ın paniğe kapıldığı açıkça belliydi. Dudaklarını birbirine bastırdı: "Tamam Elif, uzatma artık. Tuğba meselesini kafana taktığını biliyorum. Yarından itibaren onunla baş başa görüşmeyeceğim, oldu mu? Düğünümüzü de hemen planlıyoruz." Telefonunu çıkarıp ekranı bana uzattı: "Bu düğün organizasyon şirketiyle çok önceden görüşmeye başlamıştım. Zaten iş seyahatinden dönünce bu konuyu seninle konuşacaktım, bak..."Müşteri temsilcisiyle olan mesa

  • Solan Çiçekler Seni Beklemedi   Bölüm 7

    Serdar bir an olduğu yerde dondu. Tuğba'nın ise gözleri parıldadı, dudaklarının kenarında anında zafer kazanmış gibi bir tebessüm belirdi. Her ne kadar hemen eski ifadesine dönse de ben bunu açıkça görmüştüm."Elif, bu söylediklerin biraz fazla olmadı mı? Siz sonuçta...""Tamam Tuğba, sen çık dışarı." Serdar, Tuğba'nın lafını bitirmesine fırsat vermeden soğuk bir sesle sözünü kesti. Tuğba'nın kalan lafları boğazında tıkandı. Yine sahte bir tavırla Serdar'a kızmamasını, meseleyi tatlılıkla konuşmaları gerektiğini tembihledikten sonra tatmin olmuş bir şekilde aşağı indi.O gittikten sonra Serdar soğuk bir öfkeyle gözlerini bana dikti: "Elif, sen iyice tepeme çıktın farkında mısın? Seninle evlenmeyi bile kabul etmişken hâlâ neyin kavgasını veriyorsun? Ayrılık lafını geri al. O istifa dilekçesini de imzalamayacağım; şimdi onu yırtıp at, ben de hiçbir şey görmemiş sayayım."Serdar'ın bu kendine güvenen halini görünce sadece gülesim geldi. Ama bir yandan da içim acıdı. Onun bu hale gelmesind

Higit pang Kabanata
Galugarin at basahin ang magagandang nobela
Libreng basahin ang magagandang nobela sa GoodNovel app. I-download ang mga librong gusto mo at basahin kahit saan at anumang oras.
Libreng basahin ang mga aklat sa app
I-scan ang code para mabasa sa App
DMCA.com Protection Status