Compartir

Bölüm 5

Autor: Elif Aksu
Daha fazla dayanamayarak onu sorguladığımda, sanki ne soracağımı önceden tahmin etmiş gibi hemen önüme kanıtlar koyardı. Her şeyin sadece işle ilgili olduğunu kanıtlar, ardından beni kıskanç ve dar kafalı olmakla suçlama fırsatını da asla kaçırmazdı. Sırf bana inat olsun diye Tuğba'yı hiç çekinmeden eve getirmeye başladı.

Tuğba'nın bana karşı takındığı kışkırtıcı tavrı ve içindeki düşmanlığı açıkça hissedebiliyordum.

Ama ikisinin arasındaki ilişki dışarıdan bakıldığında normal görünüyordu; sınırı aşan, açıkça görülebilecek hiçbir şey yoktu.

Zaman geçtikçe kendimden şüphe etmeye başladım.

Her gün nerede hata yaptığımı düşünüp durdum. Şimdi geriye dönüp baktığımda, bütün bunların peşine düşmek için harcadığım zamanı başka şeylere ayırsaydım, hayatımın her alanında başarılı olabilirdim.

Ertesi sabah Serdar, Tuğba'nın terfi ettiğini ve benim en alt kademeye indirildiğimi tüm şirkete duyurdu.

Duyuru sırasında bana karşı hâlâ temkinliydi. Ancak başından sonuna kadar hiçbir şey olmamış gibi davrandığımı görünce, gerçekten kabullendiğime inandı.

Keyfi yerindeydi, benim de moralim hiç fena değildi.

Sonraki günlerde Serdar, Tuğba için kutlama partisi düzenlerken ben vize işlemlerimle uğraşıyordum.

İkisi moral toplamak için lunaparkta gezerken ben eşyalarımı topluyordum; yanıma alacağım şeyler tek bir valizi bile doldurmuyordu.

İkisi bir eğlence mekânında iş daveti bahanesiyle vakit geçirip, çevrelerindekilerin ısrarıyla birbirlerine kadeh kaldırırken ben tüm iş devir teslimini tamamlıyordum.

İki gün sonra, şirketteki son günümde İnsan Kaynaklarında son işlemlerimi de tamamladım.

İnsan Kaynaklarındaki görevli başını bile kaldırmadan:

"Çıkmadan önce genel müdürün odasına uğra. Serdar Bey seni arıyordu," dedi.

Önce reddetmek istedim ama sonra bu gece gideceğim aklıma geldi. Serdar her zamanki gibi Tuğba ile dışarı çıkıp eve dönmezse, bu ikimizin son görüşmesi olacaktı.

Sonuçta beş yıl birlikteydik. Vedanın da kendine göre bir anlamı olmalıydı.

Bunu düşünerek yukarıdaki genel müdür odasına çıktım.

Tam kapıyı itip içeri girmek üzereyken camın ardından baktığımda Serdar'ın koltuğa yayılmış oturduğunu gördüm. Tuğba ise uzun elbisesiyle kanepeye uzanmış, başını onun kucağına koymuştu.

Serdar'ın söylediği bir şeye Tuğba ağzını kapatarak kahkahalar atıyordu.

Adımlarım duraksadı.

Araya girmem gerekip gerekmediğini düşündüğüm sırada Tuğba beni ilk fark eden kişi oldu. Şaşkınlıkla küçük bir çığlık attı ve aceleyle doğruldu.

"Elif, senin burada ne işin var?"

Serdar'ın yüzünde de hafif bir tedirginlik belirdi. Dağılmış ceketini aceleyle düzelttikten sonra öfkeyle bana çıkıştı:

"Elif, buraya girmene kim izin verdi?!"

"Sana, iznim olmadan yukarı çıkıp beni rahatsız etmemen gerektiğini söylemiştim, değil mi?"

Serdar bu kuralı daha önce de koymuştu.

Ama kuralın asıl anlamı şuydu: Tuğba'dan başka hiç kimse izinsiz yukarı çıkıp onu rahatsız edemezdi.

Eskiden Serdar'ın Tuğba'ya özel davrandığını sanırdım. Oysa ne demek istediğini ancak şimdi anlıyordum.

Yine de nasıl olsa gideceğim için artık hiçbir şeye şaşırmıyordum.

Mesafeli bir ses tonuyla:

"İnsan Kaynakları beni çağırdığınızı söyledi," dedim.

Serdar soğuk bir şekilde homurdandı, ardından büyük adımlarla çalışma masasına yürüdü. Sinirle dahili telefonu kaldırdı. İki dakika geçmeden İnsan Kaynaklarından görevli kişi yukarı çıktı.

Serdar soğuk bir sesle sordu:

"Elif'e onu çağırdığımı sen mi söyledin?"

Görevli ortamdaki garipliği hemen fark etti. Serdar'ın buz gibi yüzüne, ardından kenarda mağdur bir ifade takınan Tuğba'ya baktı. Bir an ne diyeceğini bilemedi, uzun bir sessizlikten sonra:

"Hatırlamıyorum," diyebildi.

"Demek öyle."

Bunu duyan Serdar, sanki büyük bir zafer kazanmış gibi bana soğuk bir bakış attı ve alaycı bir tavırla konuştu:

"Komik mi Elif?"

"Gerçekten olgunlaştığını sanmıştım. Meğer hâlâ bu kadar hesapçıymışsın. Madem bana bu kadar güvenmiyorsun, o zaman yukarı taşın ve beni her an izle!"

"Ya da merakını gidermek için üzerime bir kamera tak, ne dersin?"

Continúa leyendo este libro gratis
Escanea el código para descargar la App

Último capítulo

  • Solan Çiçekler Seni Beklemedi   Bölüm 12

    Dediklerimi duyan Serdar kalakaldı."Yeniden birlikte olacaksak, bu şirket de ikimizin ortak malı sayılır. Haklarımızı yasal yollarla korumaktan çekinmemeliyiz." Telefonu avucunun içine bastırdım.Serdar'ın parmağı bir türlü arama tuşuna gitmiyordu: "Elif... Tuğba henüz çok genç. Şirkete büyük bir katkısı olmasa da az çok emeği geçti, yapma...""Peki ya ben?" Alaycı bir tebessümle gözlerinin içine baktım: "Benim zamanında uğradığım haksızlıklar, çektiğim zararlar öylece yanlarına kâr mı kalacak? Hem o dışarıda elini kolunu sallayarak gezerken sizin hâlâ bir ilişkiniz olmadığını nereden bileceğim? Ama onu hapse tıkarsan, ben de hiçbir kaygı duymadan seninle yeniden birlikte olurum."Kulağına doğru eğilip bu sözleri adeta bir şeytan gibi fısıldadım.Serdar gözleri fal taşı gibi açılarak bana baktı. Bu sözler sanki ona son bir umut vermişti; derin bir nefes aldı, dişlerini sıkarak arama tuşuna bastı: "Alo, iyi günler..."Ancak telefon karşı tarafa bağlanır bağlanmaz, görevli daha tek keli

  • Solan Çiçekler Seni Beklemedi   Bölüm 11

    "Yine niye geldin buraya?" Ona, sanki karşımda bir yabancı varmış gibi soğuk bir bakışla baktım.Serdar da bunu fark etmiş gibiydi. Dudaklarını kenetledi, epey bir süre sonra konuşabildi: "Elif, ben Tuğba'dan ayrıldım. Her şeyi sil baştan düşündüm; her şeyi geride bırakıp seninle yurt dışına gelmeye razıyım.""Bana hâlâ kızgın olduğunu biliyorum ama hatamı anladım. Memleketteki şirketi bir şekilde tasfiye edip her şeyi unutacağız ve yeni bir sayfa açacağız."Kararlı bakışlarına bakarken sadece gülesim geldi: "Her şeyi kendi isteğinle mi tasfiye ediyorsun, yoksa şirket zaten iflasın eşiğine gelip tasfiye sürecine girdiği için mi?"Serdar ile ilgili gelişmeleri takip etmiyor olsam da şirket takibini sürdüren eski meslektaşlarımdan biri ara sıra benimle laflıyordu. Bana söylediğine göre, ben ayrıldıktan kısa süre sonra Tuğba'nın üstlendiği projede çok ciddi bir kriz patlak vermiş ve şirket devasa bir tazminat yüküyle baş başa kalmıştı. Serdar ile Tuğba bu yüzden kapı kapı dolaşıp ortaklar

  • Solan Çiçekler Seni Beklemedi   Bölüm 10

    "Elif, gerçekten sana teslim oluyorum. Biliyorsun, hayatımda ilk kez bir kadına karşı geri adım atıyorum; yat kalk dua et. Tuğba'ya gösterdiğim sabır, sana gösterdiğimin onda biri bile değil..."Serdar yine o kendinden emin edasıyla böbürlenerek konuşmaya devam edecek gibi görünüyordu."Yanlış anladın," diyerek sözünü kestim. Yanımdaki resmi belgeleri alıp kameraya doğru uzattım: "Göçmenlik işlemlerim tamamlandı. Bir daha asla geri dönmeyeceğim."***Telefonu kapattığımda ekranın diğer ucundaki Serdar hâlâ olayın şokunu atlatamamış gibiydi. Olduğu yerde donup kalmış, elindeki yüzük kutusu da gürültüyle yere düşmüştü.Ama biliyordum; ne olduğunu çok geçmeden idrak edecek ve kendini çabucak toparlayacaktı. Tuğba'yı korumak uğruna beni türlü yollarla köşeye sıkıştırdığı, hayatı bana zindan ettiği zamanlardan beri bugünlerin geleceğini zaten biliyor olması gerekirdi.Serdar meselesi bu kez modumu düşürmeyi başaramadı. Bu aramayı tamamen aklımdan çıkarıp kendimi bütün varlığımla araştırmala

  • Solan Çiçekler Seni Beklemedi   Bölüm 9

    Zaman geçtikçe onun ilgi alanları sürekli değişip durdu. Bense her geçen gün kendimi bu araştırmaların derinliklerine daha da kaptırdım. Bunca yıl Serdar'ın şirketinde robotlarla hiçbir alakası olmayan işler yapmış olsam da boş zamanlarımda bu alandaki gelişmeleri takip etmeyi hiç bırakmamıştım. Bu yüzden araştırmalara yeniden dönmek benim için pek de zor olmadı.Bu süre zarfında Serdar bana birkaç mesaj daha attı. Mesajların özü, benim gerçekten ondan ayrılabileceğime hâlâ inanmadığı yönündeydi; bana yine birkaç kez aklınca zeytin dalı uzatmıştı. Hiçbirine cevap vermedim.Sonra Serdar bana birkaç fotoğraf daha gönderdi. Bunlar Tuğba'nın görev yeri değişikliği belgeleriydi:"İşin aslını öğrendim, istifa dilekçeni onaylayan ben değilmişim. Tuğba bir işlem hatası yapıp yanlışlıkla onaylamış ama dilekçeyi verenin sen olduğunu bilmiyormuş. Şimdi onu idari işlere çektim, bir daha şirketin işlerine elini süremeyecek. Bu kadar çocukça küsüp uzak durduğun yeter artık, dön."Çok geçmeden Tuğba

  • Solan Çiçekler Seni Beklemedi   Bölüm 8

    Bu kez öfkeden ne diyeceğimi şaşırmadım; aksine sakince telefonumu çıkardım: "O zaman bu dediklerini polise anlatırsın."Onunla kavga etmeye niyetim yoktu ama çirkefleşmeye kalkışırsa da köprüleri tamamen yakmaya hazırdım. Gerçekten polisi aradığımı görünce Serdar'ın dehşetten yüzü kireç gibi oldu. Hızlı adımlarla yanıma gelip telefonumu elimden kaptı ve aramayı sonlandırdı: "Elif, sen çıldırdın mı?!""Çıldırmadım. Sadece hukukun senin söylediklerine göre değişip değişmediğini merak ediyorum."Daha önce beni hiç bu kadar kararlı görmediği için Serdar'ın paniğe kapıldığı açıkça belliydi. Dudaklarını birbirine bastırdı: "Tamam Elif, uzatma artık. Tuğba meselesini kafana taktığını biliyorum. Yarından itibaren onunla baş başa görüşmeyeceğim, oldu mu? Düğünümüzü de hemen planlıyoruz." Telefonunu çıkarıp ekranı bana uzattı: "Bu düğün organizasyon şirketiyle çok önceden görüşmeye başlamıştım. Zaten iş seyahatinden dönünce bu konuyu seninle konuşacaktım, bak..."Müşteri temsilcisiyle olan mesa

  • Solan Çiçekler Seni Beklemedi   Bölüm 7

    Serdar bir an olduğu yerde dondu. Tuğba'nın ise gözleri parıldadı, dudaklarının kenarında anında zafer kazanmış gibi bir tebessüm belirdi. Her ne kadar hemen eski ifadesine dönse de ben bunu açıkça görmüştüm."Elif, bu söylediklerin biraz fazla olmadı mı? Siz sonuçta...""Tamam Tuğba, sen çık dışarı." Serdar, Tuğba'nın lafını bitirmesine fırsat vermeden soğuk bir sesle sözünü kesti. Tuğba'nın kalan lafları boğazında tıkandı. Yine sahte bir tavırla Serdar'a kızmamasını, meseleyi tatlılıkla konuşmaları gerektiğini tembihledikten sonra tatmin olmuş bir şekilde aşağı indi.O gittikten sonra Serdar soğuk bir öfkeyle gözlerini bana dikti: "Elif, sen iyice tepeme çıktın farkında mısın? Seninle evlenmeyi bile kabul etmişken hâlâ neyin kavgasını veriyorsun? Ayrılık lafını geri al. O istifa dilekçesini de imzalamayacağım; şimdi onu yırtıp at, ben de hiçbir şey görmemiş sayayım."Serdar'ın bu kendine güvenen halini görünce sadece gülesim geldi. Ama bir yandan da içim acıdı. Onun bu hale gelmesind

Más capítulos
Explora y lee buenas novelas gratis
Acceso gratuito a una gran cantidad de buenas novelas en la app GoodNovel. Descarga los libros que te gusten y léelos donde y cuando quieras.
Lee libros gratis en la app
ESCANEA EL CÓDIGO PARA LEER EN LA APP
DMCA.com Protection Status